Allah’ın zaman ve mekândan münezzeh olması” ne demektir?

  • Kullanıcı Dem
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - ALLAH C.C
Konu sahibi son olarak 34 gün önce görüldü
Sabah bi uyandım dün akşam dinlediğim vaazdan feyz almışım farketmeden climax.
Hayırlı günler , sadece cuma değil her gün hayırlıdır.
 
Bana niye kapalı? Ben insan değil miyim? Benim kalbim neden mühürlü?
 
Mekan; bileşenlerin patlamasıyla oluştu. Kimya ile alakadar olanlar bunu idrak eder.
Zaman; çarpmanın oluşturduğu dalgalanma ile.

Yaratıcının bileşenleri bir araya toplayan güç olarak bu çalışmanın içerisinde olması im-kan-sız.
 
  • Beğen
Tepkiler: Eru
Mekan; bileşenlerin patlamasıyla oluştu. Kimya ile alakadar olanlar bunu idrak eder.
Zaman; çarpmanın oluşturduğu dalgalanma ile.

Yaratıcının bileşenleri bir araya toplayan güç olarak bu çalışmanın içerisinde olması im-kan-sız.

oluşturduktan sonra içerisinde olmuyor mu ? ya bileşenler hep vardıysa yanlızca aktif değil ve biz sonradan vakıf olduysak ? ya hep vardı ve o bunları yaptıktan sonra hatırlamıyor ise ?
ya patlamadan önce uykuda olup patlamadan sonra nüksettiyse ? ya da patlamanın kendisiyse ? ya da çok büyük bir gücü vardıysa da aslında oda nasıl yaptının farkında olmadan yaptıysa ve hatırlamıyorsa artık ?
 
Son düzenleme:
Cevap verin deistler. :D
 
oluşturduktan sonra içerisinde olmuyor mu ? ya bileşenler hep vardıysa yanlızca aktif değil ve biz sonradan vakıf olduysak ? ya hep vardı ve o bunları yaptıktan sonra hatırlamıyor ise ?

ya patlamadan önce uykuda olup patlamadan sonra nüksettiyse ? ya da patlamanın kendisiyse ? ya da çok büyük bir gücü vardıysa da aslında oda nasıl yaptının farkında olmadan yaptıysa ve hatırlamıyorsa artık ?
Bu konuyu ciddiyetle cevaplayacağımdan emin olabilirsiniz. Fakat işten yeni çıktım eve doğru gidiyorum. Müsaade ederseniz bunu müsait olduğumda detaylıca tartışalım ?
 
Mekan; bileşenlerin patlamasıyla oluştu. Kimya ile alakadar olanlar bunu idrak eder.
Zaman; çarpmanın oluşturduğu dalgalanma ile.

Yaratıcının bileşenleri bir araya toplayan güç olarak bu çalışmanın içerisinde olması im-kan-sız.

Etkilendim. Burada harcanıyorsun. Kırkbeş yaş üzeriyseniz --> DM
 
oluşturduktan sonra içerisinde olmuyor mu ? ya bileşenler hep vardıysa yanlızca aktif değil ve biz sonradan vakıf olduysak ? ya hep vardı ve o bunları yaptıktan sonra hatırlamıyor ise ?

ya patlamadan önce uykuda olup patlamadan sonra nüksettiyse ? ya da patlamanın kendisiyse ? ya da çok büyük bir gücü vardıysa da aslında oda nasıl yaptının farkında olmadan yaptıysa ve hatırlamıyorsa artık ?

Öncelikle merhaba. Bu soruları ciddiyetle sorup sormadığınızdan emin olamadım ama bir söz verdiğim için "bildiğim kadarıyla" cevap vermek istedim.

Soruları insansı bir bakış açısıyla düşünmüşsünüz bu nedenle içerisinden çıkamıyorsunuz. Eğer bir Tanrı olup olmadığını düşüneceksiniz önce Tanrı nasıl olmalıdır sorusunu cevaplamalısınız.
Diyelim ki kusurlu bir tanrı vardı ve dediğiniz gibi hiçbir şeyi bilinçli şekilde yaratmadı. O halde tüm evrenin de kusurlu olması gerekirdi. Çünkü kusur kusuru doğurmak zorunda . Neden doğurmak zorunda ? Çünkü insanlar da hücreler gibi evren gibi bölünerek çoğalır. Oysa biz evrim geçirerek ve daha da kusursuzlaşarak çoğaldık. İlk insan kadar kıllı değiliz, ilk insan kadar vahşi değiliz. Bu bizim evrim geçirdiğimizin ve kusursuzlaştığımızın en büyük kanıtı. Tanrı da kusursuz olmalı ki kendini geliştiren bir evren yaratsın.

Öte yandan insan yoktan var olma bilincine sahip değildir çünkü; insan da yaşadığı evren gibi bölünerek çoğalmayı bilir . Yaşama dair öğrendiğimiz ve öğrenmeden önce de tecrübe ettiğimiz tek şey; bölünerek çoğalmak. Bilmediğimiz yani tecrübe etmediğimiz bir konuya inanmamız biraz zor. Bu nedenle sorgulayan insan bana göre normal insandır.

Bölünerek çoğalıyoruz ama öte yandan bilim bize her şeyin ölümlü olduğunu kanıtlıyor. Yani bölünerek çoğalsak bile sonsuzluğu yaratamıyoruz. Gelen tüm dinlerin de ortak öğretisi budur. Din ile bilim aynı şey mi? Hayır değil. Peki neden ortak noktada birleşmiş olabilirler? Çünkü doğru tektir. Bölünmeyen tek şey doğrudur.

Evrendeki yıldızlar, gezegenler, su, hayvan, bitki ve insanların dna'ları birbirine benzer. Bu hepimizin bahsettiğimiz patlamayla bir ilgisi olduğunu ve aynı maddeden oluştuğumuzu kanıtlar. Tanrı da zaten "ben sizlere şah damarınızdan daha yakınım" derken bunu anlatmıştır. Tanrıdan geliyoruz ama tanrı değiliz çünkü Tanrı yaratmak için tüm Nurunu kullanmamıştır sadece bir parçasını kullanmıştır. Filozoflar; her şeyin atomdan oluştuğunu ve aynı ham maddeden olduğumuz için birbirimizi ve nesneleri gördüğümüzü savunmuşlar. Bilim de bunun doğruluğunu kanıtlıyor. Tanrıyı göremiyoruz çünkü tüm maddeleri ile yaratılmadık. Yaratamıyoruz çünkü tamamiyle tanrının kendisinden oluşmadık.

Uzatmak istemiyorum bende bu konunun hocası değilim . Sizin gibi sorguladığım ve araştırdığım şeyler var. Ben kendi sorularımın peşinden gittim, belgeseller izledim, din kitaplarını okudum, ülkeler gezdim araştırdım. . Kendi aklım bu kadarını idrak etmeme yetti. Belki siz aynı düşünceyi benimsemezsiniz. Kendi araştırmanızı oluşturmanızı tavsiye ederim.
 
Öncelikle merhaba. Bu soruları ciddiyetle sorup sormadığınızdan emin olamadım ama bir söz verdiğim için "bildiğim kadarıyla" cevap vermek istedim.

Merhaba, tesekkurler;
Soruları insansı bir bakış açısıyla düşünmüşsünüz bu nedenle içerisinden çıkamıyorsunuz. Eğer bir Tanrı olup olmadığını düşüneceksiniz önce Tanrı nasıl olmalıdır sorusunu cevaplamalısınız.
Diyelim ki kusurlu bir tanrı vardı ve dediğiniz gibi hiçbir şeyi bilinçli şekilde yaratmadı. O halde tüm evrenin de kusurlu olması gerekirdi. Çünkü kusur kusuru doğurmak zorunda . Neden doğurmak zorunda ? Çünkü insanlar da hücreler gibi evren gibi bölünerek çoğalır. Oysa biz evrim geçirerek ve daha da kusursuzlaşarak çoğaldık. İlk insan kadar kıllı değiliz, ilk insan kadar vahşi değiliz. Bu bizim evrim geçirdiğimizin ve kusursuzlaştığımızın en büyük kanıtı. Tanrı da kusursuz olmalı ki kendini geliştiren bir evren yaratsın.

Öte yandan insan yoktan var olma bilincine sahip değildir çünkü; insan da yaşadığı evren gibi bölünerek çoğalmayı bilir . Yaşama dair öğrendiğimiz ve öğrenmeden önce de tecrübe ettiğimiz tek şey; bölünerek çoğalmak. Bilmediğimiz yani tecrübe etmediğimiz bir konuya inanmamız biraz zor. Bu nedenle sorgulayan insan bana göre normal insandır.

Bölünerek çoğalıyoruz ama öte yandan bilim bize her şeyin ölümlü olduğunu kanıtlıyor. Yani bölünerek çoğalsak bile sonsuzluğu yaratamıyoruz. Gelen tüm dinlerin de ortak öğretisi budur. Din ile bilim aynı şey mi? Hayır değil. Peki neden ortak noktada birleşmiş olabilirler? Çünkü doğru tektir. Bölünmeyen tek şey doğrudur.

Evrendeki yıldızlar, gezegenler, su, hayvan, bitki ve insanların dna'ları birbirine benzer. Bu hepimizin bahsettiğimiz patlamayla bir ilgisi olduğunu ve aynı maddeden oluştuğumuzu kanıtlar. Tanrı da zaten "ben sizlere şah damarınızdan daha yakınım" derken bunu anlatmıştır. Tanrıdan geliyoruz ama tanrı değiliz çünkü Tanrı yaratmak için tüm Nurunu kullanmamıştır sadece bir parçasını kullanmıştır. Filozoflar; her şeyin atomdan oluştuğunu ve aynı ham maddeden olduğumuz için birbirimizi ve nesneleri gördüğümüzü savunmuşlar. Bilim de bunun doğruluğunu kanıtlıyor. Tanrıyı göremiyoruz çünkü tüm maddeleri ile yaratılmadık. Yaratamıyoruz çünkü tamamiyle tanrının kendisinden oluşmadık.

Uzatmak istemiyorum bende bu konunun hocası değilim . Sizin gibi sorguladığım ve araştırdığım şeyler var. Ben kendi sorularımın peşinden gittim, belgeseller izledim, din kitaplarını okudum, ülkeler gezdim araştırdım. . Kendi aklım bu kadarını idrak etmeme yetti. Belki siz aynı düşünceyi benimsemezsiniz. Kendi araştırmanızı oluşturmanızı tavsiye ederim.


Evrende kusuru olmayan canlı yok mu? Ayrica evren kaotik benim bildigim kadarı ile, ya da insanlar cok buyuk bir gucun ortaya cikardigi o fenomene tanrı deme isteği duydu. Dini kitaplar da anlatılan tanrılar ya da ahitler de anlatılan tanrılar yahut yazılar da anlatılan tanrılar genel de çok maceracı geliyor. Caner taslaman falan dinliyormusunuz? Ya da okuyormusunuz?
 
Son düzenleme:
İnsanoğlu, kudredinin yetmediği ve anlamlandıramadığı olaylar karşısında müthiş acılar çekiyordu. Sonra Tanrı’yı yaratarak rahatladılar.... ve insanlar Tanrı’yı yaratmış oldu. Bu kadar.
 
Evrende kusuru olmayan canlı yok mu? Ayrica evren kaotik benim bildigim kadarı ile, ya da insanlar cok buyuk bir gucun ortaya cikardigi o fenomene tanrı deme isteği duydu. Dini kitaplar da anlatılan tanrılar ya da ahitler de anlatılan tanrılar yahut yazılar da anlatılan tanrılar genel de çok maceracı geliyor. Caner taslaman falan dinliyormusunuz? Ya da okuyormusunuz?

Evren bana başlı başına kusursuz geliyor. Evrenin her şeyi kendi döngüsünde sürdürebilir olması Tanrıya olan inancımı tetikliyor.

Olmayan bir şey varolmaz bize göre. Fakat aynı zamanda Hiçlikten kıvılcım nasıl çıkabilir? Bunun olması imkansız. Elbette ki bunları var eden bir şeyin olması şart. Zira başka türlü varlığımızı da ispat edemeyiz. Oysa insanoğlu en çok yokluğunu ispat etmekte zorlanmıştır (ölümden sonrasını kastediyorum) Şuanki dinler bana da biraz şişirilmiş ve insanların keyfine göre değiştirilmiş gibi geliyor (İslam dahil)

Caner taslaman dinlemedim veya okumadım. Fırsat bulduğumda araştırırım.
 
Evren bana başlı başına kusursuz geliyor. Evrenin her şeyi kendi döngüsünde sürdürebilir olması Tanrıya olan inancımı tetikliyor.

Olmayan bir şey varolmaz bize göre. Fakat aynı zamanda Hiçlikten kıvılcım nasıl çıkabilir? Bunun olması imkansız. Elbette ki bunları var eden bir şeyin olması şart. Zira başka türlü varlığımızı da ispat edemeyiz. Oysa insanoğlu en çok yokluğunu ispat etmekte zorlanmıştır (ölümden sonrasını kastediyorum) Şuanki dinler bana da biraz şişirilmiş ve insanların keyfine göre değiştirilmiş gibi geliyor (İslam dahil)

Caner taslaman dinlemedim veya okumadım. Fırsat bulduğumda araştırırım.

Tam olarak sizin gibi panteizme yakin bir bakis acisini savunuyor da ondan mutevellit soyledim. Evren basli basina kusursuz... Hmmm
Tesekkurler cevap icin.
 
Geri