MaviBereLi
Üye
-
- Katılım
- Nisan 3, 2019
-
- Mesajlar
- 1,869
-
- Tepkime puanı
- 6
-
- Puanları
- 293
AYRI VEYA BİNİŞİK BOZUKLUKLAR MI?
Öğrenme bozuklukları her zaman ayrı bozukluklar olarak görüntü vermez. McGee ve Share (1988) DEHB’nun gerçekte LD sonucu olduğu, motivasyon ve istek üzerine etki ederek akademik güçlüklerde kümülatif etki yaptığını ileri sürmektedirler. İyi bilinen bir çalışma hem DEHB hem okuma bozukluğu olan çocuklarda gerçek bir komorbid durumun olmadığını bildirmişlerdir. Bu çalışmada, okuma bozukluğunun izole edilmesiyle, DEHB ile ilişkili davranış paterninin her iki bozukluğunda tanımlandığı çocuklarda belirgin olmadığıydı (Pennington ve ark. 1993). Hem okuma bozukluğu hem DEHB olarak tanımlanan çocuklardaki bilişsel özellikler DEHB’dan daha çok okuma bozukluğu olan çocuklarınkine benzerdi.
Bu bulguların tersine, buna karşın, araştırmaların büyük bir bölümü, okuma bozukluğu ve DEHB ile ilişkili bilişsel defisit ve davranış paternlerinin birbirlerinden farklı olduğuna, fakat komorbid bulunabileceklerine işaret etmektedir (Shaywitz ve ark., 1995, 1997). Geniş bir çalışmada yalnız okuma bozukluğu, yalnız DEHB ve her ikisinin komorbid olduğu olgular karşılaştırılmıştır (Shaywitz ve ark., 1995). Bu çalışmada yalnızca kognitif ölçekler değil, aynı zamanda DEHB belirtilerini ve akademik başarıyı yoklamak amacıyla öğretmen ve anne-baba davranış değerelendirme ölçekleri verilmiştir. Araştırıcılar okuma bozukluğunda, dilin katıldığı işleme problemleri, özellikle fonolojik işlemede karakterize olduğunu bildirdiler. Linguistik problemler yalnızca DEHB grubunda belirgin değildi. İkisinin komorbid olduğu durumlarda hem okuma bozukluğu ile ilişkili dil problemleri hemde DEHB ile ilişkili davranış karakteristikleri gösteriyorlardı.
Bu sonuçlar şekil 1’de yalnızca okuma bozukluğu, yalnızca DEHB ve ikisi birlikte olduğu durumlardaki bilişsel beceriler profili ile desteklenmektedir. Dil becerileri dahil kognitif ölçümler okuma bozukluğu olan çocuklarda sıklıkla bozulmuştur (fonolojik farkındalık, hızlı isimlendirme, leksial/kelime). Ölçümler DEHB’un bilişsel işlev modellerine (problem çözme) işaret etmektedir. Şekil 1’de gösterildiği gibi, okuma bozukluğu olan fakat DEHB olmayan çocuklar yalnızca dil problemine sahip iken, DEHB olan fakat okuma bozukluğu olmayan çocuklar yalnızca problem çözme sorunlarına sahipti. Okuma bozukluğu ve DEHB komorbid durumda bu bilişsel alanların hepsinde sorun vardı. Özet olarak, DEHB ve okuma bozukluğu ayrı ayrı değerlendirildiğinde farklı özelliklere sahiptir, fakat her ikisinin özellikleri birarada bulunabilir.
Öğrenme bozuklukları her zaman ayrı bozukluklar olarak görüntü vermez. McGee ve Share (1988) DEHB’nun gerçekte LD sonucu olduğu, motivasyon ve istek üzerine etki ederek akademik güçlüklerde kümülatif etki yaptığını ileri sürmektedirler. İyi bilinen bir çalışma hem DEHB hem okuma bozukluğu olan çocuklarda gerçek bir komorbid durumun olmadığını bildirmişlerdir. Bu çalışmada, okuma bozukluğunun izole edilmesiyle, DEHB ile ilişkili davranış paterninin her iki bozukluğunda tanımlandığı çocuklarda belirgin olmadığıydı (Pennington ve ark. 1993). Hem okuma bozukluğu hem DEHB olarak tanımlanan çocuklardaki bilişsel özellikler DEHB’dan daha çok okuma bozukluğu olan çocuklarınkine benzerdi.
Bu bulguların tersine, buna karşın, araştırmaların büyük bir bölümü, okuma bozukluğu ve DEHB ile ilişkili bilişsel defisit ve davranış paternlerinin birbirlerinden farklı olduğuna, fakat komorbid bulunabileceklerine işaret etmektedir (Shaywitz ve ark., 1995, 1997). Geniş bir çalışmada yalnız okuma bozukluğu, yalnız DEHB ve her ikisinin komorbid olduğu olgular karşılaştırılmıştır (Shaywitz ve ark., 1995). Bu çalışmada yalnızca kognitif ölçekler değil, aynı zamanda DEHB belirtilerini ve akademik başarıyı yoklamak amacıyla öğretmen ve anne-baba davranış değerelendirme ölçekleri verilmiştir. Araştırıcılar okuma bozukluğunda, dilin katıldığı işleme problemleri, özellikle fonolojik işlemede karakterize olduğunu bildirdiler. Linguistik problemler yalnızca DEHB grubunda belirgin değildi. İkisinin komorbid olduğu durumlarda hem okuma bozukluğu ile ilişkili dil problemleri hemde DEHB ile ilişkili davranış karakteristikleri gösteriyorlardı.
Bu sonuçlar şekil 1’de yalnızca okuma bozukluğu, yalnızca DEHB ve ikisi birlikte olduğu durumlardaki bilişsel beceriler profili ile desteklenmektedir. Dil becerileri dahil kognitif ölçümler okuma bozukluğu olan çocuklarda sıklıkla bozulmuştur (fonolojik farkındalık, hızlı isimlendirme, leksial/kelime). Ölçümler DEHB’un bilişsel işlev modellerine (problem çözme) işaret etmektedir. Şekil 1’de gösterildiği gibi, okuma bozukluğu olan fakat DEHB olmayan çocuklar yalnızca dil problemine sahip iken, DEHB olan fakat okuma bozukluğu olmayan çocuklar yalnızca problem çözme sorunlarına sahipti. Okuma bozukluğu ve DEHB komorbid durumda bu bilişsel alanların hepsinde sorun vardı. Özet olarak, DEHB ve okuma bozukluğu ayrı ayrı değerlendirildiğinde farklı özelliklere sahiptir, fakat her ikisinin özellikleri birarada bulunabilir.