Çocuklukta yaşanan sanrılar

🕒 Konu sahibi 1 saat önce aktifti
su çiçeği olduğumuzda çişimizden çiçekler çıkacağını sanıyordum. o kadar büyük bir hayal kırıklığıydı ki benim için, kaşına kaşına bir umut beklemiştim. hala inanasım var da işte geçti bitti artık...
 
kitap okuyayim diye annem "kitap okursan saclarin hizli uzar" derdi hep. cidden bir iki sayfa okuyup aynaya kosardim uzadi mi uzamadi mi diye. kendi kendime 'aa gercekten uzadi' diyip, okumaya devam ediyodum :') o derece ikna olmustum
 
-Allah i çoğu kişinin aksine beyaz kıyafetler giymiş dişi,anac bir varlık zannederdim.
-Odanatlarin göz çıkardığına inanirdim.
-Iğrenç gelecek ama bebeklerin vajinadan değil anüsten çıktığını düşünürdüm. Vajinanın anatomik-histolojik yapısını bilmediğimden, kızların da erkekler gibi çiş çapı kadar bir yapıya sahip olduğunu düşünür, buradan bir çocuğun çıkma ihtimali hiç aklıma gelmezdi.Gerci diğeri de aşırı saçma da çocukluk iste
- Insanların öldükten sonra görünmez şekilde ortalıkta dolaştığını düşünürdüm. Mezarlıklara gitmeyi çok severdim, bu tarz garip hayaller kurar mezarda yatan kişilerle sohbet ederdim.
-Kedilerin gözünün şeytan gözü olduğunu zannederdim. Gerizekali bi teyze öyle anlatip dururdu
 
Ay nyc neler yasadin sen bebegim ya?
 
Annem ölürüm yoksa diye tehdit ederdi, uyurken falan öldü mü acaba diye bakardık
Bir de fare muhabbeti vardı, bir çekmecede..O çekmeceyi açmak çok uzun yıllarımı aldı, annem acayipti yaa, babamda öyle numaralar yoktu..
Kale vardı evimizin yukarı tarafında, oraya asla gitmemizi istemezdi, eğer gidersek her an ayağımız kayar toprak bizi çeker ve yer altında kalırmışız, kimse duymazmış.Topraklı yolda yürüyemezdim ben, içine düşeceğim diye (:
Erkekleri hep kötülerdi , ailemiz dışındakilerin hepsi katil pislik gibi (:
Daha neler var neler, roman gibi .p
 
babamın futbol topuyla çekilmiş bi fotoğrafı vardı üzerinde de beyaz bi forma. ben babamı çok ünlü bi futbolcu sanıyordum. metin tekin' le tanışacağım günün hayaliyle büyüdüm.
biraz daha büyüyünce o beyaz formanın üstünde yılmazlar nalburiye yazdığın gördüm. ilk hayal kırıklığım aynı zamanda
 
Mazhar Fuat Özkan'ı bir kişi sanıp, Ferda Anıl Yarkın'ı bir grup sanıyordum.

R'leri söyleyemediğim için ayıların bal yaptığını sanıyordum ama yiyorlarmış.
 
siyah beyaz tv döneminde takımlar birbirini nasıl karıştırmıyor diyordum.

allahın sopası yok sözüne, nasıl sopası olmaz, istese olur diyordum.
 
Allah sanrısı herkeste varmış, ben de gökyüzünde oturan nasreddin hoca gibi kavuklu ak sakallı birisi olarak hayal ederdim.

Onun dışında aşırı hiperaktiflik serglediğim zamanlar duvar düşüyor tut derlermiş ve duvara ellerimi koyup sabit bir şekilde beklermişim yıkılmasın diye ahaha.

Bir de çok gerçekçi yavru doldurma aslana benzeyen bir oyuncağım vardı, uslu durursam aslana iğne yapılıp canlanacağını sanardım, hep kandırıldım xd
 
İspanya’yı farklı bir evren uzaylı, olaganıstu canlıların yasadıgı bır yer olarak sanıyordum.
 
Henuz Bursaya tasinmamistik, koyde eski yikik dokuk bir ev vardi geceleri orda bir cadinin kaldigini soylerdi yengem, bizde ablamla gunduz bile olsa o evin onunden gecerken el ele tutusup kosarak gecerdik onumuze cikar diye. Cocukluk iste cadilarin varligina inanirdik
 
Geri