Babam.
Teknolojiye merakı sadece uydu anten-kumanda merakından öteye gidememiş bir adamın ızdırap ve ihtiras dolu anısı. Şöyle;
Yakın bir arkadaşımın babasıyla denk geldik yolda yürürken. Bir iki hasbihâl ettikten sonra laf döndü dolaştı yerel bi televizyon kanalına geldi. O kanalı bir türlü bulamıyormuş. Ben de telefon yardımıyla frekansları verdim; şöyle şöyle 27500 değerlerini girin, şak diye çıkar, şok diye izlersiniz diye. Becerememiş. Hasbelkader beni aradı bi kaç gün sonra. Ben de bu işlerden yaşadığım ilde bu işi esnaftan bile daha iyi yapan, daha iyi anlayan bir adam getireceğimi, bunun da benim babam olduğunu söyleyip, şovenist tavırlarla kapadım telefonu. Gittik...
Tabi ben nereden bileydim adamın son yıllarda çıkan en ultra karışık uydu alıcı ve televizyona sahip olduğunu. Neyse efendim, lafı daha da uzatmanın anlamı yok, aldı eline kumandayı bana eski haritacılığının da verdiği heyecanla, frekansları ve diyeceği yerde; koordinatları ver dedi. Zaten burada bir yanlışlık olduğunu sezmiştim. Açtım yine telefondan, girdik frekansları... Yok. Bulmuyor. Ya da buluyor babam bulamıyor. Bu demde iki-üç saat geçti tabi. En son babam şöyle bi sağına baktı, soluna baktı, "başka kumanda yok di mi?" dedi. O çaresizlik, o alttan alta komiklik..
Anı anı açıyor, bizim mahallede bi imam vardı, herif nasıl bir garanticiyse selam verirken önce sağa, sonra sola, sonra tekrar sola verirdi. Çılgın bi mahalleydik.
Akşam oldu hüzünlendim ben niye (fırkkkh)