-
- Katılım
- Mart 27, 2013
-
- Mesajlar
- 16,504
-
- Tepkime puanı
- 17,864
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Asgard
İslamiyet alemi için kutsal olarak atfedilen aylardan birindeyiz.
İslam inancına mensup birçok kişinin dinsel duyarlılıklarının biraz daha yükseldiği bu aylarda, camilerdeki doluluk oranı daha artar ve olaylara bakış açısında islami vurgu daha fazla ön plana çıkar. Bu dinin toplumdaki etkisinden ötürü anlaşılır bir durum.
Bir de bunun siyasi arenaya yansıması var.
Halka yalan söylemeyi, halkı aldatmayı ve memleketi soyup soğana çevirmeyi kendine şiar edinen düzen siyasetçileri ise çoğunlukla dini argümanları daha fazla kullanarak daha şirin görünmeye ve din yoluyla halkına daha yakın görünmeye, sınıf farklılıklarının üzerini örtmeye çabalamakta.
Açın TV'leri, gazeteleri, radyoları... Çok rahat görebilirsiniz.
Ne diyorlar?
- Bizler oruç tutarak yokluğu ve yoksulluğu daha net anlayabiliriz.
- Dünyada açlıktan kıvranan onlarca insan var. Oruç tutup şükredebiliriz.
- Cenab-ı Hak israfı günah kılmıştır, sakın israf etmeyiniz.
- Komşusu açken tok yatan bizden değildir...
Vs vs.
Bu yukarıdakileri eleştirmek yada tartışmaya açmak değil niyetim. Lütfen o nokta üzerinden tartışma yaratmayalım.
Niyetim bunlaı söyleyen kişilerin(özellikle siyasilerin), bunlarla ne kadar tutarlı olduğu.
An itibariyle görmüş olduğum bir resim beni bunları yazmaya sevk etti:
(Resmi göremeyenler için : http://i.hizliresim.com/rYjQV7.jpg )
Bu resim Dış İşleri Bakanı'mızın kahvaltı sofrasından!
İyi bakın resme. Sadece bir kahvaltı için hazırlanmış onlarca çeşit yemekten daha fazlasını göreceğinize eminim...
Ve ünlü edebiyatçımız Kemal Tahir'in söylemini bir düşünün :
"Sen bu -Allah- sözünü beline sikah etmeye çabalamaktasın, ama bu silah bize hiç sökmez"
No Pasaran
İslam inancına mensup birçok kişinin dinsel duyarlılıklarının biraz daha yükseldiği bu aylarda, camilerdeki doluluk oranı daha artar ve olaylara bakış açısında islami vurgu daha fazla ön plana çıkar. Bu dinin toplumdaki etkisinden ötürü anlaşılır bir durum.
Bir de bunun siyasi arenaya yansıması var.
Halka yalan söylemeyi, halkı aldatmayı ve memleketi soyup soğana çevirmeyi kendine şiar edinen düzen siyasetçileri ise çoğunlukla dini argümanları daha fazla kullanarak daha şirin görünmeye ve din yoluyla halkına daha yakın görünmeye, sınıf farklılıklarının üzerini örtmeye çabalamakta.
Açın TV'leri, gazeteleri, radyoları... Çok rahat görebilirsiniz.
Ne diyorlar?
- Bizler oruç tutarak yokluğu ve yoksulluğu daha net anlayabiliriz.
- Dünyada açlıktan kıvranan onlarca insan var. Oruç tutup şükredebiliriz.
- Cenab-ı Hak israfı günah kılmıştır, sakın israf etmeyiniz.
- Komşusu açken tok yatan bizden değildir...
Vs vs.
Bu yukarıdakileri eleştirmek yada tartışmaya açmak değil niyetim. Lütfen o nokta üzerinden tartışma yaratmayalım.
Niyetim bunlaı söyleyen kişilerin(özellikle siyasilerin), bunlarla ne kadar tutarlı olduğu.
An itibariyle görmüş olduğum bir resim beni bunları yazmaya sevk etti:
(Resmi göremeyenler için : http://i.hizliresim.com/rYjQV7.jpg )
Bu resim Dış İşleri Bakanı'mızın kahvaltı sofrasından!
İyi bakın resme. Sadece bir kahvaltı için hazırlanmış onlarca çeşit yemekten daha fazlasını göreceğinize eminim...
Ve ünlü edebiyatçımız Kemal Tahir'in söylemini bir düşünün :
"Sen bu -Allah- sözünü beline sikah etmeye çabalamaktasın, ama bu silah bize hiç sökmez"
No Pasaran