Ağlamaktan Korkma Gözüm

Konu sahibi son olarak 2524 gün önce görüldü
Bir gözyaşı gül mevsiminde güle karşı akarsa aşk olur adı; sevgiyi damıtır en derin yerinden. Suçlardan sonra tenha gecelerde akarsa tevbedir tadı; gönülleri arıtır en kara kirinden. Madem ki gözyaşı bir kutlu demdir elbette bir erdemdir.

Bir gözyaşı bir cevherdir ateşten kaynayan ve alev gibi yanan. Özü sudur ama avuçta bir yalım gönülde bir yangın olur. Bir ateş düşünün dumanı âh ile çıkar da külleri göz yaşına karışır ya…Hayat bir mum alegorisidir hani mumun başındaki yanış gözde yaş olur da gözyaşı alevle barışır ya…Alev can ipliğini yakınca acıdır ki bedenini eritir de mumun su ile alev birbiriyle yarışır ya… Aşıka göre cennet olur cinnet ve kendi gözyaşında boğulur akıbet…

Gözyaşıdır
ki yıkayarak yakar yakarak yıkar. Arıtır ve eritir; temizler ve gizler…Fazilettir diyettir…Bu yüzden denilir ki gözyaşı yiğitler kârıdır ve civanmertler vakarıdır.

Tohumu eken bilir Göz yaşın döken bilir Gül kadrin diken değil Çileyi çeken bilir Ve ey gözyaşım


Bulutuna sadık yağmurlar gibi gel ve kadim bir dostu uğurlar gibi git… Bir atımlık mesafede yalnızlığın kurşunlanan coşkusuyla gel geleceği savaşa mecbur annelerin korkusuyla git…Geceyi içine döken tomurcukların yeşiliyle gel; goncayı açılsın diye bekleyen bülbülün diliyle git…Bülbüller konan dallarda yaprak gibi gel ve derinlerde bendini yıkan bir ırmak gibi git. Yalınkalem savaşlara meftun acılarla gel pişmanlık dolu yüreklerden sancılarla git…

Ve ağlamaktan korkma gözüm
 
Geri