Rorschach
Altın Üye
Tuna Kiremitçi & Öykü Gürman - İyi Şeyler (Tuna Kiremitçi ve Arkadaşları)
[YOUTUBE]Rezmjtm6LkQ[/YOUTUBE]
[YOUTUBE]Rezmjtm6LkQ[/YOUTUBE]
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Bu aralar hiç bir şeyi kimseye söylemiyorum![]()
Nazi Soykırımdan Kurtardığı Çocuklarla Britanya'nın Schindler'ı Sayılan İsim: Nicholas Winton
Hiçbir çıkar amacı gütmeden tam 669 çocuğun hayatını Nazi zulmünden kaçırarak kurtaran Nicholas Winton, yaptığı bu iyilikten kimseye bahsetmeyerek de ayrı bir iyiliğin başrolü olmuş. Yıllar sonra yaptığı iyiliğin kendisinden habersiz ortaya çıkmasıyla bu çocuklarla buluşturulan Nicholas Winton, sahiden de dünyaya örnek olabilecek bir isim.
nicholas winton, insanlığın kirli ismini tek başına temizleyebilecek kadar iyi olan bir insan, iyilik meleği. 2015'te 106 yaşında vefat etmiş kendisi. keşke dünya bu güzel insana sonsuza kadar ev sahipliği yapabilseydi.
nicholas winton, 1938'de 669 yahudi çocuğunu kurtarıp, çekoslovakya'dan ingiltere'ye getiriyor. bu çocukların aileleri hep nazi kamplarında öldürülmüşler. ingiltere'ye gelen çocukların her birine birer aile buluyor, bir yuva veriyor. kurtardığı her çocuğun da ismini ve fotoğrafını bir defterin içinde saklıyor. 50 yıl boyunca bu konuyla ilgili tek bir kelime etmiyor. bir gün eşi tavan arasında bu defteri buluyor ve bunu bir gazeteciyle paylaşıyor. daha sonra nicholas wilton bir televizyon programına davet ediliyor. program esnasında nikolas winton'ın kurtardığı bir çocuğa yanında oturan kişinin "o" olduğu söyleniyor. kadın ona sarılıyor, iyilik meleğimiz gözyaşlarını tutamıyor, gerçekten büyülü bir an. sonra sunucu "burada olup hayatını nicholas wilton'a borçlu olan herkes ayağa kalksın lütfen" diyor. 40-50 kadar kişi ayağa kalkıyor ve onu alkışlamaya başlıyor. ayağa kalkan insanlar onun 50 yıl önce kurtardığı çocuklar. o an öyle muhteşem bir an ki, o çocukların her birini birer yetişkin olarak kanlı canlı gördüğünüzde tek bir insan hayatının bile ne kadar önemli olduğunu anlıyorsunuz. hayat kurtarmanın güzelliğini o çocuklara yaşlanabilme ayrıcalığını tanıdığınızda görüyorsunuz. tek bir adamın emeğiyle birçok aile kuruluyor ve koca bir nesil yetişiyor. aynı zamanda bu adamın 50 yıl boyunca bunu saklayıp, kimseye bildirmemesi de aslında iyiliğin tanımı. iyiliğin karşılığa ya da reklama ihtiyacı yoktur. iyilik, iyiliktir ve aslında hiçbir şey beklemeden yapılmalıdır. beklenebilecek tek karşılık insanlık ve iyilik için yapılan bir yatırım olabilir ancak. nicholas wilton da insanlığa muhteşem bir miras bırakmıştır. hikayesi, insan olmanın ve iyiliğin temel ilkeleri olarak nesiller boyu anlatılmalıdır.
ellerinden öperim güzel insan.
Kurtardığı çocuklarla buluşturulan bu güzel insan Nicholas Winton'ın o anlarını merak edenler için ilgili video
[YOUTUBE]ZIiBTP0spEA[/YOUTUBE]
Dünya'daki Yaşam Formlarının Kısa Sürede Aşırı Çeşitlendiği İlginç Dönem: Kambriyen Patlaması
Bundan tam 542 milyon yıl önce meydana gelerek canlı çeşitliliğinin Dünya yaşına oranla kısa sürede aşırı arttığı bu dönemi bilmekte fayda var.
![]()
yeryüzündeki ilk yaşam bulguları olan prokaryot formun yaklaşık iki buçuk milyar yıllık hükümranlığı ardından (prekambriyen) gelen ve kabaca günümüzden 600 milyon yıl önceye tarihlenen (ki jeolojik olarak bu süre ancak yeryüzü yaşının onda birine denk düşer) dönemdir.
prokaryotik yaşamdan ökaryotik yaşama geçişin ve bunun doğal sonucu olarak da yaşam formlarındaki çeşitlenmenin ivmelenmesinin miladıdır. bilim insanları bu dönemin başlangıcını big-bang'le kıyaslayarak bir "kambriyen patlama"dan bahseder.
bu miladın en temel özelliği artık yeryüzünde hücre diyebileceğimiz yapıların oluşumuna ve dolayısıyla da çok hücreliliğe geçişe yataklık etmesidir. zira daha önceki dönemlerde de birtakım yaşam formlarına rastlanmış (prokaryot) ancak bu formların bilinen örneklerinde bir hücrenin karakteristiği olan hücre çekirdeği, kromozom gibi yapılar bulgulanamamıştır. kambriyen patlama, hücrelerin gelişimiyle beraber farklı koşullarda farklı türlerin gelişimine de yol açarak, ilk omurgalı canlı örneklerinin ortaya çıkışına da tanıklık eder.
tolog
darwin'i epey meşgul etmiş, meşhur bilimadamı stephen jay gould'un sayesinde epey ünlenmiş bir kavram bu. tabii ünlenmesinin asıl nedeni bu zamanın, bu patlamanın bir nevi yaratılış olarak yorumlanması. bu benzerlik yüzünden de kötü niyetli yazarların yarım yamalak bilgilenmiş insanları manipüle etmesi kolay.
wiki'deki başlığını uzun uzun okur isteyen ama özetle, kambriyen patlamasından önce de hayat vardı, ilk zamanlarda sanıldığı gibi bugün aşina olduğumuz belli başlı hayvan çeşitlerinin atalarının hepsi bu dönemde ortaya çıkmadı, birçoğu çok önceden beri vardı, patlama denen zaman dilimi birkaç on milyon yılı kapsıyor. bilimsel açıdan daha önemli bir gelişme ise, asıl patlamanın gould'un iddia ettiği gibi kalıcı morfolojik şekillenmeden çok evrimsel deneylemede olması (experimentation yanı, siz nasıl diyorsunuz)...
![]()
adını ingiltere'nin galler bölgesinin eski çağlardaki adı olan cambria'dan almaktadır
ilk kez burada incelendiği için bu adı almıştır. 40 milyon yıllık bir zaman dilimine sahiptir. canlıların ilk çıkış tarihi olarak bu dönem seçilse de prekambriyen öncesi canlıları olduğu tahmin edilmektedir. ancak bunları kanıtlayacak bir fosil veya iz bulmak çok zordur. zira bu dönemdeki (prekambriyen) canlılarda fosil oluşturacak herhangi bir uzuv veya kavkı bulunmamaktadır. kambriyen ise prekambriyen üzerine diskordans şeklinde yerleşmiştir. bu dönemin en önemli ve ayırt edici fosili trilobitlerdir. bunların azalması ile kambriyen biter.
archaediscus
kambriyen patlamasının kanıtlanması ya da yanlışlanması evrimle hiçbir şekilde çelişmez. evrim herhangi bir yoldan ilerlemiş olabilir, arada değişen koşullara göre tür patlamasına da neden olur, heyecana gerek yok.
ventolin
3.6 milyar yıl önce ortaya çıkan basit tek hücreli canlıların ardından çok hücreli canlılara 1.7 milyar yıl önce rastlanmış ve bu çok hücreli organizmaların birinci zaman denen paleozoyik (=paleozoik) dönemdeki çılgın artışına isim olmuş artışlarıdır. bu dönemde omurgalılar da dahil olmak üzere hücreli hayvanların ataları ortaya çıkmış, bitki-hayvan nüfusu dünyayı sarmaya başlamış.
E-Devlet'teki Soyağacı Uygulamasında Neden En Fazla 1800'lere Kadar Gidiliyor?
E-Devlet'in çılgınlar gibi kullanılan "alt-üst soy bilgisi sorgulama" hizmetinde en fazla 1800'lü yılların başına kadar gidebiliyoruz. Nedenini hiç merak ettiniz mi?
![]()
tarihler 20 temmuz 1785'i gösterdiğinde, 60 yaşındaki birinci abdülhamit ile zevcesi nakşidil valide sultan'ın bir erkek evlatları olur. bu el kadar evlada mahmut adını verirler nedense. mahmut diye bebek mi olur? neyse... ancak abdülhamid vicdanlı bir padişahtır, 1787 yılında ruslar'la yapılan savaşta kaybedilen özi kalesi ve katledilen onbinlerce asker-insan kendisini o denli üzer ki felç geçirir. bu olaydan kendisi hatt-ı hümayun'da şöyle bahsedecektir.
"özi'nin düştüğü takriri âlimallah beni yeniden kederlendirdi; bu kadar müslüman erkek, kadın, küçük ve büyüğün kâfir elinde kalması beni mahzun eyledi. yarab! sen mâlik'ül mülksün. senden niyazım, ölmeden bu beldeleri tekrar müslümanların eline geçtiğini bana göster."
ancak göremez. 7 nisan 1789 yılında vefat eder. küçük mahmut henüz 4 yaşındadır. bundan sonra osmanlı çalkantılı bir game of thrones dönemi geçirecektir. önce amcası birinci abdülhamit'e, babası öldüğünde 13 yaşında olduğu için tahtı kaptıran üçüncü selim tahta oturur. yeniçerilerin desteklediği kabakçı mustafa isyanı ile indirilir. ardından bu isyanı alttan alttan, hatta alenen destekleyen dördüncü mustafa yeniçerilerin yardımıyla tahta oturur. ancak onu da yine üçüncü selim yanlıları, yeniçerileri pek sevmeyen alemdar mustafa paşa'nın yardımıyla tahttan indirir ve yerine bizim mahmut tahta oturur. kendisine yardımcı olan alemdar mustafa paşa'yı da sadrazamı yapar. tüm bu olayların ortak noktası ise, evet bildiniz, yeniçeriler'dir.
üçüncü selim'in kurduğu nizam-ı cedid ordusu ile sonlarının yaklaştığını anlayan yeniçerilerin giriştiği bu ayak oyunları, isyanlar, tanık olduğu katliamlar ikinci mahmut'un öyle psikolojisini bozmuştur ki, tahttan indirilen dördüncü mustafa'yı yeniçeriler kendisini öldürüp tekrar tahta geçirmesin diye boğdurur. yeniçeriler ile arası limonidir ve hep tetikte olması gerekmektedir. tam 18 senesi ölüm korkusuyla geçer.
ikinci mahmut tüm tanık olduklarının sonucu yeniçerilerin tehlikesini iyice farketmiş, bu sebeple zorunluluktan reformist olmuş bir padişahtır. tüm işlerinde artık atı alıp üsküdar'ı geçmekle uğraşan batıyı örnek alır. yaptıkları saymakla bitmez ve o siyasi çalkantılı dönemde bunlarla da uğraşması ve siyasi zorlukların üstüne halkı karşısına almak pahasına yaptıkları inanılmazdır.
yayınladığı kıyafet nizamnamesi ile sarık, kavuk ve biniş giyilmesini yasaklar; ceket, pantolon ve fes giyilmesi kuralını getirir. kendi de sakalını kısa keserek modern kıyafetler ile halkın içine çıkar. portrelerini yaptırarak devlet dairelerine astırır. devlet ve saray teşkilatında geniş ölçüde değişiklik yaparak tımar sistemi, enderun ve divan-ı hümayun’u lağvedip çeşitli bakanlıklar ve meclisler kurar. topkapı sarayı'nı terk eder, batılı tarzda döşenmiş beylerbeyi sarayı ve çırağan sarayı'nı yaptırır. böylece hanedanın meşhur boğaz sefaları da başlar. ilk posta teşkilatını kurar ve osmanlı tarihindeki ilk resmi türkçe gazete olan takvim-i vekayi onun döneminde yayımlanır. tanzimat fermanı'nda da katkısı vardır.
fakat şüphesiz bir tanesi vardır ki hepsinin önüne geçer. vaka-i hayriye. yani hayırlı olay. avrupalı tarzda giyinen eşkinci ocağı 11 haziran 1826'da eğitime başladıktan yalnızca 3 gün sonra yeniçeri ocağı ayaklanır. düşünün öyle bir kanserdirler. ikinci mahmut tarihte belki de o güne kadar emsali görülmemiş bir şey yapar. sancak-ı şerif'i çıkararak halkı kendi ordusuna karşı savaşmaya çağırır. pek tabii biri hariç tüm ocaklar padişaha sadakatini bildirir: yeniçeri ocağı
18 yıldır sabrettiği gün gelmiştir. 1 gece sonra, yeniçeriler her zamanki özgüvenleriyle kışlalarının içinde uyurken kafalarına toplar yağmaya başlar. çıkışlar tutulmuştur. tarihin bir döneminin efsane askerleri, tarihin sahnesinden kanlı bir şekilde silinir. 6000 yeniçeri ölür, 20000 isyancı tutuklanır. osmanlı'nın derin devleti yok olmuştur. osmanlı kanserden kurtulur ama sonraki zamanlar gösterir ki önemli bir gücünü de kaybetmiştir. çoğunluğu devşirme olan yeniçeriler'in sonu, osmanlı içindeki bağımsızlık hareketlerini de hızlandırmıştır.
14 haziran 1826'da, o kanlı geceden 1 gün sonra, yeni, batılı, modern ama müslüman bir ordunun kurulduğunu ilan eder padişah. asakir-i mansure-i muhammediye, yani "muhammed'in zafer kazanmış orduları".
işte bizim o ilk dedeler devreye burada giriyor.
ikinci mahmut yeni kurulan orduya asker, içi boşalmış hazineye de vergi toplamak için "benim tebaam kaç kişi ola ki?" der. 1831 yılında osmanlı'daki ilk nüfus sayımı gerçekleştirilir. bu sayımda sadece erkekler sayılmıştır.
yani elindeki en eski tarih 1830'lardan daha sonra başlıyorsa muhtemelen büyük büyük anneannen erkeklerin sayıldığı o evdedir ama gelin olduğu için sayıma dahil değildir, büyük büyük baban askere elverişli değildir ya da o tarihte bir göç, mübadele sonucu nüfusu kesintiye uğramış, yeni başlamıştır. bugün de bu sistem devam etmektedir esasen. evlendiğinde kadının soykütüğü erkeğin kütüğüne bağlanır, taşınır. yani baba, babanın babası vb. üzerinden çok rahatça ilerleyebilirken anneannenin kızlık soyadı, onun annesinin kızlık soyadı, onun annesinin kızlık soyadı hep farklı olduğundan taramak zorlaşır.
avrupalılar kilisede vaftiz olur, bu tören esnasında da kişi kiliseye kaydedilir. pazar kiliseye gelmeyenlere "bu pazar seni kilisede göremedim john?" denir. bu yüzden çok yer değiştirmemiş bir hristiyan 600-700 sene çok rahat eskiye kadar tarayabilir ailesini.
biz ise soylu değilsek, önemli bir memur değilsek, bir gayrimüslim locasına kayıtlı değil ya da önemli bir suç işlememişsek ancak padişah ikinci mahmut'a asker lazım olduğu o güne kadar atalarımızın izimizi sürebiliriz. çünkü devlet dirin para ederse, ölün cenk ederse seni var sayar.