45 nci Alay 2 nci Tabur 8 nci Bölük Komutanı Üsteğmen Ahmet Şükrü Oğlu Hüseyin Efendi
45 nci Alay 2 nci Tabur 8 nci Bölük Komutanı Üsteğmen Ahmet Şükrü Oğlu Hüseyin Efendi (Eyüpsultan) (1307)
"Üsteğmen, Seddülbahir'de düşmana 20/21 Nisan 1915 gecesi yapılan hücumumuzda takımının önünde bulunmak suretiyle düşmanı bulunduğu mevkiinden uzaklaştırıp, takibe devam etmiş ve o sırada yaralanmıştır. Yarası henüz kapanmadan muharebeye olan arzu ve hevesiyle tekrar harbe gelmiş ve tabur karargâhına geldiği zaman taburunun 22 Mayıs 1915 Kirte Muharebesi'nde ve düşmanın hücumunda zayiata uğrayarak birkaç yüz metre geri çekildiğini haber alır almaz, yarım saat bile istirahat etmeksizin harp hattına koşup gelmiştir.
O sırada taburda 3 subay kalmış subaya ihtiyaç bulunduğunu haber almıştır. Üsteğmenin gelişi güzel bir şekilde hasretle karşılanıp subaysız kalan bölüğe verilmiş, ve en tehlikeli tarafa tayin kılınarak o gece düşmanın hücumuna iştirak etmiştir. Tekrar siperler zapt olunarak diğer bölükler siperlerde barınamadığı hâlde bu subay bölüğüyle dayanmış ve bu muharebede iki yerinden yaralanarak İstanbul'a gidip tedavi gördükten sonra üçüncü defa olmak üzere yine harp hattına gelmiştir.
Üsteğmen başlangıcında tabur karargâhına geldiği zaman akşam olmuş, bölüğe zaten daha önce başka subay tayin kılınmış olduğundan, o sırada muharebenin şiddetli devrini geçirerek ertesi gün harp hattına gelip alay komutanına müracaatla nerede hizmet edeceğini sormuştur. Hâlbuki yarım saat bile istirahat etmeksizin öğleden sonra saat sekizde harp hattına gelmiş ve bir saat sonra yapılan umumî hücuma iştirak ederek vatanına karşı büyük fedakârlık göstermiştir."
45 nci Alay 2 nci Tabur 8 nci Bölük Komutanı Üsteğmen Ahmet Şükrü Oğlu Hüseyin Efendi (Eyüpsultan) (1307)
"Üsteğmen, Seddülbahir'de düşmana 20/21 Nisan 1915 gecesi yapılan hücumumuzda takımının önünde bulunmak suretiyle düşmanı bulunduğu mevkiinden uzaklaştırıp, takibe devam etmiş ve o sırada yaralanmıştır. Yarası henüz kapanmadan muharebeye olan arzu ve hevesiyle tekrar harbe gelmiş ve tabur karargâhına geldiği zaman taburunun 22 Mayıs 1915 Kirte Muharebesi'nde ve düşmanın hücumunda zayiata uğrayarak birkaç yüz metre geri çekildiğini haber alır almaz, yarım saat bile istirahat etmeksizin harp hattına koşup gelmiştir.
O sırada taburda 3 subay kalmış subaya ihtiyaç bulunduğunu haber almıştır. Üsteğmenin gelişi güzel bir şekilde hasretle karşılanıp subaysız kalan bölüğe verilmiş, ve en tehlikeli tarafa tayin kılınarak o gece düşmanın hücumuna iştirak etmiştir. Tekrar siperler zapt olunarak diğer bölükler siperlerde barınamadığı hâlde bu subay bölüğüyle dayanmış ve bu muharebede iki yerinden yaralanarak İstanbul'a gidip tedavi gördükten sonra üçüncü defa olmak üzere yine harp hattına gelmiştir.
Üsteğmen başlangıcında tabur karargâhına geldiği zaman akşam olmuş, bölüğe zaten daha önce başka subay tayin kılınmış olduğundan, o sırada muharebenin şiddetli devrini geçirerek ertesi gün harp hattına gelip alay komutanına müracaatla nerede hizmet edeceğini sormuştur. Hâlbuki yarım saat bile istirahat etmeksizin öğleden sonra saat sekizde harp hattına gelmiş ve bir saat sonra yapılan umumî hücuma iştirak ederek vatanına karşı büyük fedakârlık göstermiştir."