Dize Alın(a)mayan Anne Babaların Omuzdan İndirilmeyen Çocukları…

Konu sahibi son olarak 1198 gün önce görüldü
Aşırı otoriter anne baba deyince akla; çocuklar üzerinde psikolojik baskı kurup yeri ve zamanı geldiği zaman bu baskıyı hissettiren, zaman zamanda şiddet kullanabilen anne babalar aklımız gelmektedir. Yaşadığımız çağda aşırı otoriter anne babalar tam anlamıyla kalmasa da zaman zaman aile içi ilişkilerde buna rastlanmaktadır.

Çocukluğunda anne babaları tarafından dizlerine alınıp sevilmeyen günümüz anne babaları, bugün kendi çocuklarını omuzlarından indir(e)memektedirler. El bebek gül bebek yetiştirilen ve sürekli omuzlarda taşınan bu çocuklar, zamanla anne babalara ağır gelmektedir.


Çocukların her şeylerine koşuşturmak, günümüz anne babalarını fazlasıyla yormaktadır. Anne babalarının fedakârlığı, çocukların sorumsuzluğu, anne babaların çocuklara karşı tutumlarını tekrar gözden geçirmelerine neden olmaktadır. Bu durum anne babaların çocuklar üzerinde ağırlıklarını hissettirip denge kurma adına zaman zaman aşırı otoriter yapacaktır. Dize alınmama ve omzundan indirme konusunda dengeyi kurmakta aslına bakarsanız hiçte kolay olamayacaktır. Bu kolay olmayınca anne babalar, ağırlıklarını otoritelerini kullanarak sağlamaya çalışacaklardır.

Aşırı Otoriter Anne Babaların Özellikleri
Otorite anne babaların kuralları vardır ve bu kurallarını dışına çıkılmasından hoşlanmazlar. Çıkıldığı zamanda tepkileri ağır olur. Onun içinde sık sık çocukların kurallara uyup uymadıklarını kontrol ederler. Kurallar zorlandığı zamanda gerekli uyarıları fazlasıyla yaparlar.
Otoriter anne babalar, çocuklar ve kendilerinden daha çok; “El âlem ne der!” kaygısı yaşadıklarından çevresi tarafından çocuklar adına söz gelmesinden korkarlar. Bu korkularından dolayı da gereğinden fazla kurallar koyarlar.
Otoriter anne babalar, kurallar konusunda istişareye açık değillerdir. Çocukların seçme hakkı pek yoktur, sadece itaat vardır. Kurallar anne babaların doğruları ölçüsünde değerlendirilir, sorgulanmaz ve hata kabul edilmez.
Otoriter anne babalar, çocuklarla ilişkileri sınırlı, sevgileri de yüzeyseldir. Çocukluğunda sevgi konusunda anne babalarının fiziksel temasından uzak büyüyenler, çocuklara karşı aynı yaklaşımı sergilerler.
Otoriter anne babalar; “Biz babadan böyle gördük.” Diyerek, şımarıp saygıyı elden bırakmasınlar diye çocukları kalpten sevdiklerini ifade ederler. Bu düşüncelerinden dolayı da çocuklarına doya doya sarıl(a)mazlar. Çocukları dizlerine alırlar ya da ulu orta yerlerde severlerse otoritelerinin sarsılacağını düşünürler.
Otoriter anne babaların sevgileri şarta bağlıdır. Çocuklar anne babaların beklentilerine göre davranırlarsa sevgi onlar için pekiştitreç olur. Eğer çocuklar anne babalarının beklentilerine göre davranmazlarsa tepkiyle karşılaşır.
Otoriter anne babalar, çocuklarla ilişkileri kendilerince hep saygı boyutunda görseler de işin özünde korku yatmaktadır. Çocukların yaşları ne olursa olsun her zaman saygıyı ön planda tuttuklarını söyleseler de aynı saygıyı kendileri çocuklara göster(e)mezler.

Otoriter Tutumunun Çocuk Üzerinde Etkileri
Çocuk eğitiminde ödülden daha çok ceza yöntemi uygulayan otoriter anne babalar, çocukların sağlıklı bir kişilik geliştirmelerinin de önüne geçeceklerdir.
Otoriter anne babaların aşırı kontrol ve disiplin adına mükemmeliyetçilikleri çocuklarda birçok sorunu da beraberinde getirecektir. Anne babalarının söz ve davranışlarına pasif bir direnç gösterebilecekleri gibi anne babanın mükemmeliyetçiliklerine karşı yalana da başvurabilirler. Bunun yanında tırnak yeme, tik, altını ıslatma, konuşma problemleri, davranış problemleri, kaygı, öfke patlamaları gibi birçok istenmeyen davranışlar ortaya çıkabilir. Yine bu çocuklarda güven problemlerine bağlı olarak; güvensizlik, çekingenlik, kararsızlık, sosyal hayata ve etkinliklere katılmada isteksizlik durumlarda görülebilir.
Aşırı otoriterlikte mükemmeliyetçilik vardır. Ancak mükemmeliyetçi kişilik yapısına sahip olan insanlar, çocuklarına fazla fiziksel ceza vermezler. Onlar daha çok tehdit ve hakarete varan sözler kullanırlar. Mükemmeliyetçiliklerinden dolayı da çocuklarının en başarılı, en düzenli, en efendi, en terbiyeli olmalarını isterler. Bu da çocukların benlik saygısını olumsuz etkileyeceğinde düşük benlik saygısı geliştirmesine neden olacaktır.
Otoriterlikte tam itaat olduğundan saçma gelen birçok şeyi sorgulamanın dahi yapılamayacağı bir gerçektir. Çocukları ilgilendiren kararlarda çocuklara sormak ya da onlarla istişare etmek yoktur. Sadece denilenin yapılması istenir. Çocuklar kendilerini ilgilendiren kararlarda fikirlerini belirtmek istediklerinde; “Sen daha çocuk, sen anlamazsın, boyundan büyük işlere karışma!” tepkisi verilir. Buda çocukta değersizlik hissizliği vereceğinden sağlıklı bir kişilik geliştiremeyecektir.
Otoriter ailede yetişen çocukların seçme hakkı olmadığı için her şeyi sorgulamadan kabul edeceklerdir. Bu da çocukların özgüven eksikliğine bağlı olarak çekingen, korkak, bağımlı olmasına neden olacaktır. Bunun sonucunda bu çocuklar özgüven eksikliğine bağlı olarak aşağılık duygusu geliştirebilirler.
Otoriter ailelerde; aile beklentilerinin yüksek olması çocukların duygu yoğunluğunu fazla yaşamalarına bağlı olarak öfke patlamalarına ve saldırganlık davranışlarına neden olabilir. Beklentinin yüksek olmasının yanında psikolojik baskı ve katı disiplin çocuğun sosyal uyumunu zorlaştıracaktır. Bu da çocuklar aileden gördükleri olumsuz tutum ve davranışları sosyal çevresinde uygulamasına neden olabilecektir.
Otoriter anne babalar, bir taraftan bütün bunları çocukların iyiliği için yaptıklarını söylerlerken bir taraftan da kendi ayakları üzerinde duran, kendi kararlarını veren, başarılı ve sosyal bir çocuk olmalarını isterler. İstenilenler olmayınca da her şeyi çocuklar için yaptıklarını onlar için gecesini gündüzünü kattıklarını fakat istedikleri gibi bir çocuk olmadıklarını söylemekten de geri durmazlar. Bunun sonucundan bu çocuklar, ürkek, cezalar karşında korkak, kurallar karsında çaresiz olacağından pasif bir kişilik geliştireceklerdir.
Otoriteye dayalı korku da çocukların davranış ve yaşam alanlarını kısıtlar. Bunu sonucunda da çocuklar, çekingen, boyun eğen, güvensiz bir kişilik geliştirirler. Başka bir ifadeyle çocuklar, deneme yanılma yoluyla öğrenmekten öte, hata yapmamak içinde anne babalarının doğrularıyla hareket edeceklerdir.
Sonuç olarak bu çocuklar, bastırılmış duygularından dolayı ergenlik çağlarında; kuralları çiğnemekten zevk alan, karşı gelmeyi büyüklük sanan, zaman zaman öfke patlamaları yaşayan bir kişi olacaktır. Bu durum karşısında otoriter anne babalar; çocukların tepkilerine anlam veremeyecekleri için onlarda etkiye tepki verecekler ve bu da aile içinde güç çatışmasına neden olacaktır.
Aile içindeki duygusal bağların pamuk ipliğine bağlı olması sonucu, iplerin kopmasına neden olabilecektir. Aşırı otoriter anne baba; duygusal anlamda kendisinden kopan çocuğu kaybedecek fakat kaybetme nedeni olarak da arkadaş çevresini suçlayacaktır. Ailesinden duygusal anlamda kopan çocuk, ailesinde samimi olarak görmediği sevgisini arkadaş çevresinde arayacaktır. Ailesinde kopan çocuk içinde en çok acıyı da yine anne babaları hissedeceklerdir.

Peki Bu Durumda Anne Babalar Ne Yapmaları Gerekir:
Öncelikle bu anne babalar, kendi tutum ve davranışları gözden geçirmeleri gerekir. Buna ilaveten:
Çocukların davranışlarını kontrol etme adına onlar üzerindeki psikolojik baskı kaldırılmalı. Bunun içinde öncelikle çocuklara karşı kuralların yumuşatılması adına tekrar gözden geçirilmelidir. Gözden geçirirken de çocuklarla istişare edilmelidir.
Çocuklar aşırı ve anlamsız kurallarla boğulmamalı. Çocuklara sorunluluk verip çocukların özdenetimlerini kendilerinin geliştirmeleri sağlanmalıdır.
Fiziksel ve sözel cezadan vazgeçilmeli. Bunun yerine çocuklarla sağlıklı iletişim kurmaya özen gösterilmelidir.
Sevgi kalpte çıkararak davranışa dönüştürülmeli. Tatlı bir söz, içten bir sarılış her şeyi çözecektir. Seversen yavrunu o da sever yavrusunu der atalarımız. Onun için çocuklar hata yapsalar da sevgiden mahrum edilmemelidir. Onun için sevgiyi hissetmek ve çocuklara hissettirilmelidir. Hissettirmeyi de gerek tatlı sözlerle gerekse fiziksel temas dediğimiz sarılarak gösterilmelidir.


aalıntı
 
Aşırı otoriter anne baba deyince akla; çocuklar üstünde psikolojik baskı kurup yeri ve süreyi geldiğinde bu baskıyı hissettiren, vakit vakitte kötülük kullanabilen anne babalar aklımız gelmektedir.
Yaşadığımız çağda aşırı otoriter anne babalar tam manasıyla kalmasa da bazı zamanlar aile içi ilişkilerde buna rastlanmaktadır.

Çocukluğunda anne babaları doğrulusunda dizlerine alınıp sevilmeyen bugünkü anne babaları, bu gün kendisi çocuklarını omuzlarından indir(e)memektedirler.
El bebek gül bebek yetiştirilen ve daimi omuzlarda taşınan bu çocuklar, zaman içinde anne babalara ağır gelmektedir.

Çocukların her şeylerine koşuşturmak, bugünkü anne babalarını epey yormaktadır.
Anne babalarının fedakârlığı, çocukların sorumsuzluğu, anne babaların çocuklara karşı tutumlarını yeniden gözden geçirmelerine sebep olmaktadır.
Bu vaziyet anne babaların çocuklar üstünde ağırlıklarını hissettirip balans kurma yerine bazı zamanlar aşırı otoriter yapacaktır.
Dize alınmama ve omzundan indirme ile ilgili dengeyi kurmakta aslına bakarsanız hiçte basit olamayacaktır.
Bu basit olmayınca anne babalar, ağırlıklarını otoritelerini kullanarak sağlamaya çalışacaklardır.
Aşırı Otoriter Anne Babaların Özellikleri
Otorite anne babaların kaideleri bulunmaktadır ve bu kaidelerini dışına çıkılmasından haz etmezler.
Çıkıldığı vakitte reaksiyonları ağır gerçekleşir.
Onun içerisinde sıklıkla çocukların kaidelere uyup uymadıklarını muayene ederler.
Kurallar zorlandığı vakitte ihtiyaç duyulan uyarıları epey yaparlar.
Otoriter anne babalar, çocuklar ve kendilerinden henüz çok; “El âlem ne der!†kaygısı yaşadıklarından etrafı doğrulusunda çocuklar yerine soz gelmesinden korkarlar.
Bu korkularından kaynaklı da gereğinden çok kaideler koyarlar.
Otoriter anne babalar, kaideler ile ilgili istişareye açık değillerdir.
Çocukların seçme hakkı tek yoktur, yanlızca itaat bulunmaktadır.
Kurallar anne babaların doğruları değerinde değerlendirilir, sorgulanmaz ve eksiklikleri kabul edilmez.
Otoriter anne babalar, çocuklarla ilişkileri hudutlu, sevgileri de yüzeyseldir.
Çocukluğunda sevgi ile ilgili anne babalarının fiziksel temasından uzak büyüyenler, çocuklara karşı aynısı yaklaşımı sergilerler.
Otoriter anne babalar; “Biz babadan bu tür gördük.†Diyerek, şımarıp saygıyı elden bırakmasınlar diye çocukları kalpten sevdiklerini ifade ederler.
Bu düşüncelerinden kaynaklı da çocuklarına doya doya sarıl(a)mazlar.
Çocukları dizlerine alırlar veyahut ulu orta yerlerde severlerse otoritelerinin sarsılacağını düşünürler.
Otoriter anne babaların sevgileri şarta bağlıdır.
Çocuklar anne babaların beklentilerine göre davranırlarsa sevgi onlar için pekiştitreç gerçekleşir.
Eğer çocuklar anne babalarının beklentilerine göre davranmazlarsa reaksiyonla karşılaşır.
Otoriter anne babalar, çocuklarla ilişkileri kendilerince hep hürmet boyutunda görseler de işin özünde korku yatmaktadır.
Çocukların yaşları ne olursa olsun her vakit saygıyı ön tasarıda tuttuklarını söyleseler de aynısı saygıyı kendileri çocuklara göster(e)mezler.
Otoriter Tutumunun Çocuk Üstünde Tesirleri
Çocuk eğitiminde ödülden daha fazla ceza tekniği uygulayan otoriter anne babalar, çocukların sıhhatli tek kişilik geliştirmelerinin de önüne geçeceklerdir.
Otoriter anne babaların aşırı muayene ve disiplin yerine mükemmeliyetçilikleri çocuklarda çoğu meselesi da yanında getirecektir.
Anne babalarının soz ve davranışlarına pasif tek mukavemet gösterebilecekleri gibi anne babanın mükemmeliyetçiliklerine karşı yalana da başvurabilirler.
Bunun yanısıra tırnak yeme, tik, altına yapma, konuşma sorunları, tutum sorunları, endişe, hiddet patlamaları gibi çoğu istenmeyen davranışlar meydana çıkabilir.
Yine bu çocuklarda emniyet sorunlarına bağlı olarak; güvensizlik, çekingenlik, hükümsüzlük, sosyal yaşama ve etkinliklere katılmada isteksizlik hallerde görülebilir.
Aşırı otoriterlikte mükemmeliyetçilik bulunmaktadır.
Ancak mükemmeliyetçi kişilik yapısına bulunduran kişiler, çocuklarına çok fiziksel ceza vermezler.
Onlar daha fazla tehdit ve hakarete varan sözler kullanırlar.
Mükemmeliyetçiliklerinden kaynaklı da çocuklarının en etkin, en derli toplu, en efendi, en terbiyeli olmalarını isterler.
Bu da çocukların kişilik saygısını negatif etkileyeceğinde düşük kişilik saygısı geliştirmesine kapı aralayacaktır.
Otoriterlikte tam itaat olmasından absürt gelen çoğu şeyi sorgulamanın bile yapılamayacağı tek gerçektir.
Çocukları ilgilendiren kararlarda çocuklara sormak veyahut onlarla istişare etmek yoktur.
Sadece denilenin yapması istenir.
Çocuklar kendilerini ilgilendiren kararlarda fikirlerini belirtmek istediklerinde; “Sen henüz çocuk, sen anlamazsın, boyundan devasa işlere karışma!†reaksiyonu verilir.
Buda çocukta değersizlik hissizliği vereceğinden sıhhatli tek kişilik geliştiremeyecektir.
Otoriter ailede yetişen çocukların seçme hakkı bulunmadığı için tümşeyleri sorgulamadan kabul edeceklerdir.
Bu da çocukların özgüven eksikliğine bağlı olarak çekingen, ödlek, bağımlı olmasına kapı aralayacaktır.
Bunun neticeninde bu çocuklar özgüven eksikliğine bağlı olarak aşağılık duygusu geliştirebilirler.
Otoriter ailelerde; aile beklentilerinin yüksek olması çocukların duygu yoğunluğunu çok yaşamalarına bağlı olarak hiddet patlamalarına ve saldırganlık davranışlarına yol açabilir.
Beklentinin yüksek olmasının yanısıra psikolojik baskı ve katı disiplin çocuğun sosyal uyumunu zorlaştıracaktır.
Bu da çocuklar aileden gördükleri negatif davranış ve davranışları sosyal etrafında uygulamasına sebep olabilecektir.
Otoriter anne babalar, tek taraftan tüm bunları çocukların iyiliği için yaptıklarını söylerlerken tek yönlerden de kendisi ayakları üstünde duran, kendisi kararlarını veren, etkin ve sosyal tek çocuk olmalarını isterler.
İstenilenler olmayınca da tümşeyleri çocuklar için yaptıklarını onlar için gecesini gündüzünü kattıklarını ama istedikleri gibi tek çocuk olmadıklarını söylemekten de geri durmazlar.
Bunun sonucundan bu çocuklar, ürkek, cezalar rağmende ödlek, kaideler karsında çaresiz olacağından pasif tek kişilik geliştireceklerdir.
Otoriteye dayalı korku da çocukların tutum ve hayat alanlarını kısıtlar.
Bunu neticeninde da çocuklar, çekingen, boyun eğen, güvensiz tek kişilik geliştirirler.
Başka tek ifadeyle çocuklar, tecrübe yanılma yolu ile öğrenmekten öte, eksiklikleri yapmamak içerisinde anne babalarının doğrularıyla hareket edeceklerdir.
Sonuç olarak bu çocuklar, bastırılmış duygularından kaynaklı buluğ çağlarında; kaideleri çiğnemekten beğeni alan, karşı gelmeyi büyüklük sanan, bazı zamanlar hiddet patlamaları yaşam sürdüren tek şahıs olacaktır.
Bu vaziyet karşısında otoriter anne babalar; çocukların tepkilerine mana veremeyecekleri için onlarda tesire reaksiyon verecekler ve bu da aile içerisinde efor çatışmasına kapı aralayacaktır.
Aile içindeki duygusal bağların pamuk ipliğine bağlı olması neticesi, iplerin kopmasına sebep olabilecektir.
Aşırı otoriter anne baba; duygusal manada kendisinden kopan çocuğu kaybedecek ama kaybetme sebebi şeklinde de dost çevresini suçlayacaktır.
Ailesinden duygusal manada kopan çocuk, ailesinde içten olarak görmediği sevgisini dost etrafında arayacaktır.
Ailesinde kopan çocuk içerisinde en fazla acıyı da yeniden anne babaları hissedeceklerdir.
Peki Bu Halde Anne Babalar Ne Yapmaları Gerekir:
Öncelikle bu anne babalar, kendisi davranış ve davranışları gözden geçirmeleri lazım olur.
Buna ilaveten:
Çocukların davranışlarını muayene etme yerine onlar üzerindeki psikolojik baskı kaldırılmalı.
Bunun içerisinde ilk olarak çocuklara karşı kaidelerin yumuşatılması yerine yeniden gözden geçirilmelidir.
Gözden geçirirken de çocuklarla istişare edilmelidir.
Çocuklar aşırı ve manasız kaidelerle boğulmamalı.
Çocuklara sorunluluk verip çocukların özdenetimlerini kendilerinin geliştirmeleri sağlanmalıdır.
Fiziksel ve sözel cezadan vazgeçilmeli.
Bunun adına çocuklarla sıhhatli etkileşim kurmaya itina gösterilmelidir.
Sevgi kalpte çıkararak davranışa dönüştürülmeli.
Tatlı tek soz, samimi tek sarılış tümşeyleri çözecektir.
Seversen yavrunu o da sever yavrusunu der atalarımız.
Onun için çocuklar eksiklikleri yapsalar da sevgiden yoksun edilmemelidir.
Onun için sevgiyi hissetmek ve çocuklara hissettirilmelidir.
Hissettirmeyi de lüzum tatlı sözlerle lüzum fiziksel ilişki diye tanımladığımız sarılarak gösterilmelidir
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Geri