Divan Edebiyatında Eşcinsellik

🕒 Konu sahibi 16 saat önce aktifti
Osmalı metinleri, bize erkeklik organının nereye kadar uzandığın

Osmalı metinleri, bize erkeklik organının nereye kadar uzandığını açıklıyor.

Zekerin başına şırak şırak vurarak gele, şeklindeki Osmanlı metinleri, bize erkeklik organının nereye kadar uzandığını açıklıyor. Tabii terminolojik olarak, namı üç kıtaya yayılan Osmanlı'nın sadece at üstünde ülkeler fethettiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bugün saray âleminin arka bahçelerinde dönen dolapların pek çoğunun cinsellikle ilişkisi olduğunu kestirebiliyoruz. Genlerimizde kıpraşan delikanlılık ruhunu atalarımızın malum konulara olan eğilimiyle açıklamak mümkün.*

Pornografinin böylesi*
"Avratın dört nesnesi kara gerek: saçı, kaşı, kirpiği ve gözünün karası.*
Avratın dört nesnesi kızıl gerek: dili, dudağı, yanakları, avurtları (yanak boşluğu).*
Avratın dört nesnesi yuvarlak gerek: yüzü, gözü, topukları ve bilekleri.*
Avratın dört nesnesi uzun gerek: boynu, burnu, kaşı ve parmakları.*
Avratın dört nesnesi hoş kokulu gerek: burnu, azası (cinsel organı), koltuk altları ve ayakları.*
Avratın dört nesnesi geniş gerek: alnı, gözleri, göğsü ve butları ve dahi avratın başı ne büyük ve ne küçük ola, eti dahi değirmi (yuvarlak) ola ve yürüdüğü zaman, kalçasının etleri deprene.*


" 13. yüzyılda yaşayan Nasüriddin Tusi' nin "bahnamesi" nde ki ideal kadın tanımı böylece uzayıp gidiyor. Farsça adı ile "Bahname" yani*şehvet kitabıolarak anılan kaynakların varlığı 700 yıl öncesine dayanıyor.*
*
Şehvet kitaplarından Osmanlı da nasibini alıyor elbet ki.*
Kitaplar 4. Murat döneminde toplu bir kıyıma uğrayıp yaktırılmış olsalar bile günümüze ulaşanlar bulunuyor.*Seksi tasvir eden pek çok minyatürü, erotizm konulu resimleri ve cinsel gücü arttırıcı doğal formülleri içeren şehvet kitaplarının bazılarında zamanın padişahını cinsel ilişki sırasında gösteren gravürlere bile rastlanırdı.*


Açıkçası günümüzün pornografik yayınlarının tam karşılığı sayılan bahnamelerdeki fıkralar geçmişin sırlarını da önümüze seriyor.*

Ünlü zıbıkçıbaşı bunlara bir örnek oluşturuyor:*
Harem' de sıranın kendisine gelmesini beklemekten sıkılan cariye soluğu Kapalıçarşı' daki*zıbık dükkânında*alıyor. Zıbıkçı efendi*işveli hatuna nasıl bir tercihi olduğunu soruyor. Kız şaşkınlıkla mamullerin çeşit çeşit olduğunu öğreniyor.*Uzun olan Arap, kalın olan Kürt, latif yani hoş olan Türk tipi.*


İştahı kabaran cariye üçü bir arada (Nestle sitayıl) bir zıbık olup olmadığını sorunca, zıbıkçıbaşı cevabı yapıştırıyor:**"Öylesini bulsam kendim kullanırım kızım."*

Fıkra bize günümüzden 300 yıl önce bile o günlerdezıbık*olarak anılan*vibratörlerin*olduğunu açıklıyor.*

Seksin Mabedi Harem. Arapça' da yasak ve gizli anlamına gelen "harem"*kökünü haramdan*alıyor.*


Kime yasak harem?*
Babadan oğula geçen saltanatın koltuğuna kaykılan dışındaki herkese. Fetihten fetihe koşan Osmanlı padişahı, ganimet toplamak dışındaki zamanını*azgın bakirelerin talebini karşılamaya*ayırıyordu.*
Harem bir umman, bir gizli dünya...*

Mekânda afyon âlemlerinin kralında savrulmak,* şarabın dibine vurmak ve toplu seks denilen kitlesel sanatın tüm hünerlerini ortaya koymak serbest.*
Harem cennet bahçesi, üstelik girebilene ne yasak ne de kovulmak var. Hal böyle olunca dönemin 'vakanüvis' diye adlandırılan tarih bilimcilerine malzeme üstüne malzeme çıkıyor. Peki, bu malzemeyi kim taşıyor tarihçilere? Tabii ki*kızları sultana hazırlayan, pek çok karmaşık ilişkiyi düzenleyen ve cinsel gücü arttırıcı ilaçlar hazırlayan iğdiş edilmiş hadımağaları.

Eşcinsel Eğilimler*
"Yaz olunca avratlar, kışın oğlanlara meylet ki, vücutça sağlam olasın. Zira oğlan teni sıcaktır, yazın iki sıcak bir araya gelirse vücudu bozar. Avrat teni ise soğuktur, kışın iki soğuk vücudu kurutur".*

Bazı metinler Osmanlı'nın eşcinselliğe ne denli hoşgörüyle yaklaştığı konusunda net fikirler veriyor. Hangi mevsimde kiminle sevişmenin daha uygun olduğunu aktaran 'Kabusname' adlı eserde bu hoşgörüye örnek.*


Küçük yaşta yaşanan homoseksüel ilişkilere kanunnamelerde rastlamak mümkün.***
Özellikle yeniçeri kışlasında eşcinsel ilişkilerin yaşandığı biliniyor. Kıdemli askerlerin yanlarında peçeyle gezdirdikleri 'civelek' adı verilen yeni yetmeler için*sık sık kavgaya tutuştukları*tarihin dip notları arasında belirtiliyor. Sarayda bir o yana bir bu yana savrulan*'iç oğlan'ların öncelikli amaçlarının ne olduğu ise malum.*

Hamam mı? Güçlü kuvvetli Osmanlı erkeğinin uğrak yeri. Yıkanmak.*
Evet, eski dönem hamamlarının temizlenmek amacı güden işlevleri de vardı.*


Lezbiyen İlişkiler*
1759–1810 yılları arasında yaşayan eşcinsel yazar Fazıl eşcinsel ilişkilerin yanı sıra Osmanlı Dönemi' ndeki lezbiyen ilişkilere de ışık tutuyor.*

Fazıl 'Hubanname' isimli kitabındaki 'Zenanname' bölümü ile kadınlar ayrı bir paragraf açmakta ve İstanbullu kadınları; namazında-abdestinde olanlar, hafif işlevliler; Fahişeler ve lezbiyenler olarak dörde ayırmaktadır.*Fazıl, İstanbullu lezbiyenler için şöyle yazmıştır: "Ey sevgili, eski zaman kadınları arasından olmayan, "sevici zümresi" denilen yeni bir bölük çıktı ortaya.*

Birbirlerine gönül verip âşık olurlar. İlişki vaktinde bile hile yaparlar; hileleri, zekeri (erkeğin cinsel organı) taklit ederek yapılmış bir alettir"*


Osmanlı üst yöneticilerinin cinsel hayatı oldukça renkli sayılırdı. Özellikle sarayda dönen dolaplar, oyunlar, cinsel arzular uğruna harcanmış zaman ve paralar Osmanlı üst yöneticileri için önemli bir yer tutar.*

Birden fazla kadınla evlenme izin veren*İslam inancı Osmanlı yöneticileri için bulunmaz bir nimet olmuştur. İslam dininin vermiş olduğu bu rahatlık sonucu devletin üst kademesini işgal eden kişiler kendilerini cinselliğe olabileceğinden daha uzun kaptırmışlardır.*


Sarayda cinsellik adeta bir sektör haline gelmiştir.*
Sarayın cinsel politikasını yönlendiren, saraya cariye bulan, padişaha cinsel taktikler veren, saraydaki cariyeleri giydiren, cariyeleri padişaha sunan ve benzer bir*sürü uzman çalışıyordu. Padişahın gününün çoğu hareminde cariyelerinin arasında geçiyordu. Bir padişahın sayısı yüzleri bulan cariyeleri olabiliyordu.*

Devletin üst kademesini işgal eden çoğu kişi için de durum buna benziyordu.*
Osmanlı Devleti’nde üst düzey yöneticilerde cinsel sapıklık denen anlayış olabildiğince artmıştı.*


Özellikle oğlancılık ayyuka çıkmıştı.*
Oğlancılığın gizlenmesi dahi lüzum görülmeksizin çok açık bir şekilde cinsel tercihleri arasında kabul ediliyordu.*Sarayda bir dizi oğlan vardı. Oğlancılık öyle boyutlara ulaşmıştı ki bir*Osmanlı paşası padişahın özel oğlanına dahi göz koyabilmekte, onun için şiirler yazabilmekteydi.*

Padişaha, paşalara hediye vermek isteyenler hediyelerinde oğlan vermeyi de ihmal etmiyorlardı.*

Oğlancılık öyle boyutlara ulaşmıştı ki padişahın annesi bir fiil oğluna oğlan buluyordu.*


Padişahlar halktan birinin oğlunu güzel görürse onu saraya almak istiyorlardı. Böylece o çocuğu oğlan olarak kullanmak istiyorlardı. Bir padişahın bu şekilde halka gitmesi tabiî ki halkta oldukça kötü bir izlenim yaratıyordu.*

Sarayın harem dairesinde bulunan*yüzlere varan cariye ise bir tek erkeğe muhtaç kalmanın rahatsızlığı ile çeşitli sapıklıklara başvuruyorlardı. Savaşlarda esir alınan kızların en güzelleri padişahlara ve paşalara hediye edilirlerdi. Bu yetmezmiş gibi padişahların pezevenk başları ülke ülke dolaşarak padişahlara kadın, kız ararlardı.*


Padişahlar öldükten sonra cariyeleri ya devletin ileri gelenlerine hediye olarak verilir*ya da fazladan cariye kalmışsa onlarda sıradan kişilerle evlendirilerek o kişiye devlet kademelerinde mevki verilir ve böylece ödüllendirilirlerdi.*

Padişahın cinsel ilişkileri sonucu onlarca hatta bazen yüzü bulan çocuk, yüzü bulan cariyeler ve padişahın hizmetindeki kişilerle saraydaki cinsel teşkilat önemli sayıda bir nüfus oluşturuyordu.Tabi cinselliğin padişahın üzerine yansıdığı oranda etkileri devlet yönetimlerini de etkiliyordu.*

Bu kadar çeşitli ve karışık cinsel bir dünyanın içinde tek kişi olarak yaşayan padişah gerçek dünya ile İlgilenmek istemiyordu.*Savaşta askerlerin savaş alanını bırakıp kaçmamaları için padişahlar savaşa ordunun başında gitmek durumunda kaldıkları zaman dahi cariyelerden seçilenler savaş meydanlarında padişahın cinsel emirlerini yerine getirmek için götürülüyorlardı.*


Sonuç olarak Osmanlı’da saray ayrı bir dünya yaşıyordu. Halkın yaşamına çok yabancılaşmışlardı. Arada uçurumlar bulunan iki dünya söz konusuydu. Halkın sorunları padişahın sorunları olmaktan çoktan çıkmıştı.*
 
yorumsuz. dileyen kontrol edebilir...

Mesnev - (zbudak)


OĞLANCI HİKÂYESİ

(C.5 Beyitler 2495-2515; s. 205-207)

Bir adam ve birlikte olduğu oğlanla sohbeti…

2495. Adamın biri bir oğlana kötülükte bulunurken oğlanın belindeki hançeri görüp “Bu neden,’ diye sordu. Çocuk, “Birisi benim hakkımda kötü düşünceye saplanırsa onunla karnını deşerim” dedi. Oğlancı adam, hem işi beceriyor, hem de Şükür Tann’ya ki ben sana kötülük düşünmüyorum diyordu. “Benim beytim, beyit değil, bir ülkedir. Alayım, alay değil, bir şeY öğretmektir.” “Şüphe yok ki Tanrı ne sivirisineği örnek getirmeden utanır, ne ondan üstün olanları.” Yani ondan üstün olanların inkar yüzünden ruhlarının değişmesini, denemiştir. Kafirler “Tanrı bu örnekle neyi murat ediyor yani?” derler. Bu söze cevap olarak da “Bununla birçoklarını azdırıp sapıtmak, birçoklarını da doğru yola götürmek diler” buyurur. Çünkü her sınama, teraziye benzer. Çoklarının o vasıtayla yüzü kızanr, benizlerine kan gelir, çok kişiler de muratlarına eremez, mahrum olurlar. Bu hususta azıcık düşünsen yüce sonuçlarından çoğunu bulursun.

Bir oğlancı, evine bir oğlan götürdü. Onu baş aşağı edip düzmeye koyuldu. Bu sırada o mel’un çocuğun belinde bir hançer gördü. Dedi ki: Belindeki ne? Oğlan, kötü düşünceli biri hakkımda kötü bir düşünceye kapılırsa bununla karnını deşeceğim diye cevap verdi.

2500. Oğlancı, Tanrı’ya hamdolsun dedi, iyi ki ben sana bir hile yapıp kötü bir düşünceye kapılmadım. Sende adamlık olmadıktan sonra hançerlerin ne faydası var? Yürek olmadıktan sonra bunda ne fayda var ki? Tutalım Aliden Zülfikar’ı miras aldın, Tanrı aslanındaki kol, sende de varsa göster. Mesih’ten bir nefes bellediğini farz edelim, İsa’nın dudağı, dişi nerde ki a çirkin adam? Kazanmak, bir şeyler elde etmek için diyelim ki bir gemi yaptın, Nuh gibi bir gemi kaptanı hani?

2505. Tutalım ki İbrahim gibi put kırıyorsun, beden putunu onun gibi ateş içine atış nerde? Delilin varsa meydana çıkar da tahta kılıcı bile o delille Zülfikar haline getir. Bir delil, seni amelden alıkorsa o Tanrının gazabıdır. Yolda korkanları kuvvetli bir hale getirdin ama sen hepsinden fazla korkmada, hepsinden ziyade tirtir titremedesin. Herkese Tanrı’ya dayanma dersi veriyorsun ama hırsından havadaki sivrisineğin damarını sormadasın. A oğlan, sakerin önünde gidiyorsun, ama yalancılığına aletin tanıklık vermede. Gönül, namertlikle dolu olduktan sonra, sakalınla, bıyığına, ancak gülünür. Yağmur gibi gözyaşları dökerek tevbe et de bıyık ve sakalını, alay mevzuu olmadan kurtar. Erlik ilacını kullan da hamel burcundaki kızgın güneşe dön. Mideyi bırak, gönül tarafına salın. Salın da Tanrıdan sana perdesiz bir selam gelsin. Kendine çekidüzen verecek bir iki adım at da aşk, kulağını tutup seni çeksin.
 
Ölümünden yıllar sonra ünlü öykücümüz Sait Faik Abasıyanık'ın eşcinsel olduğunu Vedat Günyol'un kaleminden öğrendik.Elbette, kimsenin cinsel kimliği kimseyi ilgilendirmez. Ama Sait Faik'in o ölümsüz eserlerini bir de bu gözle okuyun... Öykülerin içindeki 'erkek aşkını' daha anlamlandıracaksınız.



Evet, Osmanlı döneminde eşcinsellik daha yerleşik, daha kabullenilir bir kimliktir. 'Mahbup', Osmanlı'da eşcinsellere verilen genel addı. Aktif ve pasif eşcinsellik ayrımı da yapılmıştı.
Mahbuplar, yani eşcinsellerin pasif olanına 'Oğlan', aktif olanına da 'oğlancı' deniyordu. Ama daha teknik tanımla şöyle yapılmıştı: Heteroseksüel ilişki kuranlara 'Zenpare', eşcinsel ilişki kuranlara ise 'Kulanpare' deniyordu. Osmanlı eşcinsellerinin kendi kalçaları için kullandıkları tabir de pek yaratıcıydı: Kase-i billur!
 
Eşcinsellere ocu gözü ile bakan dindarlarin bu konu da ne düşündüğünü merak ediyorum.
 
Eşcinsellik bir hastalıktır .. Nerede olduğu önemli değil, her toplumda gözükebilir ..
 
Atalarimiz in çoğu gay lere bakış açısı günümüzdekinden daha farkliymis saray da daha heyecanlı olsa gerek böyle seyler:))))
Hanedan halka yansitmiyordur diyeceğim ama oglancilik varken çok mümkün degildir: )))
 
Padişahların oğlancılığı konusu sadece iddiadan ibarettir .. Bu konu hakkında ki fikirlerimi daha önce de yazmıştım .. Gay sitelerinden alıntılarla kanıt olmaz .. Belki padişahlardan birileri ya da sadrazamlardan bazılarında bu eğilim olmuş olabilirse de bunu da bilemeyiz ..

Ayrıca her platformda kendilerini topluma kabul ettirmeye çalışan gay zihniyetinin Osmanlı üzerinden referans araması da çelişki olmuş .. Dertleri Osmanlıyı kötülemekse bunu kendi yaptıkları bir eylemi ortaya koyarak yapmaya çalışıyorlar ki bu da onların aynı yanlış üzerinde olduklarını gösterir ..

Yok ama dertleri " bakın Osmanlıda da vardı bizde de var alışın artık " demekse Kitabımızı Osmanlı değil ALLAH yazdırdı .. Orada ne buyuruluyorsa o dur ..
 
Abi bunu tarihçiler söylüyor gay sitesinden alıntı dediğin şeyler istanbul Üniversitesi kutuphanesinin kaynaklarından alıntıdır.
Geri sayfa da eklemiştim.
 
++++ padişahlarda insan neden olmasın insan üstü gibi algılıyoruz ben bunu anlamıyorum.
 
İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi Türkçe yazmalar bölümünde bulunan Bahname-i Padşahi, Nasreddin-i Tusi tarafından kaleme alınıyor, yazılış tarihi net olarak bilinmemekle birlikte 15. yüzyılda kaleme alındığını düşünülen kitap 18 fasıldan oluşmakta. Sözü uzatmamak için sadece bu fasılların başlıklarını yazalım, içeriğini siz tarif edin

Bknz.
 
Konu ile ilgili fikirlerimi yeterince beyan etmişim .. Padişahların cinsel hayatını bildiğini iddia eden kimse ya cariyesidir ya da hipnesi .. Bu kitapları kim yazmış ona bakmalı o zaman ?
 
"İzn alıp cuma namazına deyu mâderden,

Bir gün uğrulayalım çerh-i sitem-perverden

Dolaşıp iskeleye doğru nihan yollardan

Gidelim serv-i revânım yürü Sadabâd’a.”
 
orgy deyince osmanlıyı tek geçerim.çok şahane dönmüş adamlarda hacı.ben şahsen osmanlının en çok bu tarafıyla gurur duyarım
 
orgy deyince osmanlıyı tek geçerim.çok şahane zigiş dönmüş adamlarda hacı.ben şahsen osmanlının en çok bu tarafıyla gurur duyarım

Adamlar teee o zamandan Penis büyütmek için care ariyolarmis çember şeklinde ki şeylerin gördün mü çok komik :asd:
 
VLM9RV.png


Kaynak: istanbul üni. kütüphanesi
 
Geri