Ülkemizin kanayan yaralarından biri de dini inancı olan insanların dört dörtlük dindar olmalarının beklenmesi. Tam tersi de ateistlerin dinle hiç alakadar olmamalarının, inayet sahibi olmamalarının beklenmesidir.
Aslında konuyu zorlaştıran düşündüklerimizden ziyade insanlardan beklediklerimizdir.
Ramazan ayında ateistler yoksullara çorba dağıtmışlardı sanırım. Bu sanki sıra dışı bir davranışmış gibi manşetlere taşınmış, konu hakkında her yerde , her kafadan yorum yapılmasına neden olmuştu.
Oysa çorba dağıtmak sevap olduğu kadar insani bir durumdur. Ateistlerin amacı da insani bir yardımdan ibaretti ama konuyu dine kadar indirgemişti bazı kesimler.
Şimdi , baş örtülü bir kızın bir erkekle öpüşmesi de insani bir durumdur ve dinle alakalı değildir.
Nasıl ki günah ve sevap her insan için geçerli kavramlarsa baş örtülü bir kız için de geçerli kavramdır.
Sırf dindar olduğu için günah işleme özgürlüğü olmamalı şeklinde düşünmek biraz sığ bir mantık yürütmek anlamına geliyor.
Bu arada öpüşmenin günah olduğunu düşünenler olduğu için "günah" şeklinde nitelendirdim. Ben anlamıyorum günah mı , değil mi..