Cuneyt Arkin kimdir

Konu sahibi son olarak 2627 gün önce görüldü
1248967762-56.jpg


CÜNEYT ARKIN
Oyuncu, 8 Eylül 1937 ‘de Eskişehır’de Fahrettin Cüreklibatur olarak doğdu.
Türk sinemasının en ünlü oyuncularından olan Cüneyt Arkın, üniversitede tıp öğrenimini almış , askerliğini yaptığı yerde Göksel Arsoyun filmi çekilirken yönetmenin dikkatini çekmiş. Bir süre iş arayan Fahrettin sonra yönetmenin teklifi aklına gelip oyuncu olmaya karar vermiştir. Sinema oyunculuğu yaşamına 1964′te başlamış, ve iki yıl içinde en az otuz film çevirmiştir. Yaklaşık 300 filmde oynayan Cüneyt Arkın, son yıllarda Türk televizyonunda değişik dallarda gorünmeye başlamıştır. Ata binmede ve karatede uzman sporcu unvanına sahiptir.
Kısa bir süre gazetlerde sağlıkla ilgili köşe yazarlığı da yapmıştır.

cuneyt-arkin-2.jpg


KENDİ KALEMİNDEN
1937 yılının Eylül ayında Eskişehir’ de doğdum. İlk anılarım ablamın melankolik şarkıları, babamın akşamüstleri bahçeyi sularken içtiği rakıya karışan kızgın toprağın, güneşin ve çiçeklerin kokusu oldu. Annem topuklarına kadar uzun saçlı bir kadındı ve gizli gizli ağlardı. Biraz daha büyüyünce günlerim çiftlikte geçmeye başladı. Toprağa karışmış kalın tenli, kaba, kara, büyük elli kadın ve erkekleri seyrederdim tarlalarda. Akşamüstleri bir rüzgar uğuldardı kulaklarımda. Uçsuz bucaksız ovadan geçen treni karma karışık özlemler, korkular, isteklerle beklerdim. Bu benim ilk yalnızlık duygumdu. Ve sonra hep yalnız kaldım. Tabiatı unutulmaz bir şekilde gözledim. Unutamadığım şeylerden birisi kırlangıçlardı. Onların yuva yapışlarına hayran kalmıştım. Erkek ve dişi kırlangıç, çamuru yutuyorlar. Bunu salgılarıyla birleştiriyorlar. Çalı parçası getiriyor biri, O salgıyla buluyorlar. O yuvanın yıkılmasına imkan yoktur! Bir diğer özellik de kırlangıcın yavrularını yine at kıllarıyla yuvaya bağlamasıdır. Onların yavru kaybetmeleri hemen hemen imkansız gibidir. Sonra bu yavrulara uçmayı ve yaşamayı öğretmeleri de çok müthiştir.
… anam beni Eskişehir Necatibey İlkokuluna yazdırdı. Ne korkunç, diye mırıldanıyordum kendi kendime. Beni topraktan ayırmaya hakkı yok diye geceleri şehirden kaçıp, büyük ırgat ateşleri arasında uyuyordum. Bu anamı üzüyor, babama kıvanç veriyordu. Bir erkek okuyup da ne olacaktı ki. Yine de ilkokulu normal bitirdim. Zaten ders kitaplarından çok kimsesiz çocuk romanlarıyla, taşı toprağı altındır diye İstanbul’a kaçan ve adamı topuğundan vuran canilerin hikayelerini okumuştum.

4130.jpg


Çocukluğumun unutulmayan hatıralarından birisi de kış geceleri dinlediğim menkıbelerdi. Daima kahramanlık üzerine idi. Tabii şimdi kelimesi kelimesine hatırlayamıyorum. Beyaz ve kanatlı bir atı olan bir kahraman hep vardı. Ve dünyanın neresinde olursa olsun bir sıkıntısı, acısı olan insanlara yardıma koşardı. Temeli bu idi bu menkıbelerin. Belki bir çoğu da bizim destanlarımızın yeni şartlara uydurulmuş versiyonlarıydı. Mesela Deli Dumrul’u dinlediğimi çok iyi hatırlıyorum. Ve Battal Gaziler, Köroğlu hikayeleri… O yaşlı kadınların inanılmaz muhayyilesinde yeni bir biçim kazanarak aktarılan müthiş menkıbeler. Babamın aldığı, Hazreti Ali’nin cenklerini anlatan kitaplar. O çocuk yaşımda, benim de zülfikar gibi bir kılıcım olmasını isterdim. Kuran-ı Kerim ve mevlid okunur, yaşlı insanlar dini sohbetler yaparlardı. İşte o sohbetlerde hem İslam kültürünü, hem din eğitimini alırdık.
Hayatımda İstanbul’ a gelmemişim.
İlk defa gurbete çıkıyorum. İstanbul’a gelişim, tıpkı ilk filmim Gurbet Kuşları ‘ndaki gibidir. Haydarpaşa’ya geldim, valiz, yatak ve yorganımla. Sirkeciye geçtim. O gece otel de kaldım. Ertesi gün imtihana gireceğim.
Ders çalışıyorum. Bir ara kapı açılıyor ve bir adam geliyor. Biraz sonra biri daha, az sonra biri daha. Odada dört yatak var. Biz de dört kişiyiz. Hiç tanımadığım, bilmediğim üç adam. Gece yarısı biri “ışığı kapa” diyor. “Ağabey, ders çalışıyorum” diyecek oluyorum, bir başkası kalkıp düğmeyi çeviriyor. Zifiri karanlıkta yolumu bulup aşağıya iniyorum. Elime bir mum tutuşturuyorlar. Mumun ışığında ders çalışırken kendi kendime yemin ediyorum: Doktor olunca hastanenin ışıklarını hiç söndürmeyeceğim.
Sabah imtihana girdim. Sonra neticeleri aldık. Üçüncüydüm kazananlar arasında. sıkıntılı şartlarda müthiş bir mücadele veriyorduk iyi öğrenci olmak için.
Altı kişi bir araya gelip Akdeniz Caddesindeki 74 numaralı apartmanda bir kat tutuyoruz. Çocukların dördü Yüksek Ticaret’te, biri de Dişçilik’ te okuyor. Adam başına 45 lira düşüyor. Bir süre sonra kiraya zam yapılınca ev kiramız 70 lira oluyor. Derslere sarılıyorum, boş vakitlerimde hep “Nasıl geçineceğim?” sorusuna cevap aramakla geçiriyorum.

vlcsnap491831hm7om8.png


Eğlence ve içki yoktu hayatımızda. Devamlı çalışıyor ve o dönemde çıkan Varlık dergisini alıyorduk. Kendi paramızIa Erek diye bir dergi çıkardık. Cemal Süreya, Erdal Öz, Muzaffer Buyrukçu, Kemal Özer’le tanıştık. Ben hikayeler ve şiirler yazmaya başladım. Vatan gazetesinde sayfa hazırlardık. Aramızda bir zengin çocuğu vardı. Meyve alır ve bizden gizli gizli yer, kabuklarını yatağın altına atardı. Ayın on beşi dedi mi paramız biterdi. Sarayburnu’na gider zoka atardık. Her gün birimiz gider palamut tutar gelirdik.
1963 yılında Artist mecmuasının sinema artisti yarışmasında birinciliği kazanıp da sinemaya ilk adımı atınca, ilk olarak babamdan aldım lanetleyici mektupları. Arkasından arkadaşlarımın bitmeyen tükenmeyen kıncı latifeleri geldi: “Yahu Fahrettin başka işin yok muydu da artist oldun. Senden de artist olur mu?” diyerek beni her fırsatta iğnelerler, kahrederlerdi.
Diğer arkadaşların okulları bitti. Ben Balo sokağında bir bodrum katına taşındım. Rutubet içinde, insanların ayaklarını görebildiğim bir pencere, o kadar. Ancak bu dönem benim için en verimli zamanlar oldu. Çok güzel hikayeler yazdım. Sonra Bülent Ecevit’in de yazdığı Pazar Postası çıktı. Hem siyasi, hem edebi ve fikri bir dergiydi. Genellikle hemşirelerin yaptığı bir iş vardır: Hasta beklemek. Para kazanmak için o işi yapıyordum. Bir gün Aksaray tarafındaki bir eve gittim. Yemek vakti geldi, beni de çağırdılar. Gittim. Ev halkı sofraya oturmuştu. Biri beni alıp mutfağa götürdü. Birden olduğum yerde sallandım. Benim yemeğim mutfaktaydı, orada yiyecektim. Düşünün o sırada doktor olmak üzereydim. Gençtim, tecrübesizdim ve tepeden tırnağa da gurur doluydum.
Üniversiteyi bitirdim, Eskişehir’e geldim. Orda Halit Ağabey ile tanıştım. Şafak Bekçileri’ni çekiyordu, Göksel Arsoy ile. Sonra ben ihtisası beklemeye başladım. Çalışıyorum ama ihtisas olmayınca öğle yemeği yok, akşam yemeği yok, para yok. Bir yoksulluktur, garibanlıktır gidiyor. Bir evlilik var başımızda o zamanlar. Suadiye de oturuyoruz. Bir akşam Halit Ağabey ile karşılaştım “Yahu bir film çekeceğim” dedi bana. Gurbet Kuşları ‘ndan bahsetti, bir doktor rolü vardı. Halit ağabey daha o filmde keşfetmişti, “Yahu doktor sende müthiş bir şey var. ”
İlk filmimden elime geçen 500 lira ile ancak üç ay idare edebildim. Sonra gene açlık günleri başladı. Yeşilçam’da belki iş verirler diye yazıhane dolaştığım günlerden birinde Aziz Sarıkaya’ya uğradım. Belki bir iş verir diye düşünmüştüm ama yanılmışım. Odasında olduğu halde bana kendisini ‘yok’ dedirtti. Bozuk bir moralle, cebimde iki buçuk lira olduğu halde, Taksim’den Karaköy’e kadar yürüdüm, vapura bindim. Yorgundum, ama son paramı tüketmeye gönlüm razı gelmiyordu bir türlü. Kadıköy’ den, Suadiye’ deki kayınpeder evine yürüye yürüye gittim.
Medrano Sirki’nde Rus kazakların atlarına baktım, karşılığında binicilik dersleri aldım. Parende atmasını öğrendim cambazlardan. Ter kokulu havlularını kurutup peşlerinde koştum. Sirkte bulunanların çoğu benim artist namzedi olduğumu öğrenmişlerdi. Bir gece program bittikten sonra şimdi ismini pek hatırlayamadığım fakat çok sevdiğim akrobatlardan biri yanıma geldi, “Gel, seninle biraz çalışalım” dedi. “Sana ufak bir numara göstereceğim ve bütün filmcilik hayatında bu numaranın büyük faydasını göreceksin”. Onunla tam iki saat çalıştık. Ertesi gece gene, daha ertesi gece gene derken, kendimde bir fevkaladelik hissetmeye başladım.
O dönemde Türk sinemasında başrol oyuncuları gerçek tipler değildi. Ama çevresindeki insanlar yaşıyor. Bütün yardımcı rollerdekiler, hepsi yaşıyor. Biz başrolcüler gerçek dışı. O sıralarda Suat Yalaz’ın çizgi romanından Karaoğlan filmi yapılmak isteniyor. Ben de o zaman piyano çalan, keman çalan romantik bir jönüm. Ama gene bir Kıbrıs filminde, Remzi Jöntürk’ ün teklifiyle biraz avantür koyduk. Bayağı tuttu ve iyi yapıldı. Ben sinemaya başladığımda çok basit hareketler vardı. Biz o zaman parendeler attık, havalarda uçtuk. Biraz dinamizm getirdik sinemaya. Ben de ona güvendim, Karaoğlan’da oynarım diye düşündüm.
Yeşilçam’dan kaçmaya, ‘elveda sinema’ demeye hazırlanırken Ülkü Erakalın çıktı karşıma. ‘Bana Gözleri Ömre Bedel’ filminde şans tanıdı. Adım bir anda bütün Türkiye’ye yayıldı ve şöhretin kapıları önümde ardına kadar açıldı.

cuneyt_arkin__1253188059-150x150.jpg


HALİT REFİĞ ANLATIYOR
1963 yazında, Eskişehir 1. Hava Üssü’nde jet savaş pilotlarının yaşamı ile ilgili Şafak Bekçileri adlı filmi çekiyordum. Filmdeki rollerin bir kısmını, kumandanlarının da onayı ile subayların bizzat kendisi canlandırıyordu.
Çalışmalarımızı ilgi ile takip eden genç subaylar arasında biri özellikle dikkatimi çekmişti. Son derece düzgün bir fizyonomisi vardı. Subay kıyafeti de kendisine çok yakışıyordu. Bu genç subay Hava Kuvvetlerinde doktor olarak yedek subaylığını yapan teğmen Fahrettin Cüreklibatur idi. Filmdeki rollerden birini ona oynatmayı teklif ettim. Kabul etti. Ama şartlar bunun gerçekleşmesine imkan vermedi. Şafak Bekçileri öylece tamamlandı.
1963 sonbaharında da Gurbet Kuşları filminin çekimlerine hazırlanıyordum. Bir gün Şişli’deki evimin kapısı çalındı. Karşımda yakışıklı bir adam vardı. Sivil kıyafetler içinde bir an Dr. Fahrettin Cüreklibatur’u hatırlamakta zorluk çektim. Askerlik hizmeti bitmiş, terhis olmuştu. O zaman şartlar uygun olmadığı için Şafak Bekçileri’nde oynayamadığını ifade etti. Ama şimdi bir engel kalmamıştı, benim yapacağım bir filmde artık oynayabileceğini söyledi. Aramızda böyle bir bağ kurulduğuna göre bir deneme yapalım dedik. Ve Gurbet Kuşları’ndaki rollerden birini ona verdim. Gurbet Kuşları’nın yapımcısı, aynı zamanda bir sinema dergisi de yayınlamakta olan Recep Ekicigil idi. Cüneyt Gökçer’in Cüneyt’ini, kitapçı Ramazan Arkın’ın Arkın’ını alarak ona Cüneyt Arkın adını taktılar. Ellerindeki dergi vasıtası ile tanınması için çok da gayret ettiler.

96.jpg


Gurbet Kuşları’nın finalindeki dam sahnesinin çekimi sırasında Cüneyt Arkın’ın hareketli sahneler için olağanüstü bir yatkınlığı olduğunu farkettim. Macera filmleri yapan bazı meslektaşlarıma, ondan bu yolda yararlanmalarını tavsiye ettim. Ama o sıralar çok gözde bir yıldız olan Göksel Arsoy’a bir rakip arandığı için, Cüneyt Arkın’ı başlangıçta, meşhur kadın oyuncularının karşısında romantik rollerde kullandılar. Cüneyt Arkın’ın sinemadaki ilk yılları sırasında yaptığım filmlerden İstanbul’un Kızları’nda, konunun sınırlı imkanları içersinde onun fizik hareket özelliğinden yararlanmaya çalıştım. Haremde Dört Kadın ile Kırık Hayatlar’ da kendisini çok rahat hissedeceği, biri jöntürk hareketine karışan, öbürü evlilik dışı ilişki kuran iki ayrı doktor karakteri oynattım.
Bu çalışmalardan sonra Cüneyt Arkın kendi kendini yaratmaya girişti. İstanbul’u ziyaret eden yabancı sirklerde çalışarak akrobatik yeteneklerini geliştirdi. Burada kazandığı becerileri Malkoçoğlu tarzı, kılıçlı, kavgalı, atlı, atlamalı filmlerde değerlendirdi. Bu tarzın içinde olağanüstü başarı kazandı. Kısa zamanda özellikle İran’dan başlayarak ünü yurtdışına da yayıldı. 1970 yılında İranlılarla ortak bir yapım olan Adsız Cengaver’in çekimi için yeniden biraraya geldiğimizde Cüneyt Arkın Türkiye’nin en popüler oyuncusu haline gelmişti. Adsız Cengaver’in teknik işlemleri Londra’da Rank stüdyolarında yapılmıştı. Filmi seyreden İngilizler Cüneyt Arkın’ı atletik kabiliyetleri ve yakışıklılığı ile Burt Lancaster’ dan bu yana en önemli sinema kişiliği olduğunu belirttiler. Adsız Cengaver’in İran’daki gösterimleri için Tahran’a davet edildiğimde şehrin en önemli beş sinemasında Cüneyt Arkın’ın beş ayrı fiImi oynamaktaydı.
Cüneyt Arkın’a özellikle İtalyan sinemacılar çok ilgi gösterdiler. Onu John Arkin adıyla dünya sinema piyasasına lanse etmeye çalıştılar.Ama Cüneyt Arkın dış piyasalar için kendisinden beklenen gayreti göstermedi. Dil meselesini halletmedi. İngilizceyi kusursuz konuşmak için ciddi bir çalışmaya girmedi. Türkiye’deki yeri ona yeterli geliyordu.
Cüneyt Arkın ile son çalışmamız Show TV için yaptığım Zirvedekiler adlı 18 bölümlük TV dizisi oldu. Cüneyt Arkın’ın bu dizide çizdiği kompozisyon, bir erkek oyuncudan bugüne kadar elde edebildiğim en üst seviyede bir dramatik performans oldu. Cüneyt Arkın benim için değeri ancak john Wayne, Burt Lancaster, Toshiro Mifune ve Alain Delon ile kıyaslanabilecek, Türk sinema tarihini en önemli ve başka benzeri bulunmayan bir “sinema” oyuncusudur.

6c679f6b-aa0d-4d8c-808a-ce35947cec56.jpg


ROL ALDIĞI FİLMLER
Bilinen toplam 289 filmi vardır.
Dünyayı Kurtaran Adamın Oğlu 2006
Ölümüne Sevdalar -Doğan 2005
Köpek- Kadir 2005
Serseri- Şahin 2003
Karate Can 2001
Oğulcan 2000
Gülün Bittiği Yer 1998
Bizim Ev -Haşim Denizbey 1995
Uyuşturucu 1994
Şişeler 1993
Kumarbaz 1993
Merhamet 1993
Zirvedekiler- Şahin Bey 1993
Tanık 1992
Polis 1992
İki Başlı Dev 1990
Eski Silah 1989
Av 1989
Polis Dosyası -Cemil 1989
Doktorlar -Doktor Cemil 1989
Yaşamak 1988
Bombacı 1988
Şafak Sökerken -Kemal 1988
Babam Ve Ben 1988
Muhteşem Serseri 1988
Yasak İlişki 1988
Kızım ve Ben / Gurbet Kadını Vedat 1988
Sen Ağlama 1987
Sevdam Benim 1987
Son Kahramanlar 1987
Dökülen Yapraklar 1987
Asılacak Adam 1987
Cehennem Ateşi 1987
Dört Hergele 1987
Şeytanın Oğulları 1987
Damga Kemal 1987
Sürgündeki Adam 1987
İnsan Avcıları 1987
Sert Adam 1986
Tokatçılar 1986
Gırgır Hafiye 1986
Ölümsüz Aşk 1986
Kavga 1986
Babanın Oğlu 1986
Yalnız Adam 1986
Kanca 1986
Kral Affetmez 1986
Silah Arkadaşları 1986
Vazife Uğruna Tahsin 1986
Melek Yüzlü Cani / Nefret Murat 1986
Sokak Kavgacısı 1986
Kanun Adamı 1985
Kaplanlar 1985
Doruk Kaptan 1985
Kaçış 1985
Kahreden Gençlik Kemal 1985
Katiller De Ağlar Yusuf Şahin 1985
Mahkum Yakup 1985
Son Darbe 1985
Paranın Esiri Murat 1985
Bin Defa Ölürüm 1985
Paramparça Cemil 1985
Ölüm Savaşçısı Murat 1984
Bırakın Yaşasınlar 1984
Kanun Kanundur 1984
Kartal Bey 1984
Yaşadıkça 1984
Bir Kaç Güzel Gün İçin Kemal Polat 1984
Dev Kanı 1984
Alev Alev Şahin 1984
Deli Fişek 1984
En Büyük Yumruk 1983
Erkekçe 1983
İdamlık 1983
İntikam Benim 1983
Vahşi Kan 1983
Çöl 1983
Ölüme Son Adım 1983
Son Savaşçı 1982
Dört Yanım Cehennem 1982
Gırgır Ali 1982
Ölümsüz Ali Kaya 1982
Kanije Kalesi Kara Pençe 1982
Son Akın Mehmet 1982
Dünyayı Kurtaran Adam Murat 1982
Kelepçe 1982
Kader Arkadaşı 1981
Acı Günler Cemal 1981
İntikam Yemini Seyit 1981
Öğretmen Kemal Kemal 1981
Önce Hayaller Ölür 1981
Su Murat 1981
Unutulmayanlar Fahrettin 1981
Takip Hasan 1981
Sarışın Tehlike 1980
Destan 1980
Kartal Murat 1980
Rahmet Ve Gazap 1980
Rüzgar Davut 1980
Küskün Çiçek 1979
Üç Sevgili 1979
Vatandaş Rıza Rıza 1979
Kanun Gücü 1979
Üç Tatlı Bela 1979
İki Cambaz 1979
Üç Sevgilim 1979
Canikom Fikret 1979
Süpermenler Murat 1979
Gelincik 1978
İnsanları Seveceksin 1978
Maden İlyas 1978
Baba Kartal 1978
Görünmeyen Düşman Orhan 1978
Kara Murat Devler Savaşıyor Kara Murat 1978
Vahşi Gelin Murat 1978
Ölüm Görevi Şahin 1978
Kılıç Bey Kılıç Bey 1978
Kaplanlar Ağlamaz 1978
Akrep Yuvası Komiser Kemal 1977
Altay’dan Gelen Yiğit 1977
Hakanlar Çarpışıyor Olcayto 1977
Güneş Ne Zaman Doğacak 1977
Baba Ocağı 1977
Adalet 1977
Cemil Dönüyor Komiser Cemil 1977
Yıkılmayan Adam 1977
Satılmış Adam 1977
İstasyon Gırgır Ali 1977
Kara Murat Denizler Hakimi Kara Murat 1977
Baskın Poyraz Murat 1977
Sevgili Oğlum 1977
Yarınsız Adam 1976
Kara Murat, La Belva Dell’Anatolia 1976
Babanın Suçu 1976
Che Carambole Ragazzi 1976
Şahin 1976
Hınç Kemal 1976
Korkusuz Cengaver 1976
İki Arkadaş Ahmet 1976
Tek Başına 1976
Mağlup Edilemeyenler Murat 1976
Tuzak Ömer 1976
Kara Murat Şeyh Gaffar’a Karşı Kara Murat 1976
Polizia Brancola Nel Buio, La 1975
İnsan Avcısı 1975
Aslan Adam 1975
Cemil Komiser Cemil 1975
Deli Yusuf Ali 1975
Kılıç Aslan Süleyman Şah/Oğlu 1975
Soysuzlar 1975
Babacan Şahin 1975
Babaların Babası Murat 1975
Babanın Oğlu Murat 1975
Şafakta Buluşalım Halil 1975
Kara Murat Kara Şövalyeye Karşı Kara Murat/Mehmet 1975
Üç Kağıtçılar Horoz Ali 1975
Oğul 1974
Belalılar 1974
Dayı 1974
Kin 1974
Bırakın Yaşayalım 1974
Babalık 1974
Kara Murat Kardeş Kanı Kara Murat 1974
Önce Vatan Komutan 1974
Yalnız Adam 1974
Battal Gazi’nin Oğlu Battal Gazi 1974
Ayrı Dünyalar Fırtına Kemal 1974
Kara Murat Ölüm Emri Kara Murat 1974
Karateciler İstanbul’da Erol 1974
Yumurcak Küçük Kovboy Keskin 1973
Kuşçu 1973
Çaresizler 1973
Yaralı 1973
Vurgun Mehmet 1973
Battal Gazi Geliyor Battal Gazi, Seyyit Battal 1973
Gönülden Yaralılar Murat 1973
Yanaşma Yanaşma Mehmet 1973
Acı Hayat Kerem 1973
Kara Murat Fatih’in Fermanı Kara Murat 1973
Köle 1972
Mahkum 1972
Murat İle Nazlı Murat 1972
Öldüren Örümcek 1972
Nazlı İle Murat 1972
Hayatımın En Güzel Yılları 1972
Çöl Kartalı Murat 1972
Günahsızlar Kemal 1972
Yaralı Kurt Ali 1972
Alın Yazısı Haydar 1972
Battal Gazi’nin İntikamı Battal Gazi 1972
Kara Murat: Fatih’ın Fedaisi Kara Murat 1972
Vahşi Çiçek Fikret 1971
Herşey Oğlum İçin 1971
İki Esir Murat 1971
Battal Gazi Destanı Battal Gazi 1971
Malkoçoğlu Ölüm Fedaileri Malkoçoğlu 1971
Fakir Aşıkların Romanı 1971
Cehenneme Bir Yolcu 1971
Severek Ayrılalım 1971
Satın Alınan Koca Murat 1971
Adını Anmayacağım Engin 1971
Oyun Bitti Doğan 1971
Hak Yolu Ali 1971
Küçük Sevgilim Dr. Murat Akova 1971
Arım, Balım, Peteğim Harun 1970
Selahattin Eyyubi Selahattin Eyyubi 1970
Ferhat ile Şirin Ferhat 1970
Yarım Kalan Saadet Ekrem 1970
Yusuf İle Züleyha / Hazreti Yusuf Yusuf 1970
Adsız Cengaver Adsız 1970
Yumurcak Köprüaltı Çocuğu Nihat Ak 1970
Hayatım Sana Feda Harun/Kemal 1970
Sevgili Babam 1969
Vatan Ve Namık Kemal 1969
Malkoçoğlu Akıncılar Geliyor Malkoçoğlu 1969
Osmanlı Kartalı 1969
Ala Geyik Halil 1969
Melikşah Ali 1969
Büyük Yemin Ali 1969
Aşk Mabudesi Ekrem 1969
Hayat Kavgası Murat 1969
Lekeli Melek Suat Sonderoğlu 1969
Malkoçoğlu Cem Sultan Polat/Malkoçoğlu 1969
İnsanlar Yaşadıkça Orhan Gündoğdu / Ahmet 1969
Artık Sevmiyeceğim 1968
Şafak Sökmesin 1968
Eşkiya Halil (Haydut) 1968
Belalı Hayat 1968
Malkoçoğlu Kara Korsan Malkoçoğlu 1968
Gök Bayrak 1968
Acı İntikam 1968
Köroğlu Ruşen Ali 1968
İlk ve Son 1968
Yüzbaşının Kızı 1968
Beş Ateşli Kadın 1968
Baharda Solan Çiçek 1968
Hacı Murat Geliyor Hacı Murat 1968
Son Vurgun (Kurşunların Yağmuru) Sedat 1968
Kader Polat 1968
Yıkılan Yuva 1967
Malkoçoğlu Krallara Karşı Malkoçoğlu 1967
Alpaslan’ın Fedaisi Alpago 1967
Bir Şoförün Gizli Defteri 1967
Cici Gelin 1967
Ringo Kid Ringo Kid 1967
Seni Affedemem 1967
Yüzbaşı Kemal 1967
Zengin Ve Serseri 1967
Hacı Murat Hacı Murad 1967
Namus Borcu Murat 1967
İdam Günü 1967
Zehirli Hayat Doğan 1967
Pranga Mahkumu Yüzbaşı Talat 1967
Silahlı Paşazade Şahin 1967
Kırbaç Altında Selim Çelik 1967
Dişi Düşman 1966
Fakir Bir Kız Sevdim 1966
İntikam Uğruna Sedat Akman 1966
Kıskanç Kadın 1966
Malkoçoğlu Malkoçoğlu Ali Bey 1966
Acı Tesadüf 1966
Karanlıklar Meleği 1966
Şafakta Üç Kurşun 1966
Ayrılık Şarkısı 1966
İki Yabancı 1966
Kolsuz Kahraman 1966
İntikam Ateşi 1966
Yakut Gözlü Kedi Murat Davman 1966
Damgalı Adam 1966
Göklerdeki Sevgili Timur Karaşah 1966
Cibali Karakolu Orhan 1966
Affedilmeyen Yalçın 1966
Suçsuz Firari Kenan Sarvan 1966
Çıtkırıldım Orhan Aksoy 1966
Kırık Hayatlar Ömer Behiç 1965
****** 1965
Dudaktan Kalbe 1965
Serseri Aşık 1965
Sevgim Ve Gururum 1965
Haremde Dört Kadın Dr. Cemal 1965
İnatçı Gelin 1965
Ah Bu Dünya 1965
Devlerin Kavgası 1965
Horasan’dan Gelen Bahadır Ebu Müslim Horasani 1965
Ölüme Kadar 1965
Sevişmek Yasak 1965
Silahların Sesi 1965
Canım Sana Feda Ahmet 1965
Aşk ve İntikam 1965
Horasan’ın Üç Atlısı Ebu Müslim Horasani 1965
Fakir Gencin Romanı Turgut 1965
Satılık Kalp Bülent 1965
Aşk ve Kin 1964
Gözleri Ömre Bedel 1964
Hepimiz Kardeşiz 1964
Sokakların Kanunu 1964
Ayşecik Çıtı Pıtı Kız 1964
İstanbul Sokaklarında 1964
Günah Kızları 1964
Sıkı Dur Geliyorum 1964
Yalnız Değiliz 1964
Çöpçatanlar Kampı 1964
Cehennem Arkadaşları 1964
İstanbul’un Kızları 1964
Şoför Nebahat Ve Kızı Murat 1964
Gurbet Kuşları Selim 1964
Yankesici Kız Orhan Varol 1964
Kaderin Mahkumları Abi(deneme) 1953
Filmleri – Yönetmen (38 Film)
Oğulcan 2000
Doktorlar 1989
Bombacı 1988
Şafak Sökerken 1988
Cehennem Ateşi 1987
Sevdam Benim 1987
Son Kahramanlar 1987
Sürgündeki Adam 1987
Şeytanın Oğulları 1987
Dökülen Yapraklar 1987
Asılacak Adam 1987
Babanın Oğlu 1986
Kral Affetmez 1986
Gırgır Hafiye 1986
Kavga 1986
Silah Arkadaşları 1986
Sokak Kavgacısı 1986
Yalnız Adam 1986
Kaçış 1985
Kanun Adamı 1985
Mahkum 1985
Kaplanlar 1985
Ölüm Savaşçısı 1984
Bir Kaç Güzel Gün İçin 1984
Önce Hayaller Ölür 1981
Kartal Murat 1980
Rüzgar 1980
Kanun Gücü 1979
Küskün Çiçek 1979
Üç Sevgili 1979
Üç Tatlı Bela 1979
Vatandaş Rıza 1979
Görünmeyen Düşman 1978
Ölüm Görevi 1978
Baba Kartal 1978
Sevgili Oğlum 1977
Şahin 1976
Tek Başına 1976
Filmleri – Yapımcı (9 Film)
Doktorlar 1989
Silah Arkadaşları 1986
Ölüm Savaşçısı 1984
İntikam Benim 1983
Son Savaşçı 1982
Önce Hayaller Ölür 1981
Küskün Çiçek 1979
Üç Sevgili 1979
Vatandaş Rıza 1979
Filmleri – Senaryo (28 Film)
Merhamet 1993
Doktorlar 1989
Şafak Sökerken 1988
Bombacı 1988
Son Kahramanlar 1987
Sürgündeki Adam 1987
Şeytanın Oğulları 1987
Dökülen Yapraklar 1987
Asılacak Adam 1987
İnsan Avcıları 1987
Silah Arkadaşları 1986
Sokak Kavgacısı 1986
Yalnız Adam 1986
Kavga 1986
Son Darbe 1985
Kaçış 1985
Kaplanlar 1985
Kartal Bey 1984
Ölüm Savaşçısı 1984
İntikam Benim 1983
Vahşi Kan 1983
Çöl 1983
Ölümsüz 1982
Dünyayı Kurtaran Adam 1982
Son Savaşçı 1982
Dört Yanım Cehennem 1982
Gırgır Ali 1982
Önce Hayaller Ölür 1981
Yönetmen Yardımcısı
Süpermenler 1979
Ödülleri
4.Adana Altın Koza Film Şenliği, 1972
En İyi Erkek Oyuncu Yaralı Kurt
6.Antalya Film Şenliği, 1969
En İyi Erkek Oyuncu İnsanlar Yaşadıkça
13.Antalya Film Şenliği, 1976
En İyi Erkek Oyuncu Mağlup Edilemeyenler
36.Antalya Film Şenliği, 1999
Yaşam Boyu Onur Ödülü
 
Dizilerinin hepsini izlediğim muhtşem oyuncu

Paylaşım için teşekkürler canım
 
Geri