Akıllı oğlak ile kavalcı kurt masalı

Konu sahibi son olarak 2621 gün önce görüldü
Akıllı oğlak ile kavalcı kurt masalı

akıllı oğlak ile kavalcı kurt


Eski zamanlarda uzak ülkelerin birindeki bir çiftlikte bir çoban yaşarmış.

Bu çoban her gün sürüsünü otlaklara çıkarır, akşama kadar dolaştırarak hayvanlarının beslenmesini sağlarmış.

Hayvanlar; hem sürü içinde olmanın, hem de başlarında bir çoban bulunmanın verdiği güvenle gün boyu rahat rahat dağlarda dolaşarak karınlarını doyururlarmış.

Günün birinde, bu sürüdeki oğlaklardan biri her nasılsa sürüden ayrılmış, kendi başında dağlarda otlamaya çıkmış.

Çıkmış çıkmasına ama çok geçmeden karşısında keskin dişlerini çıkarmış, kötü kötü bakan bir kurt belirivermiş.

Korkunç kurdu görür görmez oğlakcığın ödü patlamış. Sürüden ayrıldığına bin pişman olmuş ama ne çare, iş işten geçmiş.

Bu aç kurttan kurtulamayacağını anlayınca ona şöyle bir teklifte bulunmuş:

"Ey ormanların yırtıcı kurdu! Görüyorsun ki nasibim sana yemek olmakmış. Ne yapalım kader böyleymiş. Beni afiyetle yiyebilirsin, ama beni öldürmeden önce bari biraz kaval çal da şöyle bir oynayıp keyifle öleyim."

Kurt, bir an önce bu taze oğlağı midesine indirmek için can atsa da onun son isteğini geri çevirmemiş:

Peki, madem öyle istiyorsun sana kaval çalayım da keyi oyna; "Ölüm vakti gelenlerin son istekleri geri çevrilmezmiş." ve başlamış kaval çalmaya. O çalmış, oğlak oynamış O çalmış, oğlak oynamış

Ama bu böyle sürer gider mi? Kaval sesi ta uzaklardan duyulmuş. Bunun üzerine çoban hemen köpekleri sesin geldiği yöne dermiş. Onlar da koşup kurdun peşine düşmüşler.

Kurt bir bi köpekler son sürat kendine doğru geliyor. Hemen tabanları yağlamış.

Kaçarken de oğlağa dönüp pişmanlığını şöyle ifade etmiş:

"Oh olsun bana. Ben kasabım, ne diye kalkar da kaval çalmaya kalkarım!"
 
Geri