AÖF 2. Sınıf Atatürk İlkerleri ve İnkılap Tarihi ( Tüm Üniteler ) 14

Konu sahibi son olarak 1 gün önce görüldü
Atatürk İlkerleri ve İnkılap Tarihi ( Tüm Üniteler ) 14
ÜNİTE- 14 TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN İÇ SİYASETİ(1923-1995)
ATATÜRK'ÜN ÖLÜMÜNE KADAR TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN İÇ SİYASETİ
Gizli içeriği görüntülüyorsunuz1923-1930 Yılları Arası: 1930'da yurtta iç düzen, barış sağlanmıştı. Ancak, iki konuda önder huzursuzdu. Yapılan ve ileride yapılacak inkılâpların sürekli olarak yaşaması için onların ulusa iyece benimsetilmesi çok önemliydi. Ayrıca, bütün çabalara rağmen ekonomik durum düzelmemişti; belli bir ekonomi siyaseti oluşamamıştı.
1930-1938 Yılları Arası: Bu dönemde önemli yenileşme adımları atılmıştır. Belediye seçimlerinde kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması (3 Nisan 1930),
Uluslararası ölçülerin kabulü (26 Mart 1931); Türk Tarih ve Dil Kurumları'nın çalışmaya başlamaları (12 Nisan 1931 ve 13 Temmuz 1932); Üniversite reformu (1 Ağustos 1993'te başlar);
Soyadı Kanunu (21 Haziran 1934); Din adamlarının giyimlerinin düzenlenmesi (3 Aralık 1934); Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınması (5 Aralık 1934);
Anayasa'ya altı ilkenin girmesi (5 Şubat 1937) son derece önemli olaylardır.Yine 1930'dan sonra devletin iktisadi hayatı düzenleyici rolü kabul edilmiş; planlı iktisada geçilmiştir.
Serbest Fırka'nın Kurulması: 1930'da dünyadaki ekonomik bunalım Türkiye'ye de sıçramıştı. A-tatürk bu durumda tek partili bir yönetimin sakıncalarını anlamıştı.
Hükümet denetlenmen, yeni düşünceler, imkânları aranıp uygulanmalıydı. Bu nedenle çok partili hayata geçiş gerekliydi. işte, bu dönemde Atatürk tarafından özendirilen Fethi Bey yeni bir siyasi parti kurma amacına girişmiş ve bu durum Atatürk tarafından desteklenmiştir.
Böylece Fethi Bey, 12 Ağustos 1930'da, "Serbest Cumhuriyet Fırkası" adını taşıyan parti kurulmuştu.Bu parti özellikle ekonomik konulara ağırlık veren ekonomik liberalizmi benimseyen ilkelere dayanmıştı.
İnkılâp ilkelerine kesinlikle aykırı düş*en görüşleri yoktur. Bununla birlikte, 1925'den beri sessizce olayların gelişmesini bekleyenler bu partiye girdiler.
5 Eylül 1930'da İzmir'e gelen Fethi Bey önünde yapılan gösterilerde inkılâpçılara karşı muhalefet hareket güçlenmişti. Böylece halkın çok partili hayata hazır olmadığı görülmüştür. Bu nedenler yüzünden Fethi Bey, 17 Kasım 1930'da partisini dağıtmak zorunda kaldı.
Menemen Olayı: Menemen'de, 23 Aralık 1930'da çıkan şeriatçı ayaklanma sonucu Asteğmen Kubilay'ın şehit edilmesi ile meydana gelen olay; "Menemen Olayı" olarak adlandırılmaktadır.
Bu olay Cumhuriyet'in ve devrimlerin karşısında tehlikenin henüz geçmediğini gösterdiğinden, devlet yöneticilerini daha dikkatli olmaya özendirdi.
Gençlik ve halk ile devrimci kadro arasında daha sağlam bağlar kuruldu. Türk çağdaşlaşmasının özelikleri hakkında daha yaygın, yığınlara dönük ve oldukça başarılı eğitici etkinliklerde bulunuldu.
Ayrıca, tek parti yönetiminin bazı eksiklikleri ve hataları Serbest Fırka olayının da etkisiyle elden geldiğince giderilmeye çalışıldı. Öte yandan, bir süre çok partili yönetimin düşünülemeyeceği konusundaki görüşler yoğunluk kazandı.
Bursa Olayı: Atatürk'ün ezanı Türkçe'ye tercüme ettirmesi nedeniyle 1 Şubat 1933'te Bursa'da gösteriler yapılmıştır.
Gençlikte Ulusal Bilincin Geliştiğini Gösteren İki Olay:
Gençlikte ulusal bilincin geliştiğini gösteren ilk olay Türkiye'de yataklı vagon tekelini devletle yaptığı bir sözleşme ile elinde tutan bir yabancı ortaklığın Türkiye'deki bürolarında Fransızca konuşulmasını zorunlu tutmak istemesinden dolayı Türk gençliğinin tepkisiyle karşılaşmışlardır.
İkinci olay ise 17 Nisan 1933'te Bulgaristan'da Türk mezarlığının bir bölümünün, Bulgarlarca tahrip edilmesi nedeniyle çıkmıştır. Bu olayı Türk gençliği yine tepkiyle karşılamıştır.
Başbakan'm Değiştirilmesi: 1937'de ismet inönü ve Atatürk arasında iktisat ve dış siyaset konularında bazı önemli görüş ayrılıkları çıkmıştı.
Bunun üzerine İsmet Paşa 25 Ekim 1937'de başbakanlıktan ayrılmıştır. Yerine, uzun yıllar "İktisat Bakanlığı" görevini yürüten Celal Bayar getiriliştir.
ATATÜRK'TEN SONRA TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN GENEL SİYASAL DURUMU
Atatürk öldükten bir gün sonra toplanan TBMM, Malatya Milletvekili İsmet İnönü'yü oybirliği ile Cumhurbaşkanı seçti. (11 Kasım 1938). inönü, Atatürk'ten sonra partinin değişmez genel başkanlığına getirilmiş, bu niteliği ile "Milli Şef" ilan edilmişti.
İnönü Döneminde İç Siyaset:
inönü, özellikle eğitim ve kültür işleri ve toprak reformu sorunu ile yakından ilgilenmiştir.İnönü döneminde, Türk toplumunda okuryazar olmayan insan kalmaması için, eğitimin halka yayılmasına öncelik verilmiştir. Bu amaçla 17 Nisan 1940'ta "Köy Enstitüleri" kurulmuştur.
Bunun yanısıra, toprak reformu üzerine inönü bazı çalışmalar gerçekleştirmiş, fakat uygulamaya geçerememiştir. "Toprak Kanunu" 2 Mayıs 1945'te kabul edilmesine rağmen tam olarak uygulanamamıştır.
Ekonomik Sıkıntılarla Mücadele:
1939'da başlayan ve 1945'e kadar süren İkinci Dünya Savaşı, Türkiye'nin ekonomik kalkınmasını büyük ölçüde engelledi. Bu nedenle yeni kurulmakta olan sanayinin gelişmesi durmuş, yurtta pahalılık ve yokluk başlamıştır.
ÇOK PARTİLİ DEMOKRATİK YAŞAMA KESİN OLARAK GEÇİŞ
1945 yılının ilkbaharında İkinci Dünya Savaşı sona ermişti. Bu tarihten iki yıl önce savaşı ABD ve İngiltere'nin önderliğindeki devletlerin kazanacağı belli olmuştu.
Bu devletlerin önderliğinde kurulan Birleşmiş Milletler Örgütü'ne giren Türkiye de artık çok partili demokratik hayata başlamanın zamanı geldiğini anlamıştı.
Cumhurbaşkanının 1 Kasım 1945'te TBMM'yi açarken demokrasi yolundaki kararlılığını belirtmesi üzerine daha önce 18 Temmuz 1945'de kurulan "Milli Kalkınma Partisi" Türkiye'yi yepyeni bir ortama getirdi. Zaten Anayasa'da siyasal parti kurmayı engelleyen bir hüküm yoktu.
7 Ocak 1946'da Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılan bazı milletvekilleri Demokrat Parti'yi kurunca, demokratik ortama geçiş hızlandı. Bu parti, iktidardaki partinin savaş sırasındaki hatalarını halka anlatarak muhalefete başlamıştır.
1946'da ilk kez, tek dereceli seçimler yapılmıştır, iktidar partisi 1946 seçimlerinin uyandırdığı tepkiyi önlemek için yeni bir yasa hazırlayıp TBMM'ye kabul ettirdi. Artık seçimler yargı organlarının denetiminde yapılacaktı.
Böylece 14 Mayıs 1950'de yapılan seçimlerle Cumhuriyet Halk Partisi 26 yıllık iktidarını kaybetti ve Demokrat Parti iktidara geçti.
1950-1995 Döneminde Türkiye Cumhuriyeti'nin İç Siyaseti:
1950-1960 döneminde iktidar partisi, ilk yıllarında izlediği ekonomik politika ile önemli bir canlılık sağladıysa da, bir süre sonra plansız bir gidişin içine girilmiştir.
Özellikle oy toplamak uğrunda gereksiz fabrikaların açılması, hesapsız bir ithalat rejimi, ciddi sıkıntılar doğurmaya başlamıştır. Türk devrimini benimsememek bu dönemde iktidarda bulunanların en başta gelen özelliğidir.
Bu amaçla ulusa mal olan ve olmayan devrimler ayrımına gidilmiştir. Bu amaçtan hareketle 17 Haziran'da ezanın Arapça okunması serbest bırakılmıştır.
25 Temmuz 1951'de halen yürürlükte olan "Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar" hakkında kanun çıkartıldı. İktidar partisi bu yasanın arkasına sığınarak kendi hesabına devrimlerden ödün vermeye başladı. 24 Aralık 1954'de Anayasa'nın dili değiştirildi.
Atatürk'ün dilde sadeleşme isteğinin bir sonucu olarak 1924 tarihli "Teşkilat-ı Esasiye Kanunu"nun adı bugün artık kimsenin itiraz edemeyeceği "Anayasa"ya çevrilmiştir.
Bu yenilik hareketinden ödün verilmesi eskiye özlemin nedenli yoğun olduğunu göstermektedir. Bu gidiş dozunu arttırarak sürdü. Bazı gerekçeler öne sürülerek "Köy Enstitüleri" kapatıldı.
Toprak reformundan söz etmek, kişi özgürlüklerini savunmak, grev ve toplu sözleşme gibi hakları istemek neredeyse yasaklandı.
Devrimlerden verilen ödünler, ekonomik durum kötüleştikçe artmış ve dışarıdan borç alınmaya başlanmıştır. Böylece planlı ekonomiyi benimsememekte ısrar eden iktidar partisi alınan kredileri de akılcı biçimde kullanamadığı için kısa sürede büyük bir ekonomik bunalım ve enflasyon dönemine girilmiştir.
iktidar partisi 1957 seçimlerinde iyice azınlığa düşmüştü. Bu dönemde muhalefet iyice susturulmak istenmiştir. 1960 yılı Nisan ayında güçler birliği ilkesine dayanılarak TBMM'de ünlü "Tahkikat Komisyonu" kurulmuştur.
Bu yolla Meclis, sadece iktidar partisi üyelerinden oluşan bir komisyon ile bütün denetimi üzerine alıyordu. Bu komisyona "tutuklama" yetkisi bile verilmiştir.
Bu olumsuz gelişmeler sonucu, 27 Mayıs 1960 hareketi yapılmıştır. 1961 yılında yürürlüğe giren yeni Anayasa ile pek çok alanda demokratik gelişme sağlanmıştır.
Fakat, daha sonra bazı grupların örgütlenmesi sonucu ,1.2 Eylül 1980 müdahalesi ile bu dönem kapanmıştır. 1982 Anaysaası'na göre yeni siyasal oluşmular daha çok günlük çözümler üzerinde kalmaktadır.
Amaç, siyasal görüş sahiplerinin ortaklaşa benimseyecekleri bir uzlaşma zemininde hareket etmek olmalıdır.
Ünite 14 Degerlendirme Sorulari

1- Aşağıdaki kanunlardan hangisi Demokrat Parti döneminde çıkarılmıştır?


Takrir-i Sükun Kanunu

Katma Değer Vergisi Kanunu

Tekalif-i Milliye Kanunu

Atatürk aleyhine İşlenen Suçlar Kanunu

Toprak ve Tarım Reformu Kanunu
________________________________________
2- TBMM'nin, açılmasından sonra kurulan ilk partiler hangi sırayla kurulmuştur?


Cumhuriyet Halk Fırkası- Serbest Cumhuriyet Fırkası- Terekkiperver Cumhuriyet Fırkası- Ahali Cumhuriyet Fırkası

Cumhuriyet Halk Fırkası- Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası- Serbest Cumhuriyet Fırkası- Ahali Cumhuriyet Fırkası-

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası- Cumhuriyet Halk Fırkası- Serbest Cumhuriyet Fırkası- Ahali Cumhuriyet Fırkası-

Cumhuriyet Halk Fırkası- Terekkaperver Cumhuriyet Fırkası- Ahali Cumhuriyet Fırkası- Serbest Cumhuriyet Fırkası

Cumhuriyet Halk Fırkası- Ahali Cumhuriyet Fırkası- Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası- Ahali Cumhuriyet Fırkası-
________________________________________
3- Menemen olayı doğrudan doğruya aşağıdaki hangi nedenlerden birine bağlanabilir?


Serbest Fırka'nın kurulması ile Ege Bölgesi'nde tepkicilerin bir rahat alan bulmaları

Saltanatın kaldırılması

Atatürk'ün geniş kapsamlı yurt gezisi yapması

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kapatılmasına tepki

Hükümetin iktisat siyasetinin eleştirilmesi
________________________________________
4- Hangi devrim 1930 yılından sonra gerçekleştirilmiştir?


Üniversite reformu
Medeni Kanun'un kabulü

İlke olarak laikliğin kabulü
Halifeliğin kaldırılması

Harf değişikliği
________________________________________
5- Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı ne zaman kaybetti?


23 Aralık 1939
14 Mayıs 1950

18 Nisan 1948
13 Şubat 1945

7 Ocak 1944
________________________________________
6- Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın kurucusu aşağıdakilerden hangisidir?


Kazım Karabekir
Rauf Bey (Orbay)

Celal Bey (Bayar)
Fethi Bey (Okyar)

Refet Paşa (Bele)

7- Vasiyetnamesiyle servetini kurduğu siyasal partiye bırakan Atatürk, bu servetin bütün gelirini aşağıdaki kurumlardan hangisine tahsis etmiştir?


Türk Tarih ve Dil Kurumları
Millet Mektepleri

İstanbul Üniversitesi
Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi

Cumhuriyet Halk Partisi

8- Menemen olayının başlıca kaynağı nedir?


Özerk bir bölgede bağımsızlık kazanmak

Din istismarcılığı

Halk Fıkrasını ortadan kaldırmak

Devlet kavramını yıkmak
 
Geri