Kayboldu gökyüzünde uçurtmalarım
Kararan gecelerde buzlandı saçlarım
Okyanusum bulandı sevginin kiriyle
İçerim insan yangını, alevler günah dumanı anne!
Her gün acı acı yanıyorum
Dirhem dirhem azalıyorum
Ayaklarım kan revan hayat yolunda
Yalan sevdalarda sürünüyorum anne!
Karanlık sokaklar..
Karanlık insanlar..
İnsanlık sanki şeytani bir sınavda
Ben susarım yüreğim infilak eder anne!
Gecem kulaklarımda ki çığlıklara susar
Gözlerim beni düşten renklere boyar
Aklımın peşinden umarsız ayaklarım koşar
Bir seni arar karanlık pencerelerde gözlerim anne!
Titreyen gövdem çatlıyor, okşadığın alnımdan
Halim per-ü perişan senin yokluğunda
Dünyam zifir-i karanlık umutlarım karın tokluğunda
Bana bir mum gibi ancak sen yanarsın anne!
Ağaçlardan kopan yapraklar gibi savruluyorum
Yalnızlıklarımda kaybolan uçurtmamı arıyorum
Hançerli sırtıma acı tuzlar sarıyorum
Ben geceler güneşin de yanıyorum anne!
Bir bilinmezde ölüme randevu vererek
Çıldıran kalbimin damarlarını yırtıyorum anne!
Çocukluğumun temiz kalpli, kirli yüzüne dalıyorum
Bütün sevgileri sahipsiz mezarlara soruyorum
Sevda rüzgarlarına kanlı güller dikerek
Yarılan toprağa nefret suları döküyorum anne!
Düşlerime ve kalbime intihar süsü vererek
Hastalıklı sevgilerin güllerini, fidanlarını eziyorum anne!
Bütün günahlarıma tövbe mektupları gönderip
Artık güneşsiz sabahları bekliyorum anne..
Oğlunun ateşten ellerini mahşerde sen tut,
Tut ki, yanan gövdemi cennetin ırmaklarına götür anne..
Küllerimi de cenneti baharlarına savur anne!
Savur ki cennetin toprağına karışayım anne..!
Osman Baltacı
Kararan gecelerde buzlandı saçlarım
Okyanusum bulandı sevginin kiriyle
İçerim insan yangını, alevler günah dumanı anne!
Her gün acı acı yanıyorum
Dirhem dirhem azalıyorum
Ayaklarım kan revan hayat yolunda
Yalan sevdalarda sürünüyorum anne!
Karanlık sokaklar..
Karanlık insanlar..
İnsanlık sanki şeytani bir sınavda
Ben susarım yüreğim infilak eder anne!
Gecem kulaklarımda ki çığlıklara susar
Gözlerim beni düşten renklere boyar
Aklımın peşinden umarsız ayaklarım koşar
Bir seni arar karanlık pencerelerde gözlerim anne!
Titreyen gövdem çatlıyor, okşadığın alnımdan
Halim per-ü perişan senin yokluğunda
Dünyam zifir-i karanlık umutlarım karın tokluğunda
Bana bir mum gibi ancak sen yanarsın anne!
Ağaçlardan kopan yapraklar gibi savruluyorum
Yalnızlıklarımda kaybolan uçurtmamı arıyorum
Hançerli sırtıma acı tuzlar sarıyorum
Ben geceler güneşin de yanıyorum anne!
Bir bilinmezde ölüme randevu vererek
Çıldıran kalbimin damarlarını yırtıyorum anne!
Çocukluğumun temiz kalpli, kirli yüzüne dalıyorum
Bütün sevgileri sahipsiz mezarlara soruyorum
Sevda rüzgarlarına kanlı güller dikerek
Yarılan toprağa nefret suları döküyorum anne!
Düşlerime ve kalbime intihar süsü vererek
Hastalıklı sevgilerin güllerini, fidanlarını eziyorum anne!
Bütün günahlarıma tövbe mektupları gönderip
Artık güneşsiz sabahları bekliyorum anne..
Oğlunun ateşten ellerini mahşerde sen tut,
Tut ki, yanan gövdemi cennetin ırmaklarına götür anne..
Küllerimi de cenneti baharlarına savur anne!
Savur ki cennetin toprağına karışayım anne..!
Osman Baltacı