-
- Katılım
- Nisan 7, 2020
-
- Mesajlar
- 15,382
-
- Tepkime puanı
- 4,452
-
- Puanları
- 354
Çocuklarda görülen dikkat eksikliğine yönelik açıklama yapan Okul Öncesi Öğretmeni Topal, tedavi edilmediği takdirde şizofreniye kadar ilerlediğini belirtti.
Uzmanlar, dikkat eksikliğinin tedavi edilmediği takdirde şizofreniye kadar gidebileceğini belirtiyor…
Dikkat eksikliğinin kalıtsal yolla aktarılan, beynin nörogelişimsel bozukluğu olduğunu ifade eden Atlantis Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi Okul Öncesi Öğretmeni Zahide Topal, dikkat eksikliği ile başlayan süreç hakkında açıklamalar yaptı.
“Çocukların duygu durumunu, bilinçsel süreç becerilerini, günlük yaşam deneyimlerini, sosyal becerileri etkileyen anormal bir fonksiyondur.” diyen Topal, dikkat eksikliğinin belirtilerini şu ifadeler ile anlattı:
“Günlük yaşam deneyimlerinde belli noktalara uzun süre odaklanamama, verilen yönelgeleri yerine getirememe gibi sorunlarla aileler, ‘Hocam bir de siz bakın’ diyerek geliyorlar. Yönelge takibi ise çocuk yemek yiyecek, kaşığı tutması gerekiyor, ‘Hadi kaşığı tut, çorbanı iç’ dediğimizde yapamaması.”
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite
İHA’nın haberine göre; dikkat eksikliği olan bir çocuğun uzun süre özel eğitimden uzak kalması durumunda sürecin hiperaktivite olarak kendini gösterdiğini ifade eden Zahide Topal, “Dikkat eksikliğine hiperaktivite eklendiğinde, dikkat eksikliğinin belirtileri devam etmekle birlikte yanına hiperaktivitenin özellikleri de ekleniyor. Kalabalık bir ortamda çocuk sıra beklerken oldukça zorlanır. 12 parçalı puzzle etkinliğinden çok çabuk sıkılır, kendine ait eşyaları çok çabuk kaybeder.” ifadelerini kullandı.Dikkat eksikliği ve hiperaktivitenin bir hastalık olduğunu söyleyen Topal, şu sözleri kullandı:
“Çocuklarımızın günlük yaşamlarındaki enerjik, sürekli yerinde duramayan, oyunlara katılan haliyle hiperaktivitenin davranışlarını birbirine karıştırmamalıyız. Biz, aslında normal bir şekilde oyun oynayan, iletişim kuran, günlük yaşam becerilerini yerine getiren çocuklarımıza ‘hiperaktif’ dediğimizde ona bir hastalık ismi koymuş oluyoruz. Bu doğru bir durum değil.”