Annem'siz Yaşanmıcak Olan Bir Ömür ..

Konu sahibi son olarak 2603 gün önce görüldü
Bugün 21:00'a Doğru Eve Geldim Kapıyı Actıgımda Isıklar Yanıyor Tv Açık Ocakta Yemek Duruyor Ama Ortalıkta Kimse Yok .. Babam'ı Aradım Kapattı , Annemi Aradım Kapattı , Ablamı Aradım Ben Çıkarken Evdeydi Dedi Çılgına Döndüm Babamı Aradım Kapattı İyice Çıldırdım .. En Son Aramamda Dayın Hastaneye Götürmüş Dedi Baba Apar Topar Koştum Hastaneye , Kötü Bişey Oldu Sandım Acil'i Talan Ettim Sonunda Buldum Baygın Baygın Oturuyordu Koltukta Dayım'da Yanında O Halini Görünce Aglamamak İçin Kendimi Zor Tuttum Neyseki Şuan İyi Fenalaşmış Baş Dönmesi Mide Bulantısı Şiddetli Baş Agrısı Vs .. Tetkit'ler Yapıldı Serum Takıldı Tomografı Cekılde Hiçbişey Çıkmadı Bu İyi Bişeydi Ama Ben Deli Eden Bişey Olmamasına Ragmen Anam'ın O Hali .. O An Canımı Ona Vermek Gülmesini Saglamak İstedim ve Birdaha Anladım ki O Kadın Benim Tek Varlıgım .. Dargın Küs Olan Var ise Barışsın Anne'ye Küsülmez Gençler O Kutsal Varlıga Küsülmez .. Başta Anamın ve Bütün Annelerin Ellerinden Öper Saglıklı Bol Sevinçli Hayatlar Dilerim ..

Bunu Neden Yazdım Bilmiyorum Psikolojik Birşey Darlandıgımda Yazmadan Duramam Ben Değerli Vaktinizi Ayırıp Okuduysanız Teşekkür Ederim Hakkınızı Helal Edin ..

[YOUTUBE]aUugFsY2Uj0[/YOUTUBE]
 
Geçmiş olsun..:(Keşke benim annemde yanımda olabilseydi..
 
Geçmiş olsun. Tanrı'n annene uzun ömürler versin. Altı sene önce aynı şeyleri yaşamıştım, bu ortalıkta kimsenin olmaması duygusunu iyi bilirim. Ama şanslıymışsın.

Evden son çıkan kişinin kale kapısını andıran kapıyı kilitlediğine şüphen yoktur. Ama kapı kilitlenmemiştir, demek ki evden kimse çıkmamıştır. Işıklar kapalıdır. Antrenin ışığını yakıp, içeri girersin. Elindeki kitapları salona götürürken, göz ucuyla ebeveyninin yatak odasına bakarsın. Baban uyuyordur.

Kitapları bırakıp, tekrar odaya bakmaya gidersin. Çünkü, onun evde olmaması, işte olması gerektiğini düşünürsün. Seslenirsin, seslenirsin, seslenirsin; uyanmaz. Zaten kimse iki kişilik koca yatağa çapraz da yatmaz. Yaklaşırsın yanına, kolunu dürtersin. Anlamışsındır durumu ama yine de yaparsın. Yüzünün görünen kısmı ve boynu tamamen morarmış, yüzükoyun yataktadır, üzerinde pijamaları vardır. Sağ avcuyla sol göğsünü sıkı sıkı tutmuş, yüzü kasılmıştır.

Ağladığını hissetmezsin ama yüzün çoktan Nil Nehri'ne dönüp, taşmıştır. Ambulansı ararsın, en yakın arkadaşını ararsın, babanın en yakın arkadaşını ararsın, boşandığı eşini-yani öz anneni- ararsın, samimi olunan komşuyu ararsın, teyzeni ararsın, arayabildiğin herkesi ararsın. Çoğuna ulaşamazsın.

Beklersin. On dakika. Yarım saat. Bir saat. Ortalıkta birilerinin olmasını beklersin. Nuh Nebi, canlı türlerini korumak için yeniden denize açılır küçük sandalıyla. Çünkü, ağladığını hissetmemişsindir. Çokça ağladığını.

Sonra kapının zili çalar. Ortalıkta artık biri vardır ama senin 'kimsen' için hiçbir işe yaramaz.

Sözün özü; bir yerde deniyordu ki, ebeveynler evlatlarının öldüğünü görmemeli. Asıl, evlatlar ebeveynlerinin öldüğünü görmemeli.
 
başınız sıkıştığında teklifsiz aranandır anneler. hüznün diyarında sıkışıp kalmışken gelen telefonla yalnız olmadığını hissettirir sana. sevgilerin en güzelini ve karşılıksızlığını sunar. ileride onsuz geçirilecek zamanı düşünüp kısa bir panik yaşarsın bazen. kendi kendine yetmeye çalıştığın zamanlarda bile uzaktan seni izleyen ve ihtiyacın olduğunda hemen yanında beliren annen yerine gölgeyle karşılaşacağını bilmek tarifsiz bir burukluğa bırakır kendini. yanındayken özlersin. zaman geçmesin istersin, bazen gözlerini kapatıp çocukluğuna döner ve ağlarsın. geçmiş olsun. Annelerimizin kıymetini bilmeliyiz.
 
Geçmiş olsun. Tanrı'n annene uzun ömürler versin. Altı sene önce aynı şeyleri yaşamıştım, bu ortalıkta kimsenin olmaması duygusunu iyi bilirim. Ama şanslıymışsın.

Evden son çıkan kişinin kale kapısını andıran kapıyı kilitlediğine şüphen yoktur. Ama kapı kilitlenmemiştir, demek ki evden kimse çıkmamıştır. Işıklar kapalıdır. Antrenin ışığını yakıp, içeri girersin. Elindeki kitapları salona götürürken, göz ucuyla ebeveyninin yatak odasına bakarsın. Baban uyuyordur.

Kitapları bırakıp, tekrar odaya bakmaya gidersin. Çünkü, onun evde olmaması, işte olması gerektiğini düşünürsün. Seslenirsin, seslenirsin, seslenirsin; uyanmaz. Zaten kimse iki kişilik koca yatağa çapraz da yatmaz. Yaklaşırsın yanına, kolunu dürtersin. Anlamışsındır durumu ama yine de yaparsın. Yüzünün görünen kısmı ve boynu tamamen morarmış, yüzükoyun yataktadır, üzerinde pijamaları vardır. Sağ avcuyla sol göğsünü sıkı sıkı tutmuş, yüzü kasılmıştır.

Ağladığını hissetmezsin ama yüzün çoktan Nil Nehri'ne dönüp, taşmıştır. Ambulansı ararsın, en yakın arkadaşını ararsın, babanın en yakın arkadaşını ararsın, boşandığı eşini-yani öz anneni- ararsın, samimi olunan komşuyu ararsın, teyzeni ararsın, arayabildiğin herkesi ararsın. Çoğuna ulaşamazsın.

Beklersin. On dakika. Yarım saat. Bir saat. Ortalıkta birilerinin olmasını beklersin. Nuh Nebi, canlı türlerini korumak için yeniden denize açılır küçük sandalıyla. Çünkü, ağladığını hissetmemişsindir. Çokça ağladığını.

Sonra kapının zili çalar. Ortalıkta artık biri vardır ama senin 'kimsen' için hiçbir işe yaramaz.

Sözün özü; bir yerde deniyordu ki, ebeveynler evlatlarının öldüğünü görmemeli. Asıl, evlatlar ebeveynlerinin öldüğünü görmemeli.

Şansın " Ş " Aramaz Hayatımda Normalde Fakat Bugün Olmadı Kötü Birşey Şükürler Olsun ki .. Askerden Geldiğimden Beri İçimde Kötü Hisler Dolanır Dururdu Onları Kaybetmek Gerçekten Çok Kötü Bişey Nefesin Kesilir Yaşayamazsın .. Birgün Elbette Ayrılacagız Fakat İnsan Alışamıyor İşte .. Allah Mekanını Cennet Eylesin Kardeşim.
 
Geçmiş olsun .. ''Anne kıymetini'' çok iyi yorumlamışşsınız.
 
Çok geçmiş olsun.

Yanıbaşımızdan bazen en yakınlarımız kıymet bilmeyiz değil mi? İllaki acı çekmek gerek işte...
 
Ben annesine Cok Duskun Bir Kızım Cokta Nazli
Fakat El Seni Kendine Es Aldimi Helede Gurbete Cikardimi Ozaman Anliyorsun Annenin Degerini Kiymetini.
 
Geri