2020’yi Bitirmeden İzlemeniz Gereken Diziler

Konu sahibi son olarak 1732 gün önce görüldü
Tatsız, beter, musibetlerle dolu 2020’yi ağız tadıyla bitirmenize yardım etmeye geldik! Bu yıl yayınlanan, kaçıranların üzüleceği dizileri listeliyoruz. Sizi nereden baksanız 2-3 hafta oyalar bunlar. Sonra hoop bir bakmışız 2021. Artık gelecek yıla da bir gelsin o zaman bakarız!

Boys: Ayarı kaçmış, şirazeden çıkmış süper kahramanlarda dolu bir dünyada, onların gerçek yüzlerini ifşa etmek için çalışan, özel bir gücü olmayan ama onursal kahraman bir avuç kanun kaçağının maceraları. Kötü kalpli süper kahraman fikri, janra harika bir yenilik getirmiş. Üstelik iki sezonu var, sizi uzun süre götürür.

Mythic Quest: It’s Always Sunny’nin yapımcıları yapıyor, yine Sunny’den Rob McElhenney başrolü kapıyor. Bir video oyunu stüdyosunun yeni oyun hazırlıkları esnasındaki karın ağrılarını anlatan Mythic Quest, bu seneki favori komedimiz olabilir. Rob McElhenney Sunny’deki kadar itici, bir de üzerine megaloman. Yani tadından yenmiyor!

Schitt’s Creek: İkinci favorimiz de bu! Bu yıl Emmy ödüllerinde taş üstünde taş bırakmayan komedinin altıncı sezonu gösterime girdi. Biz “Neden bu kadar geç başlamışız” diyecek kadar sardık. Her akşam birkaç bölüm yağ gibi akıyor. Başlamadıysanız, fırsattan istifade.

Evil: 2020 iyi korku yaptı. Luke Cage’den tanıdığımız Mike Colter’ın başrolde olduğu Evil’da klinik bir psikoloj, stajyer bir rahiple takım olup mucizelerin, ruha şeytan girme olaylarının, doğa üstü birtakım hadiselerin gerçek mi olduğunu, ardında bilimsel bir açıklama olup olmadığını araştırıyor. Prodüksiyon ve oyunculuk taş gibi. Gece uyku kaçırtmayan tarzda korku arıyorsanız ağzınıza layık. Yine de tüyler ürpertmiyor değil.

Song Exploder: Her bölümde ünlü bir şarkıcı veya grup, bir hit şarkısını enine boyuna anlatıyor. Bolca arşiv görüntü, başka yerde duyamayacağınız kişisel notlar ve keyifli röportajlar var.

Dead to Me: Dramedi diyebileceğimiz bu pırıl pırıl diziyi, orta yaşlardan iki kadın karakteri sebebiyle ıskalamış olmanız mümkün. Bir şans verin, House tarzı kinayeler, normal hayatta asla gerçekleşmeyecek seviyede zekice yazılmış diyaloglar ve bölümler ilerledikçe daha da saran macerası ile, “Aile ile izlenecek dizi” kontenjanından kendisi.

The End of the F**cking World: Kendisi kara film tarzı bir gençlik dizisi. Lütfen fragmanın “Sevimli mi sevimli” müziklerine kanmayınız! Hani anti-kahraman derler ya, tam o kıvamda iki gencin başından geçen, aslında başından geçen demeyelim, kendi başlarına sardıkları çetrefilli işler. Tempo biraz düşük ama sabır edenleri ödüllendiriyor.

Emily in Paris: Yorucu bir günün ardından kafa yormadan izlemelik bir şeyler peşindeyseniz Fransa kültür bakanlığı tanıtım filmi gibi gelişen bu tatlışlığı deneyebilirsiniz. İş için Amerika’dan Paris’e transfer olan bir genç bir kadının maceraları anlatılıyor. Macera dediysek dev maceralar beklemeyin tabii; biraz komedi, biraz drama, bolca Paris manzarası var. Sıkıcı bir hafta sonuna Paris katmak için. Yoğun bir Sex & the City havası mevcut.

Alıntı
 
yirmi yirmi iki bin yirmi
söyleyişini falan güzeldi lakin
bildiğin bahtsız bedevi oldu
güle güle yirmi yirmi
 
Geri