BirDevrinSonu
Üye
-
- Katılım
- Ocak 10, 2010
-
- Mesajlar
- 38,605
-
- Tepkime puanı
- 3,185
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Napıcan ?
Hiç hazır değilim üstelik.
Gerçi zaman verseler bile ne denli hazırlayabilirim ki kendimi ölüme.
Her şey anlamsız geliyor artık
hiçbir bebek sevimli gelmiyor mesela.
Sevgili ölüyorum… Hazır değilim üstelik… Zemheri bir ormanda kaybolmak gibi.
Hiç insansız ve yeterince korkutucu. Neden korktuğumu bile bilmiyorum üstelik.
Soluksuzca
durmaksızın koşuyorum aynı doğrultuda bu puslu ormanda ve
hep aynı boşluğa çıkıyorum. Ve hep ağlıyorum sonunda.
Biliyor musun artık dua etmiyorum
Tanrıya olan inancım azalıyor her geçen gün.
Beni bu soğuk cihaza mahkum edebilmek için başka bir hastaneye sevk
edecekleri gün
hani yanıma gelip saçlarıma dokunduğun gün.
Gözlerime bakarak çok tatlı göründüğümü söylediğin
sana bir şeyler söylemek
için çırpındığım
kendimi paraladığım ama sadece göz kapaklarımı
yumabildiğim o gün ‘’sana inanmıştım’’ sevgili. Bu yanmış suratımı
parçaladıktan sonra tellerle sardıkları vücudumu ambulansın içindeki aynada
görene kadar yaşayabileceğime olan bir inanç taşıdım şuan cihaz sayesinde
çalışan kalbimde. Bana neden yalan söyledin sevgili? Ölüme bu kadar yakınken
en çok ihtiyacım olan şey gerçekliğindi
insanların yalın dürüstlüğüydü. Şimdi
bana sadece acıdığını düşünerek çürüyorum. Ölmek benimle ilgili aldığın
kararları yüreğinle değil
vicdanınla aldığını bilmekten çok daha güzel Artık
benim için.
Şimdi valizsiz çıkacağım bu yolculuğun sabahındayım. Bir kız evladına sahip
olmanın mutluluğunu düşünüyorum bu son sabah. Baba olamayacağımı
biliyorum.
Duyacağım son ses şu tepemdeki siyah kutudan gelecek
telefondaki çevir
sesine benzeyen
benim aranızdan ayrıldığımı ifade eden kalp atmayış
sesi yerine
Eylül Başak’ın bir tek kelimesi olması için bu yatakta
namerde muhtaç halimle yıllarca ölümü bekleyebilirim biliyor musun?
Birde biliyor musun sevgili
ölümü beklediğin tek bir gece
bir asır zindanda
yaşamaktan daha beter geliyor kişiye? Ölümü beklerken neyi düşünmeli insan
şimdi en çok onu düşünüyorum. Her şey karmakarışık bu yerde.
Hiç bir şeye
hiçbir anlam yükleyemiyorum. Neyin doğru
neyin yanlış olduğunu
seçemiyorum. Ölüm bu denli yakınken ve bütün çıplaklığıyla koynuma girerken
anlıyorum ki hiçbir şeyi çözemeyeceğim.
Ama bir tek şeyi biliyorum sevgili;
BEN ÖLDÜKTEN SONRA EN ÇOK SENİ ÖZLEYECEĞİM…
Gerçi zaman verseler bile ne denli hazırlayabilirim ki kendimi ölüme.
Her şey anlamsız geliyor artık
Sevgili ölüyorum… Hazır değilim üstelik… Zemheri bir ormanda kaybolmak gibi.
Hiç insansız ve yeterince korkutucu. Neden korktuğumu bile bilmiyorum üstelik.
Soluksuzca
hep aynı boşluğa çıkıyorum. Ve hep ağlıyorum sonunda.
Biliyor musun artık dua etmiyorum
Beni bu soğuk cihaza mahkum edebilmek için başka bir hastaneye sevk
edecekleri gün
Gözlerime bakarak çok tatlı göründüğümü söylediğin
için çırpındığım
yumabildiğim o gün ‘’sana inanmıştım’’ sevgili. Bu yanmış suratımı
parçaladıktan sonra tellerle sardıkları vücudumu ambulansın içindeki aynada
görene kadar yaşayabileceğime olan bir inanç taşıdım şuan cihaz sayesinde
çalışan kalbimde. Bana neden yalan söyledin sevgili? Ölüme bu kadar yakınken
en çok ihtiyacım olan şey gerçekliğindi
bana sadece acıdığını düşünerek çürüyorum. Ölmek benimle ilgili aldığın
kararları yüreğinle değil
benim için.
Şimdi valizsiz çıkacağım bu yolculuğun sabahındayım. Bir kız evladına sahip
olmanın mutluluğunu düşünüyorum bu son sabah. Baba olamayacağımı
biliyorum.
Duyacağım son ses şu tepemdeki siyah kutudan gelecek
sesine benzeyen
sesi yerine
namerde muhtaç halimle yıllarca ölümü bekleyebilirim biliyor musun?
Birde biliyor musun sevgili
yaşamaktan daha beter geliyor kişiye? Ölümü beklerken neyi düşünmeli insan
şimdi en çok onu düşünüyorum. Her şey karmakarışık bu yerde.
Hiç bir şeye
seçemiyorum. Ölüm bu denli yakınken ve bütün çıplaklığıyla koynuma girerken
anlıyorum ki hiçbir şeyi çözemeyeceğim.
Ama bir tek şeyi biliyorum sevgili;
BEN ÖLDÜKTEN SONRA EN ÇOK SENİ ÖZLEYECEĞİM…