Günlük "Bir Penguenin Rüyası"

Konu sahibi son olarak 3 gün önce görüldü
"You cannot selectively numb emotions. You cannot say that i don't want to feel shame, vulnerability, grief, fear, disappointment, hatred.. etc. You cannot numb these hard feelings without numbing the other effects, our emotions. You will also lose love, joy, happiness, belonging."

"You are imperfect, you are wired for struggle. But your are worthy of love and belonging."
 
Son düzenleme:
"For Sama" [spoiler icerir]



Suriye'de, ozellikle de Aleppo'daki direnisin baslangicindan, sehrin dususune kadar olan surecin bir insan, bir kadin, bir gazeteci, bir aktivist, bir anne, bir es, bir evladin gozunden anlatilmasi. "Seni nasil bir dunyaya getirdigimi anlaman ve neden bu kararlari aldik, bilmeni istedigim cektim bu filmi" diyor Waad al-Kateeb.

Bir insan, savas esnasinda nasil/neden asik olur?
Oyle bir dunyaya, nasil bir cesaretle cocuk getirir?
Her gecen gun ya bombalardan ya da kacmak zorunda kaldiklarindan dolayi, bir bir arkadaslarini yitiren ve onlari ozleyen bir cocuga ne soylenebilir?
Cocugunun cesedini baskasina tasitamayan, son defa ona sarilmak isteyen annenin acisini ne dindirebilir?
Aylar boyunca cocuklarina taze sebze veya meyve bile bulamayan bir anne-baba, hala nasil ayakta kalip, cocuklarina iyimser olmayi ogretebilir?
Hastaneyi dahi bombalayip, insanlara en ufak yasama sansi vermeyen bir yerden, sistemden, ulkeden kacmak suc mudur? Hele de cocuklari icin kacarken, yolda yine bombalara yakalanip, cocuklarini kaybeden veya gittigi ulkelerde, insanlarin acimasiz yorumlarina, bakis acilarina karsi ne kendilerini ne cocuklarini koruyamayan ailelenin caresizligine ne yapilabilir?
Peki ya kalmayi secenler. Ozgurluk tum bu ustteki acilara katlanmaya degecek bir sey midir? Cocugunun hayati boyunca yasayacagi travmadan kim sorumludur? Bunlar yasanirken, hic bir ulkenin buna bir son vermemesine duyulan ofkeyi bir insan nasil yenebilir?

Bu gibi daha bir suru soruyu kendine sormana firsat taniyan,
o insanlari otekilestirmektense, neler yasadigini anlayip, empati kurdurtacak
savasin insanlarin hayatlarinda nelere sarildiklarini gozlemleyebileceginiz bir film olmus.

Ah canim cocuklar, kucucuk bedenlerinizle neleri goguslemek zorunda birakildiniz...
 
Egitimin cok onemli oldugunu 7'den 77'ye herkes soyluyor. Fakat, egitimin nasil olmasi gerektigine dair bir fikir birligi yok, her kafadan bir ses cikiyor. Bugun farkli egitim sistemlerine dair bir video izledim. (Sanirim bizim ulkede 80-90 dogumlularin eksik oldugu noktayi bulabildim. )

Cocukluk ve ergenlikteki her gelisme caginin farkli kapasitesi var. Elbette, tek amaciniz testlerde basari ise, cocugu o yonde zorlayarak bunu basarabilirsiniz. Hatta, gayet alaninlarinda basarili da olurlar. Ozellikle tip, muhendis vs gibi mesleklerde bunu cok iyi gorursunuz. Fakat bunu yaparken, cocugun asil doyuma ulasmasi gereken noktalar es gecilir. Oyun oynamak gibi, muzikle/dansla/sporla rahatlamak gibi, bir sorunla basedebilme yetisini edinebilmek gibi, hayal gucunu calistirarak bir eser olusturabilmek gibi.

Aslinda degisen dunyada her turlu duruma adapte olabilmek, dunyayla basa cikabilme yetisini kazanabilmek, sorunlari cozebilme becerisine sahip olmak, ne kadar esnek oldugunla da alakali. Ogrenmeyi becerebiliyorsa bir birey, her durumdan kendisini kurtarabiliyor. Umutsuzluga dusmuyor, pozitif yaklasabiliyor sorunlara, bir cozum uretebiliyor hal boyle olunca. Dunyadaki depresif insan sayisina bakinca, neleri yanlis yaptigimizi gormek de cok zor olmuyor.

Su anki egitim sistemi, her turlu imkan oldugunda ve bir sorunla karsilasmadiginizda, gayet iyi isliyor. Tum detaylari en ince ayrintisina kadar dogru yapabilen bir insan surusu yetistiriyorsunuz. Ama, isler sarpa sarmaya baslayinca, bununla basa cikamayan, depresyona batmis, saglam iliskiler kuramayan, degerini sadece gordugu ilgiyle olcebilen ruhsuz bir toplulukla karsi karsiya oldugunuzu anliyorsunuz. Kendine guveni olmayan, isinde cok basarili "dahilerle" dolu etrafimiz.

Bakalim 2000li yillarda dogmus jenerasyonu ne gibi sorunlar bekliyor.
 
penguenler de mi rüya görüyormuş diyerek konuya daldım :D
 
Hayatim boyunca baskalarinin hayatina dokunmaya calisan insanlara hayran oldum.
"Becoming" Michelle Obama'nin hayatini anlattigi bir kitap. Kitabi okumasam da bununla ilgili olan filmi izledim.
Soylediklerinin, yuzde kaci gercegi ifade ediyor bilmiyorum elbette.
Ancak, kadinin cok hos bir aurasi var, sanki her yasadigini anlayabilecekmis, empati kurabilecekmis gibi, yasanmislik var hem sozlerinde hem yuzunde.
Ben bu insanlara bayiliyorum. Hayatin getirdigi dususleri de kabullenip, onun ustunden gelen, bir guc var kendisinde.
Kendi hayati zorluklarla gecmis zaten. Babasinin rahatsizligi, dusuk/ orta gelirli bir aile, zaten Amerika gibi bir yerde zenci olarak dogmak cok farkli bir boyut. Princeton ve Harvard gibi universitelerde egitimden sonra, Barack Obama ile tanismasi,
onun karsisinda nasil guclu olmasi gerektigine karar vermesi, hukuk alaninin kendine gore olmadigini farkedip, hukuku birakmasi, dusuk yapmasi, evliliklerindeki sorunlar, Obama'nin baskanlik icin aday koydugu surecte, her soylediginin carpitilmasi, 8 sene boyunca "mukemmel" bir insan/kadin/anne olmak zorunda kalmasi... Bunlari da acik yureklilikle insanlarla paylasabilmesi, cidden hayran duyulasi bir enerjisi var bu kadinin.

Hayati boyunca en zorlandigi konuyu da kendisini kesfetmesi olarak anlatmis, tam benim de bu surecten gectigim bir zamanda, icime bir su serpildi sanki. Ne kadar sancili bir donem oldugunu kendisi de bahsediyor zaten. "Ben kimim? Hayata dair nasil bir istegim var, hayatimi nasil bir amac cercevesinde gerceklestirebilirim?"

Insanlar arasindaki iliskilere bakis acisi da carpici. Her turlu saglam iliskinin bir caba gerektirdiginden, birbirini anlamaya dayali, orta yol bulmaya calismakla, fedakarliklarla dolu bir seruven olarak anlatiyor. Cabasiz, emeksiz hic bir sevginin ayakta kalmadigina deginiyor.

En guzeli de genclere, farkli ailelerden/milletlerden/sosyal siniflardan gelenlere umut etmeyi, calismayi, hayal kurmayi asilamaya calismasi. Nasil sesimi duyurabilirim, nasil kendi hayatimi yonlendirebilirim, suclarla dolu bir ortamdan nasil kurtulabilirim? Degisim once kendimizle basliyor, sonra cevrene yayilabiliyor.
 
Son düzenleme:
1 haftadir kitabi gozume ilisiyor kutuphanede kararsiz kaliyorum almakta, karar verdim simdi alip okuyacam meraklandim .)
 
1 haftadir kitabi gozume ilisiyor kutuphanede kararsiz kaliyorum almakta, karar verdim simdi alip okuyacam meraklandim .)
Ben de okumadim Nilu, alip okumak istiyorum.
Guclu kadinlarin hikayelerini hep cok merak ediyorum ben zaten : ))
8. yilin sonunda, white house'dan ayrildiklari an 30 dk boyunca aglamis kadin.
Her konustugunu yanlis yonlere cekmis bu basin. "Simdiye kadar, Amerika'dan hic bu kadar umutlu olmamistim. Cunku, insanlar artik degisim istiyor" sozunu, ulkesini sevmiyor mu, sinirli agresif zenci bir kadin mi? Kendisini kurban gibi mi gostermeye calisiyor diye haftalarca ustune gitmisler.
 
  • Beğen
Tepkiler: W
Bugun okudum bu yaziyi. Ben daha guzel ifade edemeyecegim icin, suraya da ilistireyim bunu.

"Dini kullanmak dunya genelinde yine cok moda. Menfi milliyetcilik gibi...Sonra da "irkciliga karsiyiz" soylemleri mesajlari...
Degilsiniz efendim! Irkciliga, turculuge karsi degilsiniz. Hayvanlari bile menseine gore tercih sebebi ya da sokaga atilacak degersiz irk diye ayiriyorsunuz. Kendi ulkenizde gerceklesen ve ucu size dokunacak olan her turlu ayirima riza gosteriyor, bunu protesto etmeye calisan azinligi "marjinal" diye etiketliyorsunuz. Polis anayasal bir hak olan protestolari durdurmak icin siddet kullandiginda " ama onlar da otursun evinde, ne isi var anarsik faaliyetlerde" diyip daha da ileri gidip onlari kamu huzurunu bozmakla suclayanlari alkisliyorsunuz. Dini kullanan, diktator ruhlu, sizofrenik yonetimlerin asiri ragbet gordugu bir zamandayiz. Uyutulmak, unutmak, iradenizi ipotek vermek istiyorsaniz super bir doneme denk geldiniz. Vatansiz kalmis multecilere, azinliklara, kendinden farkli cinsel yonelimi olanlara asagilik birer yaratik gibi bakan, elinize bir silgi verilse onlari bulundugu resimden silmek isteyenler de sizlersiniz. Ya ben musadenizle duzeninize tukurmek istiyorum. Trump ve Trump kafalilar! Hepinizin motoru ayni, kaporta farkli. Aynisiniz!"
 
Ilginc bir beynim var, uzerinde tekrar yapmadigim/yapamadigim her seyi unutan.
Onceden de boyleydim ben ama okul zamaninda, notlarla calistigim icin, bu kadar sorun cekmiyordum.
Simdi ise zamanimin olmadigi durumlarda, her okudugum/izledigim kaybolup gidiveriyor zihnimin kivrimlarindan.

Bundan dolayi 3-5 cumle de olsa, izlediklerimi suraya not edecegim ki unutmayayim
Netflix belgesellerinden birisi, "13th".
MV5BMjAwMjU5NTAzOF5BMl5BanBnXkFtZTgwMjQwODQxMDI@._V1_SY1000_CR0,0,674,1000_AL_.jpg


Konusu ise, irk, adalet ve hapsetme uzerine. Bir irkin kolelikten kurtulup, modern kolelige evrilisi yani hapishanelerdeki kaybolusunun bir hikayesi.

Cogunuz biliyorsunuzdur, Amerika'daki kolelik Amerika ic savaslari sonunda, 1865 yilinda 13. yasa degisikligi sayesinde kaldiriliyor. Yasa ise su sekilde "Suclarin cezalandirilmasi haricinde kolelik ve irade disi/istek disi hizmet kaldirilacaktir. Herkes ozgur bir bireydir. "

Buradaki "suclarin cezalandirilmasi haricinde" kismi, Amerika tarafindan su gune kadar hala daha suistimale ugratilmakta olan bir yasa malesef. Bu acikligi goren hukumet, en ufak suclarda bile zencileri hapise atmakla basliyor ise.
Sonrasinda da haklarindan mahrum etmek (zencilerin oy kullanma haklarinin ellerinden alinmasi), linc sureci (Klan Klu klux grubu vs) ve Jim Crow yasalari ile irkci ayrimciligin toplum icine entegre edilmesi ile devam ediyor. (Zencilerin ayni tuvaletleri kullanamamasi, ayni otobuslere binememesi vs) En sonunda da hukumetin guya uyusturucu ile savas adi altinda cikarttigi bir suru yasanin, en cok zenci ve meksikalilari hedef aldigini goruyoruz. Hele de hapishanelerin ozellestirilmesi sonucunda, durum daha da kotu hale geliyor.

Beni en cok etkileyen de devletlerin, herhangi bir seyi yapabilmek icin halkin icine korkuyu salmalarinin yeterli olusunu gormekti. Dogru olmayan bir istatiki bilgi (zencilerdeki suc isleme oraninin daha yuksek olusu gibi) ile halkta korku yaratip, inanilmaz agir cezalarin yasa olarak cikartilmasi ve buna kimsenin ses cikarmamasi.

Hic kimse hapishanedeki insanlarla ilgilenmiyor cunku, bir sucu varsa, cezasinin insani bir ceza olmasiyla veya bu cezanin o sucu ortadan kaldirip kaldirmayacagi cok onemsiz gozukuyor halka. Ne kadar aci. Asil carpitici nokta ise, zaten zenci kesimin 30%'unu hapis yoluyla babasiz biraktiginizda, bir nesili etkileyebiliyor olusunuz. Evde bir baba figuru olmadiginda, sabit bir maas girmediginde, polisler ve insanlar tarafindan surekli linc yiyen bir kesimde yasadiginizda, bu ortamdan kurtulma ihtimali olmayan bir nesil yetistiriyorsunuz. Bunun devlet eliyle, sistematik olarak yapilmasi ve bir irkin surekli bunlarla basa cikmak zorunda olusunu izlemek, su anki "black lives matter" hareketinin ne kadar da onemli oldugunu gosteriyor.

Sunu da belirteyim, Amerika'da bir kere hapise girmis bir insan, tum hayati boyunca oy kullanma hakkini kaybediyor. Cezasini cekmis olmasinin hic bir onemi yok.
 
"Black Lives Matter" olaylariyla birlikte, bu izledigim 3. film oldu sanirim.
Filmin adi: I Am Not Your Negro



James Baldwin'in 1960'li yillardaki Vatandaslik haklari (civil rights movement) hareketinin en onemli 3 aktoru hakkindaki goruslerini (Malcolm X, Martin Luther King, Medger Evers) ve daha onemlisi, Amerika'daki irk probleminin nasil basladigi ve Afrikan Amerikalilarin hayatlarini nasil etkiledigini anlatan inanilmaz etkileyici bir film.

Etkileyici olmasi, filmin kurgulanmasindan kaynaklanmadi benim icin. Ben, bir insanin bu kadar etkileyici ve bu kadar sofistike konusmasina hic tanik olmadim simdiye dek. Zaten bu filmden once James Baldwin'in kim olduguna dair bir bilgim de yoktu. Kendisi ayni zamanda hem sair, hem yazar, hem aktivist imis. Hem zenci hem de homoseksuel oldugu icin, Amerika'daki problemli yasama daha fazla katlanamayip Fransa'ya yerlesen bir yazar kendisi. Ancak, bu 3 liderin olmesiyle birlikte, herkesin bir bedel odemesi gerektigini dusunerek ulkesine geri donme karari almis.

Film, eger o donemi bilmiyorsaniz, biraz havada kalabilecek bir film. Cunku o donemi cesitli videolarla, sadece Baldwin'in sozleri uzerinden anlatiyor. Polis siddetinden, Malcolm X'e ve Black Panther hareketine, Martin Luther King'in soylemlerinden Hollywood filmlerindeki gercek disi Amerikan ruyasindan ve zencilerin sinemada nasil lansettirildigine kadar bir suru konuya deginiyor.

Cok zor bir cocukluk gecirmis. Uvey babasinin baskisi, polis siddeti, homoseksuel oldugunu farketmesi ve daha nice sorunlarla dolu bir cocukluk... 12 yas gibi kucuk bir yasta, ilk yazilarini kaleme almis. Bizim dogustan edindigimiz kimi haklara, baska insanlarin ne zor sartlarda ve neleri feda ederek kazanmaya calismalari, onlara olan hayranligi daha da artirdigi gibi, nelere aslinda kor baktigimizi da anlatiyor bize.

En acisi da Afrikan Amerikalilarin icinden bile, sirf homoseksuel oldugu icin, bu adami dislayan, linc etmeye calisan bir kesimin olmasi. Bu kadar buyuk bir deha, kac cephede psikolojik savas vermek zorunda kaliyor.

Su 2 alintiyi da koyup, umarim en azindan bir kitabini okuyabilme ihtimalim olur diye bitireyim.

"What white people have to do is try and find out in their own hearts why it is necessary to have a 'nigger' in the first place, because I'm not a nigger. I'm a man. But if you think I'm a nigger, it means you need it.”
"Beyaz insanlar, "nigger" kelimesinin neden kullanilmak zorunda oldugunu bulmak zorundalar. Cunku, ben bir nigger degilim, ben bir insanim. Fakat, eger siz benim "nigger" oldugumu dusunuyorsaniz, buna ihtiyaciniz var demektir"

“You don't know what's happening on the other side of the wall, because you don't want to know.”
"Duvarin diger tarafinda ne oldugunu bilmiyorsunuz, cunku bilmek istemiyorsunuz"
 
bunu izledin mi?


ben bunu birkaç sene önce şu şarkıyı dinlerken keşfetmiştim

 
Benimde böyle bir sorunum var shini ya. Okuduğum, izlediğim çoğu şeyi unutuyorum. Özellikle ayrıntılarını. Neden aceba?
 
@Larien, hayir izlememistim. Aa en yakin zamanda izleyeyim, senin onerdigin filmleri cok severek izliyorum ben zaten
@juju, inan hic bir fikrim yok. Ama ben eger birisine anlatirsam, uzerine tartisirsam veya bir yere yazarsam, ancak o zaman hafizamda daha cok yer ediyor. Benim kadar hafizasi problemli baska birine rastlamadim ben .p
@Arkhe, takim elbise sevmiyorsun saniyordum :d
 
@Larien, hayir izlememistim. Aa en yakin zamanda izleyeyim, senin onerdigin filmleri cok severek izliyorum ben zaten
@juju, inan hic bir fikrim yok. Ama ben eger birisine anlatirsam, uzerine tartisirsam veya bir yere yazarsam, ancak o zaman hafizamda daha cok yer ediyor. Benim kadar hafizasi problemli baska birine rastlamadim ben .p
@Arkhe, takim elbise sevmiyorsun saniyordum :d

Bende okulda anlatarak ders çalışırdım. Okumak hiç etki etmiyor. 3-5 arkadaşımı alırdım karşıma, oturun köftehorlar der anlatırdım. Az sayemde ders geçmedi şerrolar. Ay pardon sizin başlığınızda şerro merro hoş olmadı. Pardon shinişcim.
 
Bende okulda anlatarak ders çalışırdım. Okumak hiç etki etmiyor. 3-5 arkadaşımı alırdım karşıma, oturun köftehorlar der anlatırdım. Az sayemde ders geçmedi şerrolar. Ay pardon sizin başlığınızda şerro merro hoş olmadı. Pardon shinişcim.
Ahaha ne onemi var : )) Bir de baskalari soru sordugu zaman, beyninin analiz edisi bile degisiyor. Para alsaydin ya dersi gecenlerden juju .p
 
@Larien, hayir izlememistim. Aa en yakin zamanda izleyeyim, senin onerdigin filmleri cok severek izliyorum ben zaten
@juju, inan hic bir fikrim yok. Ama ben eger birisine anlatirsam, uzerine tartisirsam veya bir yere yazarsam, ancak o zaman hafizamda daha cok yer ediyor. Benim kadar hafizasi problemli baska birine rastlamadim ben .p
@Arkhe, takim elbise sevmiyorsun saniyordum :d

Sevmiyorum ama böyle şort tişört girmekte ayıp olur.
 
Geri