Dinimizi Kur'andan mı öğrenmeli?

Konu sahibi son olarak 2795 gün önce görüldü
Dinimizi Kur'andan mı öğrenmeli?
Bazı kimseler, “Tefsir, meal okumalıyız. Dinimizi, Kur'anı anlamayı, din âlimlerine bırakmamalıyız. Kur'an-ı kerimde, ey din alimleri değil, ey iman edenler gibi hitaplar geçiyor. Bunun için, her Müslüman, Kur'an-ı kerimi kendisi anlayacak, başkasından beklemeyecektir” diyorlar. Gerçekten dinimizi bu şekilde mi öğrenmeliyiz?
Bu konuda İslam âlimlerinden Yusuf Nebhani hazretleri Huccetullahi alel-âlemîn kitabında buyuruyor ki:...
“Kur'an-ı kerimden hüküm çıkarmak, herkesin yapabileceği şey değildir. Müctehid imamlar bile, Kur'an-ı kerimdeki hükümlerin hepsini çıkaramayacakları için, Resulullah efendimiz Kur'an-ı kerimdeki hükümleri hadis-i şerifleri ile açıklamıştır. Kur'an-ı kerimi ancak Resulullah efendimiz açıkladığı gibi, hadis-i şerifleri de yalnız Eshab-ı kiram ve müctehid imamlar anlayabilmişler ve açıklamışlardır.
Bu hükümleri anlayabilmeleri için Allahü teâlâ müctehid imamlara idrak, anlama kuvveti, keskin zihin, fazlasıyla akıl ve daha nice üstünlükler ihsan eylemiştir. Bu üstünlüklerin başında, takva ve kalblerindeki nûr-u ilâhî gelmektedir.
Bu müctehidler, Kur'an-ı kerimden ve hadis-i şeriflerden başkalarının anlayamayacağı hükümleri anlamışlar, anladıklarını bildirmişlerdir. Müslümanlar da onların Kitap ve Sünnetten anlayıp bildirdiklerine tabi olmuşlardır. Nahl suresinin 43. âyet-i kerimesinde mealen; (Bilmiyor iseniz, bilenlerden sorunuz!) buyuruluyor.
Bu âyet-i kerime, herkesin Kitabı ve Sünneti doğru anlayamayacağını, anlayamayanların da olacağını göstermektedir. Anlayamayanların, Kur'an-ı kerimden ve hadis-i şeriflerden anlamaya çalışmalarını değil, anlamış olanlardan sorup öğrenmelerini emretmektedir. Kur'an-ı kerimin ve hadis-i şeriflerin manalarını herkes doğru anlayabilseydi yetmiş iki sapık fırka meydana çıkmazdı. Bu fırkaları çıkaranların hepsi de derin âlim idi. Fakat hiçbiri Kur'an-ı kerimin ve hadis-i şeriflerin manalarını doğru anlayamadı. Yanlış anlayarak, doğru yoldan ayrıldılar ve milyonlarca Müslümanın felakete sürüklenmelerine de sebep oldular.”
 
Dinimizi Kur'andan mı öğrenmeli?
Bazı kimseler, “Tefsir, meal okumalıyız. Dinimizi, Kur'anı anlamayı, din âlimlerine bırakmamalıyız. Kur'an-ı kerimde, ey din alimleri değil, ey iman edenler gibi hitaplar geçiyor. Bunun için, her Müslüman, Kur'an-ı kerimi kendisi anlayacak, başkasından beklemeyecektir” diyorlar. Gerçekten dinimizi bu şekilde mi öğrenmeliyiz?
Bu konuda İslam âlimlerinden Yusuf Nebhani hazretleri Huccetullahi alel-âlemîn kitabında buyuruyor ki:...
“Kur'an-ı kerimden hüküm çıkarmak, herkesin yapabileceği şey değildir. Müctehid imamlar bile, Kur'an-ı kerimdeki hükümlerin hepsini çıkaramayacakları için, Resulullah efendimiz Kur'an-ı kerimdeki hükümleri hadis-i şerifleri ile açıklamıştır. Kur'an-ı kerimi ancak Resulullah efendimiz açıkladığı gibi, hadis-i şerifleri de yalnız Eshab-ı kiram ve müctehid imamlar anlayabilmişler ve açıklamışlardır.
Bu hükümleri anlayabilmeleri için Allahü teâlâ müctehid imamlara idrak, anlama kuvveti, keskin zihin, fazlasıyla akıl ve daha nice üstünlükler ihsan eylemiştir. Bu üstünlüklerin başında, takva ve kalblerindeki nûr-u ilâhî gelmektedir.
Bu müctehidler, Kur'an-ı kerimden ve hadis-i şeriflerden başkalarının anlayamayacağı hükümleri anlamışlar, anladıklarını bildirmişlerdir. Müslümanlar da onların Kitap ve Sünnetten anlayıp bildirdiklerine tabi olmuşlardır. Nahl suresinin 43. âyet-i kerimesinde mealen; (Bilmiyor iseniz, bilenlerden sorunuz!) buyuruluyor.
Bu âyet-i kerime, herkesin Kitabı ve Sünneti doğru anlayamayacağını, anlayamayanların da olacağını göstermektedir. Anlayamayanların, Kur'an-ı kerimden ve hadis-i şeriflerden anlamaya çalışmalarını değil, anlamış olanlardan sorup öğrenmelerini emretmektedir. Kur'an-ı kerimin ve hadis-i şeriflerin manalarını herkes doğru anlayabilseydi yetmiş iki sapık fırka meydana çıkmazdı. Bu fırkaları çıkaranların hepsi de derin âlim idi. Fakat hiçbiri Kur'an-ı kerimin ve hadis-i şeriflerin manalarını doğru anlayamadı. Yanlış anlayarak, doğru yoldan ayrıldılar ve milyonlarca Müslümanın felakete sürüklenmelerine de sebep oldular.”
Doğru! Şeyhiniz Mücahit Ören gibi, eski Ankara ABD büyükelçisi CİA elemanı olan birini televizyonunun başına getirenler, insanlarımızı faizsiz kazanç dasğıtıyorum deyip İhlas Finansa paralarını yatırmalarını isteyip din adına söğüşleyenler İslam'ın en büyük düşmanlarıdırlar.
Kuran'ı bizlerin okumaması gerektiğini kendilerinin bizlere ayaetlerin ner demek istediklerini anlatacaklar ki birbirleriyle çelişen onlarca ayet farkedilmesin. Kuran'ın, Hz. peygamberimizin ehlibeytine her gün camilerde küfreden Emevilerin yazımı olduğu anlaşılmasın.
Gerçek islam'ın ne anlama geldiği bilinmesin.
 
Dini Allah'a değil de şeytan eyliyalalarına has kılarsanız siz müslüman değil müşrik olur çıkarsınız.

Dini elbetteki Kuran'dan öğreneceğiz.. İnsanların putlaştırdığı isimlerden değil..

Peygamberimizin yolu budur. Zümer suresi 2. Ayet açık dini Allah'a has kılın.

ZÜMER-2

Bu ilahi mesajı gerçek bir amaçla elbette Biz indirdik; şu halde, sadece Zatına hasredilmiş saf ve samimi bir borçluluk bilinciyle Allah'a kulluk et!
 
Geri