Hangisini seçersek daha az inciniriz?
Aslında hayat gibi biraz da… Hiç bitmeyecekmiş gibi ve yarın bitebilirmiş gibi yaşamak gerek belki aşkları da…
Sevgileri mi demeliydim yoksa?..
Ne de olsa sevgiyi aşktan üstün görenler artık çoğunlukta.
Bilmem sizin oralarda da öyle mi?..
Yakın çevremde aşka inanan kimse kalmadı sanki.
Aşktan dili yanan sevgiye sığınmakta.
Aşkta acı
sevgide şefkat var ya…
Birkaç acı deneyim sonrasında “Bir daha âşık olmak mı
bir ömür sürsün” derdindeler.
Ne sevgi aşkın yerini tutar
ne aşk sevgiden daha küçümsenir bir şeydir oysa… İkisinin yeri ayrıdır; iyi ki de öyledir.
Son günlerde en sık duyduğum cümle bu: “Âşık değilim ama seviyorum!..”
Keşke her şey basit bir kavram karmaşasından ibaret olsa
ne yazık ki değil ama.
Sevmek başka
âşık olmak başka…
Âşık olduğunuzu istemeseniz de seversiniz de… Sevdiğinize âşık olamazsınız.
Sevgi dünyayı kucaklar
aşk ise dünyayı ‘o’ yapıverir bir anda.
Ama üç gün sürer aşk ama beş gün ama bin…
Önemli olan süresi değil ki… Bitip bitmemesi de hikâye.
O süre zarfında yaşananlardır mesele.
Bunu bilmeli
buna sahip çıkmalı insan belki de.
İçinin titremesine
onun için saatlerini ayna karşısında geçirmesine…
Yoksa arkadaşı da sever insanı
onu her haliyle bağrına basıyordur. ‘Onun için’ bir şey yapmak gerekmez. Sevgi çaba istemez.
Ama aşkı taze tutmak gerek. Aşk affetmez! Çirkin görünmeye müsaade etmez. Kendini beğendirme çabasının sonu gelmez. ‘Onun için’ yapılır ne yapılıyorsa.
Her yerde o vardır
her suda ‘o’ içilir biraz da…
Şimdi… Hadise bu kadar açık ve anlaşılır iken…
Aşkın insanın başını döndüren tutkusuna hayır
sorarım bir bilene.
‘Kaybetme korkusu’ değil midir ilişkileri canlı tutan?..
Her an gidecekmiş gibi dört elle sarılmalı insan aşkına.
O yüzden diretirim ya: “Beni sevme
âşık ol bana!..”
Nasılsa bitse bile
ben istedikçe kalacaksın içimde!..
Aslında hayat gibi biraz da… Hiç bitmeyecekmiş gibi ve yarın bitebilirmiş gibi yaşamak gerek belki aşkları da…
Sevgileri mi demeliydim yoksa?..
Ne de olsa sevgiyi aşktan üstün görenler artık çoğunlukta.
Bilmem sizin oralarda da öyle mi?..
Yakın çevremde aşka inanan kimse kalmadı sanki.
Aşktan dili yanan sevgiye sığınmakta.
Aşkta acı
Birkaç acı deneyim sonrasında “Bir daha âşık olmak mı
Ne sevgi aşkın yerini tutar
Son günlerde en sık duyduğum cümle bu: “Âşık değilim ama seviyorum!..”
Keşke her şey basit bir kavram karmaşasından ibaret olsa
Sevmek başka
Âşık olduğunuzu istemeseniz de seversiniz de… Sevdiğinize âşık olamazsınız.
Sevgi dünyayı kucaklar
Ama üç gün sürer aşk ama beş gün ama bin…
Önemli olan süresi değil ki… Bitip bitmemesi de hikâye.
O süre zarfında yaşananlardır mesele.
Bunu bilmeli
İçinin titremesine
Yoksa arkadaşı da sever insanı
Ama aşkı taze tutmak gerek. Aşk affetmez! Çirkin görünmeye müsaade etmez. Kendini beğendirme çabasının sonu gelmez. ‘Onun için’ yapılır ne yapılıyorsa.
Her yerde o vardır
Şimdi… Hadise bu kadar açık ve anlaşılır iken…
Aşkın insanın başını döndüren tutkusuna hayır
‘Kaybetme korkusu’ değil midir ilişkileri canlı tutan?..
Her an gidecekmiş gibi dört elle sarılmalı insan aşkına.
O yüzden diretirim ya: “Beni sevme
Nasılsa bitse bile