Allah’ın Sevgilisinin Sevgilisi Hz. Aişe R.Anha

  • Kullanıcı Abaris
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Sahabe ve İslam Alimleri
Konu sahibi son olarak 1738 gün önce görüldü
hz-aic59fe-r-a.jpg


Allah’ın Sevgilisinin Sevgilisi Hz. Aişe
Her insanın İslâm fıtratı üzere doğduğu İlâhî bir hakikattir. Allahu Teâlâ kullarını kendi yarattığı düzen dâhilinde dünyaya gönderir. İnsanlar için seçilmiş en uygun ve güzel hayat biçimi İslâm dini olduğuna göre yeni doğanların bu fıtrat üzere yaratılmaları tabiidir. İslâm fıtratı üzere yaratılan insanın da bu minval üzere hayatını devam ettirmesi tabiata uygun ve dolayısıyla kolaydır. Zor olan ise yaratılışı devam ettirmek değildir, cahillikle bu yoldan fıtrata tamamen aykırı yönlere sapmaktır.
Kendine mahsus güzergâhı terk edip bir başka mecraya kayan trenin başına gelecek akıbetin çok daha fenası, yolu¬nu şaşıran insanın başına gelir. Bu yolda karşısına çıkan sade engebeli arazi, taş, toprak, tümsek, çukur değildir. O insan, hayatının en şe¬dit haramisi şeytanın tuzağına ummadığı süratle düşecektir.

Kolayca, fıtr-i tabii üzere yaşamak büyük bir nimettir. Zira doğan bebecikler anne-babalan yahut akrabaları veya arkadaşlan ya da yaşa- dıklan toplumlann marifetiyle yaratılış meziyetlerinden koparılıp başka hayat biçimlerine ve dinlere yöneltilirler. Bu çocuklar büyüdüklerinde hakikati, kendi gayret ve çalışmalanyla, imtihan ve sorgulanyla, yanılgı ve hatalanyla, acı ve kederleriyle bulmalı onu irade gücünü kullanarak, en basit alışkanlıklardan en sistemli eğitim yöntemlerine kadar zor yoldan elde etmek mecburiyetindedir.

Bu açıdan bakıldığında müslüman bir ailede doğup büyümenin kıymeti daha iyi anlaşılacaktır.

Hz. Aişe... Ondaki meziyetleri, nimetleri saymanın, imkânı var mıdır acaba! İslâm’ın en seçkin hanımlarından olan Hz. Aişe, ailesinin İs¬lâm ile şeref bulmasından çok az bir süre önce dünyaya gelmiş, iman lütfuna hiç tahribata uğramadan kavuşmuş bir nimet sahibidir. Allahu Zü’l-Celal’in ona olan ikramı kendisi doğar doğmaz başlamış, Mekke’nin en muteber ailesi yanında dünyaya gelmesi bir yana bu ailenin İslâm ile şereflenişinin ardından kucaklara verilmesi nimet üze¬re nimet ile donanmasına vesile olmuştur.
O, İslâm kadınlan arasında hatta mü’minlerin tamamı arasında an¬latılması ve anlaşılması güç insanlardan biri olarak sayamayacağımız kadar çok özelliği şahsiyetinde bir araya getirmiştir. Buna bir de Rah¬man ve Rahim olan Allahu Teâlâ’nm ihsanlan eklenince nev-i şahsına münhasır abide bir hanımefendi zuhur etmiştir.


Alıntı...
 
Geri