Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Atatürkün Bilime Verdiği Önem İle İlgili Sözler - Atatürkün Blim İle İlgili Sözleri
Atatürkün bilime verdiği önem ile ilgili özlü sözler
Atatürkün bilime verdiği önem ile ilgili kısa sözler
Atatürkün bilime verdiği önemle ilgili sözler
Atatürkün bilime verdiği önemle ilgili özdeyişler
*Bilim
gerçeği bilmektir.
*Her işin esas hedefine kısa ve kestirme yoldan varmak arzu edilmekle beraber
yolun kabul edilebilir; mantıki ve özellikle ilmi olması şarttır.
*Ben askerî deha filân bilmiyorum. Herhangi bir zorluk önünde kaldığım zaman benim yaptığım iş şudur: Vaziyeti iyice tesbit etmek
sonra bu vaziyet karşısında alınacak tedbirin ne olduğuna karar vermek.
*Bütün ilerlemeler
insan fikrinin eseridir. Fikri harekete getirmek birinci işimiz olmalıdır. Bir kere millet benliğine hakim olsun ve düşünebilsin
yeter! Başlangıçta hatalı düşünse de
az zaman sonra bu hatayı düzeltebilir. Fikir bir kere faaliyete başladı mı
her şey yavaş yavaş düzene girer ve düzelir.
*Gözlerimizi kapayıp
yalnız yaşadığımızı varsayamayız. Ülkemizi bir çember içine alıp dünya ile ilgilenmeksizin yaşayamayız. Tersine gelişmiş
uygarlaşmış bir ulus olarak uygarlık alanının üzerinde yaşayacağız: bu yaşam ancak bilim ve fenle olur. bilim ve fen nerede ise oradan alacağız ve ulusun her bireyinin kafasına koyacağız. Bilim ve fen için bağ ve koşul yoktur. (1922; S.D. I )
*Hayatta en hakiki mürşit
ilimdir.
*Fikirler anlamsız
mantıksız
boş sözlerle dolu olursa
o fikirler hastalıklıdır Aynı şekilde sosyal hayat akıl ve mantıktan uzak
faydasız
zararlı ve birtakım inançlar ve geleneklerle dolu olursa felce uğrar. (1922)
*Bizim akıl
mantık
zeka ile hareket etmek en belirgin özelliğimizdir. Bütün hayatımızı dolduran olaylar bu gerçeğin delilidirler. (1925)
*İlim ve özellikle sosyal bilimler dalındaki işlerde ben emir vermem. Bu alanda isterim ki beni bilim adamları aydınlatsınlar. Onun için siz kendi ilminize
irfanınıza güveniyorsanız
bana söyleyiniz
sosyal ilimlerin güzel (yapıcı) yönlerini gösteriniz
ben takip edeyim.
*Dünyayı istediği gibi kullanan kuvvet
fikirler ve bu fikirleri belirleyen ve yayan kimselerdir. Fikrin özelliği de hiçbir itirazın bozamayacağı bir kesinlikle kendi kendisini kabul ettirmektir. Bu da fikrin yavaş yavaş duygular haline gelerek inanca dönüşmesiyle mümkündür ve böyle olduktan sonradır ki
onu sarsmak için bütün başka mantıkların
başka düşüncelerin hükmü olamaz. (1914)
*Evet; ulusumuzun siyasal
toplumsal yaşamında ulusumuzun düşünce bakımından eğitiminde de kılavuzumuz bilim ve fen olacaktır. (1922; S.D. II )
*İnsanların hayatına
faaliyetine egemen olan kuvvet
yaratma icat yeteneğidir. 1930
*Ülkemizin en bayındır
en latif
en güzel yerlerini üç buçuk yıl kirli ayaklarıyla çiğneyen düşmanı yenen zaferin sırrı nerededir bilir misiniz ? Orduların yönetiminde
bilim ve fen ilkelerini kılavuz edinmektir. Ulusumuzu yetiştirmek için temel olan okullarımızın
yüksek okullarımızın kurulmasında aynı yolu izleyeceğiz.
*Akıl ve mantığın çözümleyemeyeceği mesele yoktur.
*Ülkemiz içinde uygar düşüncelerin
çağdaş ilerlemelerin bir an yitirmeksizin yayılması ve gelişmesi gerektir. Bunun için bütün bilim ve fen adamlarının bu konuda çalışmayı bir namus borcu bilmesi gerekir.
*Öğretmenlerimiz
ozanlarımız
edebiyatçılarımız ulusa bu felaket günlerini ve onun gerçek nedenlerini açık ve kesin olarak yazıp söyleyecekler
bu kara günlerin dönmemesi için dünya yüzünde uygar ve çağdaş bir Türkiye’nin varlığını tanımak istemeyenlere
onu tanımak zorunda olduğumuzu anımsatacaktır. (1922 / M.E.D.B. )
*Bu dünyada her şey insan kafasından çıkar. Bir insan başının ifade etmeyeceği hiçbir şeyi düşünemiyorum.
inanışların korunmasında ısrar eden milletlerin ilerlemesi çok güç olur; belki de hiç olmaz. İlerlemede geleneklerin kayıt ve şartlarını aşamayan milletler
hayatı
akla ve gerçeklere uygun olarak göremez. Hayat felsefesini geniş bir açıdan gören milletlerin egemenliği ve boyunduruğu altına girmeye mahkumdur.
*Dünyada her şey için
yaşam için
başarı için en gerçek yol gösterici bilimdir
fendir. Bilim ve fennin dışında yol gösterici aramak aymazlık
bilgisizlik
doğru yoldan çıkmışlıktır . Yalnız bilimin ve fennin yaşadığımız her dakikadaki evrelerinin gelişimini anlamak ve ilerlemelerini izlemek koşuldur. Bin
iki bin
binlerce yıl önceki bilim ve fen dilinin çizdiği genel kuralları
şu kadar bin yıl önce bugün aynı biçimde uygulamaya kalkışmak
elbette bilim ve fennin içinde bulunmak değildir. (1924 ; S.D. II )
*İnsan vücudu bir kürsüdür; zeka cevherinin korunduğu yer olan başı
üzerinde taşımak için kurulmuş bir kürsü! Çünkü esas zekadır.
*Ben
manevî miras olarak hiç bir ayet
hiçbir dogma
hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevî mirasım ilim ve akıldır. Benden sonrakiler
bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü zorluklar karşısında
belki gayelere tamamen eremediğimizi fakat asla taviz vermediğimizi
akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir.
*Fikirler
zorla ve şiddetle
top ve tüfekle asla öldürülemez!
*Allah dünya üzerinde yarattığı bu kadar nimetleri
bu kadar güzellikleri insanlar istifade etsin
varlık içinde yaşasın diye yaratmıştır ve azamî derecede faydalanabilmek için de
bütün yaratıklardan esirgediği zekâyı
akıllı insanlara vermiştir. (1923)
*Bilim ve fen nerede ise oradan alacağız ve ulusun her bireyinin kafasına koyacağız.
*Bu millet ve memleket ilme
irfana çok muhtaç; tahsil yapmış
diploma almış gelmiş
olanları korumak kadar doğal ve lüzumlu bir şey olmaktan başka
parti parti eğitim ve öğretim görmek için ilim ve fen almak için Avrupa'ya
Amerika'ya ve her tarafa çocuklarımızı göndermeye mecburuz ve göndereceğiz. İlim ve fen ve ihtisas nerede varsa
sanat nerede varsa gidip
öğrenmeye mecburuz. Bu nedenle artık himaye ok zayıf kalır. Bunun yerine mecburiyet geçerli olur.
Hayatını bilimin, eğitimin gelişmesine cehalet ile savaşa adamış bir adam. Bugün Türkiye'de eğitimli insanlara cahiller tarafından yapılan saldırıları gördükçe değerini daha iyi anlıyorum. Bugün 21.yüzyılda yobaz sadece birine bile laf anlatamıyoruz.
O okuma yazma bilmeyen bir ulusu oradan altı medeniyet yoluna koydu. Sonrası ne kadar devam ettirilldi falan? Ben o tartışmalarla ilgilenmiyorum. Ben niyete bakarım niyet iyiydi. Cahil insan ve cehalet o kadar kötüdür ki, inanın yaptığı işler öyle kolay işler değil.