Oggy
Platin Üye
bugün gün içerisinde sadece bir poğaça yemiş olmanın açlığıyla önüme gelen ilk restoranta girdim. siparişimi verip masanın birinde yemeğimi yemeye başladım. 5 dakika sonra dışardaki masalardan birine 5-6 yaşlarında bi kız bi erkek iki çocuk yanaştı ve masadaki artıkları yemeye başladı. kız olanın üzerinde mont yoktu. bir iki dakika onları izleyip kendimce acaba bendekileri versem restoranttakiler artıkçı gözüyle bakarlar mı çocuklara diye düşünüp çekindim ama onları izleyip yiyemeyeceğim için hemen peçetelere koyup çocuklara götürdüm. alın bunları da yersiniz dediğim anda kız abi içeri geçelim mi çok üşüdük dedi, garip bakışlar altında birlikte içeri girdik. çok üzüldüğüm an çocukların direkt para istemesi idi... niye dedim ya niye, küçücük çocuk niye çikolata değil de para istiyor. parayı verirken 3-4 kere de tembih ettim bakın çikolatadan başka bir şey alınmayacak o parayla kimseye de vermeyin diye.
daha kendi çocuklarımıza mont giydiremiyorken bütün dünyaya mont giydirmeye çalışmak, vicdandan bahsedenler 99. çocuğa gelmeden inan vicdansıza dönüşüyor. tabii ki insan olmanın dini, dili, ırkı, kökeni yok ama bu kendi çocuğunun ödevini yapmayıp, komşunun çocuğunu dershaneye yazdırmak gibi saçma bi şey... duygu sömürüsü yapmak için değil, içimden geldiği için yazdım. keşke çocukken para değil, çikolata geçseydi.
daha kendi çocuklarımıza mont giydiremiyorken bütün dünyaya mont giydirmeye çalışmak, vicdandan bahsedenler 99. çocuğa gelmeden inan vicdansıza dönüşüyor. tabii ki insan olmanın dini, dili, ırkı, kökeni yok ama bu kendi çocuğunun ödevini yapmayıp, komşunun çocuğunu dershaneye yazdırmak gibi saçma bi şey... duygu sömürüsü yapmak için değil, içimden geldiği için yazdım. keşke çocukken para değil, çikolata geçseydi.
