BirDevrinSonu
Üye
-
- Katılım
- Ocak 10, 2010
-
- Mesajlar
- 38,605
-
- Tepkime puanı
- 3,185
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Napıcan ?
Atatürk İlkerleri ve İnkılap Tarihi ( Tüm Üniteler ) 5
ÜNİTE - 5 M.KEMAL PAŞA'NIN OLAYLARI DEĞERLENDİRMESİ VE TUTUMU
Atatürk'ün Trablusgarp'taki çalışmalarından söz ederken onu "M. Kemal Bey"; generalliğe yükseldikten sonra "M. Kemal Paşa", Gizli içeriği görüntülüyorsunuzSakarya Savaşı'nın bitiminden itibaren "Gazi M. Kemal Paşa" olarak nitelememiz uygun olacaktır.
Devrimlerden söz edilirken ise onu Atatürk adı ile anmamız gerekecektir. M. Kemal, bir asker olarak siyasetin dışında kalmak gereğini özellikle Balkan Savaşları'ndaki yenilgilerden sonra kesin olarak anlamıştı.
I. DÜNYA SAVAŞI'NDA MUSTAFA KEMAL PAŞA
Enver Paşa'nın davranışlarını hiç onaylamayan M. Kemal Bey, Balkan savaşlarından sonra Sofya'ya Askerî Ateşe olarak atanmıştı ve rütbesi binbaşı idi.
Rütbesi 1 Mart 1914'te yarbaylığa yükseltilen M. Kemal Bey, l. Dünya Savaşı çıktığında Sofya'da görevini sürdürüyordu.
Yarbay M. Kemal Bey, 25 Nisan 1915'te Arıburnu'na asker çıkaran Anlaşma Devletleri Birliklerini durdurdu. M. Kemal Bey bu başarısı sonucu 1 Haziran 1915'te albaylığa yükseltildi ve Anafartalar Grubu Komutanlığına atandı.
10 Ağustos 1915'te düşmanı tekrar geriye püskürterek Çanakkale Cephesinin kapanmasını sağladı. 14 Ocak 1916'da Edirne'de 16. Ordu Komutanlığına getirildi.
1 Nisan 1916'da Tuğgeneralliğe yükseltildi ve Doğu Cephesinde görev aldı. 6/7 Ağustos 1916'da Bitlis ve Muş'u Ruslar'ın elinden kurtaran M. Kemal Paşa, 18 Mart 1917'de 2. Ordu, 5 Temmuz 1917'de ise 7. Ordu Komutanlığına atandı.
7. Ordu Komutanı olarak M. Kemal Paşa savaşı sürdürmenin anlamsız olduğunu belirten raporunu Enver Paşa'ya göndererek komutanlıktan ayrılıp aynı yılın ekim ayında İstanbul'a döndü.
Daha sonra Filistin'de bulunan 7. Ordu Komutanlığına atanan M. Kemal, İngilizler'i Halep yakınlarında, bugünkü Suriye sınırımızda durdurdu.
Bu sırada Mondros Ateşkes Antlaşması imzalanmıştı. 31 E-kim 1918'de ise M. Kemal Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına atandı.
Bu görevi sırasında bulunduğu bölgenin ateşkes anlaşması hükümlerine aykırı olarak işgaline karşı çıktı. Bu nedenle görevinden alınarak, 13 Kasım 1918'de İstanbul'a geldi.
MUSTAFA KEMAL PAŞA'NIN İSTANBUL'DAKİ ÇALIŞMALARI
Osmanlı Hükümeti'nin Durumu:
Mondros Ateşkes Antlaşması'nı Ahmet İzzet Paşa hükümeti imzalamıştı, ingilizler'e boyun eğmek Paşa'nın siyasetine uymadığı için padişahın güvenini de yitirmişti.
Onun yerine getirilen Tevfik Paşa da bir süre sonra padişahla uyum sağlayamadı ve 3 Mart 1919'da görevi bıraktı. Yerine İngiliz yanlısı Damat Ferit getirildi.
M. Kemal Paşa, savaşa girilmemesi yandaşıydı. Bu nedenle ittihatçı kadro ile ters düşmüştür. M. Kemal'in asıl amacı Anadolu'ya geçmekti.
MUSTAFA KEMAL PAŞA'NIN SAMSUN'A ÇIKIŞI
Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a Çıkmasını
Hazırlayan Olaylar:
Doğu Anadolu topraklarında Ermeni tehditleri do-layısıyle büyük çalkalanmalar vardı, ingilizler bu bölgenin, özellikle Doğu Karadeniz'de asayişin sağlanmasını Osmanlı Hükümeti'nden istediler.
30 Nisan 1919 günü M. Kemal 9. Ordu Komutanlığına atanarak, bu göreve getirilmişti. M. Kemal'in burada yerine getireceği görevler; bölgede huzuru sağlamak, cephanenin koruma altına alınması, Türklerin kurduğu direnme örgütlerinin ortadan kaldırılmasıydı.
19 MAYIS 1919'A KADAR YURTTAKİ DİRENİŞ HAREKETLERİ
5 Kasım 1918'de Kars'ta, "Kars İslam Şurası" toplanarak Doğu Anadolu'dki Ermeni tehdidine karşı örgütlenme hareketi başlamıştır. Hemen ardından Edirne'de, Trakya-Paşaeli Müdafaa Heyet-i Osmani-yesi oluşturulmuştur.
Aralık ayında ise ünlü Müda-faa-i Hukuk derneklerinin ilki İstanbul'da Doğu bölgeleri için kurulmuştur. Bu dernek, "Vilayat-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-i Milliye Cemiyeti" adıyla kurulmuştur.
Ayrıca İzmir'de, "izmir Müdafaa-i Hukuk-i milliye" derneği kurulmuş ve ardından 17-19 Mart 1919 tarihleri arasında "Büyük İzmir Kongresi" toplanmıştır. Bu kongrede "Redd-i İlhak" (İzmir'in Yunanistan'a katılmasının reddi) düşüncesi geliştirilmiştir.
Kurtuluş Savaşı'nın ilk cephesinin 1918 yılı A-ralık ayı sonunda Mersin-Tarsus-Osmanîye yöresinde açılmıştır.
İzmir'in işgalinden sonra da Ege Bölgesi'nin bazı noktalarına asker çıkaran Yunan birliklerine karşı, halk tarafından oluşturulan çetelerle Ayvalık'ta düşmana karşı ilk savunma denemeleri yapılmıştır.
MUSTAFA KEMAL PAŞA'NIN İLK ÇALIŞMALARI
Samsun'daki Çalışmalar.İngilizler bu dönemde Samsun'a birlikler göndermişlerdi. M. Kemal Paşa, 25 Mayıs'a kadar Samsun'da bulunmuştur.
O gün ingilizler'in yanından uzaklaşmak zamanın geldiğini anlayarak, "Ülkenin işlerine gidip asayiş durumunu yerinde görmek" gerekçesiyle Havza'ya geldi.
Havza'daki Çalışmalar:
Mustafa Kemal'in Hav-za'daki çalışmaları iki ana kesimde toplanmaktadır. Askeri alanda aldığı önlemler ve yurtta direniş azmini yaygınlaştırmak için verdiği buyruklar.
M. Kemal, bütün ulusa seslenen çağrılarda bulunmuştur, izmir'in işgali ile özellikle 20 Mayıs tarihinden itibaren yurdun hemen her yerinde miting ve toplantılara ara verilmeden devam edilmesini istemiştir.
Bu konuda bağlı bulunduğu Harbiye Nezareti'ne 3 Haziran'da çektiği telgrafta şöyle diyordu: "...İzmir yöresinde görülen olayların ve benzerlerinin başgöstermesine karşı ne ulusun coşkusunu ve vicdan sızlamalarını, ne de bundan ulusal gösterileri engelleyip durdurmak için kendimde ve hiç kimsede hiçbir güç göremeyeceğim gibi, bu yüzden ortaya çıkacak olayların karşısında da sorumluluk gösterecek ne komutan ne de sivil yönetici gösterilebilir."
Osmanlı Devleti sınırları içinde tek derli-toplu askeri güç olarak sadece 15. Kolordu kalmıştı. İşte, Mustafa Kemal Paşa, karagahı Erzurum'da bulunan-bu kolordunun merkezinde çalışmalarını daha güvenli ve sağlıklı biçimde sürdürebilirdi.
Bu nedenle Paşa 13 Haziran'da Havza'dan ayrıldı. Ama Erzurum'a varıncaya kadar yolda çok önemli, ilginç ve yoğun çalışmalar yaparak düşüncelerini gerçekleştirmenin ilk temel taşlarını koymuştur.
AMASYA TAMİMİ
M.Kemal Paşa'nın Amaya'ya Gelmesi ve Genel Durum:
Bu dönemde Batı Anadolu'daki Yunan işgalleri devam ediyordu. Özellikle halkın direnişi ile karşılaşıyordu. Ayrıca Güneydoğu Anadolu'daki yiğit halkın oluşturduğu milis güçleri Fransızlar'! zor durumda bırakmışlardır, işte bu direniş birliklerinin toptan adına "Kuva-yı Milliye" denilir.
Amasya'da, düzenli orduya geçişin ilk adımı olarak ulusal bilincin doğması ve başlatılan kurtuluş hareketinin ulusa maledilmesi konusunda kesin karara varılacaktır.
Amasya Tamimi'nin Hazırlanışı ve Duyurulması (22 Haziran 1919):
M. Kemal Paşa ilk adım olarak, birbirinden habersiz çalışan Kuva-yı Milliye birliklerini ve diğer direniş örgütlerini tek çatı altında toplamak gerektiğini düşünüyordu.
Amasya Tamimi özetle şöyle diyordu: "Vatanın bütünlüğü ve ulusun bağımsızlığı tehlikededir, istanbul hükümeti sorumluluğunun gereklerini yerine getirmiyor.
Bu tutumu ise ulusumuzu yok olmuş tanıtıyor. Ulusun bağımsızlığını gene ulusun azim ve kararı kurtaracaktır. Ulusun bu işi yapabilmesi ve haklı sesini dünyaya duyurabilmesi için her türlü etkiden uzak ulusal bir kurul oluşmalıdır.
Bu kurul Sivas'ta toplanacaktır. Her bölgeden ulusun güvenine sahip üçer temsilci gizlice Sivas'a gönderilecektir. Bu, ulusal bir sır gibi saklanacaktır.
Ayrıca, istanbul hükümeti ulusal derneklerin talgraflarını çektirmeme kararı almıştır. Bu kararlar dinlenmeyecek ve komutanlar birliklerini terhis etmeyeceklerdir."
Amasya Tamimi'nin Niteliği:
M. Kemal, bu belge ile İstanbul Hükümeti'nun buyruğundan çıkmış ve ulusal kurtuluş Savaşı'nın başlaması kararını almıştır.
Bu belgede üç önemli öğe bulunmaktadır:
1- Vatanın parçalanması ve bağımsızlığının ortadan kalkması tehlikesi karşısında Osmanlı Hükümeti hiçbir girişimde bulunamıyor; üzerine düşen sorumluluğun gereğini yerine getiremiyor. Öyle ise bu hükümetin kararları da geçersizdir.
2- Bundan dolayı artık ulus, Kurtuluş kararını kendisi vermelidir.
3- Bunu sağlamak için de bütün ulusu temsil e-den kişilerden oluşan bir kurul toplanıp gereken kararları almalıdır.
Burada belirtilecek en önemli hüküm "Milletin istikbalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır" maddesidir.
Bu cümle bize, ulus egemenliğine gidiş yolunun açıldığını gösteriyor. Ayrıca bu genelge ile M. Kemal Paşa ulus egemenliğine dayalı yeni bir devlet kurmanın temel taşını atmıştır. Bu bakımdan hemen hemen bütün devrim tarihçileri bu belgeyi bir ihtilal bildirisi olarak kabul eder.
İstanbul Hükümeti, Tamimi olumsuz karşılamıştır. Gerek İngilizler, gerek bazı devlet adamları M. Kemal Paşa'nın ayaklandığını açıkça söylemeye başlamıştır.
Hükümetle ortak amacı taşıyan bazı İstanbul gazetelerinde M. KemaJ Paşa ve arkadaşları hakkında hakaret dolu yazılar yayınlanmaya başlandı.
Sonuçta, Dahiliye Nazırı (İçişleri Bakanı) M. Kemal Paşa'nın görevden alındığını bildirdi. Son ana kadar yetkilerinden yararlanmak isteyen M. Kemal Paşa kendisine bu görevin İçişleri Bakanlığı tarafından değil, Savunma Bakanlığfndan ve Padişah onayı ile verildiğini söyleyerek, 9. Ordu Komutanlığı makamında elinden geldiğinde kalmak yolunu tutmuş ve Bakanın buyruğuna UYMAMIŞTIR
Ünite 5 Degerlendirme Sorulari
1- Aşağıdakilerden hangisi M. Kemal'in Havza'da bulunduğu sırada yaptığı işlerden biri değildir?
Düzenli ordu kurma
Askerlerin terhislerini önleme
Milli Müdafaa derneklerini birleştirme
Yurdun her köşesinde mitingler düzenlettirme
Kasım Karabekir ile buluşarak ordunun durumunu görüşme
2- Kurtuluş Savaşı sırasında Mustafa Kemal Paşa, düzenli ordu kuruluncaya kadar aşağıdakilerden hangisinden yararlanmıştır?
Yıldırım Orduları
islam ihtilali Komitası
Harekat Ordusu
Kuvay-ı inzibatiye
Kuva-ı Milliye
3- Aşağıdakilerden hangisi işgallere karşı azınlıkların kurduğu cemiyetlerden birisidir?
Trakya-Paşaeli müdafaa Heyet-i Osmaniyesi
Mavri-mivra
Redd-i İlhak
İslam ihtilali Komitesi
Müdafaa-i hukuk
4- Aşağıdakilerden hangisi M. Kemal'in işgallere karşı ulusun direnişinin engellenip durdurulması için ne kendisinde ne de hiç kimsede hiç bir güç göremeyeceğini bu yüzden ortaya çıkacak olaylar karşısında sorumluluk taşıyabilecek ne komutan, ne sivil yönetici ne de hükümet düşünülemeyeceği fikirlerini açıklamaktadır?
Ulusun coşkun tavırlarının olaylara dönüşmesinin engellenmesi gerektiğini
Ulusun işgallere karşı haklı direnişte bulunduğunu
Hiç kimsenin sorumlulukları yüklenmek istemediğini
Osmanlı Hükümetlin sorumsuz davrandığını
Kendisinde olayları sorumluluğunu yüklenecek gücün bulunmayışını
5- Amasya Tamimi'ni Mustafa Kemal Paşa dı şında, isteyerek imza eden kimdir?
Damat Ferit Paşa
Refet Bey
Ali Fuat Paşa
Suat Paşa
Rauf Bey
6- "Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır" şeklindeki ifade aşağıdakilerden hangisinde yer almıştır?
Paris Barış Konferansı
Amasya Görüşmesi
Alaşehir Kongresi
Kars islam Şurası
Amasya Tamimi
7- Dokuzuncu Ordu Komutanlığı'na atanan M. Kemal memleket işlerinde asayişin durumunu görmek amacıyla hangi tarihte nereye gitmiştir?
25 Mayıs 1919-Havza
13 Haziran 1919 -Amasya
19 Mayıs 1919 - Samsun
13 Kasım 1918- İstanbul
16 Mayıs 1919 - Samsun
8- Kurtuluş Savaşı'nın ilk cephesi aşağıdakilerden hangisinde açılmıştır?
Ayvalık-Soma-Bergama
Mersin-Tarsus-Osmaniye
Antep-Maraş-Urfa
Bursa-Balıkesir-Uşak
Erzurum-Kars-Batum
ÜNİTE - 5 M.KEMAL PAŞA'NIN OLAYLARI DEĞERLENDİRMESİ VE TUTUMU
Atatürk'ün Trablusgarp'taki çalışmalarından söz ederken onu "M. Kemal Bey"; generalliğe yükseldikten sonra "M. Kemal Paşa", Gizli içeriği görüntülüyorsunuzSakarya Savaşı'nın bitiminden itibaren "Gazi M. Kemal Paşa" olarak nitelememiz uygun olacaktır.
Devrimlerden söz edilirken ise onu Atatürk adı ile anmamız gerekecektir. M. Kemal, bir asker olarak siyasetin dışında kalmak gereğini özellikle Balkan Savaşları'ndaki yenilgilerden sonra kesin olarak anlamıştı.
I. DÜNYA SAVAŞI'NDA MUSTAFA KEMAL PAŞA
Enver Paşa'nın davranışlarını hiç onaylamayan M. Kemal Bey, Balkan savaşlarından sonra Sofya'ya Askerî Ateşe olarak atanmıştı ve rütbesi binbaşı idi.
Rütbesi 1 Mart 1914'te yarbaylığa yükseltilen M. Kemal Bey, l. Dünya Savaşı çıktığında Sofya'da görevini sürdürüyordu.
Yarbay M. Kemal Bey, 25 Nisan 1915'te Arıburnu'na asker çıkaran Anlaşma Devletleri Birliklerini durdurdu. M. Kemal Bey bu başarısı sonucu 1 Haziran 1915'te albaylığa yükseltildi ve Anafartalar Grubu Komutanlığına atandı.
10 Ağustos 1915'te düşmanı tekrar geriye püskürterek Çanakkale Cephesinin kapanmasını sağladı. 14 Ocak 1916'da Edirne'de 16. Ordu Komutanlığına getirildi.
1 Nisan 1916'da Tuğgeneralliğe yükseltildi ve Doğu Cephesinde görev aldı. 6/7 Ağustos 1916'da Bitlis ve Muş'u Ruslar'ın elinden kurtaran M. Kemal Paşa, 18 Mart 1917'de 2. Ordu, 5 Temmuz 1917'de ise 7. Ordu Komutanlığına atandı.
7. Ordu Komutanı olarak M. Kemal Paşa savaşı sürdürmenin anlamsız olduğunu belirten raporunu Enver Paşa'ya göndererek komutanlıktan ayrılıp aynı yılın ekim ayında İstanbul'a döndü.
Daha sonra Filistin'de bulunan 7. Ordu Komutanlığına atanan M. Kemal, İngilizler'i Halep yakınlarında, bugünkü Suriye sınırımızda durdurdu.
Bu sırada Mondros Ateşkes Antlaşması imzalanmıştı. 31 E-kim 1918'de ise M. Kemal Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına atandı.
Bu görevi sırasında bulunduğu bölgenin ateşkes anlaşması hükümlerine aykırı olarak işgaline karşı çıktı. Bu nedenle görevinden alınarak, 13 Kasım 1918'de İstanbul'a geldi.
MUSTAFA KEMAL PAŞA'NIN İSTANBUL'DAKİ ÇALIŞMALARI
Osmanlı Hükümeti'nin Durumu:
Mondros Ateşkes Antlaşması'nı Ahmet İzzet Paşa hükümeti imzalamıştı, ingilizler'e boyun eğmek Paşa'nın siyasetine uymadığı için padişahın güvenini de yitirmişti.
Onun yerine getirilen Tevfik Paşa da bir süre sonra padişahla uyum sağlayamadı ve 3 Mart 1919'da görevi bıraktı. Yerine İngiliz yanlısı Damat Ferit getirildi.
M. Kemal Paşa, savaşa girilmemesi yandaşıydı. Bu nedenle ittihatçı kadro ile ters düşmüştür. M. Kemal'in asıl amacı Anadolu'ya geçmekti.
MUSTAFA KEMAL PAŞA'NIN SAMSUN'A ÇIKIŞI
Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a Çıkmasını
Hazırlayan Olaylar:
Doğu Anadolu topraklarında Ermeni tehditleri do-layısıyle büyük çalkalanmalar vardı, ingilizler bu bölgenin, özellikle Doğu Karadeniz'de asayişin sağlanmasını Osmanlı Hükümeti'nden istediler.
30 Nisan 1919 günü M. Kemal 9. Ordu Komutanlığına atanarak, bu göreve getirilmişti. M. Kemal'in burada yerine getireceği görevler; bölgede huzuru sağlamak, cephanenin koruma altına alınması, Türklerin kurduğu direnme örgütlerinin ortadan kaldırılmasıydı.
19 MAYIS 1919'A KADAR YURTTAKİ DİRENİŞ HAREKETLERİ
5 Kasım 1918'de Kars'ta, "Kars İslam Şurası" toplanarak Doğu Anadolu'dki Ermeni tehdidine karşı örgütlenme hareketi başlamıştır. Hemen ardından Edirne'de, Trakya-Paşaeli Müdafaa Heyet-i Osmani-yesi oluşturulmuştur.
Aralık ayında ise ünlü Müda-faa-i Hukuk derneklerinin ilki İstanbul'da Doğu bölgeleri için kurulmuştur. Bu dernek, "Vilayat-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-i Milliye Cemiyeti" adıyla kurulmuştur.
Ayrıca İzmir'de, "izmir Müdafaa-i Hukuk-i milliye" derneği kurulmuş ve ardından 17-19 Mart 1919 tarihleri arasında "Büyük İzmir Kongresi" toplanmıştır. Bu kongrede "Redd-i İlhak" (İzmir'in Yunanistan'a katılmasının reddi) düşüncesi geliştirilmiştir.
Kurtuluş Savaşı'nın ilk cephesinin 1918 yılı A-ralık ayı sonunda Mersin-Tarsus-Osmanîye yöresinde açılmıştır.
İzmir'in işgalinden sonra da Ege Bölgesi'nin bazı noktalarına asker çıkaran Yunan birliklerine karşı, halk tarafından oluşturulan çetelerle Ayvalık'ta düşmana karşı ilk savunma denemeleri yapılmıştır.
MUSTAFA KEMAL PAŞA'NIN İLK ÇALIŞMALARI
Samsun'daki Çalışmalar.İngilizler bu dönemde Samsun'a birlikler göndermişlerdi. M. Kemal Paşa, 25 Mayıs'a kadar Samsun'da bulunmuştur.
O gün ingilizler'in yanından uzaklaşmak zamanın geldiğini anlayarak, "Ülkenin işlerine gidip asayiş durumunu yerinde görmek" gerekçesiyle Havza'ya geldi.
Havza'daki Çalışmalar:
Mustafa Kemal'in Hav-za'daki çalışmaları iki ana kesimde toplanmaktadır. Askeri alanda aldığı önlemler ve yurtta direniş azmini yaygınlaştırmak için verdiği buyruklar.
M. Kemal, bütün ulusa seslenen çağrılarda bulunmuştur, izmir'in işgali ile özellikle 20 Mayıs tarihinden itibaren yurdun hemen her yerinde miting ve toplantılara ara verilmeden devam edilmesini istemiştir.
Bu konuda bağlı bulunduğu Harbiye Nezareti'ne 3 Haziran'da çektiği telgrafta şöyle diyordu: "...İzmir yöresinde görülen olayların ve benzerlerinin başgöstermesine karşı ne ulusun coşkusunu ve vicdan sızlamalarını, ne de bundan ulusal gösterileri engelleyip durdurmak için kendimde ve hiç kimsede hiçbir güç göremeyeceğim gibi, bu yüzden ortaya çıkacak olayların karşısında da sorumluluk gösterecek ne komutan ne de sivil yönetici gösterilebilir."
Osmanlı Devleti sınırları içinde tek derli-toplu askeri güç olarak sadece 15. Kolordu kalmıştı. İşte, Mustafa Kemal Paşa, karagahı Erzurum'da bulunan-bu kolordunun merkezinde çalışmalarını daha güvenli ve sağlıklı biçimde sürdürebilirdi.
Bu nedenle Paşa 13 Haziran'da Havza'dan ayrıldı. Ama Erzurum'a varıncaya kadar yolda çok önemli, ilginç ve yoğun çalışmalar yaparak düşüncelerini gerçekleştirmenin ilk temel taşlarını koymuştur.
AMASYA TAMİMİ
M.Kemal Paşa'nın Amaya'ya Gelmesi ve Genel Durum:
Bu dönemde Batı Anadolu'daki Yunan işgalleri devam ediyordu. Özellikle halkın direnişi ile karşılaşıyordu. Ayrıca Güneydoğu Anadolu'daki yiğit halkın oluşturduğu milis güçleri Fransızlar'! zor durumda bırakmışlardır, işte bu direniş birliklerinin toptan adına "Kuva-yı Milliye" denilir.
Amasya'da, düzenli orduya geçişin ilk adımı olarak ulusal bilincin doğması ve başlatılan kurtuluş hareketinin ulusa maledilmesi konusunda kesin karara varılacaktır.
Amasya Tamimi'nin Hazırlanışı ve Duyurulması (22 Haziran 1919):
M. Kemal Paşa ilk adım olarak, birbirinden habersiz çalışan Kuva-yı Milliye birliklerini ve diğer direniş örgütlerini tek çatı altında toplamak gerektiğini düşünüyordu.
Amasya Tamimi özetle şöyle diyordu: "Vatanın bütünlüğü ve ulusun bağımsızlığı tehlikededir, istanbul hükümeti sorumluluğunun gereklerini yerine getirmiyor.
Bu tutumu ise ulusumuzu yok olmuş tanıtıyor. Ulusun bağımsızlığını gene ulusun azim ve kararı kurtaracaktır. Ulusun bu işi yapabilmesi ve haklı sesini dünyaya duyurabilmesi için her türlü etkiden uzak ulusal bir kurul oluşmalıdır.
Bu kurul Sivas'ta toplanacaktır. Her bölgeden ulusun güvenine sahip üçer temsilci gizlice Sivas'a gönderilecektir. Bu, ulusal bir sır gibi saklanacaktır.
Ayrıca, istanbul hükümeti ulusal derneklerin talgraflarını çektirmeme kararı almıştır. Bu kararlar dinlenmeyecek ve komutanlar birliklerini terhis etmeyeceklerdir."
Amasya Tamimi'nin Niteliği:
M. Kemal, bu belge ile İstanbul Hükümeti'nun buyruğundan çıkmış ve ulusal kurtuluş Savaşı'nın başlaması kararını almıştır.
Bu belgede üç önemli öğe bulunmaktadır:
1- Vatanın parçalanması ve bağımsızlığının ortadan kalkması tehlikesi karşısında Osmanlı Hükümeti hiçbir girişimde bulunamıyor; üzerine düşen sorumluluğun gereğini yerine getiremiyor. Öyle ise bu hükümetin kararları da geçersizdir.
2- Bundan dolayı artık ulus, Kurtuluş kararını kendisi vermelidir.
3- Bunu sağlamak için de bütün ulusu temsil e-den kişilerden oluşan bir kurul toplanıp gereken kararları almalıdır.
Burada belirtilecek en önemli hüküm "Milletin istikbalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır" maddesidir.
Bu cümle bize, ulus egemenliğine gidiş yolunun açıldığını gösteriyor. Ayrıca bu genelge ile M. Kemal Paşa ulus egemenliğine dayalı yeni bir devlet kurmanın temel taşını atmıştır. Bu bakımdan hemen hemen bütün devrim tarihçileri bu belgeyi bir ihtilal bildirisi olarak kabul eder.
İstanbul Hükümeti, Tamimi olumsuz karşılamıştır. Gerek İngilizler, gerek bazı devlet adamları M. Kemal Paşa'nın ayaklandığını açıkça söylemeye başlamıştır.
Hükümetle ortak amacı taşıyan bazı İstanbul gazetelerinde M. KemaJ Paşa ve arkadaşları hakkında hakaret dolu yazılar yayınlanmaya başlandı.
Sonuçta, Dahiliye Nazırı (İçişleri Bakanı) M. Kemal Paşa'nın görevden alındığını bildirdi. Son ana kadar yetkilerinden yararlanmak isteyen M. Kemal Paşa kendisine bu görevin İçişleri Bakanlığı tarafından değil, Savunma Bakanlığfndan ve Padişah onayı ile verildiğini söyleyerek, 9. Ordu Komutanlığı makamında elinden geldiğinde kalmak yolunu tutmuş ve Bakanın buyruğuna UYMAMIŞTIR
Ünite 5 Degerlendirme Sorulari
1- Aşağıdakilerden hangisi M. Kemal'in Havza'da bulunduğu sırada yaptığı işlerden biri değildir?
Düzenli ordu kurma
Askerlerin terhislerini önleme
Milli Müdafaa derneklerini birleştirme
Yurdun her köşesinde mitingler düzenlettirme
Kasım Karabekir ile buluşarak ordunun durumunu görüşme
2- Kurtuluş Savaşı sırasında Mustafa Kemal Paşa, düzenli ordu kuruluncaya kadar aşağıdakilerden hangisinden yararlanmıştır?
Yıldırım Orduları
islam ihtilali Komitası
Harekat Ordusu
Kuvay-ı inzibatiye
Kuva-ı Milliye
3- Aşağıdakilerden hangisi işgallere karşı azınlıkların kurduğu cemiyetlerden birisidir?
Trakya-Paşaeli müdafaa Heyet-i Osmaniyesi
Mavri-mivra
Redd-i İlhak
İslam ihtilali Komitesi
Müdafaa-i hukuk
4- Aşağıdakilerden hangisi M. Kemal'in işgallere karşı ulusun direnişinin engellenip durdurulması için ne kendisinde ne de hiç kimsede hiç bir güç göremeyeceğini bu yüzden ortaya çıkacak olaylar karşısında sorumluluk taşıyabilecek ne komutan, ne sivil yönetici ne de hükümet düşünülemeyeceği fikirlerini açıklamaktadır?
Ulusun coşkun tavırlarının olaylara dönüşmesinin engellenmesi gerektiğini
Ulusun işgallere karşı haklı direnişte bulunduğunu
Hiç kimsenin sorumlulukları yüklenmek istemediğini
Osmanlı Hükümetlin sorumsuz davrandığını
Kendisinde olayları sorumluluğunu yüklenecek gücün bulunmayışını
5- Amasya Tamimi'ni Mustafa Kemal Paşa dı şında, isteyerek imza eden kimdir?
Damat Ferit Paşa
Refet Bey
Ali Fuat Paşa
Suat Paşa
Rauf Bey
6- "Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır" şeklindeki ifade aşağıdakilerden hangisinde yer almıştır?
Paris Barış Konferansı
Amasya Görüşmesi
Alaşehir Kongresi
Kars islam Şurası
Amasya Tamimi
7- Dokuzuncu Ordu Komutanlığı'na atanan M. Kemal memleket işlerinde asayişin durumunu görmek amacıyla hangi tarihte nereye gitmiştir?
25 Mayıs 1919-Havza
13 Haziran 1919 -Amasya
19 Mayıs 1919 - Samsun
13 Kasım 1918- İstanbul
16 Mayıs 1919 - Samsun
8- Kurtuluş Savaşı'nın ilk cephesi aşağıdakilerden hangisinde açılmıştır?
Ayvalık-Soma-Bergama
Mersin-Tarsus-Osmaniye
Antep-Maraş-Urfa
Bursa-Balıkesir-Uşak
Erzurum-Kars-Batum