Bilinen ve Bilinmeyen Tanrı Üzerine

🕒 Konu sahibi 22 saat önce aktifti
'Bir Tanrı varsa, dinler ona hakarettir.' derim.

Evren; bilinen ve bilinmeyen en büyük şey. Ucu bucağı belirsiz bir siyah okyanus...

İçerisinde her şeyi barındıran bir yer...

Tanrı; her şeyin yaratıcısı. Somut olmayan soyut inak...

Kalbî şeylerin sığınağı ve oluru.

*

Görünen ve görünmeyen her şeyden başlayan ve atom altı boyutlara kadar inen ve yüz milyonlarca tür canlının hayat bulduğu bu fevkalâde şeyleri ortaya dökmüş bir Tanrı ile içilen içkiden-nikahsız sevişmeye kadar bilumum şeyleri günah kılan Tanrı arasında ne tür açıklanabilir bir vizyon farkı vardır?

Lütfen düşündüklerinizi saygı çerçevesinde sarf ediniz.

 
Sırf yönetimdeyim diye linç edileceğim için bu başlığa yazmak yerine yorumları takip edeceğim sanırım :somurt:
 
bi deist olarak şunu söyleyebilirim ki, deist bir yaratıcının varlığına inanır ama müdahaleciliğine inanmaz... yani dinlerin cennet şurası cehennem şurası kadınları dövebilirsiniz kullanın kullanabildiğiz kadar olaylarına inanmaz ve de karşı çıkar...
ama sonuçta inanç olayı insanın hür iradesidir... canınız neye istiyosa ona inanın...
 
Tanrı'ya inanırız. Şeytanı ise biliriz.

Bilinenler ve bilinmeyenlerin toplamının bilinemezlerden az olduğuna ve hep olacağına inanıyorsanız, siz Tanrı'ya inanıyorsunuz; bilinemezlere eşit olduğuna inanıyorsanız, siz bilime inanıyorsunuz.

-Ya eşit olduklarını biliyorsam?
-O zaman siz Tanrısınız.

Bir Tanrı en çok kendine inananlara değil kendine inanmayanlara muhtaçtır. Onlar olmasa kendini tarif bile edemez. İşte bu yüzden aklı başında her Tanrı önce kendine inanmayanları yaratır. Ve işte bu yüzden yeryüzünde bu kadar çok din ve her dinin bu kadar çok kafiri var.

Tanrı yoktur diyen ve bunu savunan adam gerçek bir mümin kadar tanrısıyla beraber yaşamaktadır. bu yüzden aklı başında bir Tanrı sadece kendine gerçekten inananları ve gerçekten inanmayanları sever.


Sadece şeytanın vesveselerini duyuyorsanız, delisiniz. Sadece Tanrı'nın ayetlerini duyuyorsanız, peygamber. Ama her ikisinin sohbetini bir müddet dinliyor sonra da kalkıp bir reçelli ponçik yiyorsanız, muhtemelen aklı başında bir insansınız.

Der Emre Yılmaz. Bu kitap benim kutsalım olmalı.
 
Ne güzel tahammüllü yazılar.

Devamını lütfen bekliyorum;​
 
Pi'ye değer verelim belki kıymet bilir
 
Geri