Atatürk'ün Matematik alanında yaptığı Çalışmalar

Konu sahibi son olarak 2624 gün önce görüldü
Atatürk'ün Matematik alanında yaptığı Çalışmalar

ataturk14vh7v.jpg

Atatürk'ün yaşamında (1881-1938) ilk olağanüstü başarısı
virgs.gif
1893 yılında
virgs.gif
çocukluk çağında
virgs.gif
orta öğrenimi döneminde matematik dersinde olmuş ve bunun sonucu olarak dersin öğretmeni O'nun adına "Kemal" ismini eklemiştir. Atatürk
virgs.gif
Selanik Askeri Rüştiyesinde" geçen bu olayla ilgili anısını şöyle anlatıyor:

"... Rüştiyede en çok matematiğe merak sardım. Az zamanda bize bu dersi veren öğretmen kadar belki de daha fazla bilgi edindim. Derslerin üstündeki sorularla uğraşıyordum
virgs.gif
yazılı sorular düzenliyordum. Matematik öğretmeni de yazılı olarak cevap veriyordu. Öğretmenimin ismi Mustafa idi
virgs.gif
bir gün bana dedi ki:

-"Oğlum senin de ismin Mustafa benim de. Bu
virgs.gif
böyle olmayacak
virgs.gif
arada bir fark bulunmalı. Bundan sonra adın Mustafa Kemal olsun."
O zamandan beri ismim gerçekten Mustafa Kemal oldu.

Öğretmen sert bir adamdı. Sınıfta birinci
virgs.gif
ikinci tanımıyordu. Bir gün bize:

"Aramızda kendine kimler güveniyor kalksınlar
virgs.gif
onları müzakereci (çalıştırıcı) yapacağım" dedi.
Önce duraksadım. Ayağa öyleleri kalktı ki ben kalkmamayı tercih ettim. Bunlardan birinin çalıştırıcılığı altına girdim
virgs.gif
çalışmanın ortasında daha fazla dayanamadım. Ayağa kalkarak:
-"Ben bundan daha iyi yaparım" dedim
virgs.gif
bunun üzerine öğretmen beni çalıştırıcı yaptı. Eski çalıştırıcıyı benim müzakerem altına verdi.
Askeri Rüştiyeyi bitirdiğimde matematik merakım epeyce ilerlemişti. Manastır Askeri İdadisinde matematik pek kolay değildi. Bununla uğraşımı sürdürdüm... İdadide iken bıkmaksızın çalışıyorduk. Sınıfta birinci
virgs.gif
ikinci olmak için hepimizde şiddetli bir gayret vardı. Sonunda idadiyi bitirdim. Harbiyeye geçtim
virgs.gif
burada da matematik merakı sürüyordu..."(1)

Mustafa Kemal
virgs.gif
Selanik Askeri Rüştiyesindeyken
virgs.gif
matematik öğretmeni yüzbaşı Mustafa efendi sınıfa gelmediğinde
virgs.gif
onun yerine birçok kez bu dersi vermiştir(2).


Atatürk
virgs.gif
yaşamının askeri öğrenim sonrası dönemlerini
virgs.gif
ulusal ve uluslar arası büyük savaş ve devrim olayları içinde
virgs.gif
aklın ve bilimin kılavuzluğunu izleyen Büyük Asker
virgs.gif
Ulusal ve Çağdaş Devlet kurucusu
virgs.gif
"Yirminci Yüzyılın Gerçek Önderi" olarak geçirdi. O'nun bu dönemlerde
virgs.gif
ölümünden yaklaşık birbuçuk yıl öncesine değin matematikle ne ölçüde uğraştığını bilmiyoruz. Bu konuda
virgs.gif
Türk Dil Kurum Başuzmanı A.Dilaçar'ın 10.11.1971 tarihli bir yazısı(1) çok ilginç bilgiler vermektedir. Bu yazıdan öğrendiğimize göre
virgs.gif

"Atatürk ölümünden birbuçuk yıl kadar önce
virgs.gif
üçüncü Türk Dil Kurultayından (24-31 Ağustos 1936) hemen sonra 1936-1937 yılı kış aylarında kendi eliyle Geometri adlı bir kitap yazmıştır".
Atatürk
virgs.gif
bunu
virgs.gif
birtakım Fransızca geometri kitaplarını okuduktan sonra hazırlamış ve yapıt ilk kez 1937 yılında "Geometri öğretenlerle
virgs.gif
bu konuda kitap yazacaklara kılavuz olarak Kültür Bakanlığınca yayınlanmıştır"(3).

Bu 44 sayfalık yapıttaki boyut
virgs.gif
uzay
virgs.gif
yüzey
virgs.gif
düzey
virgs.gif
çap
virgs.gif
yarıçap
virgs.gif
kesek kesit
virgs.gif
yay
virgs.gif
çember
virgs.gif
teğet
virgs.gif
açı
virgs.gif
açıortay
virgs.gif
içters açı
virgs.gif
dışters açı
virgs.gif
taban
virgs.gif
eğik
virgs.gif
kırık
virgs.gif
çekül
virgs.gif
yatay
virgs.gif
düşey
virgs.gif
yöndeş
virgs.gif
konum
virgs.gif
üçgen
virgs.gif
dörtgen
virgs.gif
beşgen
virgs.gif
köşegen
virgs.gif
eşkenar
virgs.gif
ikizkenar
virgs.gif
paralelkenar
virgs.gif
yanal
virgs.gif
yamuk
virgs.gif
artı
virgs.gif
eksi
virgs.gif
çarp
virgs.gif
bölü
virgs.gif
eşit
virgs.gif
toplam
virgs.gif
oran
virgs.gif
orantı
virgs.gif
türev
virgs.gif
alan
virgs.gif
varsayı
virgs.gif
gerekçe gibi terimler Atatürk tarafından türetilmiştir (3).

Yapıttaki tanımların tümünü Atatürk yazmıştır. Her tanım
virgs.gif
ilgi kavramı tüm öğeleriyle eksiksiz ve açık biçimde anlatmakta
virgs.gif
özel ve temelli nitelikleri içermektedir. Gerekli ve yeterli örnekler de verilmiştir. Tanınmış bilim tarihçisi Ord. Prof. Dr. Aydın Sayılı
virgs.gif
tam bir yetkiyle
virgs.gif
bu Geometri kitabını
virgs.gif
"küçük fakat anıtsal bir yapıt" diye nitelendirmiştir(4).

Atatürk
virgs.gif
yaşamının önemli bir kesimini tarihin en büyük savaşlarından birinin içinde
virgs.gif
ulusal ve evrensel sorumluluklar yüklenerek geçirdikten yıllarca sonra
virgs.gif
düzenli bir mantık ve bilgi disiplini kesinlikle gerektiren matematik alanında
virgs.gif
yeni türettiği terimlerle böylesine özlü bir yapıtı yazmakla
virgs.gif
dil ve matematikteki üstün yeteneğini kanıtlamıştır. Atatürk'ün yaşamında çok belirgin bir örneğini izlediğimiz gibi
virgs.gif
aslında dil ile matematiksel kültür arasında sıkı bağıntı vardır. Atatürk'ün dehasında
virgs.gif
dil ve matematik gibi aklın değişik disiplinleri birbirini karşılıklı olarak hep olumlu yönde etkilemiş ve geliştirmiştir. Atatürk
virgs.gif
"Fen terimleri o suretle yapılmalı ki anlamları ancak istenilen şeyi ifade edebilsin"(5) demiş ve bunu
virgs.gif
Osmanlıca çok sayıda terimin yerine öz Türkçe karşılıklarını türetirken üstün bir başarıyla gerçekleştirmiştir.


Atatürk'ü
virgs.gif
"Geometri" adlı yapıtını yazmaya zorlayan nedenleri
virgs.gif

O'nun dil çalışmalarını yakından izlemek olanağını bulabilen tanınmış dil uzmanı A. Dilaçar şöyle açıklıyor:

" ... Atatürk hep matematikle uğraşırdı. Eski geometri terimleri çok ağdalı idi. Gen bile
virgs.gif
uzun uzun bu terimleri okuduğum halde
virgs.gif
şimdikiler Imışısında güçlüğünü daha iyi anlıyorum. Pedagojide bir gerçek var: Fıkır yolunun açık olması
virgs.gif
bir ip ucunun bulunması lazımdır. Yoksa bir külçe gibi çöker. Müselles kelimesini ele alalım. Arapça okullarımızdan kaldırılmıştır. Sülüs'ten müştak (türetilmiş) bir kelime olduğunu öğrenin nasıl bilsin? Arapça soğurucu bir dildir. Örneğin "müsteşrik" "şark" kelimesinden gelmiş bir kelimedir. Önüne
virgs.gif
ortasına
virgs.gif
arkasına birtakım heceler eklenmiş. Bunun aslını bulmak bir Arapça gramer meselesidir
virgs.gif
Okullarımızdan Arapça
virgs.gif
Farsça kaldırılmış olduğundan
virgs.gif
öğren id "müselles"i küde kelime olarak karşısında görecektir. "Uç" aklına gelmeyecektir. Ama müselles yerine "üçgen" dersek
virgs.gif
hır üç var. "Gen". Atatürk'e göre "genişlikten" alınmıştır. Bir ipucu var. "Dörtgen" dörtten gelmiştir. Bir ipucu vardır. "Eşit"
virgs.gif
denk anlamında olan "eş"ten gelmiştir. Ama müsavi Arapça bir kelimedir. Bu sebeple Atatürk'ün prensipleri burada da doğru idi. On im için bu en ağdalı olan bu bilim dalını ele aldı ve kitabı örnek olarak bıraktı..."


Atatürk'ün matematik terimlerini türetme ve bunları öğretime yerleştirme çalışmaları konusunda Prof. Dr. Vecibe Latıpoğlu
virgs.gif
şu bilgilen veriyor:


" ... Atatürk
virgs.gif
matematiği iyi bildiği ve sevdiği için
virgs.gif
terim devrimine matematikten başlamıştır
virgs.gif
denilebilir. Çünkü Türk Dili (Belleten)'in Şubat 1937 tarihli yayınından bir ay sonra
virgs.gif
Atatürk
virgs.gif
ceyb (sinüs) ve tece^b (koşmuş)'m Türkçe karşılıklarının bulunması için 29 Mart 1937 tarihli Ulus Gazetesine ilan verdirerek bir yarışma açtırmıştır... Sonunda hazırlanan bütün terimler
virgs.gif
Türk Dili (Belleten) dergisinin Ekim 1937 tarihli sayısında yer almıştır. Terimler
virgs.gif
Türkçe-Osmanlıca
virgs.gif
Osmanlıca-Türkçe
virgs.gif
Fransızca-Türkçe olmak üzere sıralanmış ve ön sırayı matematik terimleri almıştır...


Atatürk terim çalışmalarının ülkedeki etkisini öğrenmek için
virgs.gif
1937 yılı sonbaharında
virgs.gif
Sivas'a giderek
virgs.gif
vaktiyle Sivas Kongresini topladığı lise binasında
virgs.gif
dokuzuncu sınıfın geometri dersine girmiştir'"1'. Bu derste eski terimlerle öğrenimin zorluğunu birkez daha saptayan Atatürk
virgs.gif
"Bu anlaşılmaz terimlerle
virgs.gif
öğrencilere bilgi verilemez" diyerek kitabı atmış ve sonra tahta başına geçip "dili" yerine "kenar"
virgs.gif
"müselles" yerine "üçgen"
virgs.gif
"müselles mütesaviyül adla" yerine "eşkenar üçgen"
virgs.gif
"zaviye" yerine "açı" terimlerini kullanarak ünlü Pısagor teoremini öğrencilere anlatmıştır"'. Atatürk
virgs.gif
bu inceleme gezisinde yanında bulunan Kültür Bakanı Saffet Arıkan'a tüm okul kitaplarının yeni terimlerle
virgs.gif
hemen yarılması emrini vermiş ve Türkçeleştirilmiş terimlerle iki ayda hazırlanan kitaplar bütün okullara Kültür Bakanlığınca gönderilmiştir' .


Atatürk'ün türettiği matematik terimleri ve yaptığı geometri tanımlarının hemen hemen tümü bugüne değin değişmeksizin kullanıla gelmiştir. O'nun türettiklerinden sadece birkaç terim sonradan küçük ölçüde değiştirilmiştir. Örneğin Fransızca "hypothese'in karşılığı olan Osmanlıcıdaki" faraziye'nin yerine Atatürk
virgs.gif
Türkçe "varsayı" terimini türetmiş ve sonradan bu terim varsayım" biçimini almıştır. Aynı şekilde O'nun "tümey açı"
virgs.gif
"bütey açı" terimlerinin yerini "tümler açı"
virgs.gif
"bütünler açı" terimleri almıştır. Çok az sayıda ve sınırlı olan bu terim değişikliklerini
virgs.gif
Atatürk'ün dildeki temel ilkesinin doğruluğunun birer kanıtı saymak gerekir.
 
Atatürk'ün Matematik Alanında Yaptığı Çalışmalar

Atatürk'ün Matematiğe Verdiği Önem - Atatürk'ün Matematik Alanındaki Çalışmaları

Günümüzde bilim ve teknolojinin bel kemiği olan matematik, kendine özgü doğrulara, yanlışlara ve dile sahiptir.

Bir dile sahiptir diyoruz çünkü, sadece matematik ile yakından ilgilenenlerin anlayabileceği veya "kare, dikdörtgen, üçgen, daire, çember vb.." gibi herkesin yakından bildiği terimler ve çeşitli sembolik gösterimlere sahiptir matematik.

Hiç düşündünüz mü, nereden geliyor bu terimler? Kim, neden üç kenarı olan kapalı eğriye üçgen adını vermiş diye.

Bu konu üzerine bir araştırma yaptığınızda karşınıza çıkacak tek isim vardır ki O da şüphesiz önünde saygıyla eğildiğimiz, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'tür.


Cumhuriyetten önce çeşitli okullarda okutulmuş bir matematik kitaplarını incelerseniz; içlerinde Arap harfleriyle yazılmış formüller; müselles, murabba veya hatt-ı mümas gibi günümüz matematiğinde bir anlam ifade etmeyen bir çok terim görürsünüz.

Günümüzde Atatürk sayesinde kullandığımız terimlere baktığımızda, bu eski Arapça terimlerin anlaşılmasının ve hatırlanmasının ne denli güç olduğuna siz de hak verirsiniz elbet.

Bir düşünün "Müsellesin sathı yatalay, dikeley zarbının müsavatına müsavidir." Cümlesinden ne anlıyorsunuz?


Belki anneanne ve dedelerimiz bize bu cümle içinden bir kaç kelimeyi günümüz Türkçe'sine çevirebilir ama bir çoğunuz gibi ben de bu cümleyi ilk okuduğumda hiç bir şey anlamamıştım.

Oysa bu cümle "üçgenin alanı, tabanı ile yüksekliğinin çarpımının yarısına eşittir." Demektir.


Belki sadece bu cümledeki kavram anlaşılmazlığı bile bize Atatürk'ün bu konuda matematiğe ve dolayısıyla diğer ilimlere ne denli değerli bir çalışma bıraktığını anlamamız için yeterli olacaktır.

Mesela, Müselles sözcüğünü ele alalım. Müselles Arapça 'sülüs' sözcüğünden türetilmiştir.


Arapça'daki sülüs ile müselles sözcüklerinin arasındaki ilişkiyi kavrayabilmek, Arapça bilmeyenler için oldukça zordur. Sülüs sözcüğünün Türkçe'de karşılığı 'üç' kelimesidir.

Üç'ün yanına 'gen' getirirsek üçgen sözcüğü oluşur. Bu müselles sözcüğünden daha kolay anlaşılmaktadır.

Atatürk'ün matematik dünyasına kazandırdığı diğer bazı terimlerden de şöyle örnekler verebiliriz


Yeni İsmi Bölen

Bölme
Bölüm
Bölünebilme
Çarpı
Çarpan
Çarpanlara Ayırma
Çember
Çıkarma
Dikey
Limit
Ondalık
Parabol
Piramit
Prizma
Sadeleştirme
Pay
Payda
Teğet

Eski İsmi

Maksumunaleyh
Taksim
Haric-i Kısmet
Kabiliyet-i Taksim
Zarb
Mazrup
Mazrubata Tefrik
Muhit-i Daire
Tarh
Amudi
Gaye
Aşar'i
Kat'ı Mükafti
Ehram
Menşur
İhtisar
Suret
Mahrec

Hatt-ı Mümas Bu Arapça kökenli kelimelerle matematik yapmanın ve yapılanların ne ifade etmek istediğini anlayarak çağdaşlık yolunda ilerlemenin ne denli zor ve zahmetli olacağını anlatmaya gerek olmasa sanırım.

Atatürk'ün bulduğu bu ve bunlar gibi bir çok terimler günümüzde hala geçerliliğini korumakta ve matematiği bizler için daha anlaşılır kılmaktadır.


Atatürk bu terimlerin yer aldığı 1937 yılında yayımlanan bir de geometri kitabı yazmıştır.

Bu kitapta kullanılan yeni terimler ayrıntılarıyla açıklanmış ve üzerlerine örnekler de verilmiştir. Bu kitap geometri öğretenlere ve bu konuda

bilgi edinmek isteyenlere kılavuz olarak Kültür Bakanlığınca yayınlanmıştır.

Mustafa Kemal bu geometri kitabını yazarak matematiğe daha anlaşılır yeni terimler kazandırmak isteğini Sivas'ta girdiği bir geometri dersinde ortaya koymuştur.

Atatürk 13 Kasım 1937 tarihinde Sivas'a gitmiş ve 1919 yılında Sivas kongresinin yapıldığı lise binasında bir geometri (o zamanki adıyla hendese) dersine girmiştir.

Bu derste öğrencilerle konuşmuş ve geometri üzerine çeşitli sorular yöneltmiştir.

Ders esnasında eski terimlerle matematik öğreniminin ve öğretiminin zorluğunu bir kez daha saptayan Atatürk "Bu anlaşılmaz terimlerle bilgi verilemez.

Dersler Türkçe terimlerle anlatılmalıdır." Diyerek bu konudaki kesin yargısını açıkladıktan sonra, dersi kendi buluşu olan Türkçe terimlerle ve çizimleriyle anlatmıştır.

Bu sırada derste Pisagor teoremini de çözümlemiştir.

Elbette ki, matematik ve geometri bilgisi yeterli olmayan bir insanın bilimsel ve dolayısıyla toplumsal açıdan bu denli önemli bir çalışmayı ortaya çıkararak nesiller boyu kabul edilebilir bir forma sokması mümkün değildir. Böylece Atatürk sadece siyasi ve idari alandaki dehasıyla değil, sayısal dünyadaki üstün başarısıyla da karşımıza çıkmış oluyor.

Sizin de gördüğünüz gibi Atatürk’ün yaşamında matematiğin önemi bugüne kadar bildiğimiz veya ilkokullarda öğrenmiş olduğumuz gibi matematik öğretmeninin ona "Kemal" ismini vermesinden çok ötedir.

Matematiğin bilimsel gelişme acısından anlaşılır bir dilde öğretilmesi gerektiği düşüncesi ve bu konudaki çalışmaları sayesinde bize kazandırdığı onca güzelliğe bir yenisini daha eklemiştir.

Umarım bu yazıyla birlikte onun başlattığı bilimsel gelişme arzusunun bizler için de ne kadar gerekli olduğunu hatırlar ve bunun yanında sade ve anlaşılır bir dile sahip olmanın bir toplumda her alanda ne denli gerekli olduğunu daha iyi anlamış oluruz.
 
Geri