İnsanın kötü bir eylemi sebebiyle başkası tarafından öldürülmesi size doğru geliyor mu?

🕒 Konu sahibi 4 saat önce aktifti
Değerli Forum Üyelerimiz,

20 Haftanın Tartışma Konusu: İnsan ne kadar büyük bir yanlış yaparsa yapsın hatta Dünya'nın en kötü insanı bile olsa başkası tarafından öldürülmesi size doğru geliyor mu?​

108-1088670_anatomy-of-a-crime-kill-people-png-clipart.png

 
hep neden idam ölüm gibi konuları tartısıyorsunuz şiddet eğilimleri tavan yapıyor oysaki neler var neler :)
Bu soruya evet diyorum bende....!
 
Bu konu benim kafamda çok değişken.
Yani aslında evet eğer canına, ırzına ya da en yakınına kasten zarar verilmişse ellerimle gebertirim o ayrı bir konu.
Ama baktığın zaman, verilen bir canın hiç hakkı olmadan bir başkası tarafından alınması da mantığıma yatmıyor.
Bilmiyorum, bu sanırım tamamen yaşanılan durumla ve o an ki psikolojiyle bağlantılı olsa gerek.
Doğru ya da yanlış diyemiyorum.
Aslında bir çok durumda doğru ya da yanlış olduğunu da düşünmüyorum.
 
Hitler'in ölümü sizi mutlu etmez miydi? hitler şu kadar ponçik miydi?

tenor.gif
 
Çağlar boyu nice insan kötü olduğu düşünülerek yok edildi. Hitler kötü olduğundan emin olunan belki de en belirgin örnektir. Peki ya Sokrates ya da Bruno? Onlar da yaşadıkları dönem kötü eylemde bulundukları düşünülüp yok edilmedi mi?

Ortada bir kötü ve kötülük varsa bile aynı şekilde kötülükle karşılık vermek de kötü bir eylem değil midir?

Adalet ile intikam arasında ciddi bir fark vardır. Adalet, ortada olan sorunu bitirmeyi hedefler intikam ise sadece kısır döngüye düşmemizi sağlar, tıpkı töre cinayetleri gibi.
 
Adalet olgusunu iyi anlamak gerek.

İntikam ile adalet arasındaki çizgi aslında ince değildir. Anlık öfke ile verilen kararları doğru bulmuyorum.
 
Eylemleri içinde bulunduğumuz durumlar etkiliyor. Hayatı boyunca şiddet eğiliminde bulunmamış bir insan bile cinayet işleyebiliyor. Öyle kan donduran olaylar oluyor ki biz izlerken bile kendi ellerimizle boğmak istiyoruz bazen.

Bu durumun doğruluğu ya da yanlışlığı tartışılır mı bilemiyorum tıpkı her insan yaşamayı gerçekten hakeder mi sorusunun cevabını bilemediğim gibi.
 
Çağlar boyu nice insan kötü olduğu düşünülerek yok edildi. Hitler kötü olduğundan emin olunan belki de en belirgin örnektir. Peki ya Sokrates ya da Bruno? Onlar da yaşadıkları dönem kötü eylemde bulundukları düşünülüp yok edilmedi mi?

Ortada bir kötü ve kötülük varsa bile aynı şekilde kötülükle karşılık vermek de kötü bir eylem değil midir?

Adalet ile intikam arasında ciddi bir fark vardır. Adalet, ortada olan sorunu bitirmeyi hedefler intikam ise sadece kısır döngüye düşmemizi sağlar, tıpkı töre cinayetleri gibi.

Katılmadığım bir nokta var.

Hitler Almanya'nın kahramanıydı ve hitler usta bir siyaset adamıdır. Gücünü darbe yaparak veya silah zoruyla elde etmedi. Konuşma, ve hitabet sanatı eşsizdir. Ustaca manevralarla iktidara geldi peki ama Hitler savaşı kazansaydı ne olacaktı?
Buda bizi adalet konusuna getirir, çoğu insan gözünde adaleti bir hesaplaşma olarak görür. Bu başlı başına yanlıştır, adalet kişiye veya yoruma göre değişmez ve değiştirilemez olmalıdır. Kazananların adaletini adalet değildir. Örneğin ABD sömürgeci ve eli kanlı bir devlettir, vahşiler güruhu işidin lideri El-Bağdadiyi gibi birisini öldürdü diye omuzlarda mı yükseltelim.
 
Katılmadığım bir nokta var.

Hitler Almanya'nın kahramanıydı ve hitler usta bir siyaset adamıdır. Gücünü darbe yaparak veya silah zoruyla elde etmedi. Konuşma, ve hitabet sanatı eşsizdir. Ustaca manevralarla iktidara geldi peki ama Hitler savaşı kazansaydı ne olacaktı?
Buda bizi adalet konusuna getirir, çoğu insan gözünde adaleti bir hesaplaşma olarak görür. Bu başlı başına yanlıştır, adalet kişiye veya yoruma göre değişmez ve değiştirilemez olmalıdır. Kazananların adaletini adalet değildir. Örneğin ABD sömürgeci ve eli kanlı bir devlettir, vahşiler güruhu işidin lideri El-Bağdadiyi gibi birisini öldürdü diye omuzlarda mı yükseltelim.

Katılmadığınız nokta nedir?
Adalet ve intikam arasındaki farkı vurguladım ve intikamın bir hesaplaşma olduğunu ifade ettim. Adalet ne kişiye ne de topluma göre değişkenlik göstermez elbette ve Hitler savaşı kazansaydı işte Bruno ya da Sokrates dönemindeki keyfilik gündeme gelecekti.
 
Katılmadığınız nokta nedir?
Adalet ve intikam arasındaki farkı vurguladım ve intikamın bir hesaplaşma olduğunu ifade ettim. Adalet ne kişiye ne de topluma göre değişkenlik göstermez elbette ve Hitler savaşı kazansaydı işte Bruno ya da Sokrates dönemindeki keyfilik gündeme gelecekti.

İntikamda bir adalettir, fark ise birinde toplum nezdinde olurken diğeri kişisel olur.
Örneğin;
Yeterli maddi gücü ve nüfuzu olan birisiyim, evinize gelip aile bireylerinizi öldürdüm diyelim. Bu ülkedeki adaletle rahatlıkla çıkabilirim peki bu beni masum yapar mı? Toplum nezdinde ben masum olurum ama size göre suçluyum. Bu durumda beni öldürmeniz veya cezalandırmanız adalet olur mu, olmaz mı?
 
İntikamda bir adalettir, fark ise birinde toplum nezdinde olurken diğeri kişisel olur.
Örneğin;
Yeterli maddi gücü ve nüfuzu olan birisiyim, evinize gelip aile bireylerinizi öldürdüm diyelim. Bu ülkedeki adaletle rahatlıkla çıkabilirim peki bu beni masum yapar mı? Toplum nezdinde ben masum olurum ama size göre suçluyum. Bu durumda beni öldürmeniz veya cezalandırmanız adalet olur mu, olmaz mı?

İntikam, adalet değildir çünkü kişisel olan nasıl tarafsız olabilir ki? Adalet olabilmesi için hiçbir topluma ya da kişiye göre değişkenlik göstermemesi gerekiyor, bu sebeple intikam ile adalet çok farklıdır.

Verdiğiniz örnekte kişisel tavrım söz konusu olacak ve işin içine duygularım da girecek, hal böyle olunca vereceğim ceza adil olmaktan öte tamamen benim kararıma kalacak yani yapana bir bedel ödetmem, adaleti sağladığım anlamına gelmez ki sadece kişisel öcümü almış olurum.
 
İntikam, adalet değildir çünkü kişisel olan nasıl tarafsız olabilir ki? Adalet olabilmesi için hiçbir topluma ya da kişiye göre değişkenlik göstermemesi gerekiyor, bu sebeple intikam ile adalet çok farklıdır.

Verdiğiniz örnekte kişisel tavrım söz konusu olacak ve işin içine duygularım da girecek, hal böyle olunca vereceğim ceza adil olmaktan öte tamamen benim kararıma kalacak yani yapana bir bedel ödetmem, adaleti sağladığım anlamına gelmez ki sadece kişisel öcümü almış olurum.

İyi de intikam denen şey kişisel adaletinizin dışa vurumudur. Sonuçta bir adalet duygusuyla hareket ediyorsunuz. Yaptığım eylem sonucunda bir şey yapmayabilirsiniz. Ancak bana vuracağınız laf veya beni öldürmek istemeniz zaten kişisel adalet isteğinizdir. Bu yüzden intikam kişisel adaletiniz olsa bile adalet olur.

Ayrıca mahkemenin beni salması adil olmamalı ama dışarıdayım. Bu durumda adaletten bahsetmek ne kadar doğru olur ?
 
İyi de intikam denen şey kişisel adaletinizin dışa vurumudur. Sonuçta bir adalet duygusuyla hareket ediyorsunuz. Yaptığım eylem sonucunda bir şey yapmayabilirsiniz. Ancak bana vuracağınız laf veya beni öldürmek istemeniz zaten kişisel adalet isteğinizdir. Bu yüzden intikam kişisel adaletiniz olsa bile adalet olur.

Ayrıca mahkemenin beni salması adil olmamalı ama dışarıdayım. Bu durumda adaletten bahsetmek ne kadar doğru olur ?

Adil bir toplum yaratmaya çalışırken ya da yasal düzenlemeler yaparken hedefimiz; oluşacak suçların önünü kesmektir fakat siz intikam almaya çalıştığınız zaman, yeni bir suça karışacaksınız demektir ve bu da adalet değil doğrudan misilleme yapmaya çalışmaktır. Kendi açımdan rahatlamış hissetsem bile ortaya yeni bir suç daha çıkmış olacak. Bu şekilde nereye varılabilir ki? Töre cinayeti örneğini bu yüzden verdim. Kendilerince adalet sağlamaya çalışırken daha fazla suç ve suçlu oluşmasına sebep oluyorlar. Adalet ise oluşan suçun bedelini yeni bir suçla ödetmeye çalışmaz.
 
Adil bir toplum yaratmaya çalışırken ya da yasal düzenlemeler yaparken hedefimiz; oluşacak suçların önünü kesmektir fakat siz intikam almaya çalıştığınız zaman, yeni bir suça karışacaksınız demektir ve bu da adalet değil doğrudan misilleme yapmaya çalışmaktır. Kendi açımdan rahatlamış hissetsem bile ortaya yeni bir suç daha çıkmış olacak. Bu şekilde nereye varılabilir ki? Töre cinayeti örneğini bu yüzden verdim. Kendilerince adalet sağlamaya çalışırken daha fazla suç ve suçlu oluşmasına sebep oluyorlar. Adalet ise oluşan suçun bedelini yeni bir suçla ödetmeye çalışmaz.

Olması gerekeni ve olanı ayırmanız gerekiyor, o adil düzeltmeleri yine bir kazanan belirleyecek. Başka bir kazanana göre ailenizi öldürdüm, size zarar verdim ama onlar masum olduğuma karar verdi.. Eğer ben dışarıdaysam bir şey yapmamışım demektir. Böyle bir durumda sizin söylediğiniz gibi hak aramak nafile bir çaba olur. Yozlaşan toplumda adalet olmaz. O noktada siz toplumu temsil edip adaleti sağlamanız gerekiyor.

Adalet oluşan bir suçun bedelini yine bir suçla kapatmaktır dahası bunu yaparken topluma yaranmaktır. Normalde birisini rızası olmadan alıkoymak suçtur ama bir hırsızı alıkoyup hapsederseniz bu adalet oluyor. Yani adalet kimin yorumladığıyla ilgili oluyor.
 
Eylemin ne olduguna bagli. Colugunuzu çocuğunuzu Allah muhafaza taciz tecavuz ederken bir kansizi yakalasaniz hayat hakkini bu sekilde savunamazsiniz arkadaslar.

Ulkemizde de Amerika’da bu tarz eylemler sonucu cinayetler gerceklesti ve beraat aldilar. Bazi seyler anlik reaksiyon sonucu gelisir oturup dusunup tartacak zaman kalmaz.
 
Olması gerekeni ve olanı ayırmanız gerekiyor, o adil düzeltmeleri yine bir kazanan belirleyecek. Başka bir kazanana göre ailenizi öldürdüm, size zarar verdim ama onlar masum olduğuma karar verdi.. Eğer ben dışarıdaysam bir şey yapmamışım demektir. Böyle bir durumda sizin söylediğiniz gibi hak aramak nafile bir çaba olur. Yozlaşan toplumda adalet olmaz. O noktada siz toplumu temsil edip adaleti sağlamanız gerekiyor.

Adalet oluşan bir suçun bedelini yine bir suçla kapatmaktır dahası bunu yaparken topluma yaranmaktır. Normalde birisini rızası olmadan alıkoymak suçtur ama bir hırsızı alıkoyup hapsederseniz bu adalet oluyor. Yani adalet kimin yorumladığıyla ilgili oluyor.

İdeal olanı konuşuyoruz aslında ve tabii ki dünya genelinde uygulamalarda hata var ancak adalet, suçun bedelini başka bir suçla kapatıyor dediğiniz an, buna idam örneği verilebilir. Hırsızlık olayında ise sizin eşyanızı çalan birisinin yeniden çalmasını önlemek için bir baştan bir kural koyuyorsunuz, hırsızlık yapan yaptığı eylemle bu cezasını kendisi seçiyor yani kimse ona keyfi bedel ödetmiyor.

Keyfilik oluşmaması için sağlam bir sistem kurmak gerekiyor fakat elbette gücü eline alanın adalet anlayışı çok farklı da olabilir, bu sebeple son cümlenize katılıyorum.
 
Soru çok genel olmuş ..Biraz daha daraltılsa daha sağlıklı cevaplar olur .
Kötü bir eylem , kişiden kişiye değişkenlik gösterebilir ama vahşet ( istismar, tecavüz,katliam)bellidir mesela .
 
Dünya'nın en kötü insanı eğer topluma zarar veriyorsa seri katil gibi,Terör lideri ileride de topluma zarar veriyorsa öldürülmesi diğer insanların yaşaması için gerekli olabilir.
 
- Konu genele bakıldığında idama ve tecavüze doğru kayıyor. Verilen örneklerde de görüldüğü gibi hepimiz tecavüz suçu işlendiğinde bunun karşılığının ölüm, kısas veya ömür boyu hapis olduguna inanıyoruz. Bu konuda idam bir ceza yöntemi olarak uygulanıyor. Tecavüz suçunun cezası ölümdür fikrini savunmak adalete ters değildir bu durumda çünkü toplum yararına mantıklı olarak alınmış karardır.

Ancak birine tecavüz edildiğinde bunun cezasını kendimiz veriyorsak ve bunu yaparken mantık değilde duygularımız bizi yönetiyorsa buda intikam oluyor ne yazık. Evet genel bakıldıgında intikamda bir adalet arama şeklidir ancak bir suçun cezasını başka bir suçu işleyerek veriyorsak bu bizi adil ve güvenilir yapmaz, suçlu yapar.

Yinede doğru veya yanlış diyemiyorum.
Çünkü insan içini soğutmak için bazen mantıksız kararları da doğru ve haklı bulabiliyor
 
İdeal olanı konuşuyoruz aslında ve tabii ki dünya genelinde uygulamalarda hata var ancak adalet, suçun bedelini başka bir suçla kapatıyor dediğiniz an, buna idam örneği verilebilir. Hırsızlık olayında ise sizin eşyanızı çalan birisinin yeniden çalmasını önlemek için bir baştan bir kural koyuyorsunuz, hırsızlık yapan yaptığı eylemle bu cezasını kendisi seçiyor yani kimse ona keyfi bedel ödetmiyor.

Keyfilik oluşmaması için sağlam bir sistem kurmak gerekiyor fakat elbette gücü eline alanın adalet anlayışı çok farklı da olabilir, bu sebeple son cümlenize katılıyorum.

İdeal olanı konuşmamız gerekirse denizleri kirletmemeliyiz, ormanları kesmemeliyiz diye liste uzak gider. Biz gerçeklikten bahsediyoruz denizlerde kirleniyor ormanlarda kesiliyor. Bir eylemin sonuçlarına katlanmayı göze alıyorsak bu bizi birey yapar haklı veya haksızlıkla alakası olmaz. Hırsıza keyfi işlem yaparsanız buna şiddet denir ama biz adaleti tartışıyoruz. Hırsız evinize girdi sizi yaraladı ancak rüşvetçi bir hakim onu serbest bıraktı. Hakim toplum için adaleti sağlayan kişidir bu denkleme göre adamın masum olması gerekir.

Ancak evinize girip sizi yaraladı yani ortada bir suç var. Burada kişisel de olsa bir adalete ihtiyaç var. Çünkü suç cezayı gerektirir, söylenmese bile bu yetişkin olarak verdiğimiz bir onaydır. Adalet toplum içindir, toplum ise bireylerden oluşur. Bu yüzden aldığımız intikam dolaylı yoldan adaleti sağlamaktır.
 
Son düzenleme:
Geri