-
- Katılım
- Nisan 7, 2020
-
- Mesajlar
- 15,382
-
- Tepkime puanı
- 4,452
-
- Puanları
- 354
Çocuklardaki adenovirüs vakalarındaki artışa dikkat çeken Dr. Başıbüyük, enfeksiyonun özellikle okullarda yayıldığını, el yıkama sıklığına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
Özel bir hastanenin Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü'nde görev yapan Dr. Öğr. Üyesi Mine Başıbüyük, son aylarda çocuklarda adenovirüs vakalarında artış gözlemlendiğini belirtti.
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Başıbüyük, “Sık el yıkama ve hasta çocuğun diğer çocuklarla temasının engellenmesi adenovirüs enfeksiyonunun yayılımını engeller." uyarısında bulundu.
Başıbüyük, adenovirüsün, boğaz ağrısı, ateş, kusma, ishal, karın ağrısı gibi belirtilerle ilerlediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Viral enfeksiyon adenovirüsler göz kapaklarından, solunum yollarına, bağırsaklardan mesaneye kadar değişik vücut bölgelerini tutarak farklı klinik tabloya yol açabiliyor.
“BEBEKLERDE AĞIR SEYREDEBİLİYOR”
Hastalık, bağışıklığı zayıf olan çocuklarda ve bebeklerde ise ağır seyrediyor ve hayatı tehdit eden zor bir enfeksiyon haline dönüşüyor. Hastalığın kuluçka süresi 2 gün ila 2 hafta sonrasında hastalık kendini gösteriyor.ADENOVİRÜS BELİRTİLERİ
Adenovirüslerin semptomlarında sıklıkla üst solunum yolu enfeksiyonu belirtileri ile karşılaşıyoruz. Burun akıntısı, hapşırık, boğaz ağrısı ve yutmada zorluk görülebiliyor. Konjonktivit, bronşiolit, zatürre, orta kulak enfeksiyonu veya ateş ortaya çıkabiliyor. Boğmaca gibi sert öksürük de görülebilir. Gözlerde kanlanma ve kızarıklık yapabilir, ancak görmeyi etkilemez. Bazı türleri barsakları etkileyerek karın ağrılarına, kusma ve ishale yol açar. Mesaneyi etkilerse idrarda kan görülebilir ve idrar yaparken ağrıya neden olabilir. Çok nadiren de menenjit ve ensefalite de neden olabilir.”“OYUNCAK GİBİ OBJELERİN TEMİZLENMESİ VE DEZENFEKSİYONU SAĞLANMASI GEREKİR”
Başıbüyük, adenovirüs enfeksiyonlarının okullarda yaygın olduğunu söyledi. Bu dönemde çocuklara sık sık el yıkama alışkanlığının kazandırılması gerektiğine vurgu yapan Başıbüyük, sözlerini şu şekilde sürdürdü:"Sık el yıkama ve hasta çocuğun diğer çocuklarla temasının engellenmesi adenovirüs enfeksiyonunun yayılımını engeller. Çocuktan çocuğa temas ile bulaşmayı sağlayan oyuncak gibi objelerin temizlenmesi ve dezenfeksiyonu sağlanması gerekir. Yüzme havuzlarının uygun şekilde klorlanması ve dezenfekte edilmesi önemlidir. Virüs eline bulaşmış bir kişinin banyoyu kullanması başkasına da bulaştırıcıdır; ellere bulaşan virüsün göz veya ağız ile teması kişiye adenovirusun bulaşmasına yol açar. 6 ay ve 2 yaş arasındaki kreş çocuklarında bulaş ihtimali daha yüksektir."
“ANTİBİYOTİK ADENOVİRÜSLERE KARŞI ETKİSİZDİR”
Çocuk doktorlarının çoğu zaman muayene ve semptomlara bakarak tanı koyabildiğini aktaran Başıbüyük, "Adenovirüsü gösteren testler bulunuyor. Ancak özel bir tedavisi olmadığı için testin çocuğun tedavisine faydası olmayacaktır. Gerekli görülürse boğaz veya gözdeki sekresyonlardan, kan, idrar ve kakadan örnek alınıp virüs saptanabilir. Bu sayede gereksiz antibiyotik kullanımını engellemiş olunur. Çünkü antibiyotik adenovirüslere karşı etkisizdir." dedi.“BOL SIVI TÜKETMESİ ÖNERİLİR”
Adenovirüs enfeksiyonlarının özel bir tedavisinin olmadığını ifade eden Başıbüyük, açıklamalarını şöyle sürdürdü:"Adenovirüs enfeksiyonlarının çoğu hafif semptomlara neden oluğu için hiç tedavi gerektirmeyebilir. Tedaviye ihtiyaç olduğunda, doktorlar semptomları hafifletmek için ilaç önerebilir. Hafif enfeksiyonları olan hastalara yatak istirahati, izolasyon, sık el yıkama, ateş düşürücü ilaçlar ve bol sıvı tüketmesi önerilir.