ZiFiR
Platin Üye
-
- Katılım
- Şubat 28, 2013
-
- Mesajlar
- 16,572
-
- Tepkime puanı
- 374
-
- Puanları
- 323
-
- Konum
- Mars/Merkaz Mah.
Perdeler açıldı sahne bizimdi, ön sevişme için zaman olabildiğinden daha kısaydı, herşeyden azar azar vardı, bir tutam yalan, bir tutam aşk, çokca ihtiras, odanın ve teninin kokusu yeterince başımı döndürüyordu, herzamanki gibi karmaşık duygular içinde yok oluyordum, ruhumu saran günahlara inat parmak uçlarımda sevap kırıntıları arıyordum,,,
Dudaklarını nasır tutmuş et parçacıklarımla tatlandırıyordu, utanma duygusunu odanın en gizli bölmesine saklamıştık umarsızca, zaman okadar kısaydıki birbirimizin tadına biran önce varma uğraşında alın teri döküyorduk, kalbim bu günahı daha fazla kaldıramazdı, yüreğimin üçte birini bile kaplamayan iyilik yanım o dakikalarda kalbimi sıkıştıracak güce sahipti ve beni etkisi altına almayı başarmıştı,,,
Herşey bitmişti, uçkurumdan aşk zehrinden birini daha salgılamıştım çirkinleşen dünya'nın içine, kalabalığın içinde caddenin tam ortasına tükürmek gibi birşeydi işte,,,
Ve şaşkınlık içinde o herşeyinle bana sarılma uğraşında kaybolurken , ben sırtımı dönmüş bir elim soğuk duvarın ferahlığından kana kana susamışcasına sıcaklık derecesini düşürme uğraşında, diğer elim ölüme koşar adım giden kalbimi durdurma çabasında, herneyse farklıydık işte,,,
Kalktım ve sabırsızca yalnızlığıma koştum, mutfak penceremin önündeki tek başına duran sandalyeye koştum, sigarama, ince belli bardağımdaki çayıma koştum işte... Yorgundum hafif araladım camın penceresini derin bir nefes ve yaktım sigaramı, yanışındaki o çıtırtı daha bir acı ses çıkardı sanki o an, anlamıştım bu sefer dumanı fazlaca zorluyacaktı ciğerlerimi, olsun orası umrumda değildi beni ilgilendiren beynimin içinde semazen yapan nikotin ve karbon monoksit birleşiminden oluşan sihirdi,,, Gerisi hikaye idi di di di .....
Kolumu kaldıracak halim yoktu yığılıp kalmıştım sanki yalnızlığın üstüne, (tek başına pencerenin önünde duran sandalye işte), çay suyu koymaya dermanım yoktu, hararet boğazımda düğüm düğüm olmuştu, uçkurdan tükürmek zordur dostum hararet yapar anla işte te te te te,,,,
Yanıma geldi bir anda başımı yerden kaldırdım hafifce iki parmağın arasında duran sigaralı elim başımın öne yıkılmasına engeldi en büyük destek di, belinden bükülen bir ağacın bastonu gibi neyse, ayak uçlarından başlıyarak süt kokulu bacaklarına, oradan cennetin kapısına, oradan deniz tadında göbek boğumu, sonra kainatın en tatlı meyveleri sadece iki tane ucunda tohumları, en son bütün renkleri bulduğum mavi, yeşil, siyah, beyaz, kırmızı, gözlerini tarif ediyorum gözlerini, ağlayan iki birbirine benzeyen şelale akıl almaz bir manzara, ağlıyordu...
Ve bağırarak yanıma yaklaşmaya başladı sevmiyorsun beni ,sevmiyorsun beni lanet olsun sen beni sevmiyorsun bunu defalarca tekrarladı o an beni öldürebilirdi, ve ben mutfak tereğindeki ters duran bardağın diğer bardaklar tarafından dışlandığını hissettim, algılarım, düşüncelerim, zekam, herşeyim o bardak üzerinde yoğunlaşmıştı dalıp gitmiştim, birden bağırarak sarstı beni, şerefsiz, şerefsiz, şerefsiz, benim hala aklım bardaktaydı,,,
Otur dedim otur sakin ol, cevap vereceğim umuduyla oturdu, hala ağlıyordu, saçlarını okşadım sakinleşti biraz, ağzımın içine bakıyordu dilimden dökülecek bir yalan onu dünyanın en mutlu kadını yapabilirdi o an bunun farkındaydım, ne diyeceğimi bilemiyordum durdum ve çay suyu koymasını söyledim, öyle bir baktıki Tanrı olmadığıma dua et yoksa seni belanı verirdim der gibi,,,
Bir sigara daha yaktım, biraz olsun sakinleşmişti o konuşmak için can atarken ben susmak ve çayın bir an önce olması için ölebilirdim, farklıydık işte,,, Su kaynadı çayı demliyordu o arada minik dudaklarıyla sessiz bir biçimde sorguya çekiyordu beni,, neden böylesin sen?, seni anlamıyorum ve tanıyamıyorum! Senden nefret ediyorum ama çok seviyorum hala neden anlamıyorsun hastasın neden bunu yapıyorsun boş şeylerle uğraşmaktan nezaman vazgeçiceksin, doğru düzgün arkadaşın bile yok, akraban yok, ailen yok, içkin var sigaran var, bana güzel bir sözün yok, her geçen gün dahada kötüye gidiyorsun ilaçlarını kullanmıyorsun, birgün seni hastaneye götürücek birileri olmuyacak ve öleceksin kuytu köşelerde kaybolup gidiceksin,,,
Ağlamaya başladı tekrar oturdu karşıma, aklım çaydaydı iyi demlensin çay bozma dedim, öyle bozulmuştuki ayağa kalktı son kez baktı gözlerime sanki kin dolu nefret dolu üstünü giydi ve çıktı evden, kapı öyle baktıki bu son kapanışım ve birdaha açılmayacak dermiş gibi, yorgundum kalkmaya halim yoktu aklım çaydaydı, ve şeker yoktu, sigaram birtane kalmıştı, kibrit kutusunda bir çöp vardı sadece, kalbim eskisinde çok daha iyi çalışıyordu sanki verdiği sancı bütün acılara bedeldi, son bir nefes aldım, sigaramı yaktım, ince belli bardağımla çayımı yudumlarken son kez mantıklı bir karar vermek istedim,,,
''Not; Bu yaptığımın bir açıklaması yok kımse bundan sorumlu değildir, kendi isteğimle akıl ve mantığımı kullanarak yaptım, sebep olarak, tam on dakika önce sigaram bir tane kalmıştı, kibrit kutusundada bir çöp kalmıştı, şeker bitmişti çay hoşuma gitmedi ve tam bu olaydan yarım saat önce sevgilim beni terk etti, seni çok seviyorum sevgilim herşeyden çok, beni sakın anlamaya çalışma, çayıda çok sev çay herşeye değer herşeye hoşçakal...
İntiharımdan kimse sorumlu değildir...!!''