ANTİOKSİDAN Hakkında Merak Edilenler

Konu sahibi son olarak 384 gün önce görüldü
Doğal antioksidan almak için brokolive domates yiyin!

Vücudunuzun ihtiyacı olan antioksidanı alabilmesi için
smilie1.gif
sebze-meyve ağırlıklı beslenmelisiniz. Özellikle brokoli
smilie1.gif
karpuz ve domates size gerekli olan antioksidanı fazlasıyla verecektir. Piyasadaki antioksidan ilaçları ise hem çok pahalı ve hem de faydası yok

Bitkisel Sağlık Merkezi Direktörü Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu
smilie1.gif
vücudun ihtiyacı olan doğal antioksidanlarla ilgili merak edilen soruları yanıtladı:

* Antioksidan nedir?

Antioksidanlar; serbest radikalleri yok eden kimyasal maddelerdir. Bunu vücudumuz gerektiğinde kendisi üretiyor. Bu moleküllerin vücutta gerekli seviyelerde bulunabilmesi için
smilie1.gif
yüksek oranda antioksidan içeren çay
smilie1.gif
meyve ve sebze gibi besinler alınmasına dikkat edilmelidir.

* Antioksidanlar gençleştirme mucizesi mi?

Tablet halinde satılan antioksidanların hem faydası yok hem de çok pahalı. Doğal yollardan antioksidan alınmasını öneririm. Hekimlerin onayı olmadan herhangi bir tablet kullanılmamalıdır.

* Yani doğal yollardan mı almalıyız?

Evet
smilie1.gif
doğal yollardan beslenme ile daha zengin antioksidanlar alıyoruz. Brokoli
smilie1.gif
karpuz ve domateste çok miktarda bulunan likopen
smilie1.gif
kuversitin
smilie1.gif
sülforafen
smilie1.gif
E ile C vitaminleri gibi doğal antioksidanlardır.

* Peki
smilie1.gif
doğal yoldan alınan antioksidanlar neden bağışıklık sistemini bozmuyor?


Doğal yoldan (sebzemeyve) alınan antioksidanların beraberinde çok sayıda yardımcı
smilie1.gif
medyatör
smilie1.gif
fonksiyonel ve segonder beraberinde almaktayız. Halbuki
smilie1.gif
tablet olarak alınan zenginleştirilmiş antioksidan maddelerle birlikte bulunması gereken onlarca fonksiyonel
smilie1.gif
yardımcı ve de medyatör özellikli maddeler bulunuyor.

* Antioksidan tabletlerin gerçekten antioksidan etkisi var mı?


Lycopen veya quercetin gibi antioksidan içerikli tabletlerin hemen hemen hiçbir etkisi yok. Çünkü
smilie1.gif
gerek lycopen ve gerekse de quercetin adı verilen antioksidan maddelerin vücudumuz tarafından alınabilmesi için beraberinde yardımcı
smilie1.gif
etkin maddeleri de içermesi gerekir. Bu yardımcı maddelerin tabletlerde bulunmaması nedeniyle vücudumuz tarafından alınmaları da söz konusu değildir.

* Tablet olarak kullanılan antioksidanların zararı nedir?


Vücut serbest radikallere karşı savaşı antioksidanlarla yapıyor. Antioksidanlar bağışıklık sisteminin bir parçasıdır. Aynı zamanda vücudun bazı hallerde zararlı serbest radikallere de ihtiyacı var. Serbest radikaller hücre zarına zarar verip yaşlanma etkisine sebep olur. Hücrenin içindeki DNA'yı olumsuz etkileseler de onlarla ilgili ürkütücü ve korkutucu düşünmemek gerekir. Vücuda bir bakteri veya virüs girdiğinde de serbest radikallere ihtiyaç var. Örneğin; hidrojen peroksit
smilie1.gif
serbest radikal özelliği taşır. Siz bu esnada dışardan bir antioksidan tableti aldıysanız vücut savaş halindeyken vücudun bağışıklık sistemini zayıflatıp
smilie1.gif
bu virüse veya bakteriye karşı direnç kazandırmış olursunuz.

* Antioksidanlar nasıl depolanır?


Vücudun bağışıklık sistemi 2n saat içerisinde sürekli denetim yapıyor. Bunun karşılığında antioksidanları kendisi üretir ve gerekli olanlarını depolar. Besinlerden aldığımız bazı antioksidanları vücut organlarda
smilie1.gif
kanda
smilie1.gif
yağ dokusunda depolar.

* Bazı antioksidanların kanser riskini artırdığı doğru mu?


1990 yılların ortalarında Yeni Zelanda ve Avustralya üzerindeki ozon tabakasının oldukça inceldiği tespit edildi. Güneş ışığındaki kanser yapıcı ultraviyolenin altındaki dalga boyları
smilie1.gif
canlıların üzerine daha fazla düşmeye başladı. Bu da daha çok deri kanserine yol açtı. Avustralya Sağlık Bakanlığı'nın izni ile deri kanseri üzerine yapılan ve 10 yıl süren araştırmalar
smilie1.gif
ilginç sonuçlar ortaya koydu. Deri kanserini önleyen antioksidanlardan olan 'betakoraten'i
smilie1.gif
zengin bir şekilde dışardan aldığınız zaman; eğer sigara içiyorsanız akciğer kanserine yakalanma riski yüzde n0; prostat kanserine yakalanma riski de yüzde 50 oranında artıyor.
 
Geri