Bu soruyu hiç sordunuz mu?

Konu sahibi son olarak 2750 gün önce görüldü
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Bu soruyu hiç sordunuz mu?



Yaşamımızın belirli evrelerinde bizi yıkan, hayatımızı mutlu bir şekilde idame ettirmemize darbe vuran travmatik olaylar yaşarız. Büyük ümitlerle başlayan evliliğimiz yıkılmıştır, çok sevdiğimiz birini kaybetmişizdir ya da çok iyi giden işimiz aniden iflas etmiş ve bizi borçlar içinde bırakmıştır. Hatta bazen hepsi birden olmuştur. Bu anlarda sanki hayat şaka gibidir. Avaz avaz bağırıp gözyaşları içinde başımızı gökyüzüne kaldırıp “Neden ben?” diye sorduğumuz üzüntü dolu anlar yaşarız. Çıkış kapıları kapanmış gibidir, bir daha asla eskisi gibi olamayacağımızı hissediyor ve ne yapmamız gerektiğini bir türlü bulamıyoruzdur. Böyle zamanlarda bundan daha kötüsü olamaz diye düşünmeye başlarız ya da çevremizde yürüyen, konuşan, alışveriş eden insanları seyredip kendimizi uzayda gibi hisseder ve bu insanların hepsinin bizden daha mutlu, daha şanslı olduğunu düşünürüz. Acı, gözümüzü kör etmiştir tıpkı aşkın ettiği gibi… Böyle zamanlarda insanoğlu kendini iyileştirmek için ya alkol, uyuşturucu, bilgisayar oyunu bağımlılığı, çeşitli seks deneyimleri, ilaçlar, aşırı yeme, aşırı çalışma, çeşitli sosyal ortamlar vs... gibi bağımlılıklar geliştirir ya da ruhsal gelişim için yeniçağ öğretileri, psikoterapi veya dini metotlar kullanarak yaşadığı deneyimi kazanç haznesine yazmak ister. Kolay olan her zaman birinci yoldur. Herhangi bir uğraşının sorunları geçici olarak unutturduğu aşikârdır. Zamanla hafifleyen acı eşiği, unutma süreci ile birleşince acı elbette ki bir zaman sonra acıtmayacaktır ama burada çok önemli bir ayrıntıyı atlamışızdır; yaşadığımız acı bize derin bir çentik atmıştır ve bundan sonra artık daha korkak davranacağımız kesindir. Bu korkaklık yüzünden pek çok fırsatı kaçıracağımız ise daha da kesindir. İkinci yolu kullandığımız zaman ise yaşadığımız acının evreleri ile cesaretle yüzleşmeye başlayıp bu acıyı kendi lehimize kullanmaya başlayabiliriz. Nedendir bilinmez ama insan ruhu acılar ile yüzleşmeden gelişemiyor, öğrenemiyor. Bu yüzdendir ki, acı bizler için bir öğrenme süreci haline geliyor. Bununla baş etme şeklimiz ise bizim olgunluğumuzu, iyiliğimizi belirliyor. Dolayısıyla zor olsa da makul oranlarda ruhsal gelişim süreçleri yaşamak ve yaşam süremizi bize faydalı bir hale getirmemiz bizler için çok önemli. Kendinizi ümitsiz hissettiğiniz her anda sizin gibi deneyimler yaşamış insanlarla ile beraber olun, sizi rahatlatan ve tevekkül sağlayan dualar okuyun, bir terapiste gidip içinizi dökün, gidemiyorsanız, size güzel tavsiyeler verebilecek birinin kucağında ağlayın ama acınızdan asla kaçmayın. Onunla ne kadar cesurca yüzleşirseniz, size vereceği zarar da o kadar az olacaktır. Yaşamı negatiften pozitife dönüştürebilmek sadece ve sadece kendi ellerimizdedir.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri