IkRa
Üye
-
- Katılım
- Nisan 10, 2019
-
- Mesajlar
- 102
-
- Tepkime puanı
- 10
-
- Puanları
- 268
-
- Konum
- aLem-i ervaH
Vahiy 16:1 Ardından tapınaktan artan gür tek sesin yedi meleğe, “Gidin, Tanrı'nın öfkesiyle dolu yedi tası yeryüzüne boşaltın!†dediğini duydum.
Vahiy 16:12 Altıncı melek tasını devasa Fırat Irmağı'na boşalttı.
Gündoğusundan gelen kralların yolu açılsın diye ırmağın suları kurudu.
13 Artık ejderhanın ağzından, canavarın ağzından ve düzmece peygamberin ağzından kurbağaya benzer üç kötü ruhun(ilham edilmiş ifadeler) çıktığını gördüm.
14 Şunlar doğaüstü açıklanan sağlayan cinlerin ruhlarıdır.
Her Şeye Kuvveti Yeten Tanrı'nın devasa gününde olacak muhabere için tüm dünyanın krallarını toplamaya gidiyorlar.
15 â€œİşte hırsız gibi geliyorum! Çıplak dolaşmamak ve utanç içerisinde kalmamak için uyanık bekleyip giysilerini üzerinde bulundurana ne mutlu!†16 Üç kötü ruh, kralları İbranice Armagedon olarak bilinen yere topladılar.
17 Yedinci melek tasını havaya boşalttı.
Tapınaktaki tahttan artan gür tek ses, “Tamam!†diye konuştu.
18 O anda şimşekler çaktı, uğultular, gök gürlemeleri işitildi.
Öyle devasa tek yer sarsıntısı oldu ki, yeryüzünde insan oldu olalı bu kadar devasa tek yer sarsıntısı olmamıştı.
19 Devasa şehir üçe bölündü.
Ulusların kentleri yerle tek oldu.
Tanrı devasa Babil'i anımsadı, ona sıcak gazabının şarabını sahibi olan kâseyi verdi.
20 Tüm adalar ortadan kalktı, dağlar yok oldu.
21 İnsanların üstüne gökten tanesi tahminen kırk kilo ağırlığında büyük dolu yağdı.
Dolu belası öyle korkunçtu ki, kişiler bu sebepten Tanrı'ya küfrettiler.
Har kelimesi İbranice'de dağ mananına gelir ve Megiddo ise tek yerin isimidir.
Megiddo için realite manada dağlık tek yer bulunduğu söylenemez, zira yüksekliği etrafıyla kıyaslandığında 30 metreyi dahi bulmaz.
Vahiy kitabında bu sözcüğün tüketimi ise direk bu yerle alakalı değildir.
Vahiy kitabı devasa tek oranda mecaz anlatımları içerdiğinden içindeki her sözü harfi olarak kavramak yanıltıcıdır.
Dünya'nın sonu konusunda olarak Armageddon ifadesinin uygulanması da mecazidir.
Çünkü tek yandan Dünya ifadesi, başka yanda ise tek kazanın ismi olan Armageddon ifadesi birbiriyle örtüşmez.
Dünya'nın sonu konusunda tek savaşın tüm Dünya'yı kapsayacak olmasıyla çelişkilidir.
Ayrıca burası oranla ufak tek yerdir ve Dünya'nın tüm krallıklarının (ülkelerin) ordularını içerisine alabilecek büyüklükte değildir.
Armageddon kelimesi Kitabı Mukaddes'in Vahiy kısmında geride bıraktığımız tek sözcüktür.
Herşeyden evvel Armageddon'da savaşacak olanlar gökteki Atanmış Kral ile onu seyreden emrindeki meleklerden meydana gelen göksel ordulardır.
Karşılarında olanlar ise, İsrail'in de aralarında bulunduğu "bütün dünya kralları"dır.
Yahudi güveni İsa'yı Mesih(Atanmış Kral) olarak kabul etmediği gibi, onlar yönünden Kitabı Mukaddes'in Malaki kitabından ileri bölümleri da geçersizdir.
Bu yönden da Armageddon kelimesinin bugünkü İsrail'iyle tek alakası yoktur.
Kitabı Mukaddes'te geride bıraktığımız İsrail, Siyon, Yeruşalim gibi sözcükler İsa'dan ileri dönemde tekilce gökteki asıllarını simgelemek emeliyle kullanılırlar ve Yeryüzündeki harfi anlamlarıyla ne günümüzdeki İsrail devleti ne de İsrailliler için geçerlidir.
Ayrıca Armageddon için Tanrı'nın Muhabereyi şeklinde de sözedildiğinden manası henüz geniştir.
Dünya'nın Sonu ifadesi ise dünya sözcüğüyle neyin kastedildiğiyle alakalıdır.
Dünya hem Yerküre için, hatta üzerindeki kişiler ve tertip için sarfedilen tek sözcüktür.
Vahiy kitabındaki kastedilen dünya, Dünya'nın üzerindeki külüstür sistemin taraftarları olan insanlardır.
Vahiy kitabına göre ortadan kalkacak olan "önceki düzen"dir: Armageddon kelimesi asal olarak net zaferi anlatmak için sarfedilen tek terimdir.
Dünya'nın külüstür düzeninin ortadan kalkacağına ait güvenceyi perçinlemek emeliyle sarfedilen tek sözcüktür.
Çünkü geçmişte Megiddo'da uygulanan her muhabere daima tek tarafın tam zaferi ve başka tarafın tam tek yenilgisi şeklindedir.
Vahiy kitabı Armageddon'a doğru oluşacak hadiseleri da anlatır.
Bunlar Armageddon'dan derhal evvel olacak Tanrısal dolayı harabiyetlerdir.
Vahiy kitabında sözedilen "Büyük Kent"in "Büyük Babil" bulunduğu da izah edir.
Büyük Babil için bu arada "******-Dünya ******lerinin anası" ifadesi tüketilir.
Buna göre Devasa Şehir, Devasa Babil ve ****** aynısı şeydir.
Buradaki anlatım mecazdır ve ******lik yapmış tek kişiyi kastetmez.
Buradaki ****** dinsel tek ******dir ve iğrençlikler yapmış bir tanesidir.
Vahiy kitabının başka bölümleri bunun tüm yeryüzündeki düzmece Babil orijinli dinler olduğunu gösterir.
Bu yönden düzmece dinlerin kökeninin Babil Kulesi'nin yapılış zamanlarına gittiği de gösterilir.
Babil Kulesi'nin inşasının engellenmesi ve insanların değişik diller sebebinden bölünmesiyle Şinar Ova'sından göçü Pelek'in (Pelek: bölünme) doğduğu sene olan Mö.
2239 yıllarıdır (Kitabı Mukaddes-Başlangıç).
İnsanların yeryüzüne parçalanmasına kapı aralayan bu devasa göçle, bu arada insanların dinsel inançları da tüm gittikleri yere dağılmış olmaktadır.
Birbirlerinden değişik gibi gözüken bu dinler Kitabı Mukaddes'e göre Nimrod'la ve Babil Kulesi ile başlamıştır ve özünde aynısı düzmece inançları bulundururlar.
Vahiy 17:14'te ifade edilen "Kuzu'ya karşı savaşacaklar, fakat Kuzu onları yenecek.
Çünkü Kuzu, rablerin Rabbi, kralların Kralı'dır." sözü direk Armageddon savaşına atfeder.
Burada kuzu olarak kastedilen Atanmış Kral(Mesih)'dır.
(Mesih: Atanmış Kral).
Atanmış Kral İsa'nın gökteki ismi Mikael'dir ve kendine verilen vazifiyeti adına getirmek emeliyle Armageddon savaşını başlatacaktır.
Ancak ilk olarak bu muhabere başlamadan evvel dünyanın siyasal öğeleri (Denizden çıkan Kırmızı Canavarın Sureti) dünyadan tüm düzmece dinleri ortadan kaldıracaktır.
Armageddon savaşından evvel tüm Babil dinleri yok edilecektir.
Bu "Büyük Sıkıntı" ismi verilen tek devresinin başlangıcı olacaktır.
Büyük Sıkıntı'nın zirvesi ise Armageddon savaşıdır.
Bu muhabere tekilce Canavar'ı ve Canavar'ın düzenini yeğleyen kişileri yok etmekle kalmayacak.
Aynı vakitte Iblis ve cinleri de yakalanarak 1000 sene için "Uçuruma" atılacaklar.
Şeytan ve cinlerinin bağlantı kurarak Uçurum'da hapsedilmeleri ile Armageddon Muhabereyi sona ermiş olacak.
Armageddon muhabereyi Dünya'nın Sonu mananına gelmeyip, tekilce üzerindeki sorunlu dünya düzeninin ve destekleyicileri olan insanların sonu mananına gelmektedir.
Çünkü Atanmış Kral(Mesih) Armageddon'dan ardından yeryüzünde 1000 sene kraliyet edecektir.
Armageddon külüstür sistemin sonu ve yeni sistemin başlangıcı olacaktır.
Armageddon ne tüm kişileri öldürmeyi hedefleyen tek savaştır, ne de Dünya'yı(Yerküre'yi) yok etmeyi hedefleyen tek savaştır.
Kitabı Mukaddes'e göre Armageddon'da yaşamda kalacak kişiler, Atanmış Kral'ın yönetiminde yeryüzünü cennete çevirecekler ve külüstür dünyanın tüm dertlerinden uzak ebedi tek hayata kavuşmuş olacaklar.
Armageddon muhabereyi külüstür sistemin yeryüzüne etraf kirliliği, türlerin yok edilmesi, savaşlar, terör gibi muhtelif şekillerde verilen tahribatı engellemek ve Dünya üzerindeki düzeni ve hayatı kişiler için yaşanabilir kılmak emeliyle tamamiyle güncellemek için uygulanan nihai savaştır.
Armageddon'da olacaklardan kimileri şu şekildedir: Gökteki güçler (Şeytan ve cinleri) cezalandırılacaklar: Yerde kişiler cezalandırılacaklar.
Armageddon'a Magog'lu Gog olarak isimlendirilen Şeytan'ın ulusları kışkırtması yolaçacak.
Uluslar masaradaki üzüm gibi çiğnenecekler.
Armageddon'da tabiat güçleri de kullanılacak.
Kurtulanlar olacak.
Armageddon'un Süreyi ve Bulguları Armageddon'un başlayacağı dönemin işaretleri Kitabı Mukaddes'te verilmiştir.
Ancak bu işaretler genellikle hadiseler olarak verilmiştir.
Sayı olarak verilenler ise belirli tek tarih vermeyi amaçlamaz.
Yine de verilen bulgular Kitabı Mukaddes'in tümünün beraber değerlendirilmesiyle anlaşılabilmektedir.
Nebukadnessar'ın gördüğü rüyadaki heykel ve ardından Daniel peygamberin rüyetlerde gördükleri bu zamanların anlaşılmasında oldukça önemli tek yer meblağ.
Burada anlatılanlar Canavar'ı meydana getiren unsurların hangisinin sırayla birbirini takip edeceğine ilişkindir.
Nebukadnessar rüyasında tek heykel görür ve Daniel peygamberin yorumuna göre heykelin altından olan başı Babil'dir.
Daha ardından ise sırayla farklı krallıklar dünya egemenliğinde öne geçeceklerdir.
Babil'i sırayla, Med-Pers, Yunan, Roma izleyecektir.
Bu bulguların değerlendirilmesi ise Daniel'in canavarlarla alakalı gördüklerinden kaynaklanır ve yoruma dayanmaz.
Heykel'in ayaklarıyla ise çift tek dünya gücünün egemenliği anlatılır.
Bu çift yapıdaki dünya kuvveti nihai dünya kuvveti olarak konumunu alacaktır.
Rüya'nın devamında Tanrı'nın dağından kopan tek taşın heykelin ayaklarına çarparak heykeli tümüyle parçalayıp yok ettiği anlatılır.
Heykel'in ayaklarının çift yapıda ortak tek dünya kuvveti meydana getiren Britanya ve ABD bulunduğu yorumu bulunmaktadır.
Nebukadnessar'ın gördüğü başı göklere erişen büyük tek ağaçla alakalı rüyasında vakitler da sözkonusudur.
Burada verilen vakit sembolik 7 zaman olarak verilmiştir.
Buradaki ağaç ve bu ağaçla delegasyon edilen Nebukadnessar, esas olarak Tanrı'nın Egemenliği'ni delegasyon etmektedir.
Nebukadnessar'ın yedi vaktin nihayetinde krallığını geri aldığı gibi Tanrısal Kraliyet da insanların elinden geri alınacaktır.
Bu düş ile külüstür İsrail'in sürgüne gittiği tarihten ardından geçecek tek yedi vaktin olacağı ve bu vaktin nihayetinde ise, ağacın yine filiz (Krallık Filizi) vereceği anlatılır.
İsraillilerin sürgüne gittikleri tarih Mö.
607 yılıdır.
Vahiy kitabı 3,5 vakitten 1260 gün olarak sözettiğinden, yedi vaktin 2520 gün bulunduğu belirlenmesi yapılır (3,5 3,5 = 7), (1260 1260 = 2520) ve gün kavramı Kitabı Mukaddes'teki farklı sözlere dayanılarak sene olarak hesaplandığında 1.
Dünya Savaşı'nın başladığı 1914 senesine varılır.
Çünkü tekilce harfi olarak hesaplanacak olsaydı bu 2520 gün tekilce 7 sene olarak Mö.
600 senenini işaretlemiş olacaktı (Mö.
607 - 7 = Mö.
600).
Nebukadnessar'ın rüyasındaki ağaç ile Atanmış Kral olarak İsa'nın ikinci gelişi birbiriyle direk orantılıdır.
Çünkü hususta Canavar'ın müddetinin bitimine yakın zaman İsa'nın Atanmış Kral olarak yetkilendirileceği anlatılır.
Bu devre İsa'nın Atanmış Kral bulunduğu "son günler"dir.
Son günlere ait olarak ise, öğrencilerinin İsa'dan kendilerine söylemesini istedikleri belirtiler(alametler) bu devresinin sebep olacağı verisini verir.
İsa Atanmış Kral olarak yetki aldığı devresinin esas işaretlerinin savaşlar, kıtlıklar, depremler ve salgın hastalıklar olacağını söyler.
Ayrıca kötü tek insan soyunun bu devresinin tümünü yaşayıp göreceğini ve bu kuşak ölüp tükenmeden Armageddon'un bu neslin başına geleceğini bildirir.
Atanmış Kral Armagedon evvel tüm insanlarla alakalı olarak tek yargıda bulunacak ve buna göre kişiler ölüm veyahut hayat için işaretlenecekler.
Canavar 666 Canavar Kitabı Mukaddes'te muhtelif şekillerde ifade edilir.
Bazı kısımlarında Nabukadnetsar'ın gördüğü rüyadaki heykel olarak, ayrı olarak Daniel'in rüyetlerde gördüğü muhtelif canavarlar şeklindedir.
Canavar olarak ifade edilen kavram Kitabı Kutsal dışı kaynaklara göre değişik isimler da taşır.
Bunların en başta Piramit'in alt bölümü gelir ve 32 adedi ile delegasyon edilir.
Bundan farklı dikenleriyle gül canavarın farklı tek simgesidir.
Ayrıca piramitin zemini olan dörtgen ile içiçe iki piramitin tabanları olan sekizgen ve bunların yıldız biçimleri de aynısı manaya sahiptir.
4'le başlayan sayı 32 sayısıyla bitirir ve üstü kesik olarak resmedilen piramiti simgelenir.
Pusula Gülü 32 yönlüdür ve piramiti anlatır.
Piramit bu arada İştar(Astarte)'dır.
Piramitin üst kesik bölümü Şeytan'ın piramit üzerindeki efendiliğini delegasyon eder.
Marduk'un buradaki ismi efendi mananına gelen Baal'dır ve Astarte'nin kocası, efendisidir.
Bu şeklinde Iblis ve denetimindeki piramit düzeni Baal ve Astarte şeklinde de ifade edilir.
Lale ile Gül de aynısı anlamlara gelen farklı tek simgedir.
Bu çift yapı koca ve eşi şeklinde iki sevgili olarak bilinir.
Bunların aslı ise, Şeytan(Baal: Efendi) ve yeryüzünü yönetmekte kullandığı teşkilatı olarak canavardır(Astarte).
Son düzenleme: