Bir Öğreti Olarak Yasak Elmanın Üzerine

🕒 Konu sahibi 2 saat önce aktifti
Adem ile Havva hikâyesi, insanın yaradılışına ve yeryüzüne gönderilmesine, yahut bir diğer ifadeyle sürülmesine dair bir anlatı olarak ele alınıyor. Fakat, hikâyedeki sembolizm o denli kendini açık ediyor ki, bak burada başka bir metin gizli demekten kendinizi alamıyorsunuz. Bu bağlamda Adem, hikâyede insanı (insanlığı, beşeriyeti, insan neslini) simgelerken, Havva ise arzuyu temsil ediyor. Cinsiyetlerin farklı sembolik temsiliyetleri olması, insanın belirli bir yönünü vurgulamak bakımından olsa gerek diye düşünüyorum. Keza, burada Havva insanı, Adem arzuyu temsil ediyor da diyebiliriz. Bunda bir behis yoktur. Çünkü, vurgulanmak istenen şey insanın (doğası gereği) arzulayan, sürekli isteyen bir varlık olduğu. Ağaç, yeryüzünü ve tabiatı, aynı zamanda da hayatı temsil ediyor. Şeytan figürü ise, hem nefsi (ego, bencillik, kibir) hem de nefsaniyeti (haset, kendisinin daha nitelikli olmasını, daha üstün görülmesini sağlamak bakımından başkasının kötü bir duruma düşmesini, saygınlığını yitirmesini isteme) tasfir etmek üzerine. Aynı zamanda daha ağır basan spesifik bir yönüyle şehveti temsil ediyor. Hikâyenin bir diğer versiyonunda yılana dönüşmesi, insanın onu bilinçaltı bir biçimde, son derece arkaik olarak bir düşman, bir tehdit olarak görmesiyle ilintili. Hikâyedeki son sembol olan meyve ise, üremeyi vurgulamak üzerine.

Günümüz insanının geldiği noktada elde ettiği buluşlar, eriştiği imkânlar, onun cinsel aktivitelerinde daha rahat olmasına, gelişigüzel davranmasına, kaygılarının ortadan kalkmasına izin veriyor. Başta prezervatifinden gebelik önleyici ilâçlarına kadar bir sürü unsur söz konusu. Hatta bireysel aidiyetleri biyolojik olarak da ispatlanabiliyor, yani hangisinin hangisinden doğduğu falan ispatlanabiliyor. Oysa, bir kaç nesildir insan bu tür imkânlara sahip. Ya önceki nesiller?

Nesiller boyunca cinsellik, insanlık için öyle masum bir şey asla olmadı, ki zaten olmamalıydı. Çünkü cinsellik, aynı zamanda üremeyle doğrudan ilintiliydi. Sonucunda başka bir insanın hayata gelmesi mevzu bahisti. Dolayısıyla, gayet sorumluluk isteyen, insanın öyle her canı çektiğinde gelişigüzel bir biçimde yapabileceği bir eylem şekli asla olamazdı. İşte sembolik yönüyle ele alındığında buradaki Adem ve Havva, yahut bir diğer adıyla Yasak Elma anlatısı, cinselliğe dair uyarıcı bir metne, bir öğretiye dönüşmekte.
 
Utopik bir cevrede, hayati sembolize eden bir agacin ne isi var?
 
Utopik bir cevrede, hayati sembolize eden bir agacin ne isi var?

Çünkü işin içinde hayata gelmek var. Bu hikâye "ilk günah" adıyla da geçer. Bu bağlamda insanın ilk günâhı üremek oluyor. Çünkü, bir yerde tanrıya kafa tutmaktır üremek. Nesilden nesile insanlığı ele aldığında bir nevi ölümsüzlük. Elbette tabiat izin verdiği müddetçe.

Bunun iz düşümü Tolkien'de de vardır. İlâhi hiyererşinin oluşumundan sonra ilk yaratılanlar elflerdir ve elfler yaşlanarak ya da hastalanarak falan ölmezler. Hatta tanrısal bir mekân/boyut olan Valinor'da yaşama izinleri vardır. Ama Orta Dünya yok olursa şayet, elfler de nerede olurlarsa olsunlar onunla birlikte yok olacaklardır.
 
Çünkü işin içinde hayata gelmek var. Bu hikâye "ilk günah" adıyla da geçer. Bu bağlamda insanın ilk günâhı üremek oluyor. Çünkü, bir yerde tanrıya kafa tutmaktır üremek. Nesilden nesile insanlığı ele aldığında bir nevi ölümsüzlük. Elbette tabiat izin verdiği müddetçe.

Bunun iz düşümü Tolkien'de de vardır. İlâhi hiyererşinin oluşumundan sonra ilk yaratılanlar elflerdir ve elfler yaşlanarak ya da hastalanarak falan ölmezler. Hatta tanrısal bir mekân/boyut olan Valinor'da yaşama izinleri vardır. Ama Orta Dünya yok olursa şayet, elfler de nerede olurlarsa olsunlar onunla birlikte yok olacaklardır.
Soruma cevap degil bu.
Israrla agacin sembollugunu aciklamaya calisiyorsun.
Utopik bir yerde, dünyevi hirslarin isi ne?
Amac neydi yani?

Sen hristiyani bir bakis acisi ile,Peccatus Originis kavramini aciklamaya calisiyorsun.Üremek niye tanriya kafa tutmak olsun?Ölümsüzlük de degil,aciklamaya calistigin kaynaklardan yola cikarsak.Cünki hristiyanlikda mahser kavrami mevcuttur ve insanligin yok olacagi da.
Adem verdigi sözü tutamamistir.Bu neticede, cinsellik degildir ilk günah unutkanliktir.
Ve budur insanligin mirasi.
Agacin orada bir sembol rolü yok.
Meyvanin var.
Agaca anlam yükleyen seytan olmustur.
Öte yandan yazinda kadina sundugun bakis acisi, engizisyon mahkemelerinde onlara en brutal iskence metodlarini uygulayip,yakmalari icin cok gecerli bir sebebti.
 
Soruma cevap degil bu.
Israrla agacin sembollugunu aciklamaya calisiyorsun.
Utopik bir yerde, dünyevi hirslarin isi ne?
Amac neydi yani?

Sen hristiyani bir bakis acisi ile,Peccatus Originis kavramini aciklamaya calisiyorsun.Üremek niye tanriya kafa tutmak olsun?Ölümsüzlük de degil,aciklamaya calistigin kaynaklardan yola cikarsak.Cünki hristiyanlikda mahser kavrami mevcuttur ve insanligin yok olacagi da.
Adem verdigi sözü tutamamistir.Bu neticede, cinsellik degildir ilk günah unutkanliktir.
Ve budur insanligin mirasi.
Agacin orada bir sembol rolü yok.
Meyvanin var.
Agaca anlam yükleyen seytan olmustur.
Öte yandan yazinda kadina sundugun bakis acisi, engizisyon mahkemelerinde onlara en brutal iskence metodlarini uygulayip,yakmalari icin cok gecerli bir sebebti.

Ütopik ortam dediğin ve ona eklemlenmiş diğer olgular da dünyevidir. Dünyevi olmayan bir şeyi insanın zihni somutlaştıramaz zaten. Hayal gücünün referans noktası hep dünyevidir.

Yazımda sembolizm üzerine değinirken, sembollerin temsiliyetleriyle birlikte bu sembollerle birlikte amaçlanan şeyin ne olduğu, sembolik bakış açısının neyi anlatmak için bir vesile olduğuna da değindim.

Hiyâyeye/öğretiye ve sembollere bir dinsellik yüklersen, burada bana her şeyi söyleyebilirsin zaten. Örneğin söylediğin gibi ağaca anlam yükleyen şeytansa, demek ki ben de Şeytanspor'dan yana oluyorum. O yüzden engizisyonlar her daim benim gibilerin üzerinden geçer. Öyle bir tehdit noktasında hayatta kalma şansın benimkinden daha yüksek.
 
Ütopik ortam dediğin ve ona eklemlenmiş diğer olgular da dünyevidir. Dünyevi olmayan bir şeyi insanın zihni somutlaştıramaz zaten. Hayal gücünün referans noktası hep dünyevidir.

Yazımda sembolizm üzerine değinirken, sembollerin temsiliyetleriyle birlikte bu sembollerle birlikte amaçlanan şeyin ne olduğu, sembolik bakış açısının neyi anlatmak için bir vesile olduğuna da değindim.

Hiyâyeye/öğretiye ve sembollere bir dinsellik yüklersen, burada bana her şeyi söyleyebilirsin zaten. Örneğin söylediğin gibi ağaca anlam yükleyen şeytansa, demek ki ben de Şeytanspor'dan yana oluyorum. O yüzden engizisyonlar her daim benim gibilerin üzerinden geçer. Öyle bir tehdit noktasında hayatta kalma şansın benimkinden daha yüksek.
Hayir est..
Dinsellik yüklemis sensin Pisicigim.
Hristiyanlikta anlattigin gibi ele alinir, hayat agaci,yasak elma,sehvet arzu etcpp...kadinin öcülügü felan..hos erkege de yansitmaya calismissin ama pek olmamis.

Utopik ortamda öyle grotesk bir agacin isi ne diye sorar iken, ne geregi vardi buna diye sordum aslinda.
Iste simdi de yaratan demeden eksik kaliyor düsünce silsilesi.
Neydi yaratanin amaci o agacla, harika bir ortamdayken insan?
 
Hayir est..
Dinsellik yüklemis sensin Pisicigim.
Hristiyanlikta anlattigin gibi ele alinir, hayat agaci,yasak elma,sehvet arzu etcpp...kadinin öcülügü felan..hos erkege de yansitmaya calismissin ama pek olmamis.

Utopik ortamda öyle grotesk bir agacin isi ne diye sorar iken, ne geregi vardi buna diye sordum aslinda.
Iste simdi de yaratan demeden eksik kaliyor düsünce silsilesi.
Neydi yaratanin amaci o agacla, harika bir ortamdayken insan?

Bak ısrarla aynı şeyi yapıyorsun. Sembollerin temsil ettikleri şeylerin neler olduğu noktasına takılıyorsun ve buradan hareketle vardığım yeri manipüle ediyorsun.

Bu hikâyenin cinsel faaliyetlerinde insanı daha sorumlu davranmaya teşvik eden bir metin olduğunu ortaya koyuyorum, bunu iddia ediyorum. Yok kadın öcülüğü idi, yok hristiyan bilmem nesiydi, yok bilmem ne tekkesiydi, bana istinat ettiğin başka başka okumaların karşısında bir şey ortaya koyuyorum ben. Tatlı su feminoculuğu oynamak uğruna değmiyor...
 
Pisi agabeyin perfektifi guzel,lakin biraz eksik gibi.Bu tur konulardan bahsederken veya munazara ederken,teolojik mefhum ve kelimeleri iyi tecessus ve tahkik etmek gerekiyor.Zira kelime kokleri bize bazen,bir fener misali yol gosterebiliyor.

Kuran da Havva adi gecmez.Lakin Adem ismi zikredilir.Agac kelimesinin arapca da karsiligi "Secere" dir.Secere ayni zaman da soy,sulale,kutuk,ata gibi cok anlamlari dahilinde barindirir.Bundan yola cikarak bahsi gecen agacin insanlik soyu ve yasamsal konularla ilgili,bir agac oldugunu soylemek hata olmaz.

Gelelim elma konusuna.Aslinda bu meyve nin elma oldugu konusun da net bir cevap yoktur.Bu kissanin temelini olusturan israili ve mervi kaynaklar dahi birbiriyle celisebiliyor.Fakat secere kelimesinden yola cikarak bu meyvenin cezbecidi ve lezzetinin dogrudan insan ile alakali oldugunu dusunebiliriz.Belki de yaradanin yaklasilmasini dahi yasakladigi agacin meyvesi,butun insanligin genetigigin kodlandigi bir seydi.Nitekim bir cok tefsir de,meyvenin yenildigi an Adem ve Havva'nin boyut degistirmeye,musait bir beden yapisina burunmeye basladigi ele aliniyor.Bu da bize Adem ve Havva'nin Dunya,ya gonderilmeden once bir surec daha gecirmis olduklarini gosteriyor...

Konu hayli uzun ve derin.İcinizde nakis olan nukteleri munazara ederiz,fakat kissaya tamamiyla cinsel yonden bakmak kismen hatali.Sanki biraz arguman eksikligi var @PiSi hocam.
 
Son düzenleme:
Bak ısrarla aynı şeyi yapıyorsun. Sembollerin temsil ettikleri şeylerin neler olduğu noktasına takılıyorsun ve buradan hareketle vardığım yeri manipüle ediyorsun.
Manipule olma o zaman,arguman sun.
Sembollerin neyi temsil ettiklerini sormuyorum sana.O agacin o utopik yerde amaci ne diyorum?Bir üst basamagi da,rahatin insana neden batmasi gerekiyordu dur.
Bunu cevaplayabilir misin?
Mantik hatasi bolca mevcut oldugundan, derinlemesine düsün diye sana firsatlar sunmaya calistim
Senin aciklamak istedigin sey,Asli Günah ve bu hristiyan ögretisi...
Kadina sundugun bakis acisi tam da benim acikladigim bakis acisi...cinselligin sorumluluk gerektirdigine inanmak istemek, cennet ögretisi kadar utopiktir.

Yilan seytan adem havva cennet agac meyva..bu sembol diye nitelendirdigin sözcükleri kullanan sen, dinsellige döken biz oluyoruz.

Ha deseydin ki, dogmatik yazilarin insanlar tarafindan yazildigina dair bir düsünce üretiyorum, (Ütopik ortam dediğin ve ona eklemlenmiş diğer olgular da dünyevidir. Dünyevi olmayan bir şeyi insanın zihni somutlaştıramaz zaten. Hayal gücünün referans noktası hep dünyevidir.) o zaman farkli yaklasirdim.
Ama yasak elmadan girip, bilmem nereden ciktin.Ne bekliyorsun?
 
Manipule olma o zaman,arguman sun.
Sembollerin neyi temsil ettiklerini sormuyorum sana.O agacin o utopik yerde amaci ne diyorum?Bir üst basamagi da,rahatin insana neden batmasi gerekiyordu dur.
Bunu cevaplayabilir misin?
Mantik hatasi bolca mevcut oldugundan, derinlemesine düsün diye sana firsatlar sunmaya calistim
Senin aciklamak istedigin sey,Asli Günah ve bu hristiyan ögretisi...
Kadina sundugun bakis acisi tam da benim acikladigim bakis acisi...cinselligin sorumluluk gerektirdigine inanmak istemek, cennet ögretisi kadar utopiktir.

Yilan seytan adem havva cennet agac meyva..bu sembol diye nitelendirdigin sözcükleri kullanan sen, dinsellige döken biz oluyoruz.

Ha deseydin ki, dogmatik yazilarin insanlar tarafindan yazildigina dair bir düsünce üretiyorum, (Ütopik ortam dediğin ve ona eklemlenmiş diğer olgular da dünyevidir. Dünyevi olmayan bir şeyi insanın zihni somutlaştıramaz zaten. Hayal gücünün referans noktası hep dünyevidir.) o zaman farkli yaklasirdim.
Ama yasak elmadan girip, bilmem nereden ciktin.Ne bekliyorsun?

Benim açıklamak istediğim şey eski insan neslinin paradigmasının farklı olduğu. Bugünkü insanın ise sahip olduğu olanaklar sayesinde o paradigmanın üzerine çıkmayı başardığı, yahut o paradigmanın üzerine koymayı başardığı için yeni bir takım olanaklara eriştiği.

Teşekkür ediyorum. Ürün ve fırsatlarınızla ilgilenmiyorum. Elinizde kalan etiketlerinizi de başka yerlerde değerlendirmenizi rica ediyorum. Latince aforizmalarla tatlı su feminoculuğu yapan platform tarikatlarıyla da ilgilenmiyorum.
 
Pisi agabeyin perfektifi guzel,lakin biraz eksik gibi.Bu tur konulardan bahsederken veya munazara ederken,teolojik mefhum ve kelimeleri iyi tecessus ve tahkik etmek gerekiyor.Zira kelime kokleri bize bazen,bir fener misali yol gosterebiliyor.

Kuran da Havva adi gecmez.Lakin Adem ismi zikredilir.Agac kelimesinin arapca da karsiligi "Secere" dir.Secere ayni zaman da soy,sulale,kutuk,ata gibi cok anlamlari dahilinde barindirir.Bundan yola cikarak bahsi gecen agacin insanlik soyu ve yasamsal konularla ilgili,bir agac oldugunu soylemek hata olmaz.

Gelelim elma konusuna.Aslinda bu meyve nin elma oldugu konusun da net bir cevap yoktur.Bu kissanin temelini olusturan israili ve mervi kaynaklar dahi birbiriyle celisebiliyor.Fakat secere kelimesinden yola cikarak bu meyvenin cezbecidi ve lezzetinin dogrudan insan ile alakali oldugunu dusunebiliriz.Belki de yaradanin yaklasilmasini dahi yasakladigi agacin meyvesi,butun insanligin genetigigin kodlandigi bir seydi.Nitekim bir cok tefsir de,meyvenin yenildigi an Adem ve Havva'nin boyut degistirmeye,musait bir beden yapisina burunmeye basladigi ele aliniyor.Bu da bize Adem ve Havva'nin Dunya,ya gonderilmeden once bir surec daha gecirmis olduklarini gosteriyor...

Konu hayli uzun ve derin.İcinizde nakis olan nukteleri munazara ederiz,fakat kissaya tamamiyla cinsel yonden bakmak kismen hatali.Sanki biraz arguman eksikligi var @PiSi hocam.

Uzun uzun anlatan var, adına da tasfir kitabı diyorlar. Kaynağı da semavi din kitaplarının ve onları ele alan dini kaynakların, rivayet ve yorumların tamamı. Bir nevi en geniş biçimde ele almak adına genel bir derleme.

Fakat, o noktadan ele alınca ister sembolik oku ister düz oku, son tahlilde ucu insanın cennetten kovulmasına varıyor. İnsan, neden cennetten dünyaya sürülmüştür? Buna ne sebep olmuştur? Öncesiyle sonrasıyla orada neler vuku bulmuştur? Bu sorular sorulup üzerine betimleme yapılır, yahut betimleme sonrası üzerine bu sorular yöneltilir. Betimlemenin amacı bu soruları yanıtlamak üzeredir.

Ben, hikâyenin derdinin ne olduğunu anlamak için sadece hikâyedeki ögeleri ele almanın yeterli olduğunu düşünüyorum. Hikâyenin nerede nasıl vuku bulduğuyla ilgilenmenin bir önemi olmadığını öne sürüyorum.

Gılgamış Destanı da benzer ögeler içerir mesela. Gılgamış'ın şehvete düşkünlüğü, arkadaşını kaybedince onu ölüler diyarında ziyaret edişi, yine onun ölümünden dolayı bir gün ölecek olma düşüncesinin kafasına takılması, akabinde arzuladığı ölümsüzlüğün peşine düşmesi, son tahlilde ölümsüzlük otunu bulması, ama ölümsüzlük otunu kendisinden önce bir yılanın yutması...
 
Geri