BirDevrinSonu
Üye
-
- Katılım
- Ocak 10, 2010
-
- Mesajlar
- 38,605
-
- Tepkime puanı
- 3,185
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Napıcan ?
İnsanlar, Bundan 50 Yıl Sonra da Zayıflama Diyeti Uygulayacaklar mı?
Böyle bir soruyu nasıl yanıtlarım, diye düşündüm. Bir astrolog ya da falcı gibi burçları izleyerek geleceğe ait görüş bildirmem elbette olanaksız. Benim görüşlerim, bu konuda geçen yüzyılda oluşan değişikliklerin irdelenmesine dayanmak zorundadır.
Beslenme ve diyetetikte 20. yy’ın ilk çeyreğinde beslenme biliminin temelleri atıldı ve bu temellere dayanılarak beslenme yetersizliği hastalıklarının tanımları yapıldı. İkinci çeyrekte bu hastalıkların ortadan kaldırılması için besin zenginleştirme, beslenme eğitimi gibi konular ele alındı. Bu konuda özellikle gelişmiş ülkelerde önemli başarılar sağlandı. Böylece 1950lere gelindiğinde, sanayileşmiş-gelişmiş ülkelerde doğrudan beslenme yetersizliği hastalıkları olan raşitizm, beriberi, pellegra gibi hastalıklar sorun olmaktan çıktı.
Bu yıllarda tıp ve teknolojide de önemli gelişmeler sağlandı. Bu alandaki buluşlar, insan yaşamını iki yönden etkiledi. Birincisi, erken yaşlarda ölümlere neden olan sıtma, veba, tifo, kolera, verem gibi enfeksiyon hastalıkları büyük ölçüde önlendi. Beslenme, eğitim ve aile planlaması uygulamaları ile çocuk ölümleri önemli ölçüde azaltıldı. Bunun sonucu olarak yaşam süresi gittikçe uzadı. Diğer yandan insanın yaşam biçiminde önemli değişmeler oldu. İnsanın doğal beden yapı ve işlevine uygun hareketli yaşamın yerini, oturarak iş görme aldı. Beden hareketini gerektiren çiftçilik makineleşti. Yürümenin yerini, taşıta binmek aldı. Her gün beden hareketiyle yapılan işler, düğmeye basılarak yapılmaya başlandı.
Şişmanlık ve bunun zemin oluşturduğu Sendrom X, 20. yy’ın ortalarında gelişmiş ülkelerin sorunu gibi görülürken, 2000′lerde, gelişmekte olan ülkelerde önemli sağlık sorunu olmaya başladı. Örneğin, oluşumunda en önemli hazırlayıcı faktörün şişmanlık olduğu Tip2 diyabet, gelişmekte olan ülkelerde hızla artmaya başladı. Örneğin, 2010 yılında, tip2 diyabetlinin, en yüksek oranda Hindistan’da görüleceği tahmin edilmektedir. Benzer şekilde koroner kalp hastalığının seyrek yorulduğu Çin’de hastalığın gittikçe arttığı ve bunun, beslenme ve yaşam biçimindeki değişme ve şişmanlıkla paralellik gösterdiği belirtilmektedir.
Böyle bir soruyu nasıl yanıtlarım, diye düşündüm. Bir astrolog ya da falcı gibi burçları izleyerek geleceğe ait görüş bildirmem elbette olanaksız. Benim görüşlerim, bu konuda geçen yüzyılda oluşan değişikliklerin irdelenmesine dayanmak zorundadır.
Beslenme ve diyetetikte 20. yy’ın ilk çeyreğinde beslenme biliminin temelleri atıldı ve bu temellere dayanılarak beslenme yetersizliği hastalıklarının tanımları yapıldı. İkinci çeyrekte bu hastalıkların ortadan kaldırılması için besin zenginleştirme, beslenme eğitimi gibi konular ele alındı. Bu konuda özellikle gelişmiş ülkelerde önemli başarılar sağlandı. Böylece 1950lere gelindiğinde, sanayileşmiş-gelişmiş ülkelerde doğrudan beslenme yetersizliği hastalıkları olan raşitizm, beriberi, pellegra gibi hastalıklar sorun olmaktan çıktı.
Şişmanlık ve bunun zemin oluşturduğu Sendrom X, 20. yy’ın ortalarında gelişmiş ülkelerin sorunu gibi görülürken, 2000′lerde, gelişmekte olan ülkelerde önemli sağlık sorunu olmaya başladı. Örneğin, oluşumunda en önemli hazırlayıcı faktörün şişmanlık olduğu Tip2 diyabet, gelişmekte olan ülkelerde hızla artmaya başladı. Örneğin, 2010 yılında, tip2 diyabetlinin, en yüksek oranda Hindistan’da görüleceği tahmin edilmektedir. Benzer şekilde koroner kalp hastalığının seyrek yorulduğu Çin’de hastalığın gittikçe arttığı ve bunun, beslenme ve yaşam biçimindeki değişme ve şişmanlıkla paralellik gösterdiği belirtilmektedir.