Ateistlere cevaplar yazı dizisi

Konu sahibi son olarak 2794 gün önce görüldü


Kimseyi tekfir etmiyorum. Sadece soru soruyorum.
Kimin ne olduğunu en iyi Allah bilir.
Kimseden benim aklıma uymasını istediğim yok zaten, kula kul olmasınlar yeter.

Sonra çünkü utanmadan yanmaz kefen ve Peygamberi rüyaya getiren terlik satanlar çıkıyor. Bu halka yazık.. Kimse bir şey bilmiyor diye halkı kandırıp sömürmenize hakkınız yok.

Utanmadan beni birilerini sömürmekle itham ediyorsun. Varsa delilin göster, yoksa susmasını bil.

Kimseyi tekfir etmiyorum deyip "müşriklere şefaat yoksa tarikat nasıl çıktı" diyerek tarikat ehline müşrik dediğini anlayamıyorsan o senin bileceğin iş.

Evet araştırmadan inandığın "maymunun zinası" gibi böyle şeyleri de araştırmadan kabul et. Daha sonra da Kur'an İslamı diye dolaş ortalıkta :)
 
Utanmadan beni birilerini sömürmekle itham ediyorsun. Varsa delilin göster, yoksa susmasını bil.

Kimseyi tekfir etmiyorum deyip "müşriklere şefaat yoksa tarikat nasıl çıktı" diyerek tarikat ehline müşrik dediğini anlayamıyorsan o senin bileceğin iş.

Evet araştırmadan inandığın "maymunun zinası" gibi böyle şeyleri de araştırmadan kabul et. Daha sonra da Kur'an İslamı diye dolaş ortalıkta :)

Delilim olmaz olur mu? Türkiyedeki bir numaralı ehli sünnet savunucusu dinle bakalım. Sunniliğin ne olduğunu bu adamı dinleyerek öğrendim. ;) Bu tarz şeylere elbetteki karşı çıkacağım. Bu halk parasını kula kulluğu öğreten tarikatler tarafından sömürülmeyi hal etmiyor.

[YOUTUBE]5dGju1-Ifoo[/YOUTUBE]
[YOUTUBE]wqrOHRyzwlM[/YOUTUBE]​
 


Delilim olmaz olur mu? Türkiyedeki bir numaralı ehli sünnet savunucusu dinle bakalım. Sunniliğin ne olduğunu bu adamı dinleyerek öğrendim. ;) Bu tarz şeylere elbetteki karşı çıkacağım. Bu halk parasını kula kulluğu öğreten tarikatler tarafından sömürülmeyi hal etmiyor.


Videoyu tartışmayacağım bile. Yahu senin attığın videodaki insan ben miyim ? Sömürmeye hakkın yok diyerek videoyu gösteriyorsun. Ben mi söylüyorum videodakileri ?

Beni itham ettiğin şeyin delilini göster sonra konuş.
 
Benim kişilerle işim yok ki, ehli sünnetten genel olarak bahsediyorum.
Seni itham etmiyorum. Sen de bu gelenekteki yanlışları savunmaya çalışan birisin sadece..
Ehli sünnete göre yanmaz kefen hak mıdır değil midir onu söyle ona göre cevap vereceğim sana. :)
 
Her cevapta diğer meseleleri konu dış bırakıp yeni konulara geçmeye çalışman takdire şayan :)

Ben sana beni itham ediyorsun delil göster dedim, bana video atıyorsun. Ben miyim o deyince kişiye atmıyorum diyorsun. O zaman beni itham etmeyeceksin. Hala gelenekteki yanlışları savunmak gibi saçma bir argümanla beni itham ediyorsun.

Son kez yazıyorum. Benim birini sömürdüğüme dair delilin varsa yaz, yoksa eğer boşuna çırpınma :)
 
Sömüreni savunmaya çalışmak da bir sömürü değil midir? ;)

Video yorum yapamazsın tabii.. Siz nerde haksızlıklara yalanlara karşı durmak nerde?
 
Videoya yorum yapmamamın sebebini anlayabilecek kapasiten yoksa, "haksızlık" vs. vs. gibi sözlere fazla girme :)
 
İnanılmayan bir kaynaktan cevap vermenizin ateistler için hiç bir şey ifade etmediğini kavramanız dileğiyle.Basit aslında.
 
Gerçekten de inkar öyle marjinal bir şey değildir. Kolay olan inkardır zaten.. Değerli olan ise iman..
 
Yanlış anlaşılmasın, muhatab alınmamak demek onların yapması gerekenleri yapmayabileceği anlamına gelmiyor. Şimdilik istediğinizi yapın ama sonuçlarından zarar göreceksiniz manasını taşıdığı Zümer suresinde belirtiliyor. Zarar görecekleri ve yanlış tercihin sonuçlarına katlanmak zorunda kalacakları çeşitli şekilde sürekli bildiriliyor. Yeniden dirildikten sonra hesap başlıyor.
Siz kendi cehaletinizden, Allahın verdiği idrak ve tefekkür kabiliyetini yeterince kullanmamaktan dolayı Eğer inkâr ederseniz, şüphe yok ki Allah'ın size ihtiyacı yoktur. Bununla beraber kulları hesabına küfre razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin hesabınıza ondan razı olur. Hiçbir günahkar da diğerinin günahını çekecek değildir. Sonra dönüşünüz, Rabbinizedir. 39/7
Bütün güçleriyle, bütün takatlariyle, ellerinde mevcut imkânları kullanarak, onlar te’kidle ve te’yidle yemin etseler ve deseler ki,. ölen kimseleri Allah kesinlikle tekrar diriltmiyecektir. Hayır, bu insanları tekrar diriltmek, Cenab-ı Hakkın gerçek bir va’didir. Fakat insanların ekserisi, çoğunluğu bunu bilmezler. 16/38
37/18 De ki: "Evet, hem de sizler çok aşağılanmış olarak (dirileceksiniz)."
19-Tekrar diriltilme işi, bir tek sayha ve sesten ibarettir. ki, derhal onların gözleri açılıverir.
20 - "Eyvah bizlere! İşte bu hesap günüdür." derler.
O halde her şeyin mülkü ve hükümranlığı elinde bulunan Allah'ın şanı ne yücedir. Siz de yalnız O'na döndürüleceksiniz. 36/83
Biz ilk yaratmada acizlik mi gösterdik? Doğrusu, onlar yeni bir yaratılıştan şüphe içindedirler. 50/15
16- Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz
Bizim, onun parmak uçlarını bile aynen eski haline getirmeye gücümüz yeter. 75/4

Kur’anı kerimin ilmi i’cazıdır bu işte. Burada öyle bir noktaya temas ediliyor ki, onun kemiklerini bir araya toplamak şöyle dursun, onun iskeletini tekrardan teşkil etmek, yaratmak, bir araya getirmek şöyle dursun, onun parmak uçlarını bile tesviye edecek, şekillendirecek, ona bir suret vereceğiz buyuruyor Cenab-ı Hak. O da eski özelliğini taşıyacak. Tabiatıyla bu mevzuda insan parmaklarının, insan elinin maharetinden bahsediyor müfessirler ama günümüzde meydana çıkarılan, yapılan araştırmalar, tetkikler neticesinde, insan parmak uçlarının öyle bir özelliği ortaya çıkarıldı ki, dünyada yaşıyan milyarlarca insandan hiç birinin parmak uçlarındaki bu derinin üzerindeki meydana gelen çizgiler, bir diğerini tutmuyor.
Bugün, birçok gayretlerden sonra elde edilen bu ve bunun gibi hakîkatleri bize 1400 sene evvel bildiren bir kitâb, insan sözü olamaz diye akıllara gelmeli.

Kendilerinin, bel kemiklerini kıran bir felâkete uğratılacağını sezeceklerdir. 75/25

İnsanın aczini, karşılaşacağı olayın dehşetini, çaresizliğin boyutunu ve hatanın nelere malolduğunu bir cümlede fazlası ile anlatıyor.

75/26-30 “Kella”, hayır hayır buyuruyor Cenab-ı Hak. İnsanlar dünyada iken gaflet içinde, hırs ve tama’ içinde, sorumsuzluk içinde yaşarlar ama,
“İza beleğatit terakiye”, can hulkuma geldiği zaman
“Ve kıle men rak”, aman onu bir tedavi edecek, ona bir el atacak, onu hayatta bırakmaya yönelik birkaç teşebbüste bulunacak, onu bir okuyacak bir kimse, ona bir şifa sağlıyacak birisi yok mu derler etrafındakiler.
“Ve zanne ennehül firak”, ve anlar, kesin olarak bilir ki, artık bırakıp gidiyor, dünyayı terk ediyor, yolcu!.
29. Ve bacak bacağa dolaşır.
30. İşte o gün sevkedilecek yer, sadece Rabbinin huzurudur.
73/19 (Rabbinin rızâsına kavuşmak istiyen için, bu elbette bir nasîhatdir). Artık dileyen Rabbine bir yol tutar.
“Kane va’duhu mef’ula”, Allahın va’di mutlaka yerine gelecek, yapılacaktır buyuruyor Cenab-ı Hak. Bunda tereddüt yok. Cenab-ı Hak kainatın yaratanı olarak bunu bildirmiştir. Mutlak surette gerçekleşecektir. Bu hakikati gönlüne sindirerek Allahü teâlânın rızasına götüren yolu benimsiyen, mutlaka kurtulur ve bu suretle Hak rızasına kavuşur ve bunun neticesinde de fevkalade nihayeti gelmiyen, mükemmel ve sonsuz bir seadeti yakalamış olur, bahtiyar olur. (18)
56/86-87 - “Fe lev la küntüm gayra medinin”, eğer siz gerçekten kıyamet gününde hesaba çekilmiyeceğinize Allah tarafından cezalandırılmıyacağınıza, bu dünyada yaptıklarınızdan dolayı herhangi bir sorumluluk taşımadığınıza inanıyorsanız, haydi “Terci’uneha in küntüm sadıkin”, onu döndürün bakalım tekrar hayata.
Eğer bu iddianızda samimi ve sadık iseniz Ahiret yok efendim, ne münasebet, bunlar uydurma şeylerdir diyorsanız böyle bir şeyin asılsızlığını iddia ediyorsanız ne duruyorsunuz hadi o hastayı döndürün bakalım. Madem ki dünya sizin için çok daha önemli o takdirde o hastayı tekrar dünyaya iade edin, hayata çevirin bakalım buyuruyor Cenab-ı Hak
İşte bütün bunlar insanoğlunun aczinin inkâr edilmez tezahür ve belgeleridir. Bunu unutmamak lazım.
Me’âric suresinde inanan insanın özellikleri ve insanların karşı karşıya kalacakları olaylar kısa ve öz olarak anlatılmakta.
 
Tehaddi
Ayeti kerimelerde buyuruluyor ki; Eğer siz, kulumuz Muhammed aleyhisselatu vesselama indirdiğimiz Kur’anı kerimin Allah kelamı olduğu konusunda, Allah tarafından gönderilmiş bir mucize olduğu konusunda bir şüphe ve tereddüt içindeyseniz, bunu içinize sindiremiyor iseniz, bunu kabul etmek istemiyorsanız eğer, bu itirazınızı, bu karşı çıkışınızı bir davranışla, bir fiil ile ortaya koymak mecburiyetindesiniz.
“Fe’tu bi suratin min mislih”, Eğer şüphe ve tereddüt içindeyseniz, o Kur’anın surelerinden bir sureye denk bir sure siz de ortaya koyunuz, siz de söyleyiniz. Ayeti kerimelerden müteşekkil bir sure yapınız.
Arap dilinde buna “Tehaddi” deniliyor. Yani açık meydan okuma.Yapamazsanız, iddianızda, ortaya koyduğunuz davada haksızsınız, gerçekçi değilsiniz demektir.
Cenab-ı Hak buyuruyor ki, “Ved’u şühedaeküm min dunillahi”, Allah’tan başka ne kadar şahid ve yardımcınız varsa, size yardım edebilecek, size müzahir olacak, sizin elinizden tutacak, size destek sağlayacak kim varsa, onları da çağırın. Kendi gücünüz yetmezse, yardımlaşın. El birliği yaparak, güç birliği yaparak, Kur’anın bu davasına, bu davetine, bu çağrısına siz cevap veriniz bakalım. “İn küntüm sadıkın” eğer davanızda, iddianızda samimi iseniz, gerçekçi iseniz, bunu bu şekilde yapınız buyuruyor Cenab-ı Hak.
Ne kadar açık bir davettir. Asırlardan beridir bütün insanlık alemini hedef tutan, muhatap alan bir davettir. İslamiyyeti yok etmek için, müslümanlığı ortadan kaldırmak maksadıyla, nice düşman ve küfür orduları tanzim edilmiş, nice haçlı seferleri teşkil edilmiş, hazırlanmış ve müslümanların üzerine gönderilmiş. Nice imkânlar seferber edilmiş, nice güçler bir araya getirilmiş, bütün bunlara ihtiyaç kalmayacaktı. Bütün bunlar lüzumsuz olacaktı. İnsanlar Kur’anı kerimin bu davetine, bu çağrısına, bu meydan okuyuşuna cevap verebilselerdi. Ama cevap verme imkânına sahip olamamışlardır ve olamayacaklardır da.
Nitekim Cenab-ı Hak böyle bir çağrıda bulunuyor, böyle bir davette bulunuyor da, arkasından da insanlığa hitab eden o Kur’anı kerimin i’cazını, mucize oluş vasfını, çok açık bir şekilde kıyamete kadar ilan eden ayeti kerimeyle buyuruyor ki, istaizü billah,.
“Fe inlem tef’alu”, Şayet yapamazsanız, bunun hakkından gelemezseniz, buna güç yetiremezseniz ki, “Ve len tef’alu”,ebediyyen de yapamayacaksınız zaten. Bunu yapma imkânına sahip değilsiniz. Kur’an gibi bir söz, Kur’anı kerime benzer bir sure, onun surelerine denk bir sure teşkil etme imkânına sahip olamayacaksınız. Öyle ise;
“Fettekunnarelleti ve kuduhennasü vel hicarah”, Yakıtı insanlar ve taşlar olan Ateşten sakının.
Bütün bunlar, işte inkârcılar için hazırlanmış bir akibettir. Bundan öyleyse sakının. Aklı başında olan, Kur’anı kerimin bu güzel ifade üslubu karşısında acizlik duyacaktır.
İşte Cenab-ı Hak bunu ayeti kerimede çok açık ve net olarak ortaya koymuş ve Kur’anı kerimin i’cazının mucize olduğunu ilan etmiştir. Bu ilan ile insanlar hak ve hakikati görmek durumunda kalmışlardır. Kur’anı kerimin davası, Kur’anı kerimin çağrısı fevkalade açıktır. Hiçbir tereddüte mahal bırakmayacak şekilde. “Eğer inanmıyorsanız, tereddüdünüz varsa, şüphe içindeyseniz, haydi buyurun, siz de Kur’an gibi bir söz söyleyin. Ama bunu yapmanız mümkün olmayacaktır. Bunu söylemeniz mümkün olmayacaktır” buyurulmuştur. Sadece “Yapın” diye bırakmamış, ayrıca “Yapamazsınız” diye, işin neticesini de bize haber vermiştir Kur’anı kerim. 2/23-24
Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman, "işittik, dilersek bunun gibisini biz de söyleriz, bu, eskilerin efsanelerinden başka bir şey değildir" diyorlardı. 8/31

Söylemeleri kendilerinden istenildiği zaman ise, şaşkınlık içinde kaldılar. Eğer söyleyebilselerdi zaten Kur’anı kerimin davası haşa sükut ederdi. Ama buna güçleri yetmedi.
 
KAresi bu lanetin adı tüm inançsızlara allah tarafından yollanan bir tür azap
 
Karesibey in konuları ben de ters tepti ve ben ateist olma yolunda gidiyorum.(tövbe est.)
 
La mariposa 42 derken 43'ü atlayıp 44 de geldi asdf.. :)

Şu forumda ateistlerin karesiden çekdiğini hiç kimse kimseden çekmedi :D
 
Geri