Yukarıda yazılı hadîs-i şerîflerin çoğu, büyük islâm âlimi, İbni Hacer-i Mekkînin “rahmetullahi aleyh” (Zevâcir)inde, (ihtikâr)dan önce yazılıdır. [İbni Hacer, 974 [m. 1566] de vefât etdi.] Bunlar, güzel islâm ahlâkının kaynağıdırlar. İslâm âlimleri, bu hadîs-i şerîflerden, çeşidli hükmler çıkarmışlardır. Bu hükmlerin birkaçı şunlardır.
1 - Dâr-ül-harbe, ya’nî Fransa, İtalya gibi kâfirlerin memleketine giden müslümanın, onların mallarına, canlarına ve ırzlarına saldırması, orada hırsızlık yapması haramdır. Onların kanûnlarına karşı gelmemeli, alış-verişte ve nakil vâsıtalarında hîle ve hıyânet yapmamalıdır. 2 - Kâfirin malını almak, kalbini kırmak, müslümanın malını almaktan daha büyük günahtır. Hayvan hakkı, insan hakkından, ve kâfirin hakkından daha büyük günahtır.
3 - Başkasının malını ondan izinsiz alıp, kullanıp, zarar yapmadan yerine bırakmak haramdır.
4 - Bir kimse, malı olduğu hâlde, borcunu ödemeyi bir saat geciktirirse, zâlim ve âsî olur. Her an lânet altında bulunur. Borç ödememek öyle bir günahtır ki, uykuda bile durmadan yazılır. Değeri düşük olan para veya işe yaramayan mal vererek öder ve bunu hak sahibi istemiyerek alırsa, yine günah olur. Onu râzı etmedikçe, gönlünü almadıkça günahtan kurtulamaz. “Kibar olduklarını, hayvanlara iyi davranmaya inandıklarını” beyan etmekle yetinen, böyle bir inanca sahip olmak iddiasından öte çözüm üretemeyen Dawkins gibilerin anlayamayacağı şekilde, kul hakkı olarak tanımlanan ve sorumluluğu çok büyük ve hatası zor affedilen, bu nedenle azami dikkat ve itina gerektiren bu hak, inanan inanmayan her insanı ve hayvanları kapsadığı gibi cansızları da içine almakta ve sayılı birkaç kişi için yapılmış kanun olmayıp kişiye ciddi sorumluluk yüklemektedir.