Börü Tonga'nın Otağı

Konu sahibi son olarak 912 gün önce görüldü
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...


Black Panther​

Güzel filmdi ama artık sinema dünyası ve özellikle marvel vazgeçmeli gücünü kaybeden kral/lider sonra toparlanıp gücünü geri kazanır. Thor Ragnarok da oldu yenilmezlerde yenilip sonra öne geçirmeler oldu. Farklı birer senaryo yapmaları lazım. Aynı tekrara düşüyorlar. Bunun dışında güzeldi.
 
Çin'de Yaklaşık 1000 Yıl Boyunca Uygulanan Korkunç İdam Yöntemi: Lingchi
Çin'de, 900'lü yıllardan 1905 yılında yasaklanana kadar uygulanan çok acılı bir idam yöntemi Lingchi.

JqdUReeM1HcPFpSD-636559504334784816.jpg


zamanında (1905'e kadar) çin'de uygulanan bir idam yöntemi, "death by a thousand cuts," "slow slicing," "lingçhi" (coşmayalım, linç etmenin kökü değilmiş deniliyor.)

neyse efendim mens rea, actus reus gibi şeylere girmeden, insan hakları da konuşmuyoruz 1200'lü yılların güney asyasında, deterrent ve retributive hukuk arasındaki ince çizgide giden idamlardan biri olan "bin kesik ile ölüm", devleti satmak, devlet sırrını satmak, önemli insanları öldürmek vs.. gibi olabilecek en ağır suçlara verilen cezalardan birisi imiş.

sen ki mesela bu tarz ağır bir suç işledin. devlet baba seni buluyor, imparatora söylüyor, imparator da emrediyor, seni toplum görsün diye bir meydanın ortasında çırılçıplak çarmıha bağlıyorlar. elde varsa biraz uyuşturucu veriyorlar. sonra da vücudundan ufak ufak parçalar kesmeye başlıyorlar. genellikle fazla kanama olmasın diye öncelikle kol ve bacaklardaki deri ve et parçalarından kesiyorlar ufak ufak. böyle avuç içi kadar parçalar, sonuçta koskoca çin, biliyor nerede damar var nerede antrikot. sonra, her kesikten sonra hissettiğin acı miktarı azalıyor ya, adamlar düşünmüş, acının devamı için daha büyük uzuvlar kesilmeye başlanıyor, yine kanama az olsun diye bu sefer de kafa derisi ve kıkırdaklı bölgeler, mesela kulak, burun, dirsek/diz kapağı falan kesiliyor. bu noktada bayılmışsan iyi. bayılmadı isen parmaklar, kol, bacak, kalça parçaları falan şen bakarken gitmeye başlıyor, en sonunda zaten kan kaybından gidiyorsun ama, kafayı falan da ayırıyorlar. idamın gerçekleştiğinin kanıdı olarak o kafa imparatora götürülüyor.

gPvVAOMo0MPHXa5K-636559506450581100.jpg


zamanın yöresel inancına göre (tek tanrılı dinler çıkmadan önce genel moda olan ölüm sonrası hayat inançlarına paralel olarak) ölümden önce ayırılan vücut ölümden sonra da tek parça olmayacağından, parçalanarak ölmüş kişinin ruhunun da tek parça olmayacağı, acılar içinde olacağı, dolayısı ile hem bu dünyanın sonunda hem de öteki dünyada cezalandırılmış olması bu idamın getirdiği bir bonus özellik. (bu arada, o zamanın dinlerine göre "ruhun yaşam süresince değişmesi" ne karşılık bugünün tek tanrılı dinlerinin inancı olan "ruhun sabit kalması" farkını ilginç bulan oldu mu? süper, sapmayalım devam edelim,) toplum içerisinde çırılçıplak kesilerek ibret olma ve acılar içinde yavaş bir ölüm olması tabii ki esas ceza.

çok fantastik bir isme sahip olduğunu kabul ediyorum, ama zaten çin imparatorunun kalkıp "üç beş kesik atın vücuduna kanasın gebersin piç" demesini beklemiyordum. onu köşedeki kasap zhang her gün tavuk öldürürken yapıyor zaten, sonra "imparator zhang" diye milletin arasında adı çıkar.. esas imparator sensin, çay içmeye giderken bile "elli beş bin kaplan kılıyla süzülmüş lipton içiyorum ben" diyorsan, böyle bir ceza için de psikopat boyutlarda bir güç göstermelisin, "bin kere kesin ulan" demelisin, ibret olmalı, böylece babasını öldürmeye yeltenen elemana arkadaşı "olm adamın götünü bin kere keserler" demeli ki eleman iki kere düşünsün. yoksa bunun kısas amaçlı yapıldığını sanmıyorum, çin çok bayılmıyor olmalı her gün sokakları mezbahaya çevirmeye..

batı dünyası 17-18. yüzyıllardan sonra çin ortamını keşfedince bu olayı "vahşet" olarak nitelendiriyor, ve 1905'te bu bin yıllık idam uygulaması kaldırılıyor. olay tamamen japonya'nın 100 yıl sonra basına geldiği gibi, "biz size yatırım yapacaksak bu tarz olaylar olmayacak" yaklaşımı...

olayı geyiğe bağlarsak, bizim askeri kültürümüz de orta asya'dan geliyor, askerde "cezalı ağaç/tank/tabure" olayları var ya, kesin o zamanların çin'de de kadrolu bir eleman vardır çoktan ölmüş suçlunun üzerine "imparator bin adet kesik istedi" diye bin tane bıçak darbesi indirmek zorunda olan. 1000 yerine 999 kesik olursa da 17 yıl ceza alan bir ceset, ve bunun başına nöbet diktikleri askerler de olmuştur...
 
Bir Korsanın Sakladığı Hazine ve Mitoloji ile Olan İlginç Bağlantısı
17. yüzyılda yaşamış olan korsan bir gemici, şifreli metin ve kolye bırakıyor. Şifreyi çözen hazineyi alır diyor. Şifrelerin bir kısmı çözüldüğünde ise varılan noktada çok acayip tesadüfler bulunuyor.

E25NaAg7LLzK3kWY-635870924363020740.jpg


mitolojinin, tarihin ve hatta izlediğimiz filmlerin iç içe geçmesi.
hep filmlerde olacak değil ya bazı bağlantılar.

misal:
17 yüzyılın en büyük korsanlarından tek gözlü olivier levasseur veya tayfasının ona taktığı isimle "la buse"(şahin), eli çok çabuk bir gemici olarak 1716 yılında bir korsan birliğine katılır. görüşünü engelleyen tek gözü olmasına rağmen çok hızlı bir tırmanıcıdır. büyük vurgunlardan sonra klüpten(!) ayrılır ve kendi gemisi ve tayfasıyla batı afrika sularında korsanlık yapar. 1720 yılında kızıl denize geçer ancak orada bir adada gemisi karaya oturur ve o günden sonra gözüne korsan bandı takar.

sonraları madagaskar kıyılarındaki saint mary adasını üs olarak seçer.
kızıl deniz ve doğu afrika sularında hüküm sürüp talan yaptıktan sonra büyük vurgunu ağzına kadar altınla dolu portekiz gemisi nossa senhora do cabo'yu ele geçirmesiyle elde eder. bu saldırıda ona ingiliz korsan john taylor yardım eder.

çok büyük bir hazinesi vardır bu korsan kaptanın. ama onu özenle gizlemiştir.
elinde 12 satırlık bir kripto ve o kriptonun nasıl çözüleceğini gösteren bir kolye.

1730 yılında yakalandığında limanda kalabalık bu meşhur korsanı görmek için toplanmıştır. aniden boynundan o kolyeyi koparıp kalabalığa fırlatır ve "onu çözen hazinemi bulsun!" der.

yargılanır ve hemen asılır la bouche.

kolye ise kayıplara karışır, hala define avcılarının önünde bir sırdır. 100 milyon sterlin değerinde olduğu iddia edilen hazine kayıplardadır.
kolyenin açıkladığı işte kriptolu metin.

JHZ9vvYzSfz4nne7-635870925037317594.jpg


kolye olmadan çözebilen paranın dibine vuracaktır elbet.

1923 yılında bir araştırmacı, şahinin hazinesinin seyşel ada gruplarının güneylerindeki küçük adalardan birinde olduğunu yazan bir kaç doküman bulduğunu iddia eder. ancak bu dokümanlarda da bir takım koordinatlar ve garip alfabetik diziler bulunmaktadır.

mahe adasında, bir takım garip kayalar bulunur. kayalara köpek, yılan, kaplumbağa, pusula, genç bir kadın ve bir erkek kafası oyularak resmedilmiştir. buradan yola çıkılarak varılan yerde de hazine çıkmamıştır.

1947 yılında reginald cruise-wilkins isimli bir diğer araştırmacı, 12 dizeli kripto ile
labours of hercules'teki 12 görev arasında bağlantı olduğunu iddia eder.

mitteki 12 görev:
önce bir görsel

GTnZ6ux8PT1TjdEu-635870925399534056.jpg


1- nemea aslanını öldür *
2- 9 başlı lernaean hidrasını öldür *
3-artemis'in altın geyiğini ele geçir *
4-erymanthian domuzunu ele geçir *
5-augean ahırlarını temizle *
6-stymphalian kuşlarını öldür *
7-girit boğasını ele geçir *
8-diomedes'in kısrağını çal *
9-savaş tanrısı ares'in amazon kraliçesine hediye ettiği hippolyta kemerini ele geçir *
10-çift başlı köpek orthrus'u * öldür ve günbatımında geryon devinin sürüsünü ele geçir *
11-hesperides'in ünlü bahçesinden elmalarını çal *
12- silah kullanmadan 3 başlı, aslan pençeli, yılan kuyruklu cerberus'u canlı olarak ele geçir ve geri getir *

hepsinin hikayesi aslında ipucu gibi gerçekten. lan bu korsan eğer harbiden bu kafayla yazdıysa kriptosunu helal olsun.

elinde kolye olmadan bu kriptoyu çözdüğünü iddia eden araştırmacı son dizeyi çözmek üzereyken 1977 yılında ölüyor.

son olarak, mitolojideki karakterler ve olaylar ile ilgili düzeltmeler uyarılar ile yapılabilir.
 
Yabancı bi paylaşım sayfasını beğenmiştim. Güzel paylaşımları var, demin şunu paylaşmış "Insan, sistemin onun Tanrı olmasına izin verdi" ne kadar da doğru bir söz..
 
Eski şarkılarda bugün; Faruk K - Azar Azar :) İlkokulda kızlar çok söylerdi.

[YOUTUBE]HWK6MZnze9M[/YOUTUBE]
 
TBMM'nin kurmuş olduğu düzenli ordu, Batı Cephesi'ndeki ilk başarısını I. İnönü Zaferi ile kazanıp 'milletin makus talihini değiştirdikten" sonra Sedat Simavi'nin çizdiği karikatür.
Gazi Mustafa Kemal Paşa kumandasındaki TBMM orduları, Yunan ordusunu ardarda yenip (iskambil kağıtları gibi devirip) İstanbul'a doğru yaklaşırken.

 
Atatürk'ün, Sonradan Kıyafet Devrimi Yapmasına Sebep Olacak 1910 Picardie Manevraları Ziyareti
12-18 Eylül 1910'da Fransa'da gerçekleştirilen Picardie Manevraları, uçağın Fransız ordusunda ilk defa kullanıldığı bir tatbikattı ve Atatürk de kıdemli yüzbaşı olarak bu tatbikatı gözlemlemesi için Osmanlı tarafından gönderilmişti.

XBtQHRLjTJEeGotR-636564639960998733.jpg


atatürk'ün, yukarıdaki fotoğrafın çekildiği tatbikatta yaşadığı bir olay bizi kıyafet devrimine kadar götürmüştür
tatbikat sırasında fransız bir general karargahta kendi birliği için plan düzenlerken vahim bir stratejik hata yapar. mustafa kemal hatayı fark eder ve fransız generali uyarır. fransız general hiç oralı olmaz ve kendi bildiğini okur ve tatbikatta fransız generalin o hamlesi yüzünden mağlup olunur. bu olayı gören başka bir asker mustafa kemal’le olan sohbetinde bu konuyu açar ve “kıyafetleriniz ve başlığınız (fesi kastediyor) yüzünden kimse sizi burada ciddiye almaz” der. mustafa kemal bu eleştiriyi ciddiye alır ve ertesi gün kendisine tüm parasıyla bir takım elbise ve fötr şapka alır tatbikat sonundaki baloya o kıyafetle katılır.

baloda son parasıyla aldığı takım elbise ve fötr şapka


6nCdyNnnte0RGzTv-636564570423142925.jpg


yıllar geçer, bellidir ki avrupanın halkımıza karşı derin bir ön yargısı vardır, bu bir şekilde kırılmalıdır. "biz de yeteri kadar çalışırsak en az avrupalılar kadar her konuda başarı gösterebiliriz" özgüveni oluşmuştur. fakat tek bir engel vardır: bu kıyafetlerle ağzımızla kuş da tutsak bizi aşağı göreceklerdir.

kastamonu ziyaretinde de yerel halk içinde giyim uyumsuzluğu gözüne çarpar. şalvar üstü ceket giyenler, hoca olmadığı halde sarık cübbe tarzında giyinenler. tüm bunların üstüne atatürk olarak kıyafet devrimini yapar.

bu hikaye bize gösteriyor ki atatürk’ün yaptığı her devrimin bir alt yapısı vardır. hiçbir hamlesi keyfi ya da sırf bazı çevreleri rahatsız etsin diye yapılmamıştır. o gerçek bir realist, baştan aşağı milliyetçi ve ömrünü halkının istikbaline adamış bir kahramandır.

büyüksün atatürk. sandığımızdan da bildiğimizden de daha büyüksün.
 
Sinema Tarihinde Her Canlandıran Aktörün Oscar Aldığı Tek Hayali Karakter: Vito Corleone


The Godfather filmiyle Marlon Brando'ya, The Godfather II filmiyle de Robert de Niro'ya En İyi Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandıran, Mario Puzo'nun hayali roman karakteri Vito Corleone.

mC4S9ddmi9Wr5PnA-636566332145558478.jpg


romanda (ve filmde) vito çocukluğunda kan davası yüzünden sicilya’dan kaçar, bir gemiyle new york - amerika’ya gelir. şaşkın gümrük memuru’nun çocuğun geldiği yerin adını, soyadı sanmasıyla vito corleone olur. abbandando soyadlı bir ailenin yanında (evlâtlık) yaşamaya başlar. aileden yaşıtı olan genco ile çok iyi arkadaş olur.

daha sonra erken yaşta evlenir. kendi hâlinde, dürüst, fakir ve mülâyim bir aile babasıdır artık. karısı, ve bebek yaşta çocuklarından mürekkep ailesini geçindirmek en büyük derdidir. ancak çalıştığı işten çıkarılınca hayatı da yavaş yavaş değişmeye başlar. bu süreçte peter clemenza ve salvatore tessio ile tanışır. üçü de gençtir, fakirdir, biraz da serseridirler. yalnız vito onlardan daha akıllı ve mantıklı birisidir.

“parasızlık + ağlayan bebek sesi = çaresizlik” denklemi vito ve arkadaşlarını yoldan çıkarır, ve para kazanmak için beraber hırsızlık yapmaya başlarlar. ancak mahallenin kabadayısı olan (filmde fötr şapkalı olan) don fanucci onların ne yaptığından haberdardır. hırsızlıktan kazandıkları paradan kendisine pay* ister.

ancak vito, ailesine lâzım olan parayı fanucci'ye kaptırma niyetinde değildir. bir silâh bulur, kabadayıyı takip eder, tenhada kıstırır ve öldürür. ancak suçu işlerken çok dikkatlidir, arkadaşlarına dahi söylemez, tanık veya delil bırakmaz, dahası olay yerinde ve yakınlarında görünmemeye de özen gösterir.

kabadayıyı öldürdüğünü aslında hiç kimse görmemiştir, ama nedense sanki herkes bilmektedir. vito corleone bir anda çok saygı duyulan bir adam hâline gelir. sonra bir sorunu olan insanlar hep vito'ya gelmeye başlar. vito önceleri insanların isteklerini kırmamak için aracı olmayı kabul eder, karşı taraflarla -ki çoğunlukla problemli insanlardır- nezaketen görüşür. ancak vito'nun fanucci’yi öldürdüğü dedikodusunu duyan en arıza insanlar bile, onun bir ricasını ikiletmez, derhâl yerine getirir.

vito bir anda kendini öldürdüğü mahalle kabadayısının yerini almış bir şekilde bulur. yakın arkadaşları tessio ve clemenza başta olmak üzere önce çete tarzı bir yapılanmanın içinde yer alırlar. ancak diğer suç çetelerinden farklı olarak, sırtlarını dayadıkları italyan kökenli halkı asla ezmezler, bilâkis herkese her zaman karşılıksız yardım ederler. daha doğrusu bir karşılığı vardır: yardım ettikleri insanlar onlara karşı borçlu kalırlar, yeri ve zamanı gelirse de bu borçlarını öderler.

bu dönemde (1920ler) vito, kardeşi saydığı genco abbandando ile zeytinyağı işine girer. italya’dan zeytinyağı ithal ederler. sıradan bir iş adamından farklı olarak, vito yeri gelince iş sorunlarını çözmekte mafya kimliğini kullanmaktan çekinmez. böylece kısa sürede zaten kârlı olan işini kolayca büyütür, kazancını katlar. zeytinyağı işinin yanında vito kaçak içki işine de girer. kanada’dan getirdiği içkileri meyhanelere satmaktadır, aynı zamanda bu meyhanelerin koruyuculuk işini de üstlenmeye başlamıştır.

büyüyen işiyle beraber çetesinin de paralel bir şekilde büyümeye başladığı bir dönemdir bu. bu süreçte vito devlet görevlilerinin ve mevki sahibi insanların iş hayatındaki önemini fark eder; belediye, gümrük, adalet, polis v.b. kurumların her mevkiden çalışanları ve özellikle de politikacılar ile iyi ilişkiler kurmaktan da geri kalmaz.

corleone mafyası yavaş yavaş şekillenmektedir. genco abbandando consiglieri’si, clemenza ve tessio da caporegime’leri olurken vito corleone de artık don corleone olmuştur. (don corleone’nin aynı zamanda clemenza veya tessio’ya bağlı olmayan sadece kendi koruması ve tetikçisi gibi bir niteliği bulunan, corleone’ye ölümüne sadık bir adamı da luca brasi’dir. kitapta ve filmde adı çok geçer)

corleone, kendisiyle iş yapan veya yanında çalışanları her zaman memnun etmeye çalışır. böylece hem aile (mafya) içinde sağlıklı ve sadık bir yapı oluşur hem de dışarıda iyi ilişkiler kurulur. corleone bir yandan geleceğe de yatırım yapmaya başlar, çevresindeki zeki ve nitelikli görünen çocukları okutur, ailelerinin ihtiyaçlarını giderir.

ilerleyen yıllarda (1940'larla beraber) genco’nun görevini corleone’lerin evlâtlığı tom hagen alır. tom irlandalı olduğu için corleonelerin italyanlar arsında irlandalı mafya olarak anılmasına da sebep olur. yine de bu durum corleonelerin şehrin beş büyük italyan mafya ailesi içinde anılmasına engel değildir. diğerleri, tattaglialar, barziniler, cuneolar, ve straccilerdir.

bu arada vito corleone geçmişte ektiği tohumların meyvelerini almaya başlamıştır artık. süregelen sağlıklı yapılanma ve hatırlı çevrenin yanısıra destek verilen çocukların artık büyüyüp devlet içerisinde, yine corleone'lerin yardımlarıyla, geldikleri görevlerde aileye her konuda yardımcı olmaları güçlerine güç katar. diğer ailelerin önüne geçip yavaş yavaş tek büyük aile olma yolunda ilerlerler.

tum bu süreç içinde bir diğer önemli noktada corleone'nin kendisini büyük yapan arkasındaki büyük insan desteğini (ailesi, arkadaşları, mahallelisi vs.) hiç bir zaman unutmaması, küstürmemesidir. zira corleone gücüne güvenip kimseyi keyfi yere ezen, çiğneyen, zarar veren bir zorba değildir. ayrıca uygunsuz bulduğu eroin ve kadın ticareti işlerine de girmekten imtinâ eder.

evet zorba değildir, bilâkis en bi delikanlı kabadayılardandır, yalnız öte yandan işi gereği kendisine saygı duyulmasını ve makul tekliflerinin reddedilmemesini her zaman sağlamak zorundadır.

zira don vito corleone olarak, sadece carmela'nın kocası, sonny, fredo, michael ve connie'nin babası değildir; çok daha büyük bir çevrenin maddî ve manevî babasıdır. godfather'dır.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri