Ya sizlerin yorumlarını okudukça bumu diyorum Atatürk'ün yılmaz bekçileri. Yapmayın gençler, herkezin özellikle sizin öve öve bitiremediğiniz sözüm ona uygar zengin devletleriniz artık bittiler dedikleri, Çanakkale'de bir tas hoşaf ve yarım tayın ekmek ile varolan bir milletiz unuttunuz mu? Türk hakanı Bilge Kaan şöyle demişti; Ey Türk altta yağız yer yarılmasa, üstte mavi gök basmasa senin ilini ve töreni kim bozabilir....! Bakın dünya sizin gözlerinizin gördüğü kadar değil. Tarihe bakın hiç bir evresinde başka bir egemen gücün altında yaşamamış bu millet sandığınızdan da çok güçlü. Buna yürekten inanın "Çetin yollar yufka yüreklilerle aşılmaz." Ne zalim olacağız ne boyun eğen. Başaracağız, başaracağız, başaracağız. Sözlerimi şu sözle bitireyim= Kara taştan su damla-damla akar, sonra birikir gümüş bir göl olur. Arayan sonunda mutlak Hakkı bulur...... bir bilgi( psikolojide bir kavram vardır. Pisikojenez, anlamı düşünce + başlangıç. Yani her şey düşüncede başlar demek. Nasıl ki ilk çağlarda çıplak ayakla yürüyen insanlar ayaklarının altına sardıkları Ağaç kabukları ve yapraklar ile başlayan ayaklarını koruma içgüdüsüyle Bugün kullandığımız hava tabanlı ayakkabıları meydana getirdi ise, nasıl ki İlk çağlarda avladıkları av hayvanlarını sürüklerken ağaç kütüklerinin üzerinden daha rahat hareket ettiğini görmeleri ile başlayan serüven ilk önce tekere daha sonra bugün kullandığımız tüm araçlara kadar gelen serüvenler ilk olarak düşüncede başladı. Yani insan ihtiyaçları ne yönde ilerlerse öyle düşünür ve unutmayın ki içimizdeki hizmetkâr yani beyin o formları doğrulamak için hayata şekil verir. Şimdi sizin ihtiyacınız kötüye giden perişan olan bir ülkemi?, yoksa muasır devletler seviyesi dediğiniz seviyeyi çoktan yakalamış kendi haklarına sahip ayakta durabilen özgür bir ülkemi? Polyannacılık değil benim dediğim. Neyi düşünürsen onu elde edersin. Ben ikinci şıkkı seçiyorum Kusura bakmayın sizin dediğiniz hükümsüz olacak. Kalın sağlıcakla. )