Cumhuriyet dönemi hâfız musikişinaslar

  • Kullanıcı DenizZ
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Müzik Dünyası Hakkında Bilgiler
Konu sahibi son olarak 3031 gün önce görüldü
HAFIZ HAYDAR EFENDİTürk hafız müzisyenlerinden olup hakkında fazla bilgi bulunamadı. Muhtar Paşa’nın oğlu olarak bilinen Hafız Haydar’ın babası hakkında da tam bir açıklama olmamasına rağmen Ferid Ahmed Muhtar Paşa’nın oğlu olduğu kanaatindeyiz. 1925’te vefat eden Hafız Haydar’dan bugün elimizde iki eser bulunmaktadır ki, bunlardan birisi rast makamında curcuna usulünde “Bak ne sihr etti o kâfir mezhuruna” ile yegah makamında aksak usulünde “Bana ol yar-ı dil-arâ dargın” adlı şarkılardır.

HAFIZ AZİZ EFENDİTürk Müzisyenidir. 1856’da İstanbul’da doğmuştur. Babası Selim Efendi ise Sadrazam Ali Paşanın Mahiyetinde bulunmuş ve o’na müezzinlik etmiştir.Kur'an-ı Kerim’i çocuk yaşta tamamlamıştır. Ortaköy Camiînde imamlık yapardı. Bursa valisi Münir Paşanın konağında hanendelik yaptığı söylenmektedir. 28 Aralık 1929’da ölmüş ve Edirne kapı mezarlığına defnedilmiştir.
Aziz Efendi musikiyi Zekai Dede’den öğrenmiştir. Çok güzel bir sesinin olduğu ve kendine has üslupla okuduğu söylenir. Sadece bir şarkısı biliniyor. O’nu bestekâr değil de hoca olarak düşünmek gerekir. Ortaköy Camii avlusunda meraklı gençlere ders vererek çok talebe yetiştirdiği nakledilmektedir.

HÂFIZ YUSUF EFENDİ (Kadıköylü Attar Hâfız):
1857’de girit eyaletinin merkezi olan Hanya’da doğdu. Küçük yaşta İstanbul’a geldi. Müşir Şakir Paşa’nın himayesinde büyüdü. Musikiyi paşanın konağındaki musiki meclislerinden öğrendi. Bir ara Trabzon’da memurluk yaptı.6 Bildiği eserlerin çokluğu ile ünlü olan Hâfız Yusuf Efendi yaşadığı sürece hafız, hanende ve mevlithan olarak tanındı. Lemi Atlı ve Münir Nureddin Selçuk gibi şahsiyetlere hocalık yaptı. Üslubu temizdir. İyi hafızdır. İyi şarkı bestekârlarımızdandır.
Veznecilerde, Zeynep Hanım konağının karşısında küçük bir tütüncü dükkanı çalıştırdı. Bunun için “Attar” da denmiştir. 1925 yılında Haydarpaşa Numune Hastanesinde öldü ve Karacaahmet mezarlığına defnedildi.
Hacı Arif Bey’le başlayan şarkı geleneğine bağlı kalmıştır. 50’ye yakın besteleri vardır.
Hafız Yusuf Efendi’nin, en önemli vasıflarından biri de musiki hocalığıdır. Bazı şehzadelere musiki dersi vermiş ve bir çok talebe yetiştirmiştir. Uslup sahibi bir bestekâr olarak tanınan Hafız Yusuf’un günümüze ulaşanlarının sadece birkaçı ilahi ve marş formunda olup diğerleri şarkıdır. Hicaz ma-kamındaki “ Mülk-i cihan sultanı” mısrası ile başlayan ilahisi çok tanınmıştır.

HÂFIZ SADETTİN EFENDİ:
Silivri kapusunda Taş mektep hocası hâfız Yakup Efendi’nin oğludur. Maliye Nezareti memurun kalemi ketebesinde idi. Zakirlik eder, mevlid ve durak okurdu. 1927’de vefat etmiştir. Silivri kapusu mezarlığında medfunfundur.

HÂFIZ İSMAİL HAKKI EFENDİ
Türk ilahi ve şarkı bestekârı. Kur’an’ı hıfz etti ve ünlü hafızlar arasına girdi. Balat imamı iken Hünkâr imamları arasına alındı ve ser-müezzinliğe kadar yükseldi. Bu görevden emekliye ayrılınca yerine Hâfız Muhiddin Tanık getirildi. Hâfız Ahmed Hamdi Yavuz gibi bir çok talebe yetiştirdi. 12 tane ilahisi biliniyor. 1930’da öldü.

HÂFIZ HÜSEYİN EFENDİ ( Hâfız Deli)
Hafız, hanende, gazel-handır. İstanbul’da doğdu. Hıfzını tamamladıktan sonra Mızıkay-ı Hümayuna girdi. Piyasaya atıldı. Dini musiki ile ilgilendi uzun yıllar Hafız Burhan’la çalıştı. Sesi çok farklı ve temizdi. Özellikle tiz perdelere hakimiyeti ilgi çekici idi. Gazel okurken makam geçkilerini iyi kullanır., iyi okurdu. Çok plak doldurdu. Bir süre Ankara’da bulunmuş, adı bir aşk macerasına karışmış, bu olaydan sonra akli dengesini bozmuştu. 1932 yılında Bakırköy Akıl ve Ruh Hastalıkları Hastanesinde öldü.

HÂFIZ YAKUP BEY
Enderunda yetişti. Muallim İsmail Hakkı Bey zamanında Hâfız Deli Hüseyin ile okurdu. Tanburi Cemil Beyin eşliğinde gazel plakları doldurmuştur.

HÂFIZ EŞREF EFENDİ ( UDİ MEHMED)
Türk şarkı bestekârı. Genç yaşta hâfız oldu. “Kanbur Eşref Efendi” adı ile de tanınır. İyi ud çalardı. Özellikle kadınlara musiki dersleri verir erkekleri kabul etmezdi. Piyasa da çalışmamıştır. Kızına da udu öğretti. Zaman zaman faslı kızı yönetirdi. Tekniği sağlam, ifadeli manalı eserler bestelemiştir.
1930 yılında ölen bestekârımızın iki saz semaisi ile on dört şarkısı biliniyor.

HÂFIZ ÂŞİR EFENDİ
Türk müzisyeni ve ünlü hafızdır. İlmiyeden İsmet Efendinin kızıyla evlenmiştir. Vildan Âşir’in babasıdır. Plaklara çeşitli eserler, gazeller okumuş, kendi de Bahçekapı’sında bir gramafoncu dükkanı açmıştır.
Türk hanendesi ve gazelhanı, fonograf silindirlere (kovanlara) ve 78 devirli taş plaklara okudu. Tartışmasız bu kayıtların bir numaralı ismi, rekortmenidir. Favorite, Odeon,

HÂFIZ AŞKÎ EFENDİ
Hanende hâfız ve Türk müzisyenidir. Bir hüseyni gazeli vardır. 1930’ da vefat etmiştir.

HÂFIZ AHMET NAZİF EFENDİ Süleymaniye Medreseleri müderrislerinden hâfız İsmail Hakkı Efendi’nin oğludur. 1861’de Üsküdar’da doğdu. Atıf Bey’den hıfza çalıştı. Musikiyi Hacı Faik Bey ile Said Özok’tan öğrendi. Beyazıt Camiinde ders verir, diğer bazı camilerde imamlık ederdi. Makamları çok iyi bilir, üstün geçki tekniği ile çok güzel Kur’an okurdu. 1931 yılında vefat ederek Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verildi.3
Hüdâyi Şeyhi Gülşen Efendi’ye intisab ederek Celvetiye tarikatına bağlı olan bu değerli hâfız, beyazıd dersiâmlarındandır. Üsküdar Kaptanpaşa Camii’nin imamı idi. Kardeşi Mehmet Rifat da iktidarlı hâfızlardandır.4

HÂFIZ EDHEM EFENDİ (ŞEYH)
Türk şarkı bestekârıdır. 1862,5 18546 İstanbul Fatih’te doğdu. Küçük yaşta babası İsmail Hakkı Efendi’yi kaybetmesi sonucu, Şeyhülislam Hacı kara Halil Efendi’nin himayesine girdi. Fatih Camii derslerinde Karinabarlı Ömer, Şumnulu Hâfız İbrahim ve Ödemişli İbrahim Efendilerden okudu. Hafızlığını ikmal etti. Aziz ve Sıtkı Beylerden musiki öğrendi.7
Bestelediği eserleri bir araya getirerek 1890 tarihinde (Bergüzar-ı Edhem) adı altında neşretmiştir.8 Kefevi kadiri tekkesine 1916’da şeyh oldu. Aynı zamanda nakşi idi. Hafız Sami, Hafız Kemâl, Arap Cemal, *Neyzen Süleyman Erguner talebeleri arasındadır.9
Hoş meşrep, halim ve mütevazi bir zattır. Çevresine kendisini sevdirmiş ve eserle-riyle takdir ve sevgi kazanmıştır.
16.02.1933, 1934 tarihinde vefat etmişti ve Edirnekapı dışına gömüldü.
Hac’da Medine’de okuduğu Türkçe mevlid çok beğenilmiş ve hafızalarda derin iz bırakmıştır. Musiki bilgisinin temel bilgilerini Mızıka-i Hümayün’da iken aldı. Üslûp sahibi bir şarkı bestekârı olarak tanınmıştır. 158 bestesi günümüze ulaşmıştır. Şiirlerinde İlhamî mahlasını kullanmıştır.
Kadiri şeyhi, musiki muallimi ve bestekâr olan Edhem Efendinin şiirlerini topladığı mecmua Fatih yangınında yanmıştır. Bestelediği dini ve din dışı eserlerinden bir kısmının güftesi kendisine aittir. “Bergüzâr-ı Edhem yahut ta’lim-i Usul-i musiki” adıyla neşrettiği bazı musiki bilgilerinin de bulunduğu güfte mecmuasında diğer güfteler yanında yirmi sekiz yaşına kadar bestelediği şarkılarına da yer vermiştir.

HÂFIZ MEHMED ŞÜKRÎ
Son devrin muktedir kudümzenlerindendir. 1862’ de Eyüp Sultan’da doğdu. Babası Mehmed Zeki Efendi, devrin değerli zâkir ve mevlithanlarındandır. Hâfız Mehmed Şükrî, Teşvikiye Camii müezzin başı oldu. 1933’de “mevlithân-ı şehriyâri” oldu. 1914’de Kulekapı, sonra sırasıyla Kasımpaşa, Üsküdar mevlevihâneleri kudümzenbaşılığına getirildi. 1928’de vefat etmiştir.
Ayinlerin bir kısmı kendisinden yazılmıştır. Tavr-ı lâzimisi üzere mevlithân olup sadâsı gayet kalbî tiz ve iradesi yalnız kaldığında düzgün ve temizdir.

HAFIZ CEMİL EFENDİ (ÛDÎ – ŞEKERCİ )
Türk şarkı bestekârı. İstanbul’da 1867’de Şehzâdebaşı’nda doğdu. Şehzâde Camii baş imamı Hasan Tahir efendi ile Ayşe Sıdıka hanımın oğludur. Çocuk yaşta hafız olmuştur. 13 yaşında babasını kaybetti. Udî Basri Beyden ud öğrendi. 2.5 yıl Enderuni Ali Beyden şarkı meşk etti. Sonraları Şehzadebaşı Cami kapısında şekerci dükkanı açtı ve ölene dek bu mesleği bırakmadı. 1898’ de Mızıkay-ı Hûmayuna hoca olarak girdi. 1912 yılında Mısır’a gitti. 16 yıl orada kaldı. El- makamü’s-sultan’ül-cedid adlı makamı icat etmiştir. 16 Kasım 1928’de Kahire’de öldü. Oraya defnedildi. H. Sadettin Arel’in musiki hocasıdır.
Udî Şekreci Hafız Cemil Efendi, Hacı Arif Beyle gelişmeye başlayan şarkı edebiyatının değerli ve başarılı bir bestecisidir. Bir peşrev, dört saz semaisi ve kırk kadar şarkısı biliniyor.
Asıl adı Ahmet Cemil’dir. Mısır’da Sultan-ı Cedid adıyla yeni bir makam tertip etti. Aynı makamda bir peşrev, bir saz semaisi besteledi. Mediha Sultan’ın imamı oldu.


HÂFIZ OSMAN EFENDİ (ŞAŞI)
Çok meşhur Türk ses sanatlarıdır, Hafız, hanende, gazel-hândır. İstanbul’da doğup ölmüştür. (1867 – 1932) Anadoluhisarlı idi. Mızıkay-ı Humayun’da yetişti. Tiz aceme rahatça basan bariton (davudî) bir sese sahip idi. Kur’an tilavetinde ve dini eserler okumakta gösterdiği büyük muvaffakiyeti, din dışı eserlerde de gösterdi. Gerçek bir ses virtüözü idi. Asıl şöhreti gazellerindedir.
Gazellerinde, bir defa kullandığı motifi tekrarlamaz, ani irtical ile makamları en iyi şekilde belirterek ve perdelere tamamen falsosuz basarak okur, detone olmaz, güfte taksimini çok iyi yapardı. Güftenin manası ile bestesini te’lif edebilir, pestlerde olduğu gibi tizlerde de falsolaşmaz, pestlerde çıldırtıcı güzellikte dolgun sesler çıkarır, bilhassa meyanlarda iç içe birkaç makam açıp sonra sırasıyla açtığı makamlardan geri dolaşarak büyük geçki sanatkârlığı yapardı.10
Hacı Arif Bey’den yararlandı. Enderun’a girdi. Saray saz takımında hanendelik yaptı. 27 yıl saray müezzinliği yaptı. Hafız Sami’nin en büyük rakibidir. Sesi Sami’ye göre daha pestir. Favorik, odeon ve orfeon firmalarıyla çalıştı. Son görevi Galata Camii müezzinliği idi. Yoksulluk içinde ölmüştür.

HÂFIZ AHMED NİYAZİ ARAZ
1868’de Beşiktaş’ta doğdu. Rüştiye’yi bitirdikten sonra Hafız Ahmed Efendi ve özel hocalardan ders olarak hıfza ve musikiye çalıştı. Bir süre saray imamlığı yaptı. Asıl hocası Bolahenk Nuri Bey ile Enderun hocalarıdır. Geleneksel Kur'an-ı Kerim okuma sanatının son ustalarındandır. Hacı Hafız Ahmed Niyazi Araz birçok öğrenci yetiştirmiştir. Ölüm tarihi belli değildir.
Hacı Hafız Hasan Efendi’den ta’lim-i Kur’an, Tashih-i Furkan-ı Mübin eyledikten sonra Atâullah üzere Aşere ve Takrib okudu.

HÂFIZ AHMED EFENDİ ( DOMATES)
Doğum tarihine ilişkin bir bilgi bulamadık.
Rüştiye’yi bitirdi. Resmi görevlerde bulunmuştur. Sonra serbest hayata atıldı. Piyasada çalıştı. Hafız ve gazel-handır. Neva-Uşşak bir plağı doldurmuş, tutulan bu plâk sayesinde önemli paralar kazanmıştır. Bir gazino işletti. Musiki kültürü pek fazla yoktu. “kayabaşı” denen tarzda okurdu. İstanbul radyosunda yapılan fasıllara katıldı. 1935’de öldü.
Plaklara gazeller ve şarkılar okumuştur. Tiz ve parlak bir sesi vardır.

HÂFIZ SÜLEYMEN EFENDİ
Türk hâfızıdır. Plaklara Kürdî’li Hicazkâr makamında gazel gibi parçalar okumuştur. 1935’te vefat etti.


HÂFIZ İSMAİL EFENDİ
Sinâni dergahları zakirbaşısı idi. 1936’da vefat etmiştir. Eyüp mezarlığına defne-dildi.
HÂFIZ ALİ EFENDİ
İstanbul’da Yeni Camii müezzini idi. Kıyâmi ve devrâni zakirlerindendir. Balat imamı Hâfız Hasan Efendi’den ilâhi, şuğl, durak mevlitçi Hâfız Aşir’den de şarkı ve saire meşk etmiştir. Vefatı 11 Mart 1941’dedir. Merkezefendi’de medfundur.

HÂFIZ HASAN EFENDİ ( ÂMÂ )
Son asrın ilk yarısında Mersiye okumakla büyük şöhret kazanan en muktedir simâlardandır. Bu kabiliyetli zat iki gözden mahrum olmasına rağmen zâkirbaşılık eder, na’t, durak, mevlid okumakta büyük bir iktidar gösterirdi. Kıyami tekkelerinde “evrâd“ arasında fevkalâde mükemmel bir tarzda “ya Hannan, ya Mennan” okurdu. Lâdini musikiye de vakıf olan zât, üç mihraplı İmamı Hafız İbrahim Efendi’den kıraat ve vücuh ta’lim etmiş, son asrın en iyi Kur’an okuyanlarından biri olmuştur. Vefatı Rodos’tadır.

HÂFIZ KEMÂLİ EFENDİErzurum’un Pasinler ilçesine bağlı Güllüköy’de 1861’de doğdu. Kemali Efendi yirmi sekiz yaşında memleketinden ayrılarak seyahate çıktığını ve 1901’de İstanbul’a geldiğini söyler. On sekiz yaşında Şeyhu’l-Kurra Seyyid Mustafa Efendiden Kur'an-ı Kerim’i ezberler ve Şeyhul Kurra Hafız Efendi’den kıraat-ı asım üzere icazet alır. Daha sonra Nakşibendi şeyhi Ahmed-i Taşkesânî’den şer’i ilimleri tahsil eder. Kendisi küçük yaşlarda çiçek hastalığından iki gözünü de kaybeder.
Kemâli Efendi yüzünü göremediği bir sevgiliye çok kuvvetli bir aşk ile bağlandı. O aşk ile yandı. Derdi büsbütün arttı. Gönlündeki yarini dağ bayır demeyip aramaya koyuldu. Parasız pulsuz, aç susuz, köy köy, kasaba kasaba dolaştı. Diyarbakır, Musul, Bağdat, Necef ve Kerbela’da mersiye ve kasideler okuyarak Hz. Peygamber’in evladına ve onları sevenlere yapılan zulûmleri gözlerinden kanlı yaşlar akıtarak yana yakıla terennüm etti. Dolaştığı yerlerde Ehl-iBeyt sevgisini anlatan gazel ve mersiyeler söyledi. Halep’te bir müddet Halep Mevlihanesinde kaldı. Sonra Konya’da Mevlana dergahında postnişin olan Abdülvâhid Çelebi onu çok sevdi ve Konya’da uzun süre misafir etti. Kendisine mesnevihanlık tevcih edilerek Sikke-i Mevlevi giydirildi.
İstanbul’da Fatih Camii’nde mesnevi okuttu. Şehzâdebaşı Camii yanında Âmâlar Medresesi Şeyhi oldu. Bir gün Eyyüp Dergahında, on dokuz yıl önce görülen bir rüya, tecelli ederek Abdülkadir-i Belhî Hazretlerine bağlandı ve iki yılda yüksek manevi derecelere nail oldu. Ömrünün son 25 yılını Eyüp Nişantaşı’ndaki evinde geçirdi.
8 Ocak 1954 Cuma gecesi vefat etti. Nâşı Edirnekapı Mezarlığında rahmet-i ilahiye tevdi edildi.

HÂFIZ AHMED IRSOY ( ZEKÂİDEDEZÂDE)
Türk musikisi bilgini ve bestekârıdır. İstanbul Eyüp’te 1869 yılında doğmuştur. Babası Zekai Dede’dir. 1881’de Hafız Osman Efendi’den hafızlık icazeti aldı . Genç yaşta mevlevilik tarikatına girdi. 1885’te Bahariye Mevlevihanesi kudümzenliğine getirildi. Arapça ve Farsça öğrendi. Darüşşafaka Lisesinde 40 yılı aşkın musiki hocalığı yaptı. Cedîdalipaşa Camii imamlığı, Hasip Efendi Tekkesi Camii Hatipliği, İstanbul İmam-Hatip Okulunda Kur’an tecvid, musiki öğretmenliği yaptı. Resmi görevlerinden 1943 yılında emekli oldu. Tam manasıyla babasının hayrülhalefi olan merhum, devrinin teveccüh ve takdirini toplamıştır. Kendisi “ Reisü’l-Kurra” dır.
Sesi güzel, falsosuz, metin idi. Aynı zamanda ney de üfler idi. Batı notası öğrendi. Dini ve dindışı sözlü müzik hocasıdır. Bir bestekâr olarak babası kadar değildir. 500 eseri olduğu söylenir. İlahi bestekârı olarak başarılıdır. 400 kadar ilahisi vardır. Plaklara din dışı eserler ve gazeller okudu. Usullerimiz, makamlar, tecvid hakkında basılmamış eserleri vardır. Bu gün elimizde iki mevlevi ayini, iki şuğl, kırk ilahi, on plak, iki beste, bir nakış yürük semai yetmiş şarkıdan ibarettir.
Mevlevi ayinlerini ezbere bilirdi. 1941’de Reis’ül-Kurra olmuştur.
13 Ağustos 1943’te İstanbul’da öldü. Az bir cemaatle Eyüp Gümüşsuyu’nda Kaşkârî dergahı civarında babasının yanına defnedildi.


RAKIM ELKUTLU (HOCA)
Büyük ilahiyatçı ve Klasik Türk Musikimizin müstesna bestekârlarındandır. 1869’da İzmir’de doğdu. Babası Şuayb Efendi, annesi Sıdıka Hanım’dır. İzmir idadisini bitirdi. Yedi yaşında amcası mevlevi şeyhi Nayi Emin Dede’den meşke başladı. Mevlevi Şeyhlerinden Nurettin Efendinin teşviki ile bestekârlığa başladı. 1892’den ölümüne kadar Hisar Camii imam-hatipliğini yürüttü. Musevi Santo Şikari, Tamburi Ali Efendi, Arif Efendi’den musiki dersleri aldı. Ama nota öğrenmedi.
Alaturka musiki vadisinde değerli eserler veren Rakım Elkutlu, temiz üsluplu, sağlam teknikli ve üstadâne yapılmış eserleriyle büyük bir bestekâr olduğunu ispatlamıştır. O’nun bestekârlığının altında medrese eğitimi yatmaktadır. O, kalbi ile gönlünü birleştirmeyi başarmış aydın bir ilahiyatçı idi. Mevleviliği muhiplik derecesinde kalan (Dede)’liğe yükselemeyen Rakım Hoca Rifai tarikatına da kıyaslanmıştı.
4 Aralık 1948’de yasinler okunarak, son nefesinde ism-i celal’i okuyarak Ahiret yolculuğuna çıktı.
Rakım Elkutlu Hoca’nın hafız olduğuna dair bir bilgi bulamadık ama O’nun ilahiyatçılığını ve elli altı yıl imam-hatiplik yaptığını da göz önünde bulundurarak hafız olma ihtimalinin yüksek olduğu kanaatine vardık. O’nun için bu büyük şahsiyeti de incelemekten kendimizi men edemedik.

HÂFIZ AHMED AVNİ KONUK
Türk bestekârı ve bilginidir. 1871’ de İstanbul’da doğdu. 1873’de doğdu. 1868’de doğdu. 1869’da doğdu. Musa Kazım Beyin oğludur. Annesi Fatma Zehra Hanımdır. 9-10 yaşlarında anne ve babasını kaybetti. Küçük yaşlarda hıfzını bitirdi. Galata Rüştiyesi ve Darûşşafaka Lisesini bitirdi.
Memurluk yaptı. 1930 yılında Posta İdaresi Genel Müdürlüğü Hukuk Müşaviri oldu. Kırk bir yıllık hizmetten sonra emekli oldu. Hafız Ahmed Avni Konuk’un vefatı Dr. Nazmi Özalp’e göre 6 Mart 1938, Öztuna’ya göre 19 Mart 1928’de İstanbul’da vuku bulduğu kaydedilmektedir. Merkezefendi mezarlığına defnedilmiştir.
Mutasavvıf, hafız-ı Kur’an, musikişinas, şair ve edip bir zât idi. İlk musiki hocası Zekai Dede’dir. Nota bilmezdi. Dilkeşide ve Bendi Hisar makamlarını icat etmiştir.
Ahmed Avni Bey’in en orijinal eseri 119 makamı, söz ve melodi halinde bir araya toplayan (Kâr-ı Natık) tır. Bestekâr aynı zamanda şeyh Muhiddin-i Arabi’nin Füsus’u ile Mevlana’nın Mesnevi’sini tercüme ve şerh etmiştir. Bu iki muazzam eser Konya Müzesi Kütüphanesindedir. Ayrıca 31 tane daha tasavvufi eserleri vardır.
Bestekârlıkta büyük iktidar göstermesini; çok eser bilişine, felsefe, edebiyat, riyaziye, tasavvuf gibi mevzularla iştigal edişine bağlamak gerekir.

HÂFIZ CEMALETTİN EFENDİ (ŞEYH)
Dini eserler bestekârıdır. 1871, İstanbul Kasımpaşa’da doğmuştur. Fatih Medresesi hocalarından Küçükpiyale Camii imamı Abdülkadir Efendi’nin oğludur. Deniz Rüştiyesini bitirdi. Beyazıt Medresesine devam etti. Farsça, Arapça öğrendi. 1891’de Hafız oldu. 1892’de babasının vefatı üzerine aynı camiye imamlığa getirildi. 1894’te Kadiri, 1895’te Rufai tarikatlarından hilafet aldı. 1910’da Bayrami tarikatının Paşmakçı dergahına şeyh oldu. Uşşakî ve başka tarikat tekkelerinde zakirbaşılık yaptı. Zekai Dede başta olmak üzere başka hocalardan dini musiki meşk etti. 1937’de vefat etti. Kasımpaşa’da Kulaksız mezarlığına gömüldü. Sadettin Kaynak, Kemal Batanay, Sadi Hoşses gibi üstadları yetiş-tirdi.
Şevki Dede, Şeyh Arif Dede’lerden musiki meşk etti. Kuvvetli bir hafızası ve zengin bir repertuarı vardır. Bestelediği eserlerden zamanımıza ancak iki ilahisi ulaşmıştır. Sesinin güzelliği ve musiki bilgisiyle zamanın önemli musikişinasları arasında yer almıştır.
HÂFIZ FEHMİ EFENDİ
Türk hafızıdır. 1891 İstanbul Üsküdar’da doğmuştur. Son asrın en iyi Kur’an okuyucularından. Babası Süleymaniye, Selimiye, Müderrislerinden Hafız İsmail Hakkı Efendi, Annesi Hoca Sabri Efendinin kızı Mevhibe Hanım’dır. Hafızlığa dedesi Sabri Efendi’den başladı. Ve Hoca Osman Efendi’den icazet aldı. Valide medresesinde okudu. İmtihanla Selimiye Camii imamı oldu. Öğretmenlik yaptı. Hayli hafız yetiştirdi. 20.2.1942‘de öldü. Kalabalık cemaatle Karacaahmed’e defnedildi.
Dini musikiye vakıf idi. Bestekârlıkla uğraşmadı. Çok eser bilirdi. Musiki öğretmekle yetindi.
Sabri Efendi’den kıraat, aşere, takrib öğrendi. Kat’iyyen tasannu yapmaz. Vecd ve müessir bir eda ile Kur’an okurdu.

HÂFIZ İHSAN BEY (HATTAT)
Türk hattatı ve müzisyenidir. 1871 İstanbul’da doğmuştur. Mehmed Cemil Bey’in oğludur. Gülhane Askeri Mektebini bitirdi. Hafız oldu. Orman Mektebini bitirdi. Memurluk yaptı. Reisulhattatin Kamil Efendi’den sülüs, celi ve nesih öğrendi. Hafız Tevfik ,Hafız Yusuf, Hacı Faik Bey ve Bolahenk Nuri Bey’den musiki meşk etti. 66 yaşında 20-11-1937’de felçten öldü.
Hanende idi. Şarkılar bestelemiştir. Bunların içinde güfteleri İbn’ul-emin Mahmut Kemal İnal’a ait olanlar da vardır.

HÂFIZ SAMİ EFENDİ Türk ses virtüözü ve hafızıdır. 1874’de Filibe’de doğmuştur. Hacı Ali Efendi ve Zatiye Hanımın oğludur. 4 yaşında İstanbul’a geldi. 12 yaşında Reisu’l–Kurra Hacı Hasan Efendi’den hıfzını tamamladı. Eğinli Rahmi, İdris ve Hacı Abdüş Efendilerden Fatih Medresesinde medrese tahsili gördü. 34 yaşında yüksek medrese diploması aldı. Çeşitli camilerde imamlık yaptı. Sultan Reşad’ın Hün-kar baş imamlığını kabul etmedi.
Musikiyi Bolahenk Nuri Bey, Enderuni Hafız Yusuf, Bestenigâr Ziya Bey, Çarşambalı Cemal Efendi, Şeyh Hacı Edhem Efendi ve Hacı Kirami Efendi’den öğrendi. Musikide özellikle modülasyon (geçki) tekniğini ustalıkla kullanan güçlü bir hafız ve gazelhandır. Ülkede kendini tanıtmıştır. Kendisinden sonra gelen hafızları ve gazelhanları etkilemiştir. Sabah ezanlarını dinlemek için halk özellikle O’nun camisine akın edermiş.
Bir ruh hastalığına yakalandı ve tedaviler sonuç vermedi. 26 Nisan 1943‘te ablası ile doktora giderken Nişancı caddesinde vefat etti. Cenazesi Edirnekapı’da Şair Baki’nin yanına defnedildi.
Pek çok plak doldurmuştur. Hayatında daima saygı ve sevgi görmüştür.
Kusursuz okuyuşu, tiz ve pes perdelerdeki başarısı aşıkhane söyleyişi ile efsaneleşti. Fonograf silindirlere (kovanlara) ve 78 devirli plaklara gazel, şarkı okudu. Zonophone, Odeon firmaları için elliye yakın plak yaptı.
Hafız Sami’nin, on yıl kadar Fatih camiinde Hünkâr mahfilinin altında öğle ile ikindi arasında okuduğu mukabeleleri meşhurdur. Kaynaklarda onun kıraatı esnasında cezbe ile kendinden geçen dinleyicilerin coşkulu feryatlarının kubbelerde yankılandığı belirtilir. Hafız Sami, Kur’an tilavetinde tecvide son derece dikkat eder ve lüzumsuz nağmelerden kaçınırdı.
Üç oktav üzerinde istediği rahatlıkla okuyabilen, meyan içinde meyan göstererek seyreden icraları, onun muhteşem bir sese sahip olduğunu ve sesinin genişliğini gösterir. Çoğunlukla mansur akordunun (beş ses) tiz nevası üzerinde okurdu. Hicazkar makamında ve sözleri Şeyh Esad Erbili’ye ait “Tecellay-ı cemalinden habibim nevbahar-ı ateş“ mısrasıyla başlayan eser, onun en çok okuduğu. Kaside olarak bilinir.

HÂFIZ ALİM EFENDİ (MANİSALI - MÜFTÜ )
Ahmed Alim Efendi 1874’te Manisa’da doğmuştur. Babası Müderris Arif Efendidir. Çağının ilim adamlarından kendini yetiştirmiştir. Uzun yıllar müftülük yaptı ve çeşitli eserler vermiştir. Şiirlerinde dini ve ladini eserler verdiğine göre besteleri de aynı doğrultudadır.
Cemiyet-i İslâmiye’nin başına getirildi. Bu cemiyet, yunan zulmünü belgeleyerek İzmir’deki yabancı konsolosluklara bildirir ve protesto ederdi. Bu durum Alim Efendi’nin idama mahkum edilmesine neden oldu. İstanbul’a kaçarak bir dostunun evine gizlendi. Çalışmalarını sürdürdü. Saraçhane’de bir helvacı dükkanı açarak hayatını kazanmaya çalıştı.
Kurtuluş savaşından sonra tekrar Manisa’ya geldi. Ankara hükümetinin teklif ettiği başka görevleri kabul etmeyerek eski görevi olan Manisa müftülüğününe devam etti. Yaptıklarına karşılık “İstiklâl Madalyası“ verildi. Manisa Mevlevihanesine devam ederek musiki bilgisini, ney çalmasını ilerletti. Batı ve hamparsum notası öğrendi. Şiirlerinde dini ve dindışı duyguları dile getirmiştir. İyi bir bestekardır. Bunlar on beş beyitlik Hicaz Kâr-ı Natık, iki murabba, ağır semai ve birkaç ilahidir. Bunların sözleri de kendisine aittir. 13 Aralık 1930’da vefat etti. Mezar taşında “Manisa müftüsü iken 13.12.1930‘da ölen hafız, bestekâr, ve şair Ahmed Alim Efendi ruhuna fatiha“ kitabesi yazılıdır.

HÂFIZ HAYRETTİN BİLGEN
İstanbullu’dur. 1875’te Aksaray Taşkasap’ta doğmuştur. Dayısı Şeyhzâdebaşı Camii Hatibi Hacı Hafız Mehmed Emin’den hafızlığını ikmal etti. Hafız Ali Şerif Efendiden kıraat-ı seb’a ve aşere-takrib okudu. Zekai Dede, Bolahenk Nuri Bey, Hacı Kirami Bey, Eyüplü Hafız Ali’den dini ve lâdini musiki meşk etti. Yeni Camii imamlığı yaptı. İrticalen okuduğu hutbeleriyle tanınmıştır.

HÂFIZ AHMED HAMDİ YAVUZ
1878’de doğdu. Devrin kıraat mütehassıslarındandır. Sultan Selim Camii baş imamı Varna’lı Hoca’nın oğludur. On bir yaşında babasından hafızlığını ikmal etti. Tokatlı Hoca Ali Sabri Efendiden Kur’an talim etti. Filibeli hoca Arif Efendi ve Tevfik Efendiden hat öğrendi. Musikiyi Hünkar müezzinlerinden Hafız Tevfik Bey’den meşk etti.
Hafız Ahmed Hamdi Yavuz hem Sultan Selim Camii başimamı ve hatibi hem de Kılıçalipaşa Camisinin başimamı ve hatibidir. Aynı zamanda Şeyhü’l-Kurrâ’dır. Değerli Hafız ramazanlarda “hatm” ile teravih namazı kıldırmakla da tanınmıştır.


HÂFIZ MUHYEDDİN TANIK
1878’de Üsküdar’da doğmuştur. Son devrin değerli mevlithanlarındandır. Babası Hacı Hafız Mehmed Veysi, Hayreddin Çavuş Mahallesi imamıdır. Hafız Muhyeddin, Mızıkay-ı Hümayüna alındı. Osmanlı Hanedanının son müezzinbaşısı Hafız Muhyeddin’dir. Atatürk’ün ilk Reis-i Cumhurluğu zamanında altı ay kadar hizmet ettikten sonra tekaüde sevk edildi. İlk musiki hocası Enderunlu Hafız Tevfik Bey’dir. Sonra müezzinbaşı Hafız İsmail Hakkı, Sersazende notacı Hakkı Bey, Santuri Hilmi Beylerden şarkı ve ilâhi meşk etti.

HAFIZ CEMAL EFENDİ
İstanbul’da doğdu ve orada yaşadı. Doğum yılı 1880’dir. Babası Aksaray Valide Camii başmüezzini “Nalıncı hafız”dır. 11 mayıs 1946’da vefat etti.
Ezan okumakla emsalsiz bir müzisyen. Mevlid ve gazeli de iyi okurdu. Aksaray’da Pertevniyal Valide Sultan Camii başmüezzini idi. Genç yaşta öldü. Bilinen en iyi ezan okuyucusudur.
Tabii bir ses güzelliğine sahiptir. Asıl şöhreti tiz perdelerden okuduğu ezanlardır. Arkadaşı musikişinas Ali Rıza Sağman O’na “ Bilal-i Sani” der. Hafız Cemal ezan okumaya başlayınca bütün muhit vecd içinde titrer, evler, yollar, meydan mutlak bir sukut içinde kalırdı. Süleymaniye Camii müezzinleriyle karşılıklı okuduğu sabah ezanları da meşhurdur.
 
Geri