Hezarpare
Üye
-
- Katılım
- Ekim 14, 2013
-
- Mesajlar
- 1,402
-
- Tepkime puanı
- 36
-
- Puanları
- 304
-
- Yaş
- 41
-
- Konum
- Kırşehir
Balkan Savaşları’nın en belirgin niteliği sivil halkın hedef alınmasıydı. Öyle korkunç kıyımlar yaşandı ki, Balkan Müslümanları kitleler halinde yollara düştüler. Yine de saldırılara uğramaktan kurtulamadılar. Pek çok göçmen yollarda can verdi. Yalınayak yola çıkan,Yüzy tümü kadın ve çocuklardan oluşan bu grup, Bulgar askerlerinden ve çetecilerinden kaçıyor.
Balkan şehirlerinin Türklerden arındırılması yetmedi; onların tüm izlerini silmek için şehirler adeta yeniden inşa edildi. Örneğin Sofya’da 1877-78 Osmanlı Rus Savaşı’ndan önce 82 cami vardı. Kısa süre sonra sadece Banyabaşı Camii kalmıştı.
Prizren Osmanlı kültür mirasını ve etnik çeşitliliğini koruyabilen nadir şehirlerden biri. Yaklaşık 165 bin nüfusa sahip şehrin çoğunluğunu Arnavutlar oluşturuyor. Kosova Türklerinin de yoğun olarak yaşadığı şehrin kalesinin eteklerinde Bistrica Irmağı akıyor.
Vardar Vadisi, savaş boyunca ve hatta savaştan sonra da göçmen kafilelerinin acılarına tanık oldu. Vadi, Kosova ve Makedonya’yı Selanik’e bağlayan en önemli geçiş güzergâhıydı. Makedonya ve Kosova’da Sırpların, Bulgarların ve Yunanlıların saldırılarıyla karşı karşıya kalan Türkler ve Arnavutlar, Anadolu’ya ya da İstanbul’a geçebilmek için Selanik’e ulaşmak zorundaydılar.
Bulgarlar Edirne önlerinde. Uzakta Selimiye Camii’nin minareleri görülüyor.
Bütün Balkan halklarının mutfak kültüründe, alışkanlıklarında ve özellikle de giyim tarzında Osmanlı etkileri açıkça görülür. Türkler ve diğer Müslüman halklar ise Osmanlı’nın değer ve sembollerini özellikle yaşatmaya çalışırlar. Kosova’da Gora bölgesinde yaşayanların yüzünde ve giysilerinde Osmanlı motifleri ışıldar.
Balkan Savaşı, her cephede Osmanlı ordusu için büyük bir hezimetle sonuçlandı. Makedonya, Filorina’daki bu askerler gibi on binlercesi esir düştü. Bu esir askerlerin büyük kısmı öldürüldü.
Balkan Savaşı’nda yenilgiye rağmen bazı şehirler uzun süre direndi. Bunlardan biri de top atışı altında aylar geçiren Edirne’ydi.
Göçmen kafileleri tren yollarına ulaşmaya çalışıyorlardı. Böylece asker, erzak ve teçhizat taşıyan trenlere binme şansı yakalıyorlardı.
Göç konvoyları İstanbul surları önünde. İstanbul’da okullar, hastaneler, camiler yersiz yurtsuz göçmenleri ağırladı.
Savaş ve göç sırasında salgın hastalıklar yayıldı. Koleralıların yer aldığı karantina bölgesinde erkekler antiseptik sıvılarla çamaşırlarını yıkıyor.
İşkodra, Osmanlı’nın Balkanlar’da hüküm sürdüğü son kaleydi. Sırp ve Karadağ kuşatmasına aylarca direndi.
Etnik bakımdan homojen devletler yaratma arzusu, Balkan kentlerinin tarihle olan bağlarını koparmaya kadar uzanıyordu. Osmanlı’ya ait ne kadar iz varsa yok ederek, şehirlere yeni bir kimlik kazandırmak isteniyordu. Sırpların ve Hırvatların 1990’larda Boşnaklara karşı yürüttüğü savaşta Osmanlı eserleri özellikle hedef alınmıştı. Bunların başında da, mimari tarihin en güzel eserlerinden biri olan Mostar Köprüsü geliyordu.
Yunan ordusu, Müslümanların can ve mal güvenliğinin korunacağı garantisiyle Selanik’i savaşsız teslim aldı. Ama işgalden sonra şehir teröre boğuldu.
Bulgar ordusu mensupları, elleri arkadan bağlanmış yaşlı muhacirlere idam hükmünü okuyor.
Esir edilmiş Türk askerleri parmaklıklar ardında. İki Yunan askeri nöbet tutuyor.
Balkan Savaşları’nda Müslümanlara yönelen düşmanlık, yüzyılın sonunda bu kez daha yıkıcı silahlarla Boşnakların üzerine çullandı. Yaklaşık 3,5 yıl boyunca kuşatılan Saraybosna bir yıkıntıya döndü; binlerce evladını kurban verdi. Şimdi Saraybosna tepeleri, öldürülen Boşnakların mezarlarıyla dolu.
Makedonya’nın Ohri kasabası, mimari bakımdan tipik bir Osmanlı yerleşimi.
Kosova’da 15 bin civarında küçük bir Türk azınlık yaşıyor. Büyük zorluklar içindeler ama Türkçeyi ve Türk kültürünü yaşatmak için müthiş bir çaba sergiliyorlar. Çocuklar bebeklikten itibaren geleneklere bağlı olarak özenle yetiştiriliyor.
. kaynak .
Balkan şehirlerinin Türklerden arındırılması yetmedi; onların tüm izlerini silmek için şehirler adeta yeniden inşa edildi. Örneğin Sofya’da 1877-78 Osmanlı Rus Savaşı’ndan önce 82 cami vardı. Kısa süre sonra sadece Banyabaşı Camii kalmıştı.
Prizren Osmanlı kültür mirasını ve etnik çeşitliliğini koruyabilen nadir şehirlerden biri. Yaklaşık 165 bin nüfusa sahip şehrin çoğunluğunu Arnavutlar oluşturuyor. Kosova Türklerinin de yoğun olarak yaşadığı şehrin kalesinin eteklerinde Bistrica Irmağı akıyor.
Vardar Vadisi, savaş boyunca ve hatta savaştan sonra da göçmen kafilelerinin acılarına tanık oldu. Vadi, Kosova ve Makedonya’yı Selanik’e bağlayan en önemli geçiş güzergâhıydı. Makedonya ve Kosova’da Sırpların, Bulgarların ve Yunanlıların saldırılarıyla karşı karşıya kalan Türkler ve Arnavutlar, Anadolu’ya ya da İstanbul’a geçebilmek için Selanik’e ulaşmak zorundaydılar.
Bulgarlar Edirne önlerinde. Uzakta Selimiye Camii’nin minareleri görülüyor.
Bütün Balkan halklarının mutfak kültüründe, alışkanlıklarında ve özellikle de giyim tarzında Osmanlı etkileri açıkça görülür. Türkler ve diğer Müslüman halklar ise Osmanlı’nın değer ve sembollerini özellikle yaşatmaya çalışırlar. Kosova’da Gora bölgesinde yaşayanların yüzünde ve giysilerinde Osmanlı motifleri ışıldar.
Balkan Savaşı, her cephede Osmanlı ordusu için büyük bir hezimetle sonuçlandı. Makedonya, Filorina’daki bu askerler gibi on binlercesi esir düştü. Bu esir askerlerin büyük kısmı öldürüldü.
Balkan Savaşı’nda yenilgiye rağmen bazı şehirler uzun süre direndi. Bunlardan biri de top atışı altında aylar geçiren Edirne’ydi.
Göçmen kafileleri tren yollarına ulaşmaya çalışıyorlardı. Böylece asker, erzak ve teçhizat taşıyan trenlere binme şansı yakalıyorlardı.
Göç konvoyları İstanbul surları önünde. İstanbul’da okullar, hastaneler, camiler yersiz yurtsuz göçmenleri ağırladı.
Savaş ve göç sırasında salgın hastalıklar yayıldı. Koleralıların yer aldığı karantina bölgesinde erkekler antiseptik sıvılarla çamaşırlarını yıkıyor.
İşkodra, Osmanlı’nın Balkanlar’da hüküm sürdüğü son kaleydi. Sırp ve Karadağ kuşatmasına aylarca direndi.
Etnik bakımdan homojen devletler yaratma arzusu, Balkan kentlerinin tarihle olan bağlarını koparmaya kadar uzanıyordu. Osmanlı’ya ait ne kadar iz varsa yok ederek, şehirlere yeni bir kimlik kazandırmak isteniyordu. Sırpların ve Hırvatların 1990’larda Boşnaklara karşı yürüttüğü savaşta Osmanlı eserleri özellikle hedef alınmıştı. Bunların başında da, mimari tarihin en güzel eserlerinden biri olan Mostar Köprüsü geliyordu.
Yunan ordusu, Müslümanların can ve mal güvenliğinin korunacağı garantisiyle Selanik’i savaşsız teslim aldı. Ama işgalden sonra şehir teröre boğuldu.
Bulgar ordusu mensupları, elleri arkadan bağlanmış yaşlı muhacirlere idam hükmünü okuyor.
Esir edilmiş Türk askerleri parmaklıklar ardında. İki Yunan askeri nöbet tutuyor.
Balkan Savaşları’nda Müslümanlara yönelen düşmanlık, yüzyılın sonunda bu kez daha yıkıcı silahlarla Boşnakların üzerine çullandı. Yaklaşık 3,5 yıl boyunca kuşatılan Saraybosna bir yıkıntıya döndü; binlerce evladını kurban verdi. Şimdi Saraybosna tepeleri, öldürülen Boşnakların mezarlarıyla dolu.
Makedonya’nın Ohri kasabası, mimari bakımdan tipik bir Osmanlı yerleşimi.
Kosova’da 15 bin civarında küçük bir Türk azınlık yaşıyor. Büyük zorluklar içindeler ama Türkçeyi ve Türk kültürünü yaşatmak için müthiş bir çaba sergiliyorlar. Çocuklar bebeklikten itibaren geleneklere bağlı olarak özenle yetiştiriliyor.
. kaynak .