Türkiye'deki Torpil ve Rüşvet Bataklığı

  • Kullanıcı Sanem
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Güncel Politika
Konu sahibi son olarak 1205 gün önce görüldü
Torpil ve rüşvet toplumu yozlaştıran ve ahlaksızlaştıran çok tehlikeli bir uygulamadır. İnsanlar, kendi çıkarlarını maksimuma yükseltmek için bir başkasının hakkını gasp etmekten çekinmezler.

Haksız rekabetin insanları duygusuzlaştırması ve acımasızlaştırması neticesinde; atanmak isteyen insanlar arasında amansız bir mücadele görülür. Çünkü herkes çok iyi bilmektedir ki; Hak eden değil, dayısı kuvvetli olan kazanacaktır.


Torpil ve rüşvet neden var? Sizler hayatinizin bir döneminde de olsa torpile veya rüşvete ihtiyac duydunuz mu?


Torpilin ve rüşvetin toplumu çürüttügüne inaniyor musunuz?


Peki Türkiye'de atamalar sizce liyakat kurallari esas alinarak mi yapiliyor?
 
Rüşvet ve torpil üzerine tarihe yolculuk yapmak istedim ve çok ilginç bilgilere ulaştım.

Makalenin sunuşunda yazıyor:
"Rüşvet, Türk tarihinde eski dönemlerden beri varlığını sürdürmüştür. Rüşvet, bütün toplumlarda görülmekle birlikte Osmanlı Devleti’ne Selçuklu Devleti’nden intikal etmiştir. Osmanlının kuruluş yıllarından itibaren görülen rüşvet alımı ekonominin zayıfladığı dönemlerde daha da artmıştır. Rüşvet alımı, bazı dönemlerde ise hediye olarak gerçekleştirilmiştir. Osmanlının son zamanlarında devletin iktisadi, sosyal ve askeri yapısında bozulmalar meydana gelince, rüşvet ve yolsuzluk toplumda yaygın bir hale gelmiştir. Öyle ki artık rüşvet alımı açık bir şekilde gerçekleştirilmiş birçok memuriyet rüşvetle satılmıştır. Devlet yöneticileri, rüşveti kimi zaman görmezden gelirken kimi zaman da rüşvete ağır cezalar vermiştir. Rüşvete bazı zamanlarda ağır cezalar verilse de devletin yıkılışına kadar rüşvet, çaresi olmayan bir hastalık olarak devam etmiştir. Bu çalışmada ilk olarak Tanzimat öncesi ve Tanzimat dönemindeki rüşvet alımlarından bahsedilmiştir. Burada devlet yöneticilerinin rüşvete karşı olan tutumları ele alınmıştır. Daha sonra ise Osmanlı Devleti’nde rüşvet alan ve veren kişilere uygulanması gereken cezalar, arşiv belgeleri ve bazı kaynaklar ışığında belirtilmiştir. Bu çalışma ile Osmanlı Devleti’nin rüşvet suçuna karşı uyguladığı siyaset tespit edilmiş, rüşvet suçuna verilen cezalar ile Osmanlı Devleti’nin rüşvete olan bakış açısı aydınlatılmıştır."

İlginç rüşvet olayları da mevcut:
-Kanuni Sultan Süleyman döneminde devlet içinde görev alan tarihçi ve şair Gelibolulu Mustafa Âli (1541-1600) Bosna sancağındaki taleplerinin yerine getirilmesini istemek için Veziriazam Lala Mustafa Paşa’ya bir mektup yazar. Mektubunda bu iyilik karşılığında Paşa’ya yakışıklı, uzun boylu üç Bosnalı iç oğlanı gönderme söz verir.

-Fuzuli, Kanuni’nin Bağdat’ı fethinden sonra (1534) padişaha kasideler sunar ve padişah tarafından beğenilen kasideler karşılığında 9 akçelik maaşla ödüllendirilir. Maaşını almaya gittiğindeyse rüşvet talebiyle karşılaşır. En sonunda o ünlü cümlesini yukarıdaki yazıya ekleyerek bitirir: “Selam verdim, rüşvet değildir deyu almadılar. Hüküm (belge) gösterdim, faydasızdır diye iltifat etmediler. Gördüm ki sualime cevaptan başka nesne vermezler, çaresiz mücadeleyi terk ettim…”

-"Padişah hizmetinde olalum deyü çok kişiler kadıya rüşvetler virüb yalvardılar: beni yaz didiler"
Bu cümleler henüz imparatorluğun ilk dönemlerinde Orhan Bey zamanında edilmiştir. Bursa kadısı Çandarlı Kara Halil Paşa’nın rüşvet istediği söylenmektedir. Kadının rüşvet alıp almadığını bilemeyiz ama yukarıdaki cümleden o dönemde devlet yapısında rüşvetin bir yöntem olarak bilindiği anlaşılabiliyor.

-II. Murat’ın veziri, Çandarlı Halil Paşa’nın rüşvet alması konusunda şunlar söylenebilir: “Her yıl kutsal şehirlere para yollayan II. Murat devlet hazinesinin sıkıntıda olduğu bir dönemde kutsal şehirlere para yollamak için Halil Paşa’dan ödünç para istemiştir. Bunun üzerine Padişah, Halil Paşa’ya “sakın rüşvet filöri9sinden verme” demiş, Paşa da onu teskin ederek “atamdan miras kalan filöridir” cevabını vermiştir. Buna göre Halil Paşa gibi dürüst bir vezirin dahi rüşvet aldığı ve padişahın da bu durumdan haberdar olduğu görülmüştür.

Kaynakça:

Ayrıca Osmanlı'da Yolsuzluk isimli bir söyleşi de mevcut:

----------------------------------
Bu ön bilgilerden sonra rüşvet ve yolsuzluğun toplumda ve devlet işleyişinde olmazsa olmaz gibi yerleşmiş olduğunu görüyoruz. Bir gram ilerleme olmaması çok üzücü. Daha da üzücü olanı ise, artık rüşveti veya torpili rahatça yapıyor olmaları. Bundan da üzücüsü ise toplumun bu işi kabullenmiş olması. Kimse torpilden şikayet etmiyor, kendi torpilini arıyor veya kendi yolunu rüşvet ile çiziyor.
Birkaç ay önce LDP Twitter sayfası ABD'li bir ilaç şirketinin istediği satışları yapabilmek için bürokratlara rahatça rüşvet verdiğine dair paylaşımı olmuştu. ABD'li bile öğreniyor bu ülkede işlerin nasıl gittiğini.

Bu durum maalesef düzelmeyecek ama unutmamak gerekir ki Tanrı tüm günahları affedebilir, bir şey hariç: Kul Hakkı.
En büyük günahlardan birinin toplumda bu şekilde görülmesi iğrenç bir durum.
 
Şimdi Rüşvet ve Rant olayı her dönemde oldu.
Ama son dönemde çok farklı noktaya taşındı.
Şimdi alınacağın bölümdeki tecrüben derecen hiç önemli değil.
Sadece siyasi kriter aranıyor.
Son zamanlarda medyada çıkan haberler ile malum bakanlık iş veriyor.
İşe aldığı kişinin bir kaç maaşını istiyor.
Buda iş Ahlak aykırı bir haraket.Ancak bizde olur.Bu tip insanlar mı müslüman Ateistler mi daha müslüman siz karar verin.

Asıl konumuz ise seni işe ben aldım cümlesi Ağalık,Krallık,Padişahlık havasına sokuyor insanları.

Eğer iş verirken kriterlere göre dereceye göre alınsaydı ne olurdu?
Ekonomi daha iyi olurdu.Siz Güreşçi insana banka yönettirseniz bön bön bakar.Aynı şekilde Bankacı veya iktisatçi bir insana Güreşçilik yaptırırsanız oda 5 saniye sürmeden tuş olur.Böyle düşünün.

Esas yanlış nerede başlıyor anlatayım.
ilk çocuklar okula başladığı zaman disiplin,çalışkanlık ve ahlaklı olmanın ne kadar yüce bir duygu olduğunu öğretmeliyiz..Hatta ilk 3 4 yıl iyice aşılanmalı.Sonra çocukları yeteneklerine eğitim vermeliyiz.Sonrası zaten gerisi kendi gelecektir.
Şimdi sisteme bakıyoruz.Eğitim veriyoruz. ilkokul bittikten sonra sınav yapıyoruz.Lise bittikten sonra sınav yapıyoruz. Üniversite bittikten sonra sınav yapıyoruz.Ya verdiğimiz eğitim sisteminde sorun var. Ya da verdiğiniz eğitime güvenmiyorsunuz.İlk Başta burada bir sorun çözmeliyiz. Bu sorunları çözerken ahlaklı insanlar görev başına geçtiğine rant sistemini kalkar. Torpilin aslında insanlara ne kadar zararlı bir yapı olduğunu gösterir.
Ülkeye tek kurşun sıkan terörist değildir.Rant ve torpil yaparak sisteme ülke ekonomisine zarar veren kişide teröristtir.Bakın Fetö örgütüne rant ve torpiller silsilesii ile Devletin belirli noktalarına torpiller ile kendi adamlarını yerleştirdi.Ülkeye verdiği zarar ortada.
 
Nereden baksan rezillik. Böyle ülke çok nadir. Birde rüşveti partzanlık ve dini duygularla sonuna kadar destekleyen bir güruh var bu memlekette. Elimizdeki malzeme ile bu ülke bir cacık olmaz.
 
bunun tek sebebi vardır Türkiye’deki eğitim sisteminden başlıyor çünkü Bu ülke insanları hırsızlığa yolsuzluğa teşvik ediyor.

Devlet malı deniz yemeyen domuz
domuzdan kıl koparmak
Ankara’da dayın olsun yeter
Senci benci’ler
Benim memurum işini bilir
Sırtını devlette daya
Yandaşa ,eşe ,dostu kayırma

işte ahlaken çökmüş bir devlet
Ne dindar ne vatansever nede milliyetçi bir eğitim oluşumu bu tür torpil rüşvet gibi yollara başvuranlara engel olamaz.en başta dürüst bir toplum yetiştirmek gerisi kendiliğinden gelir
Yoksa menfaatçi ,ayakçı ,üçkağıtçı ,kapıkulu ,biatkarlığa tenezzül etmezler.
 
Ülkemizin en rağbet gören durumlarından biri bu maalesef. Rüşvet ve torpil iki ayrı kavram aslında ama temeli adaletsizliğe dayandığı için aynı düzlemde tartışılabilir. Öncelikle rüşvet dediğimiz olay Türkiye 'nin kamu kuruluşlarından tutunda kurumsal olarak değerlendirdiğimiz şirketlerde dahil olmak üzere birçok kurum ve kuruluşta işlerini halledilebilmesi adına tercih edilen bir yol. Rüşveti direk maddi para olarak düşünmekte yanlış belki sektörel olarak içinde olduğum için bu kadar yakından biliyorum firmaların gerekli izin ve belgeleri alabilmesi için denetime gelen denetçileri özel yemek, özel hediyeler ve özel karşılama törenleriyle olayı farklı bir boyuttan çözmeye çalışmaları aşikar. Günümüz Türkiyesinde hiçbir şey artık olması gereken yoldan olmuyor maalesef ben firmalara da suç bulamıyorum çünkü böyle bir düzen oturtulmuş yedirmediğin sürece işin çözülmüyor. Torpil olayı ise bambaşka bir durumda şuan önceden kamu kuruluşlarına girmek için araya adam sokulur ve torpil aracılığıyla girmeye çalışırdın şimdi işsizliğin artması, iş istihdamının az olması ve ekonomik zorlukların giderek artması insanları artık özel sektöre bile torpille girmeyi mecbur hale getirdi. Ülkenin gerçeklerinden ne kadar kaçarsanız kaçın, göz yummuş olduğunuz her çöküntü ileride bize daha kötü dönüşler yaratacaktır. Kulak kapatmaya, göz yummaya devam edin siz..
 
@Gamer rüşvet verdi diyorlar. Bu forumda bile yetkilendirmede torpil var demek oluyor buda. .D
Daha neler göreceğiz bilemem.
Şu forumda bile herkes haklı olana değilde sevdiğine torpil geçiyor. Boşuna kendinizi yormayın bence. .D Bizim adalet sistemimiz ancak kendimize işliyor.
 
@Gamer rüşvet verdi diyorlar. Bu forumda bile yetkilendirmede torpil var demek oluyor buda. .D
Daha neler göreceğiz bilemem.
Şu forumda bile herkes haklı olana değilde sevdiğine torpil geçiyor. Boşuna kendinizi yormayın bence. .D Bizim adalet sistemimiz ancak kendimize işliyor.
seni iftiradan içeri attırırım
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Torpil isteyen mi suçlu yoksa torpil yapan mı ?
Rüşvet veren mi suçlu yoksa rüşvet alan mı ?
Yoksa hayatı zorlaştırıp bu aşamaya getiren sistem mi suçlu ?

Nerede yaşıyor olursanız olun hayatta kalmak için tek bir kural vardır -" Gemisini yüzdüren kaptandır. "
 
Geri