-Çilek kokulu kadın.

  • Kullanıcı Hüma
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Aşk ve Sevgi
Konu sahibi son olarak 188 gün önce görüldü
tumblr_m2y06l1Iij1qizz5lo1_500.jpg


Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır

Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor.
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini
Ormanların en kuytusunu sende görmekteyim.
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm
Sende tattım yemişlerin cümlesini..
Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin..
Desem ki
İnan bana sevgilim inan
Evimde şenliksin bahçemde bahar
Ve soframda en eski şarap
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
Rüzgarla nehirlerle, kuşlarla beraber.
Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi farkedemezsen
Rüzgarların nehirlerin kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme müsterih ol,
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini
Ve neden sonra,
Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede
Hatırla ki mahşer günüdür
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum...
 
Dedim ya çok değişmişsin.
Beni benden alan sen gitmiş, beni uçuruma iten, aksi bir herif gelmiş yerine.
Yine de lafım yok.
Allah beni kahretsin ki;
Bile bile değil,
Öle öle seviyorum.
 
Hayat o kadar kuralsızdır ki bazen, oyunu kuralına göre oynamak bile kazandırmaz insana.
 
.../Vazgeçmeler vazgeçmekten vazgeçti.
Söyle saçlarında öldüğüm,
Bir geri gidiş kaç günde gelirdi?
 
Acım mı? Geçmedi…
Alıştım sadece.
 
Unuttum ulan!
Ötesi yok!
Unutmaya mahkum edilmiş bir benin, unutma öyküsüdür bu.
Düşleri çalışmış bir hayatın;
Baharsız dalları gibi kurak düştü yürek mevsimlerim.
Dününden haciz edilmiş yarınlar ile,Umutsuz bir yolculuğa kimsesiz uğurlanmanın en acı sahnesinde.
Unutuldum… ve…
Unuttum işte…
 
Sen hayatıma girmeden önce değildim ben böyle.
Ve inanır mısın, kimseyi sevmemiştim böyle ölesiye.
Değer bilmedin.
Varmış gibi görünen ama asında olmayan tek organındı kalbin.
Hani derdim ya sana, sen “aşk”sın diye..
Değilmişsin.
Sen bir hiç’mişsin gözlerimde.
Ve son kez geçmişe bakıyorum, “Neyim var?” diye.
Sen varsın...
Ve hep de geride kalacaksın!
 
Ben, seni sevmemek için neden aradıkça ve “neden”ler buldukça, seni daha çok sevdim!

 
Bugün pazar,
Bugün sen gitmiştin,
Bugün matematikçilere küfür etmiştim,
Bugün problemlerin hepsinde ben eksiktim..
2-1= '0'dı bugün..
İşte bugün sen çıktın hayatımdan.
 
"Öyle uzaklaşıyoruz ki birbirimizden, öyle köreltiyor ki büyük şehirler insan yanımızı; binalar yükseldikçe insanlık alçalıyor sanki."
 
sustum.png


Alışkanlıklarımla dolduruyorum boşluklarımı.
Eski bir kitap
virgul.gif
eski bir arkadaş
virgul.gif
eski bir
şarkı...
Yaşamaktan ve yazmaktan sahnelerini ezberlediğim oyun
virgul.gif
seninle yenileniyor.
Rüyalarım olmazdı oysa.
Yalnızlık derin bir uyku koynundayken canımı acıtmazdı.
Şimdi
virgul.gif
uyanmak için seninle boğuştuğum
virgul.gif
uyanmak için sana yalvardığım rüyalarla geçiyor uykularım.
Uyandır beni küçük adam!
Uyandır ve çık sokaklara.
Odalara kapattığın bedeninin ruhu bende!
Kırılmış ve rüzgârına küsmüş bir dal sitemkârlığında bana bakan yüzün
virgul.gif
uykulardan kaçtığım günlerin telaşında bile bırakmıyor aklımı.
Sokaklara çık!
Bir serserilik yap
virgul.gif
bir delilik
virgul.gif
bir iyilik...
Alışkanlıklarım doldurmuyor boşluklarımı.
Her eski
virgul.gif
yeniye duyduğu öfkeyi benden alıyor.
Hatırıma yer etmişlerim unutulmanın hıncıyla
virgul.gif
kendini unutturmamacasına saldırıyor.
Neye sarılsam bana vefayı anlatıyor
virgul.gif
vefasızlığımı vuruyor yüzüme.
İstanbul bile karşımda.
İstanbul bile eskiye alınmanın alınganlığıyla
virgul.gif
sırtını dönüyor bana.
Yazmaya bulduğum çareler kelimelerimi kemiriyor.
Kalır ayak kanayan bir iç bulanmasında her şeyi kusup üstüme düşleri de berbat ediyorum.
Unutuyorum her seferinde.
Neresinde kalmıştık ayrılığın?
Hareketsizliğe alışamamış ayaklarım
virgul.gif
eski şehirleri getiren adımları kapımdan kovamıyor.
Sana seslendiğimi sandığım her yazı da yaz ellerimi üşütüyor.
“Çık sokaklara” bende bir feryat artık.
Ve kapanıklılığın duvarları aşıyor da suretini yaşatırcasına beni buluyor.
Asıl düşmanlarını hatırladım bu öykünün ama çok geç
virgul.gif
yeni bir kötüye can vermeye...


 
Kalbim o kadar isyankar, o kadar nefret dolu ki bu aralar,
Ne zaman birini sevmeye kalksam, kalktığım gibi oturuyorum nefes nefese.
Ve ne zaman uyumaya çalışsam, dışarıdaki çocukların kahkaları gibi uyandırıyor, o sessizce söyleyip gittiğin elveda.
Uykularımı da alıp götürdün ya, ölsem unutmam seni.
 
İşin kolayına kaçmadım
Uğruna ölmedim yani
Uğruna ölünecek sandığım biri için yaşadım hep
Sen bunu da bilmedin
Ben bir bakışına bin anlam yükledim
Sen aşka kestirmeden gittin
...

GİT!
 
Sanırım unutuyorum seni sevgilim.
Yıkılası bir gurur yüzünden geçtim senden...
benden... bizden... herkesten...

 
Bir tek gece vardır insanın hayatında..
Ömür boyu sürer nöbeti..
Bu da öyleydi..
İyi ol.. Sağ ol.. Uzak ol..
Ama bir daha görme beni..
 
Ey ayak izleri kalbimde kalanım…
Şimdi herkes biraz daha sen…
Her saat biraz daha geç ve aylar fazla geliyor yıllara.
 
.../ne unutacak kadar nefret ettin
ne hatırlayacak kadar sevdin
yıkık bir duvar kadar bile pişman değilsin
biliyorum
beni hep bulmamak için aradın
yanılgımdın
yandığımdın
yangındın...
 
Senin için, dağları da oynatırdım yerinden!
Toprak incinmesin, yerin yüzü değişmesin istedim.
Kendi rızânla gel yeniden...
 
Ya yüreğimi terk et!
Ya da sensizlik de dâhil her şeyi al götür!
Bana aklımı helal et!
 
Öfkem yok.
Sitemim yok.
İsyanım, belam, bedduam yok sana.
‘‘Herkesin korktuğunu yaşa!’’
 
Geri