-
- Katılım
- Ekim 30, 2014
-
- Mesajlar
- 41,201
-
- Tepkime puanı
- 18,683
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Kapadokya
Hepimizin yaşamında, “duygusuz” olduğunu düşündüğümüz insanlar, muhakkak ki var. Çünkü, bazı insanlar sevinç, üzüntü gibi duygulardan yoksun olabiliyorlar.
Hatta zaman zaman, kendimiz için bile düşünüyoruz aynı şeyi. İşte bu noktada bilmemiz gereken başka bir şey var. Duygusuz olduğunu düşündüğümüz insanlar, aslında “duygu körlüğü” yaşıyor olabilirler. Bu kavrama çok aşina değiliz belki ama; “duygu körlüğü (aleksitimi)” tıbbın kabul ettiği bir rahatsızlık. İşte tam 44 yıl önce keşfedilen ve hala hakkında araştırmaların sürdüğü, “duygu körlüğü”nün tüm detayları.
“Aleksitimi” duygusuzluk, duygu sağırlığı ya da duygu körlüğü olarak ifade edilen bir hastalıkHatta zaman zaman, kendimiz için bile düşünüyoruz aynı şeyi. İşte bu noktada bilmemiz gereken başka bir şey var. Duygusuz olduğunu düşündüğümüz insanlar, aslında “duygu körlüğü” yaşıyor olabilirler. Bu kavrama çok aşina değiliz belki ama; “duygu körlüğü (aleksitimi)” tıbbın kabul ettiği bir rahatsızlık. İşte tam 44 yıl önce keşfedilen ve hala hakkında araştırmaların sürdüğü, “duygu körlüğü”nün tüm detayları.

Aleksitimi, ilk olarak 1970’lerin başında keşfedildi ve o zamanlar, bu insanların herkes gibi duyguları olduğu ama onları ifade edemedikleri düşünülüyordu. Ve araştırmacılara göre, bunun nedeni beynin iki yarı küresinde yaşanan iletişim kopukluğuydu. Bugünse farklı türleri olduğunu biliniyor. Bunu yaşayan bazı insanlar duygularını açıklamakta sorun yaşarken, bazıları bu duyguların varlığından bile haberdar değiller.

Ve bundan dolayı da, beden normal tepki gösterse ve duygular ortaya çıksa da, kişi onların farkında olmayabiliyor. Ayrıca otizmli insanların yarısında “aleksitimi” görülüyor; ama bu insanların birçoğunda da otizm özelliklerine rastlanmayabiliyor.

Duygularımız konusunda ilk önce; sevdiğimiz bir insanı gördüğümüzde kalbimizin çarpması ya da sinirlendiğimizde yaşadığımız mide bulantısı gibi, bedensel hislerden bahsetmek gerekir. Beynimiz bu duygulara bir anlam yükler ve bu sayede onların iyi mi kötü mü olduklarını biliriz. Sonra da bu duyguları tarif eder, isimlendiririz.

Bunlar, “aleksitimi” sahibi bir insanın, oğlunun doğumu için söylediği sözler. Ve evlendiği gün de tıpkı böyleymiş onun için, kendi düğününün merkezinde bulunsa da, her şey duygulardan yoksun ve mekanikmiş.
Korku, endişe gibi duyguları hissetmediği için tıbbi işlemlerle daha rahat başa çıkabiliyor mesela ama tüm bunların yanında olumlu hatıraların da silinip gittiğinden yakınıyor…

Aleksitiminin şizofreni gibi bazı hastalıklarla da bağlantılı olabileceği düşünülüyor. Ayrıca kronik ağrı ve hassas bağırsak hastalığı gibi bedensel hastalıkların, özellikle “aleksitimililerde” daha çok görüldüğü biliniyor.

Bilişsel davranışçı terapi yöntemi, bu insanların duygusuzluk durumunun nedenlerini anlamlandırma konusunda onlara büyük ölçüde yardımcı olabiliyor.

Yine aleksitimi sahibi bir hasta, duygu körlüğünün kişiyi bencil ya da kötü kılmadığını özellikle vurgulamak için kuruyor bu cümleyi…

Bu testin, Türkiye’de geçerlilik çalışmasını Yrd. Doç. Dr. Kemal Sayar ve arkadaşları yapmış. Testte yer alan sorularsa, günlük yaşantımızda sıkça karşılaştığımız yaşantı durumlarını sorguluyor. İşte bu sorulardan bazı örnekler:
-Ne hissettiğimi çoğu kez tam olarak bilemem.
-Duygularım için uygun kelimeler bulmak benim için zordur.
-Keyfim kaçtığında üzgün mü, korkmuş mu yoksa kızgın mı olduğumu bilemem.
-İnsanlarla duygularından çok günlük uğraşları hakkında konuşmayı yeğlerim.
-Neden öyle sonuçlandığını anlamaya çalışmaksızın, işlerini oluruna bırakmayı yeğlerim.
-İnsanlar hakkında ne hissettiğimi tarif etmek bana zor geliyor.
-Film veya oyunlarda gizli anlamlar aramak onlardan alınacak hazzı azaltır.
