Cözüm ve sonuc

Konu sahibi son olarak 2623 gün önce görüldü
CÖZÜM VE SONUC

Buraya kadar özet bir sekilde Türkiye'nin sahip oldugu stratejik mirasa degindik. Bu miras 21. yüzyilda, Türk Milleti'ni lider ülkeler siralamasinin baslarina yerlestirecek olan son derece köklü ve sanli bir mirastir. Tarihsel ve güncel gerçekler, bizlere Türk'ün dünya liderliginin bir ütopya degil, istenilirse ve azmedilirse ulasilmasi mümkün bir ülkü oldugunu göstermektedir. Eger Türkiye sahip oldugu büyük medeniyet mirasini iyi degerlendirir, yüzünü hep ileriye dönük tutup, geçmisini de her yönüyle sahiplenirse, önünde çok aydinlik bir gelecek bulacaktir. Türkiye, tarihin en köklü medeniyetlerinden birinin varisidir. Bu büyük miras iyi degerlendirildigi ve maddi manevi önemi iyi kavrandigi takdirde uluslararasi arenada ülkemizi 21. yüzyilin lider devletlerinden biri haline getirecektir.

Siyaset tarihi göstermektedir ki, dünyaya hakim olmak isteyen güç herseyden önce bugün "Osmanli hinterlandi" olarak anilan bölgelere hakim olmalidir. Çünkü dünya siyasetinin ana hatlari bu cografyanin etrafinda sekillenmektedir.

Ancak bu cografyada Osmanli Devleti'nin ardindan, aradan geçen bunca zamana ve denenen her türlü rejim ve uygulamaya karsin, huzur ve istikrar hala saglanamamistir. Gerek Balkanlar, gerekse Ortadogu ve Kafkasya birer kanayan yara konumundadir. Bu topraklarda acinin yasanmadigi, gözyasinin akmadigi gün geçmemektedir. Bölge halklari savaslarin ve çatismalarin agir yükü altinda ezilmektedir. Ortadogu'yu bir savas merkezi haline getiren dis güçlerin varisligini yaptiklari medeniyet, dünya barisini insa etmekten aciz oldugunu, dünya halklarinin son 70 yildir yasadiklari tecrübelerle göstermistir.

Dünyanin jandarmaligini üstlenen ve süper devletler olarak anilan bu güçler ellerindeki tüm imkanlara ragmen, Osmanli'nin yüzyillar boyunca basardigini basaramamislardir. Tarihin isleyisi, böylesine hareketli bir bölgenin her an yeni yapilanmalara müsait oldugunu göstermektedir. Osmanli cografyasi da mutlaka birgün hareketlenecek ve kendisi için belirlenmis olan zoraki yörüngeden çikarak, dogal düzenine ulasacaktir. Dünyanin, etnik ve dini mozaik çesitliligi bakimindan en genis yelpazeye ve idaresi en güç bölgelerine nizam veren Müslüman Türk Milleti, bugün de bu tarihi görevi üstlenmeye hazirdir.

Üstelik Balkanlar, Ortadogu, Kafkaslar ve Orta Asya'yi içine alacak sekilde olusturulacak Avrupa Birligi gibi bir birlik, bölgede var olan tüm devletler için son derece önemli bir açilim ve kazanç olacaktir. Bu cografyanin sahip oldugu stratejik önem, bölgede yer alan devletlerin güçlerini ve imkanlarini hem ekonomik hem de sosyo-kültürel alanda birlestirmeleriyle daha da artacaktir.

Avrupa Birligi benzeri bir olusumun bu bölgede gerçeklesmesi dünya siyasetinin tek odakli çerçeveden çikarilmasina da araci olacaktir. Böyle bir birlik bölgedeki her ülke için önemli bir dayanak noktasi olusturacak ve böylece uluslararasi arenada her bir devlet kendi ulusunun menfaatlerini sonuna kadar koruyabilecektir. Bu sayede büyük güçler tarafindan bölge üzerinde oynanan oyunlara, haksizlik ve adaletsizliklere bir son verilecek, tüm halklarin kendi geleceklerini kendilerinin belirledigi bir sistem hakim olabilecektir. Bölgede yasayan tüm halklarin haklarinin korunmasinin saglanacagi böyle bir sistem kuskusuz herkes için büyük bir kazanç olacaktir.

osmanlilar_10.jpg


Ayrica bilindigi üzere bu topraklar bugün dünyanin en zengin yeralti kaynaklarina sahiptir. Sanayilesmenin temel hammaddelerini olusturan kömür, petrol, dogalgaz, demir, bakir gibi madenler açisindan basta Kafkaslar ve Orta Asya olmak üzere tüm Osmanli hinterlandi oldukça zengin rezervlere sahiptir.

Müslüman Türk'ün önderliginde bu zengin rezervler en hayirli sekilde kullanilacaktir. Bunun yani sira böyle bir ortaklik ayni bölge içinde yer alan ülkeleri ayni savunma pakti içinde toplayacak ve bu da savunmaya dair giderlerin ve masraflarin dogal olarak azalmasini saglayacaktir. Bu sekilde elde edilecek ek gelir ise bölge halklarinin kalkinmasinda kullanilabilecektir.

Savunma, ekonomi ve sosyo-kültürel alanda yapilacak her türlü isbirligi bölgenin refah düzeyi ve yasam standartlarinin dogal olarak hizla yükselmesini saglayacaktir. Ve böyle bir olusumun dogal lideri ve önderi Türkiye'dir.

Türkiye jeo-stratejik ve jeo-ekonomik olarak bu bölgede kilit bir noktada yer almaktadir. Üstelik tüm bu halklar Türkiye ile gönül baglarini halen devam ettirmektedirler. Türkiye'ye derin bir gönül bagiyla bagli olan bu insanlar kendilerine uzanacak bir yardim elini beklemekte ve Müslüman Türk Milleti'ni kendileri için bir kurtarici olarak görmektedirler. Türkiye Arnavutlari, Bosnaklari, Çeçenleri, Çerkezleri, Azerileri, Gürcüleri ve hatta Hirvatlari, Sirplari, Romenleri ve Bulgarlari bile yeni bir "Osmanli Milletler Toplulugu" altinda toplayabilir. Nitekim tüm bu toplumlarin çogu, su anda Osmanli döneminde gördükleri huzur ve güveni yeniden yasayacaklari düzenin saglanmasini hedeflemektedirler ve bunun için de Türkiye'ye umutla bakmaktadirlar.

Türkiye gelistirecegi stratejilerle hem tüm Ortadogu, Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya'ya kalici barisi temin edebilecek, hem de böyle bir birliktelikten olusacak ekonomik gücü en adaletli ve hakkaniyetli sekilde idare edebilecek bir tarihi birikime sahiptir. Hiçbir güç tarihe yön vermis, insanliga barisi, adaleti ve huzuru armagan etmis dev bir kültüre ve tecrübeye sahip, köklü ve zengin bir medeniyetin kurucusu olan bir milletin sahip oldugu duyarliligi yok edemez.

Geçmiste oldugu gibi bugün de Müslüman Türk Milleti sabri, imani ve güzel ahlaki ile mazlumun yaninda, zalimin karsisinda yer alacak, farkli kültürlerden ve kökenlerden gelen insanlari adalet ve hosgörü potasinda birlestirecek ve tüm dünyanin özlemini çektigi baris ve güvenlik ortamini olusturacaktir.

21. yüzyil, Allah'in izni ile, tüm Müslüman ve Türk halklari için aydinlik bir çag olacaktir...

 
Geri