Bosna Hersek tarihi Hakkında Bilgi

Konu sahibi son olarak 2621 gün önce görüldü
Bosna Hersek tarihi

Bosna'da tarih sahnesindeki yerini Roma Imparatorluğu içerisinde almıştır.Roma Imparatorluğunun çöküşünden sonra Bosna'nın yönetimi 1200 'lu yıllarda bağımsızlığını elde edene kadar çeşitli defalar el değiştirmiştir. Bağımsızlığını 260 yılı aşkın bir süre koruyan Bosna Krallığı bu süre boyunca Macarlar ve Sırplara karşı topraklarını savunmak zorunda kalmıştır.

Bosna-Hersek 1463 yılında Osmanlı idaresi altına geçen Boşnaklar aynı zamanda Müslümanlığı da benimsemiştir. Müslümanlığı benimsemeyen Boşnakların dini vecibelerini yerine getirmesine izin veren Osmanlı idaresi Bosna topraklarında inşa ettiği yapılar ve camilerle aynı zamanda Boşnakların gelenek ve kültürüne de etki etmiştir. 1878 yılına kadar devam edecek olan Osmanlı idaresi altındaki dönemde pek çok Boşnak Osmanlı idaresinde, devlet yönetiminde önemli görevlere getirilmiştir.

Zayıflayan Osmanlı Imparatorluğunu parçalamaya karar veren müttefiklerin finansal sıkıntılar içerisindeki Istanbul'a baskısı sonucu Bosna'daki Osmanlı idaresi savaşılmadan, masa başında son bularak Avusturya - Macaristan Imparatorluğunun kontrolüne geçmiştir.

Bosna-Hersek 1918 yılına kadar sürecek olan Avusturya - Macaristan Imparatorluğu idaresi altındaki dönemde ülke yeniden yapılandırılarak çökmekte olan Osmanlı Imparatorluğu idaresi altındaki dönemin sonlarında yaşadığı sıkıntılardan uzaklaşarak refaha kavuşacaktır.

Bu gelişmelerin büyük Sırbistan kurulmasını amaçlayan Rusya'nın finansal desteği ile gerçekleştiği kuşkusuzdur. Bosna'daki Müslüman nufüsun Osmanlı idaresi altındaki diğer topraklara göçü ve onların terk ettiği yerlere Sırpların yerleşmesiyle Bosna'daki etnik yapının değişmesi bu dönemde yaşanmıştır.

Bosna-Hersek'de 1918 - 1941 yılları arasındaki dönem Yugoslavya'nın iç karışıklıkları ve savaşla geçmiştir. 1941 - 1945 yılları arasındaki Ikinci Dünya Savaşı sırasında Naziler Yugoslavya'yı işgal ederek Slovenya'yı Almanya'ya, Hırvatistan'ı İtalya'ya ve Makedonya'yı Bulgaristan'a bağlayarak özellikle Yahudi ve çingenelere karşı bir etnik temizlik hareketine girişerek toplama kamplarında binlerce insanı öldürdüler.

Bosna-Hersek için 1945 - 1990 yılları arasındaki soğuk savaş döneminin 35 yılı Tito'nın diktatörlüğü altında geçti. Bu dönemde Bosna - Hersek'in sınırları 1918 öncesine döndü ve Boşnak'lar kültürel kimliklerine yeniden kavuştular. Batı'nın desteği ile Yugoslavya'da savaşın izleri çabuk silindi. Batılı ülkeler Yugoslavya'yı sadece ekonomik değil aynı zamanda askeri ve siyasi alanda da destekledi.

1970'li yıllarda Sovyet müdahelesi riski ile karşılaşıldığında Amerika Birleşik Devletleri Yugoslavya'yı savunmak için nükleer güce başvurabileceğini açıkladı. Soğuk savaşın son bulması ve sona eren komünist rejimle birlikte parçalanan Sovyetler birliğinden Yugoslavya'da etkilendi.

1986 - 1992 yılları arasında yaşanan kanlı iç savaşların sonrasında Yugoslavya parçalandı. Aşırı milliyetçi Slobodan Miloshevich ve onun desteklediği militanlarca büyük Sırbistan'ı kurma hayalleri ile sistematik bir soykırım gerçekleştirildi.

Bu dönemde 10 binin üzerinde Boşnak yaşamını kaybetti. Sırpların başta Saraybosna olmak üzere kuşatma altında tuttuğu şehirleri bombalamasına, sniper ateşi ile masum sivilleri öldürmesine, başta aydınlar olmak üzere seçilmiş kişilerin toplama kamplarında öldürülmesi ile gerçekleştirilen etnik temizlik hareketine batılı ülkeler uzun süre gereken tepkiyi göstermeyerek soykırıma seyirci kaldı.

Bosna-Hersek Şubat 1992'de bağımsızlığını ilan etti.Nisan 1992 'de ABD ve diğer batılı ülkelerce tanındı ve 22 Mayıs 1992 Birleşmiş Milletler'e yaptığı üyelik başvurusu kabul edildi.Bosna'daki savaş 1992 yılının ilkbaharında başladı.

Bosna'nın kuzeyini hedef alan saldırıların amacı bu bölgelerden Boşnak ve Hırvatları uzaklaştırarak Sırp devletini kurmaktı.Sırpların bu saldırıları bölgedeki diğer etnik gruplar için tam bir felakete dönüştü.

Kuşatma altındaki şehirler ve mülteci kamplarında pek çoğu öldürüldü ve işkenceye uğradı.Savaşın ilk aylarında doğudaki pek çok Boşnak şehri sırpların saldırıları sonucu kolayca düştü. Ancak şehri çeviren tepelerinde yardımıyla Srebrenizka saldırılara karşı kendisini başarıyla savundu.

1993 'te Birleşmiş Milletler 6 yerleşim birimini "güvenli bölge" ilan etti, Srebrenizka 'da bunlardan birisiydi.

Amaç sınırları korunabilir hale getirerek barış için görüşülebilir bir zemin yaratmaktı. Yardımların güvenli bölgelere ulaştırılması gündeme gelince bu uygulama işgalci ve saldırgan güçlerle Birleşmiş Milletler askerlerinin işbirliği yapmasını gerektirerek amacı ile tam bir tezat oluşturur hale geldi.Mayıs 1995 'te Sırplar Saraybosna'daki kuşatmayı şiddetlendirdi ve Nato Sırplara karşı hava saldırısı düzenlendi. Buna missilleme olarak Sırplar 6 güvenli bölgeyi bombalayarak 300 Birleşmiş Milletler askerini rehin aldı.

Temmuz 1995 'te Sırp güçleri Srebrenizka 'daki Hollandalı Birleşmiş Milletler güçlerini etkisiz hale getirerek şehri hedef aldı. Yaklaşık 25,000 Boşnak Sırp tehdidi üzerine şehri terk ederek bir başka güvenli bölge olan Potocari'ye ulaştı.

5000 mültecinin kampa girmesinin ardından Hollandalı barış gücü askerleri kampın dolduğunu bildirerek kampın girişini kapattı. Bu olay, kampın yakınlarındaki yaklaşık 20,000 Boşnağın Sırpların ölüm tehdidine karşı savunmasız kalmasına yolaçtı.

Sırplar bölgedeki Boşnakları tahliye etmeye başladığında Hollandalı birlikler müdahalede bulunmadı, hatta işlemlerin düzgün bir şekilde gerçekleştirilmesi için organizasyonda yardımcı bile oldu. Kadın ve çocuklar ayrıldıktan sonra askerlik çağına gelmiş olan erkekler otobüslere bindirildikten sonra kampın yakınında kurşuna dizilerek öldürüldü.

İkinci Dünya Savaşından sonraki bu en büyük soykırımda 10 - 15 bin Boşnak'ın katledildiği iddia edilmektedir. Kızılhaç yetkilileri bu olaylar sırasında 7500 kişinin kaybolduğunu bildirmiştir.Srebrenizka katliamının ardından o güne kadar olaylara kayıtsız kalan batı kamuoyunda Sırplara karşı baskılar arttı.

Nihayet uluslararası baskılar sonucu Bosna-Hersek devlet başkanı İzzetbegoviç,Hırvatistan devlet başkanı Tudjman ve Sırbistan devlet başkanı Miloseviç anlaşma masasına oturdular.21 Kasım 1995'de Dayton Antlaşması kabul edildi. 14 Aralık 1995'de bu antlaşmanın son halinin imzalanmasıyla birlikte Bosna Savaşı son bulmuş oldu.

 
Bosna Hersek ve Bosna Hersek Tarihi

Bosna Hersek

Akdeniz kıyısındaki diğer şehirler gibi Bosna'da tarih sahnesindeki yerini Roma Imparatorluğu içerisinde almıştır.

Roma Imparatorluğunun çöküşünden sonra Bosna'nın yönetimi 1200 'lu yıllarda bağımsızlığını elde edene kadar çeşitli kereler el değiştirmiştir.

Bağımsızlığını 260 yılı aşkın bir süre koruyan Bosna Krallığı bu süre boyunca Macarlar ve Sırplara karşı topraklarını savunmak zorunda kalmıştır.

1463 yılında Osmanlı idaresi altına geçen Boşnaklar aynı zamanda Müslümanlığı da benimsemiştir.

Müslümanlığı benimsemeyen Boşnakların dini vecibelerini yerine getirmesine izin veren Osmanlı idaresi Bosna topraklarında inşa ettiği yapılar ve camilerle aynı zamanda Boşnakların gelenekleri ile kültürüne de etki etmiştir.

1878 yılına kadar devam edecek olan Osmanlı idaresi altındaki dönemde pek çok Boşnak Osmanlı idaresinde, devlet yönetiminde önemli görevlere getirilmiştir.

Zayıflayan Osmanlı Imparatorluğunu parçalamaya karar veren müttefiklerin finansal sıkıntılar içerisindeki Istanbul'a baskısı sonucu Bosna'daki Osmanlı idaresi savaşılmadan, masa başında son bularak Avusturya - Macaristan Imparatorluğunun kontrolüne geçmiştir.

1918 yılına kadar sürecek olan Avusturya - Macaristan Imparatorluğu idaresi altındaki dönemde ülke yeniden yapılandırılarak çökmekte olan Osmanlı Imparatorluğu idaresi altındaki dönemin sonlarında yaşadığı sıkıntılardan uzaklaşarak refaha kavuşacaktır.

Bu gelişmelerin büyük Sırbistan kurulmasını amaçlayan Rusya'nın finansal desteği ile gerçekleştiği kuşkusuzdur.

Bosna'daki Müslüman nufüsun Osmanlı idaresi altındaki diğer topraklara göçü ve onların terk ettiği yerlere Sırpların yerleşmesiyle Bosna'daki etnik yapının değişmesi bu dönemde yaşanmıştır.

1918 - 1941 yılları arasındaki dönem Yugoslavya'nın iç karışıklıkları ve savaşla geçmiştir.

1941 - 1945 yılları arasındaki Ikinci Dünya Savaşı sırasında Naziler Yugoslavya'yı işgal ederek Slovenya'yı Almanya'ya, Hırvatistan'ı Italya'ya ve Makedonya'yı Bulgaristan'a bağlayarak özellikle Yahudi ve çingenelere karşı bir etnik temizlik hareketine girişerek toplama kamplarında binlerce insanı öldürdüler.

1945 - 1990 yılları arasındaki soğuk savaş döneminin 35 yıllı Tito'nın diktatörlüğü altında geçti.

Bu dönemde Bosna - Hersek'in sınırları 1918 öncesi döndü ve Boşnak'lar kültürel kimliklerine yeniden kavuştular.

Batı'nın desteği ile Yugoslavya'da savaşın izleri çabuk silindi. Batılı ülkeler Yugoslavya'yı sadece ekonomik değil aynı zamanda askeri ve siyasi alanda da destekledi.

1970'li yıllarda Sovyet müdahelesi riski ile karşılaşıldığında Amerika Birleşik Devletleri Yugoslavya'yı savunmak için nükleer güce başvurabileceğini açıkladı.

Soğuk savaşın son bulması ve sona eren komünist rejimle birlikte parçalanan Sovyetler birliğinden Yugoslavya'da etkilendi.

1986 - 1992 yılları arasında yaşanan kanlı iç savaşların sonrasında Yugoslavya parçalandı. Aşırı milliyetçi Slobodan Miloshevich ve onun desteklediği militanlarca büyük Sırbistan'ı kurma hayalleri ile sistematik bir soykırım gerçekleştirildi. Bu dönemde 10 binin üzerinde Boşnak yaşamını kaybetti.

Sırpların başta Saraybosna olmak üzere kuşatma altında tuttuğu şehirleri bombalamasına, sniper ateşi ile masum sivilleri öldürmesine, başta aydınlar olmak üzere seçilmiş kişilerin toplama kamplarında öldürülmesi ile gerçekleştirilen etnik temizlik hareketine batılı ülkeler uzun süre gereken tepkiyi göstermeyerek soykırıma seyirci kaldı.

Şubat 1992'de bağımsızlığını ilan eden Bosna - Hersek 7 Nisan 1992 'de ABD ve diğer batılı ülkelerce tanındı ve 22 Mayıs 1992 Birleşmiş Milletler'e yaptığı üyelik başvurusu kabul edildi.

Bosna'daki savaş 1992 yılının ilkbaharında başladı.

Bosna'nın kuzeyini hedef alan saldırıların amacı bu bölgelerden Boşnak ve Hırvatları uzatlaştırarak Sırp devletini kurmaktı. Sırpların bu saldırıları bölgedeki diğer etnik gruplar için tam bir felakete dönüştü.

Kuşatma altındaki şehirler ve mülteci kamplarında pek çoğu öldürüldü ve işkenceye uğradı.

Savaşın ilk aylarında doğudaki pek çok Boşnak şehri sırpların saldırıları sonucu kolayca düştü. Ancak şehri çeviren tepelerinde yardımıyla Srebrenizka saldırılara karşı kendisini başarıyla savundu.

1993 'te Birleşmiş Milletler 6 yerleşim birimini "güvenli bölge" ilan etti, Srebrenizka 'da bunlardan birisiydi. Amaç sınırları korunabilir hale getirerek barış için görüşülebilir bir zemin yaratmaktı.

Yardımların güvenli bölgelere ulaştırılması gündeme gelince bu uygulama işgalci/saldırgan güçlerle Birleşmiş Milletler askerlerinin işbirliği yapmasını gerektirerek amacı ile tam bir tezat oluşturur hale geldi.

Mayıs 1995 'te Sırplar Saraybosna'daki kuşatmayı şiddetlendirdi ve Nato Sırplara karşı hava saldırısı düzenlendi. Buna missilleme olarak Sırplar 6 güvenli bölgeyi bombalayarak 300 Birleşmiş Milletler askerini rehin aldı.

Temmuz 1995 'te general Mladic komutasındaki Sırp güçleri Srebrenizka 'daki Hollandalı Birleşmiş Milletler güçlerini etkisiz hale getirerek şehri hedef aldı. Yaklaşık 25,000 Boşnak Sırp tehdidi üzerine şehri terk ederek bir başka güvenli bölge olan Potocari'ye ulaştı.

5000 mültecinin kampa girmesinin ardından Hollandalı barış gücü askerleri kampın dolduğunu bildirerek kampın girişini kapattı. Bu olay, kampın yakınlarındaki yaklaşık 20,000 Boşnağın Sırpların ölüm tehdidine karşı savunmasız kalmasına yolaçtı.

Sırplar bölgedeki Boşnakları tahliye etmeye başladığında Hollandalı birlikler müdahale bulunmadı, hatta işlemlerin düzgün bir şekilde gerçekleştirilmesi için organizasyonda yardımcı bile oldu.

Kadın ve çocuklar ayrıldıktan sonra askerlik çağına gelmiş olan erkekler otobüslere bindirildikten sonra kampın yakınında kurşuna dizilerek öldürüldü.

Ikinci Dünya Savaşından sonraki bu en büyük soykırımda 10 - 15 bin Boşnak'ın katledildiği iddia edilmektedir.

Kızılhaç yetkilileri bu olaylar sırasında 7500 kişinin kaybolduğunu bildirmiştir.

Srebrenizka katliamının ardından o güne kata olaylara kayıtsız kalan batı kamuoyunda Sırplara karşı baskılar arttı ve 1995 yılı sonlarında savaş son buldu.
 
800px-Flag_of_Bosnia_and_Herzegovina.svg.png


GENEL

Resmi Adı :Bosna-Hersek (Bosna i Hercegovina) (BİH)

Başkenti : Saraybosna.

Resmi Dili : Boşnakça/Sırpça/ Hırvatça

Para Birimi : Konvertibl Mark (KM)

Zaman Ayarı : CET (Merkezi Avrupa Saat Dilimi, Türkiye-1)

COĞRAFYA

Coğrafi Yeri : Güneydoğu Avrupa’da yer alan ülkeyi, kuzeyden ve doğudan Sırbistan, batıdan Hırvatistan, güneydoğudan Karadağ çevirmekte, Adriyatik Denizi ’ne ise yalnızca 21 km’lik (Limanı olmayan) bir kıyısı bulunmaktadır.

Coğrafi Koordinatları : 16-20 doğu, 42-46 kuzey.

Yüzölçümü : 51. 209 km2

(Dayton Barış Anlaşması sonrasında entitelerin yüzölçümleri)

Bosna Hersek Federasyonu = 26.345 km2 (%51.46)
Sırp Cumhuriyeti (RS) = 24.840 km2 (% 48.52)
Brcko Bölgesi = 12 km2 (% 0,02 )
Karasuları : 12 mil.

Denizleri : Ülkenin Adriyatik Denizi'ne çıkışı vardır.

Kara Sınırları : Toplam 1.459 km,(Hırvatistan'la 932 km, Sırbistan ve Karadağ ile 606 km. )

Deniz Sınırları : 21 km.

Önemli Kentleri : Saraybosna ,Tuzla, Zenitza, Mostar, Biyelina, Doboy, Priyedor, Bihaç. Banya Luka

İklim : Bosna-Hersek’te karasal iklim hakimdir. Hava sıcaklıkları, en sıcak aylar olan Temmuz-Ağustos’ta 30 dereceye kadar çıkarken, en soğuk günler ise, Aralık-Ocak aylarında yaşanmakta ve ısı -20 dereceye kadar düşmektedir.

Genelde 4 mevsim bol yağış alan ülkede en yağışlı ay Haziran, (110-115 mm) en kurak ay ise Aralık’tır. (40-70 mm) Ülkenin güneybatı kesiminde ve Neretva vadisinde Akdeniz iklimi görülür.

Bu bölgelerde meyve-sebze bahçeleri, üzüm bağları bulunmaktadır, Hayvancılık ise, ülkenin tümünde yapılmaktadır.

Başlıca Nehirleri : Una, Sana, Drina, Sava

Doğal Kaynaklar : Kömür, demir, boksit, manganez, ormanlar, bakır,krom, çinko, kurşun, tuz, barit, asbest, kaolin, alçı

Ekilebilir Toprak Oranı : % 14

Otlak-Meraların Oranı : % 20

Ormanlar ve Ağaçlık Alanın Oranı : % 39

Diğer Topraklar : % 27

Sulanabilen Arazi : 20 km2

Doğal Afetler : Sık olan depremler.

TARİHİ

Akdeniz kıyısındaki diğer şehirler gibi Bosna'da tarih sahnesindeki yerini Roma Imparatorluğu içerisinde almıştır. Roma Imparatorluğunun çöküşünden sonra Bosna'nın yönetimi 1200 'lu yıllarda bağımsızlığını elde edene kadar çeşitli kereler el değiştirmiştir.

Bağımsızlığını 260 yılı aşkın bir süre koruyan Bosna Krallığı bu süre boyunca Macarlar ve Sırplara karşı topraklarını savunmak zorunda kalmıştır.

1463 yılında Osmanlı idaresi altına geçen Boşnaklar aynı zamanda Müslümanlığı da benimsemiştir.

Müslümanlığı benimsemeyen Boşnakların dini vecibelerini yerine getirmesine izin veren Osmanlı idaresi Bosna topraklarında inşa ettiği yapılar ve camilerle aynı zamanda Boşnakların gelenekleri ile kültürüne de etki etmiştir.

1878 yılına kadar devam edecek olan Osmanlı idaresi altındaki dönemde pek çok Boşnak Osmanlı idaresinde, devlet yönetiminde önemli görevlere getirilmiştir.

Zayıflayan Osmanlı Imparatorluğunu parçalamaya karar veren müttefiklerin finansal sıkıntılar içerisindeki Istanbul'a baskısı sonucu Bosna'daki Osmanlı idaresi savaşılmadan, masa başında son bularak Avusturya - Macaristan Imparatorluğunun kontrolüne geçmiştir.

1918 yılına kadar sürecek olan Avusturya - Macaristan Imparatorluğu idaresi altındaki dönemde ülke yeniden yapılandırılarak çökmekte olan Osmanlı Imparatorluğu idaresi altındaki dönemin sonlarında yaşadığı sıkıntılardan uzaklaşarak refaha kavuşacaktır.

Bu gelişmelerin büyük Sırbistan kurulmasını amaçlayan Rusya'nın finansal desteği ile gerçekleştiği kuşkusuzdur.

Bosna'daki Müslüman nufüsun Osmanlı idaresi altındaki diğer topraklara göçü ve onların terk ettiği yerlere Sırpların yerleşmesiyle Bosna'daki etnik yapının değişmesi bu dönemde yaşanmıştır.

1918 - 1941 yılları arasındaki dönem Yugoslavya'nın iç karışıklıkları ve savaşla geçmiştir.

1941 - 1945 yılları arasındaki Ikinci Dünya Savaşı sırasında Naziler Yugoslavya'yı işgal ederek Slovenya'yı Almanya'ya, Hırvatistan'ı Italya'ya ve Makedonya'yı Bulgaristan'a bağlayarak özellikle Yahudi ve çingenelere karşı bir etnik temizlik hareketine girişerek toplama kamplarında binlerce insanı öldürdüler.

1945 - 1990 yılları arasındaki soğuk savaş döneminin 35 yıllı Tito'nın diktatörlüğü altında geçti. Bu dönemde Bosna - Hersek'in sınırları 1918 öncesi döndü ve Boşnak'lar kültürel kimliklerine yeniden kavuştular.

Batı'nın desteği ile Yugoslavya'da savaşın izleri çabuk silindi. Batılı ülkeler Yugoslavya'yı sadece ekonomik değil aynı zamanda askeri ve siyasi alanda da destekledi.

1970'li yıllarda Sovyet müdahelesi riski ile karşılaşıldığında Amerika Birleşik Devletleri Yugoslavya'yı savunmak için nükleer güce başvurabileceğini açıkladı.

Soğuk savaşın son bulması ve sona eren komünist rejimle birlikte parçalanan Sovyetler birliğinden Yugoslavya'da etkilendi.

1986 - 1992 yılları arasında yaşanan kanlı iç savaşların sonrasında Yugoslavya parçalandı. Aşırı milliyetçi Slobodan Miloshevich ve onun desteklediği militanlarca büyük Sırbistan'ı kurma hayalleri ile sistematik bir soykırım gerçekleştirildi. Bu dönemde 10 binin üzerinde Boşnak yaşamını kaybetti.

Sırpların başta Saraybosna olmak üzere kuşatma altında tuttuğu şehirleri bombalamasına, sniper ateşi ile masum sivilleri öldürmesine, başta aydınlar olmak üzere seçilmiş kişilerin toplama kamplarında öldürülmesi ile gerçekleştirilen etnik temizlik hareketine batılı ülkeler uzun süre gereken tepkiyi göstermeyerek soykırıma seyirci kaldı.

Şubat 1992'de bağımsızlığını ilan eden Bosna - Hersek 7 Nisan 1992 'de ABD ve diğer batılı ülkelerce tanındı ve 22 Mayıs 1992 Birleşmiş Milletler'e yaptığı üyelik başvurusu kabul edildi.

Bosna'daki savaş 1992 yılının ilkbaharında başladı.

Bosna'nın kuzeyini hedef alan saldırıların amacı bu bölgelerden Boşnak ve Hırvatları uzatlaştırarak Sırp devletini kurmaktı.

Sırpların bu saldırıları bölgedeki diğer etnik gruplar için tam bir felakete dönüştü. Kuşatma altındaki şehirler ve mülteci kamplarında pek çoğu öldürüldü ve işkenceye uğradı.

Savaşın ilk aylarında doğudaki pek çok Boşnak şehri sırpların saldırıları sonucu kolayca düştü. Ancak şehri çeviren tepelerinde yardımıyla Srebrenizka saldırılara karşı kendisini başarıyla savundu.

1993 'te Birleşmiş Milletler 6 yerleşim birimini "güvenli bölge" ilan etti, Srebrenizka 'da bunlardan birisiydi. Amaç sınırları korunabilir hale getirerek barış için görüşülebilir bir zemin yaratmaktı.

Yardımların güvenli bölgelere ulaştırılması gündeme gelince bu uygulama işgalci/saldırgan güçlerle Birleşmiş Milletler askerlerinin işbirliği yapmasını gerektirerek amacı ile tam bir tezat oluşturur hale geldi.

Mayıs 1995 'te Sırplar Saraybosna'daki kuşatmayı şiddetlendirdi ve Nato Sırplara karşı hava saldırısı düzenlendi.

Buna missilleme olarak Sırplar 6 güvenli bölgeyi bombalayarak 300 Birleşmiş Milletler askerini rehin aldı.

Temmuz 1995 'te general Mladic komutasındaki Sırp güçleri Srebrenizka 'daki Hollandalı Birleşmiş Milletler güçlerini etkisiz hale getirerek şehri hedef aldı.

Yaklaşık 25,000 Boşnak Sırp tehdidi üzerine şehri terk ederek bir başka güvenli bölge olan Potocari'ye ulaştı.

5000 mültecinin kampa girmesinin ardından Hollandalı barış gücü askerleri kampın dolduğunu bildirerek kampın girişini kapattı.

Bu olay, kampın yakınlarındaki yaklaşık 20,000 Boşnağın Sırpların ölüm tehdidine karşı savunmasız kalmasına yolaçtı.

Sırplar bölgedeki Boşnakları tahliye etmeye başladığında Hollandalı birlikler müdahale bulunmadı, hatta işlemlerin düzgün bir şekilde gerçekleştirilmesi için organizasyonda yardımcı bile oldu.

Kadın ve çocuklar ayrıldıktan sonra askerlik çağına gelmiş olan erkekler otobüslere bindirildikten sonra kampın yakınında kurşuna dizilerek öldürüldü.

Ikinci Dünya Savaşından sonraki bu en büyük soykırımda 10 - 15 bin Boşnak'ın katledildiği iddia edilmektedir.

Kızılhaç yetkilileri bu olaylar sırasında 7500 kişinin kaybolduğunu bildirmiştir.

Srebrenizka katliamının ardından o güne kata olaylara kayıtsız kalan batı kamuoyunda Sırplara karşı baskılar arttı ve 1995 yılı sonlarında savaş son buldu.
 
Bosna Herkes denince ilk aklıma Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç geliyor. Kendisine allahtan rahmet dilerim.Paylaşım için teşekkürler.
 
BOSNA-HERSEK

DEVLETİN ADI: Bosna-Hersek Cumhuriyeti

BAŞŞEHRİ: Saraybosna (Sarajevo)

YÜZÖLÇÜMÜ: 51.129 km2

NÜFUSU: 4.523.000

RESMİ DİLİ: Sırpça-Hırvatça, Boşnakça

DİNİ: İslamiyet

PARA BİRİMİ: Eski Yugoslavya Dinarı (1992)
Yugoslavya'da Komunist idarenin yıkılması ile kurulan cumhuriyetlerden biri.

Doğu ve güneydoğudan Sırbistan ve Karabağ, kuzey ve batıdan Hırvatistan ile çevrilidir.

Dalmaçya'da 20 kilometre uzunluğunda bir kıyısı vardır. Bosna adı, topraklarını sulayan Bosna Nehrinden gelir.

Nevetre Nehrinin kuzey güney bölgeleri olan Hersek adı ise 15. asır ortalarında Bosna Kralına isyan edip kendini "St Sava Herseki", yani dükü ilan eden Stephan Vokciç Kosora'nın unvanından gelmektedir.

Tarihi

Bosna-Hersek'in bilinen tarihi, Hint-Avrupa menşeli İlliryalılarla başlar. Bölge Romalılar tarafından ele geçirilince, Panoonia eyaletinin İllyricum bölümüne bağlandı.

Slavlar bölgeye M.S. 7. asırda gelmeye başladılar.

961'den sonra Bosna, Sırbistan'ın diğer bölümlerinden ayrıldı. Bağımsız siyasi ve coğrafi bir birim olarak kabul edildi.

Bölgeye ilk Türk akınları 1386 senesinde başladı. Bu sırada Bosna tahtında Beşinci Tvartko bulunuyordu.

Kosova Savaşında Sırpların mağlubiyeti ve ardından Üsküp'ün fethi Bosna'nın durumunda önemli değişikliklere sebep oldu.

Son kral Stefan Tomeseviç Bosna'da yaşayan kalabalık Bogomil mezhebine bağlı olanlara Papanın isteği doğrultusunda adil davranmayınca, Fatih Sultan Mehmed Han bölgeyi rahatlıkla Osmanlı topraklarına dahil etti.

Slav, Hırvat ve Avar karışımı olan Boşnaklar 10. asırda Bogomil mezhebine bağlıydılar.

Teslisi ve hazret-i İsa'nın tanrının oğlu olduğunu kabul etmeyen inançları yüzünden uzun süre çevredeki diğer Hıristiyanların baskısı altında kaldılar.

İnançları yüzünden, bölge Osmanlılar tarafından fethedilince, kolayca İslamiyeti seçerek Müslüman oldular. Anadolu'dan gelen dervişler yoluyla İslamiyet bölgede hızla yayıldı.

Bosna, Osmanlı yönetimine geçince bir sancak haline getirildi. Kanuni Sultan SüleymanHan zamanında Macaristan'da kalan kuzey toprakları da fethedilince eyalet statüsüne alındı. Bosna eyaletine atanan ilk beylerbeyi Gazi Ferhad Paşa oldu.

19. asırdaki gelişmeler ve Osmanlı İmparatorluğunun batıda aldığı yenilgiler, Bosna eyaletini önemli ölçüde etkiledi.

1827'de ilk ıslahatı gerçekleştiren ve gönüllü Yeniçeri Ocağını kaldıran Beylerbeyi Abdurrahman Paşa, güçlü bir askeri örgüt kurdu.

Eğitim ve öğretim işlerini yürütmekle vazifeli maarif müdürlüğü kuruldu. Bu aynı zamanda Osmanlı Devletinde ilk maarif müdürlüğüydü.

1976'da Hersek ayrılarak önce mutasarrıflık, daha sonra da iki sancaklı küçük vilayet oldu. 1878'de yapılan Berlin Antlaşması ile Bosna'nın Avusturya-Macaristan'ın denetimine bırakılmasıyla büyük bir bunalım patlak verdi.

Resmen Osmanlı Devletine bağlı kalmasına rağmen, Berlin Antlaşmasına dayanarak Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Bosna-Hersek'i işgal etti ve eyaletin yönetim hakkını ele geçirdi.

İkinci Meşrutiyetin ilanından faydalanan Avusturya-Macaristan İmparatorluğu bölgeyi 7 Ekim 1908 tarihli bir kararname ile kendi topraklarına ilhak etti.

İlhak kararı Rusya, Sırbistan, Osmanlı İmparatorluğu ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu arasında çok yönlü bunalıma sebep oldu.

Avusturya-Macaristan yönetiminde, yeni anayasayla seçmenler üç seçim grubuna ayrıldı. Her grupta Ortodoks, Katolik ve Müslümanlar için sabit oranda sandalye belirlendi.

Bu durum Sırp milliyetçiliğinin tepkisine sebep oldu ve gerginlik 28 Haziran 1914'te Avusturya Arşidükü (veliaht) Franz Ferdinand'ın Saraybosna'da Bosnalı bir Sırp öğrenci tarafından öldürülmesine kadar vardı. Bu olay da Birinci Dünya Harbinin başlangıcıdır.

Bosna-Hersek 26 Ekim 1918'de Sırp, Hırvat ve Sloven krallığının bir parçası olarak Sırbistanla birleştirildi.

İkinci Dünya Savaşına kadar bu krallığın parçası olan Bosna-Hersek, 1946'da Yugoslavya'yı meydana getiren altı halk cumhuriyetinden biri oldu.

Nüfusun çoğunluğunu meydana getiren Müslümanlar kökenlerine rağmen Sırp ve Hırvat milliyetinden olarak anılmayı kabul etmediler.

1971'de Yugoslavya Devlet Başkanı Tito, Müslümanlara ulus statüsü tanıdı ve Bosna-Hersek'te büyük "M" ile yazılan Müslüman kelimesi sadece din değil, bir milliyetin de adı oldu.

Yugoslavya'da 1980 senesinde Tito'nun ölümüne kadar durulmuş olan etnik ve dini çatışmalar yeniden alevlendi.

Sovyetler Birliği ve doğu bloku ülkelerinde başgösteren reform süreci, Yugoslavya'da da büyük değişikliklere sebep oldu.

1991'de Anayasanın öngördüğü şekilde devlet başkanlığının, federasyon meydana getiren Hırvatistan'a geçmesi lazımken, Sırbistan, eski Yugoslavya'nın mirasçısı olarak tek başına sahip çıkması ülkede tam bir iç savaşa girmesine sebep oldu.

Hırvatistan ve Slovenya'nın bağımsızlık kararı, Sırbistan yönetimi tarafından kabul edilmedi.

Kanlı çarpışmalar AT ve Almanya'nın yoğun baskıları neticesinde sona erdirildi.

Bosna-Hersek'te 1990 senesi sonlarında yapılan seçimleri kazanarak devlet başkanlığına gelen Aliya İzzet Begoviç, Mart 1992'de bir referandumla bağımsızlığını ilan etti.

Bunun üzerine Bosna-Hersek Sırplı milislerin yoğun saldırısına maruz kaldı. Bölgeye insani yardım ulaştırmak için bulunan Birleşmiş Milletler askerleri birçok katliama göz yummaktadır.

Bosna-Hersek Başbakanı Hakkı Turayliç, Birleşmiş Milletlere ait arabadan indirilerek Sırplar tarafından öldürülmesi, büyük tepkilere sebeb oldu.

Sırplar Müslüman kadınlara tecavüzleri hat safhaya ulaşmasına rağmen batılı devletler olaya sadece seyirci kalmaktadır.

Günümüzde hala Bosna-Hersek'te katliam sürmekte ve tam bir soykırımı yaşanmaktadır (Şubat 1993).

Fiziki Yapı

Bosna-Hersek, üçgene benzeyen dağlık bir arazi yapısına sahiptir. Dağlık arazi Sava ve Neretva ırmaklarının sularıyla parçalanır. Ülkenin güneybatısının en belirgin özelliği olan yarıklar, çukurlar ve hendeklerle dolu kireçtaşlarından meydana gelen bir karst yüzey yapısıdır.

Aralarda küçük çöküntüler halinde ekilebilir topraklar vardır. Ülkeye adını veren Bosna Irmağı, İgman Tepesinin eteğindeki bir kaynaktan doğduktan sonra 271 kilometrelik bir yol izledikten sonra Sava Nehri ile birleşir. Ülke topraklarının kuzeyinde ekilebilir verimli topraklar vardır.

İklimi

Bosna-Hersek yazları sıcak, kışları soğuk geçen bir iklime sahiptir. 20 km'lik deniz kıyısında Akdeniz iklimi hüküm sürer. Dinar Alplerinde iklim daha serttir.

Tabii Kaynaklar

Bosna'nın orta ve Sırbistan'a bakan doğu kesimleri ormanlarla kaplıdır. Ormanlar çam, kayın ve meşe ağaçlarından meydana gelir.Yer altı zenginliklerinin başlıcaları, kömür, demir, bakır, manganez, kurşun, cıva ve gümüştür.

Nüfus ve Sosyal Hayat

4.5 milyondan fazla olan Bosna-Hersek nüfusunun % 44'ünü Müslüman % 31'ini Sırplar, % 18'ini Hırvatlar, % 5'ini Yugoslavlar, % 2'sini de diğer unsurlar meydana getirir.

Nüfusun büyük çoğunluğunu meydana getiren Müslümanların milliyetleri, Sırp, Hırvat veya Yugoslav olarak değil sadece Müslüman olarak gösterilmiştir.

Müslümanların % 90'ı Boşnakça konuşmaktadır.

Türklerle aynı dinden oldukları için Bosna-Hersek'in yerli Müslüman halkı kendilerine Türk dedikleri gibi, bazan Türklerden ayırt edilmek amacıyla Boşnak ismini kullanmışlardır. Bu isim 19. asrın ilk yarısından itibaren yaygınlık kazanmıştır.

Bosna-Hersek'in en büyük kenti 500.000 nüfuslu başkent Saraybosna'dır. İkinci sırada Banyaluka gelir.

Hersek'in merkezi ise Osmanlı mimarisinin eşsiz örnekleri ve bu arada Drina Irmağı üzerinde MimarSinan'ın inşa ettiği köprüyle simgeleşen Mostar şehridir.

Başkent Saraybosna, birçok bakımdan sadece Bosna-Hersek'in değil aynı zamanda eski Yugoslavya'nın en ilginç şehridir.

Zira Saraybosna, Yugoslavya'daki Müslüman nüfusunun, Sırp Ortodoks Metropolitinin ve Katolik Başpiskoposunun makamlarının bulunduğu yerdir.

Bosna-Hersek'te eğitim ileri düzeydedir. İkinci Dünya Savaşından sonra şarkiyat çalışmaları hızla artmıştır.

1949'da kurulan Saraybosna Üniversitesinde Türk, Fars, Arap dilleri ve edebiyatları ile ilgili kürsü bulunmaktadır. Burada hem Osmanlı hem de Türkçe kurslar verilmektedir.

1950'de kurulan Saraybosna Şarkiyat Enstitüsü, Saraybosna Devlet Müzesinden devralınan yazma ve Türk tarihiyle ilgili malzemelerden değerli bir kolleksiyona sahiptir.

Siyasi Hayat

Bosna-Hersek, cumhuriyetle idare edilen bir ülkedir.

Cumhurbaşkanı ve meclis üyeleri beş yılda bir seçilir.

Meclis 240 sandalyeden meydana gelir.

Ekonomi

Bosna-Hersek ekonomisi tarıma dayanır. Başlıca tarım ürünleri tahıl ve patatestir. Ayrıca sebze, şekerpancarı, keten ve tütün de yetiştirilir.

Ormancılık ve koyun besiciliği ekonomide önemli yer tutar. Bosna'nın orta ve kuzey kesimlerinde meyvecilik gelişmiştir.

Erik, meyvecilikte önemli yer tutar. Hersek'te ise bağcılık gelişmiştir. Sanayi ürünleri arasında kereste, demir-çelik, tütün, deri ve şeker önemli yer tutar.

Saraybosna ve Mostar yakınlarında kömür, Vereş ve Ljubija yakınlarında demir, Gornjivakuf yakınlarında bakır ve çeşitli bölgelerde manganez, kurşun, cıva ve gümüş çıkarılmaktadır.

 
Bosna-Hersek

125px-Flag_of_Bosnia_and_Herzegovina.svg.png


Slogan: yok

ULUSAL MARŞ : intermeco

250px-LocationBosniaAndHerzegovina.svg.png


Başkent Saraybosna

43°52′N 18°25′E

En büyük şehirSaraybosna

Resmi dil(ler)Boşnakça, Hırvatça, Sırpça

HükümetCumhuriyet - Başkanlık

üyeleriNebojša Radmanović1 (Sırp)

Haris Silajdžić (Boşnak)

Željko Komšić

(Hırvat) - Bakanlar konseyi başkanı ya da başbakanNikola Špirić

(Sırp)BağımsızlıkYugoslavya'dan - Tarihi6 Nisan 1992

Yüzölçümü - Total51,197 km² (127th.) 19,767 sq mi - Sular
msn_hc.png
negligible

Nüfus - Temmuz 2006 est.4,498,9762 (127th3.) - 1991 sayımına göre4,377,033 -

Yoğunluk76/km² (116.3.)
197/sq mi

GSMH (Satın alma gücü paritesi)
2006]] tahmini - Toplam$24.33 milyar (100th.) - kişi başına$6,159 (94th.)

Gelişmişlik Endeksi (2004)0.800 (61..) – high

Para birimi Convertible mark (BAM4)

Saat dilimi CET (UTC+1) - Yaz CEST (UTC+2)

İnternet alan adı.ba

Telefon kodu+387

Tarihçe

Bosna-Hersek’in ismindeki İlirya kökenli Bosna kelimesi, büyük bir olasılıkla Bosna ırmağından, ülkenin güney bölümünün adı olan Hersek ise 15. yüzyıl’da kendine “Herceg” (Almanca Herzog=dük) unvanını veren yerel bir derebeyinden gelmektedir.

Ülke Avrupa kıtası nın güneydoğu, Balkan Yarımadası nın ise kuzey köşesinde yer almakta ve toprakları üçgen biçiminde dağlık bir araziden oluşmaktadır.

125px-Flag_of_Bosnia_and_Herzegovina.svg.png


Bosna-Hersek Bayrağı

LocationBosniaAndHerzegovina.png


Bosna-Hersek

300px-Bk-map.png


Bosna-Hersek

MÖ 1. yy: Romalıların bugünkü B-H toprakları üzerinde hakimiyet kurması.

476 : Roma İmparatorluğu’nun yıkılması ve bölgenin Ostro***ların ve daha sonra Bizans ’ın eline geçmesi.

650 : Hırvat ve Sırpların Balkanlara göç etmeleri (Bazı kaynaklar Hırvat ve Sırpların bugünkü İran’dan Balkanlara göç ettiklerini iddia etmektedir).

1102 : Bölgenin Macar hakimiyetine geçmesi.

1167-1180 : Bölgenin tekrar Bizans’ın kontrolüne geçmesi.

1180-1204 : Ban Kulin’in hakimiyeti.

1322-1353 : Ban Stephen Kotromanic’in egemenliği.

1353-1391 : Kral Stephen Tvrtko’nun egemenliği.

1366 : Osmanlıların Balkanlardaki ilk kazanımları.

1382-1386 : Osmanlıların Bulgaristan, Arnavutluk ve Sırbistan’da toprak kazanımları.

1389 : Kosova Meydan Savaşı.

1463 : Bosna’nın Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedilerek Rumeli Eyaletine bağlı bir sancak statüsüyle Osmanlı İmparatorluğu’na katılması.

1483 : Osmanlıların Hersek’i fethi.

1492 : Engizisyon zulmünden kaçan Yahudilerin Balkanlara ve özellikle Bosna’ya yerleşmeleri.

1583 : Bosna’nın eyalet statüsü kazanması.

1699 : Karlofça Antlaşması (Habsburg İmparatorluğu’nun Macaristan’ı ele geçirmesi).

1789 : Fransız ihtilali ve Avrupa’da milliyetçilik akımlarının güçlenmesi.

1804 : Sırp soylularının Osmanlı yönetimine karşı ayaklanması.
1807 : Sırp otonomisinin kabulü.

1812 : Osmanlı yönetiminin Sırbistan üzerinde tekrar hakimiyet sağlaması.

1875 : Bosna’da dini çekişmelerin başlaması.

1878 : 93 Harbini takiben yapılan Berlin Antlaşması hükümleri uyarınca Bosna’nın Avusturya-Macaristan yönetimine bırakılması.

1908 : Bosna’nın Avusturya tarafından ilhakı.

1912-1913 : Balkan savaşları.

1914 : Avusturya-Macaristan İmparatorluğu veliaht prensi Franz Ferdinand ve eşinin Saraybosna’da Gavrilo Princip adlı bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi ve I. Dünya Savaşı ’nın başlaması.

1918 : Bosna’nın I. Dünya Savaşı sonrası kurulan Sırp-Hırvat-Sloven Krallığı ’nın bir parçası olması.

1921 : Kral Alexander’in iktidarı ve ülke adının Yugoslavya (Güney Slavların Ülkesi) olarak değiştirilmesi.

1929 : Yugoslavya’da çok partili demokrasiye geçme çabaları, ancak başarılı olunamaması.

1941 : Bosna’nın Almanya tarafından ilan edilen “Bağımsız Hırvatistan”ın yönetimi altına girmesi. Almanya’nın kontrolü altındaki Hırvat milliyetçisi Ustaşelerin yönetimi ele geçirmesi.

Partizan ve Çetniklerin (Sırp milliyetçisi) Almanya’ya ve Üstaşe yönetimine karşı direniş başlatmaları.

1945 : Josip Broz Tito ’nun yeni Yugoslavya’yı kurması, İkinci Dünya Savaşı ’nın sonu.

1948 : Tito ve Stalin arasındaki anlaşmazlık neticesinde Yugoslavya’nın Kominform’dan ihraç edilmesi.

1974 : YFSC’de Müslümanlara etnik statü tanınması.

1980 : Tito’nun ölümü.

1990 : Slobodan Miloşeviç ’in Sırbistan Cumhurbaşkanlığı’na seçilmesi. Milliyetçi Sırp hareketlerinin ateşlenmesi.

1991 : Slovenya ve Hırvatistan’ın Yugoslavya’dan ayrılması, Belgrad tarafından kontrol edilen Yugoslav Ordusu’nun bu ülkelere saldırması.Birleşmiş Milletler’ in eski Yugoslavya’ya silah ambargosu uygulaması.

1992 : Referandum akabinde B-H’ in bağımsızlık ilan etmesi, buna karşılık Bosnalı Sırpların da Republika Srpska’ yı ilanı, ülke içi çatışmaların başlaması.

BM’nin Hırvatistan’daki çatışmaların Bosna-Hersek’e yayılmasını önlemek amacıyla UNPROFOR Karargahı’nı Saraybosna’ ya yerleştirmesi. Sırp-H

1993 : B-H’in etnik temeller çerçevesinde kantonlara ayrılmasını öngören Vance-Owen planı nın Bosnalı Sırplar tarafından reddedilmesi.

Boşnaklar ve Hırvatlar arasında çatışmaların başlaması. NATO uçaklarının BM’nin uçuş yasağını uygulamaya koyması. BM Güvenlik Konseyi’nin Boşnaklar için 6 güvenlikli bölge ilan etmesi.

1994 : Hırvatlar ve Boşnakların, aralarındaki çatışmaları sona erdiren anlaşmayı imzalamaları. NATO’nun Bosnalı Sırplara geri çekilmeleri hususunda ültimatomu. 50 uçağın katılımı ile NATO’nun Bosna Sırp Yönetimi’nin askeri havaalanlarını bombalaması.

1995 : Boşnak ve Hırvat güçlerinin Sırpların kontrolündeki Orta ve Doğu Bosna’da ilerlemeleri.

NATO’nun artan hava saldırıları sonucu tarafların ateşkesi kabulü.

14 Aralık’ta Paris’te “Dayton Barış Antlaşması”nın imzalanması ve Bosna-Hersek Devletinin kurulması. BM Güvenlik Konseyi ’nin barış gücü faaliyetlerini NATO’ya devretmesi.

Dayton Barış Antlaşması’nın askeri yönlerini uygulamak amacıyla NATO liderliğinde 60.000 kişilik IFOR ’un (Implementation Force) ülkeye yerleştirilmesi.

1996 : IFOR’un yerini daha az personele sahip SFOR’un (Stabilization Force, halen 17.700 kişi) alması.

Dayton Barış Antlaşması’nın sivil yönlerini uygulamakla yükümlü Yüksek Temsilcilik Ofisi ’nin (OHR-Office of High Representative) faaliyete geçmesi.

Bosna-Hersek’in ilk üçlü Başkanlık Konseyi üyelerinin seçimle göreve gelmesi: Aliya İzzetbegoviç (Boşnak üye), Kresimir Zubak (Hırvat üye), Momcilo krajisnik (Sırp üye).

1997 : 4 Şubat: Statüsü Dayton Barış Antlaşmasıyla düzenlenmemiş olan ihtilaflı Brcko Bölgesi’nin uluslar arası yönetime devredilmesi.

1998 : 22 Haziran: Bosna-Hersek’in para birimi Konvertibl Mark (KM)’ın yürürlüğe girmesi

2001 : Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından aranan sanıklardan, Slobodan Miloseviç’in, Bosna-Hersek, Kosova ve Hırvatistan’daki suçlarla ilgili olarak yargılanmak üzere, Mahkemeye teslim edilmesi .

Konum: Güneydoğu Avrupa'da, Adriyatik Denizi ve Hırvatistan sınırında bulunan bir ülke.

Coğrafi konumu: 44 00 Kuzey derecesi, 18 00 Doğu boylamı

Harita konumu: Kuzeybatı Balkanlar, Avrupa

Yüzölçümü: toplam: 51,129 km²

kara: 51,129 km²

su: 0 km²

Sınırları: toplam: 1,459 km

Sınır komşuları: Hırvatistan 932 km, Yugoslavya 527 km

Sahil şeridi: 20 km

İklimi: Sıcak yazlar ve soğuk kışlar; deniz seviyesinden daha yüksek bölgelerde yazlar kısa ve serin, kışlar uzun ve sert geçer; kıyı bölgelerinde kışlar ılıman ve yağışlıdır.

Arazi yapısı: Arazi dağlık ve vadilerle kaplıdır.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Adriyatik Denizi 0 m; en yüksek noktası: Maglic 2,386 m

Doğal kaynaklar: Kömür, demir, boksit, manganez, ormanlar, bakır, krom, kurşun, çinko, hidro güç

Arazi kullanımı: Tarıma elverişli: %14

sürekli ekinler: %5

otlaklar: %20

ormanlar: %39

diğer: %22 (1993 verileri)

Sulanan arazi: 20 km² (1993 verileri)

Doğal afetler: Yıkıcı depremler

Nüfus: 3,922,205

Yaş yapısı: 0-14 yaş: %20.13 (erkek 405,713; kadın 383,850)

15-64 yaş: %70.78 (erkek 1,422,796; kadın 1,353,410)

65 yaş ve üzeri: %9.09 (erkek 150,802; kadın 205,634) (2001 verileri)

Nüfus artış oranı: %1.38 (2001 verileri)

Mülteci oranı: 8.91 mülteci/1,000 nüfus (2001 tahmini)

Cinsiyet oranı: doğumlarda: 1.07 erkek/kadın

15 yaş altı: 1.06 erkek/kadın

15-64 yaş: 1.05 erkek/kadın

65 yaş ve üzeri: 0.73 erkek/kadın

toplam nüfus: 1.02 erkek/kadın (2001 verileri)

Bebek ölüm oranı: 24.35 ölüm/1,000 doğan bebek (2001 tahmini)

Ortalama hayat süresi: toplam nüfus: 71.75 yıl

erkek: 69.04 yıl

kadın: 74.65 yıl (2001 verileri)

Ortalama çocuk sayısı: 1.71 çocuk/1 kadın (2001 tahmini)

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.04 (1999 verileri)

HIV/AIDS - hastalıklarından ölenler: 100 den az (1999 verileri)

Ulus: Boşnak, Hersek

Nüfusun etnik dağılımı: Boşnak %31, Sırp %31,

Hırvat %17, Yugoslav, diğer %2.5 (1991)

Dinler: İslam %40, Ortodoks %31, Katoliklik %15, Protestan %4, diğer %10

Dil: Hırvatça, Sırpça, Boşnakça

Ülke adı: Resmi adı: Bosna - Hersek Cumhuriyeti

yerel adı: Bosna i Hercegovina

ingilizce: Bosnia and Herzegovina

Yönetim biçimi: Başkanlık Tipi Cumhuriyet

Başkent: Saraybosna

Bağımsızlık: 1 Mart 1992 (Yugoslavya'dan ayrıldı)

Milli bayram: Ulusal gün, 25 Kasım (1943)

Anayasa: 14 Aralık 1995

Hukuk sistemi: Genel hukuk kuralları çerçevesinde düzenlenmiştir.

Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: BIS, CE (Avrupa Konseyi), CEI (Orta Avrupa Girişimi), EBRD (Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası), ECE (Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), G-77, IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Inmarsat (Uluslararası Denizcilik Uydu Teşkilatı), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), IOM (Uluslararası Göçmen Teşkilatı), ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), NAM, OAS (Amerika Devletleri Teşkilatı), OIC (İslam Konferansı Örgütü), OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), OSCE (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü), UN (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UNMEE (BM Etyopya-Eritre Misyonu), UNTAET (BM Doğu Timor Geçiş Yönetimi), UPU (Dünya Posta Birliği), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WToO (Dünya Turizm Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü)

Ekonomiye genel bakış: 1991 yılında Bosna-Hersek bağımsızlığını kazandığında 3,5 yıl süren savaş ülke kaynaklarının çoğunun tükenmesine neden olmuştu.

1994 yılı Ağustos ayı itibariyle Bosna-Hersek Federasyonu hükümeti başlattığı makroekonomik istikrar programı sonucunda 1995 yılında ekonomide canlanma kaydetmiş ve hiperenflasyon kontrol altına alınmıştır.

Savaş sonrası Bosna-Hersek'te ulaşım yolları büyük oranda tahrip olmuştur.

Yurtdışı bağlantılı tek bir demiryolu kalmamış, telekomünikasyon ve radyo-televizyon tesisleri tamamen zarar görmüştür.

Eski Yugoslavya'da elektrik mühendisliği, madencilik, metal işleme, tarım ve gıda sektörlerinde faaliyet gösteren bazı büyük firmalara ev sahipliği yapmış olan Bosna-Hersek'te üretimin büyük bir kısmı kamulaştırılmış olmasına rağmen küçük ölçekli pek çok özel firma da bulunmaktadır.

Ticaretin büyük bir kısmı da özel firmalar tarafından gerçekleşmiştir.

Sanayi altyapısına sahip olmasına karşın Bosna-Hersek Makedonya'dan sonra eski Yugoslav devletleri arasında milli geliri en düşük ülkedir.

GSYİH: Satınalma gücü paritesi - 6.5 milyar $ (2000 verileri)

GSYİH - reel büyüme: %8 (2000 verileri)

GSYİH - sektörlere göre: tarım: %19
endüstri: %23

hizmet: %58 (1996 verileri)

Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %8 (2000 verileri)

İş gücü: 1.026 milyon

İşsizlik oranı: %35-%40 (1999 verileri)

Bütçe: gelirler: 1.9 milyar $; giderler: 2.2 milyar $ (1999 verileri)

Endüstri: çelik, kömür, demir, kurşun, çinko, manganez, boksit, araçlar, tekstil, tütün mamulleri, ahşap mobilya, tank ve uçak toplulukları, petrol arıtımı Endüstrinin büyüme oranı: %10 (2000 verileri)

Elektrik üretimi: 2.585 milyar kWh (1999)

Elektrik üretimi için kaynaklar: Fosil yakıtlar: %38.68
hidro: %61.32

nükleer: %0

diğer: %0 (1999)

Elektrik tüketimi: 2.684 milyar kWh (1999)

Elektrik ihracatı: 150 milyon kWh (1999)

Elektrik ithalatı: 430 milyon kWh (1999)

Tarım ürünleri: buğday, mısır, meyve, sebze, canlı hayvanlar

İhracat: 950 milyon $ (2000 verileri)

İhracat ortakları: Hırvatistan, İsviçre, İtalya, Almanya

İthalat: 2.45 milyar $ (2000 verileri)

İthalat ortakları: Hırvatistan, Slovenya, Almanya, İtalya

Dış borç tutarı: 3.4 milyar $ (2000 verileri)

Para birimi: Marka (BAM)

Para birimi kodu: BAM

Mali yıl: Takvim yılı
 
Geri