18 Şubat 2016 Tarihte Bugün - 18 Şubat Tarihte Bugün Yaşanan Olaylar

Konu sahibi son olarak 2624 gün önce görüldü

18 Şubat Günü Meydana Gelen Doğumlar

18 Şubat 1745 – İtalyan fizikçi Alessandro Volta

18 Şubat 1890 – Rus şair, yazar Boris Pasternak

18 Şubat 1896 – Fransız şair, yazar André Breton

18 Şubat 1898 – İtalyan yarış arabaları sürücüsü ve üreticisi Enzo Ferrari

18 Şubat 1903 – SSCB devlet başkanlarından Nikolay Podgorni

18 Şubat 1920 – 2. Dünya Savaşı sırasında firardan dolayı idam edilen tek ABD askeri Eddie Slovik

18 Şubat 1926 – Sunucu Halit Kıvanç

18 Şubat 1929 – Sinema yönetmeni Ertem Eğilmez

18 Şubat 1931 – ABD’ li yazar Toni Morrison

18 Şubat 1932 – Yönetmen Milos Forman

18 Şubat 1933 – Japon müzisyen Yoko Ono

18 Şubat 1936 – ABD’li yazar Jean Marie Auel

18 Şubat 1942 – Oyuncu Tolga Aşkıner

18 Şubat 1950 – ABD’li sinema oyuncusu Cybill Shepherd

18 Şubat 1954 – ABD’li sinema oyuncusu John Travolta

18 Şubat 1964 – ABD’li sinema oyuncusu Matt Dillon

18 Şubat 1967 – İtalyan futbolcu Roberto Baggio

18 Şubat 1968 – ABD’li oyuncu Molly Ringwald

18 Şubat 1976 – Amerikalı profesyonel tenis oyuncusu Chanda Rubin

18 Şubat 1988 – İsrailli futbolcu Bibras Natkho

18 Şubat 1991 – Amerikalı oyuncu Jeremy Allen White

18 Şubat Günü Meydana Gelen Ölümler

18 Şubat 1294 – Moğol imparatoru Kubilay Han

18 Şubat 1535 – Astrolog, simyacı Heinrich Cornelius Agrippa

18 Şubat 1546 – Alman dini reformist Martin Luther

18 Şubat 1564 – İtalyan sanatçı Michelangelo

18 Şubat 1654 – Fransız yazar Balzac

18 Şubat 1920 – Kuva-yi Milliye komutanlarından ve kaymakam Köprülü Hamdi Bey

18 Şubat 1925 – Osmanlı devleti’nin son vakanüvisi, tarihçi Abdurrahman Şeref Bey

18 Şubat 1957 – Atatürk’ün Amirali Şükrü Onan

18 Şubat 1960 – Deneysel Neo-spiritüalizm’in kurucusu, hekim ve keman virtüözü Bedri Ruhselman

18 Şubat 1963 – İtalyan politikacı Fernando Tambroni

18 Şubat 1966 – ABD’li yönetmen, senarist ve yapımcı Robert Rossen

18 Şubat 1967 – ABD’li fizikçi J. Robert Oppenheimer

18 Şubat 1981 – Türk besteci ve orkestra şefi Şerif Yüzbaşıoğlu

18 Şubat 1986 – Yazar Tezer Özlü

18 Şubat 1998 – Çevirmen Melahat Togar

18 Şubat 2005 – Türk kütüphaneci Mustafa Güzelgöz

18 Şubat 2008 – Fransız yazar, yönetmen, senarist Alain Robbe-Grillet

18 Şubat Günü Meydana Gelen Olaylar

18 Şubat 1451 – Fatih Sultan Mehmet ikinci kez tahta çıktı.

18 Şubat 1695 – Osmanlı donanması, Sakız Adası’nı Venedikliler’den geri aldı.

18 Şubat 1856 – Islahat Fermanı yayınlandı

18 Şubat 1878 – II. Abdülhamit Mebusan Meclisini süresiz olarak kapattı ve Meşrutiyet rejimine son vererek, yönetime tek başına egemen oldu.

18 Şubat 1885 – Nikos Kazancakis, Yunan yazar (ö. 1957)

18 Şubat 1885 – Mark Twain’in Huckleberry Finn’in Maceraları adlı kitabı ilk kez yayımlandı.

18 Şubat 1913 – Raymond Poincaré Fransa devlet başkanı oldu.

18 Şubat 1930 – Amerikalı astronomi tutkunu Clyde Tombaugh, 33 cm’lik bir teleskopla Plüton cüce gezegenini keşfetti.

18 Şubat 1932 – Japon imparatoru, Manzhouguo’nun (Mançurya’nın eski Çince adı) Çin’den bağımsızlığını ilan etti.

18 Şubat 1937 – İstanbul’da eşekle nakliyat yasaklandı.

18 Şubat 1941 – 16 yaşın üzerindeki erkek çocukların maden ocaklarında, 12 yaşın üzerindekilerin tekstil sanayiinde çalıştırılmasına ilişkin kararname çıktı.

18 Şubat 1941 – Anıtkabir için mimari yarışma açıldığı resmen ilan edildi.

18 Şubat 1943 – Naziler Beyaz Gül hareketi üyelerini tutukladılar.

18 Şubat 1952 – TBMM, Türkiye’nin NATO üyeliğini onayladı. Türkiye, 21 Şubat günü NATO üyesi oldu.

18 Şubat 1957 – BM’de Kıbrıs görüşmelerine başlandı. BM, 26 Şubat’ta sorunun öncelikle ilgili taraflar arasında görüşülmesine karar verdi.

18 Şubat 1960 – 7 ülke Latin Amerika Serbest Ticaret Birliğini (LAFTA, sonradan ALADI) kurdu.

18 Şubat 1965 – Gambiya İngiltere’den bağımsızlığını kazandı.

18 Şubat 1967 – Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi görüşüldü; 35.000 köyden 15.000’inde okul olmadığı açıklandı.

18 Şubat 1971 – Elazığ Senatörü Profesör Celal Ertuğ, “Bir dikta ortamına adım adım yaklaşılmaktadır. Ordunun mesajı açıktır. Demirel derhal istifa etmelidir.” dedi. Başbakan Süleyman Demirel ise, “Meşru yollardan geldim. Bulurlar 226’yı, bizi devirirler” dedi.

18 Şubat 1974 – Kiss müzik grubu kendi adlarını taşıyan ilk albümlerini yayımladılar.

18 Şubat 1977 – Uzay mekiği Enterprise, bir Boeing 747’nin üstünde ilk yolculuğuna çıktı.

18 Şubat 1977 – İstanbul Yüksek Öğrenim Derneği (İYÖD) “amaç dışı faaliyet” gösterdiği gerekçesiyle süresiz kapatıldı. İstanbul Yüksek Öğrenim Derneği (İYÖD) Dev-Genç’in (Devrimci Gençlik Dernekleri Federasyonu) İstanbul Bölge Yürütme Kurulu’nu oluşturuyordu.

18 Şubat 1985 – Bakanlar Kurulu ilk defa bir grev kararını erteledi. 1985 yılı bugün, Tarım Koruma İlaçları A.Ş’nin İstanbul Kartal ve İzmit Derince’deki işyerlerinde alınan grev kararının, 60 gün ertelenmesi kararlaştırıldı.

18 Şubat 1985 – Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu, Ziraat Bankasının hamamcılara tarım kredisi verdiğini saptadı.

18 Şubat 1987 – Türkiye’de 12 Eylül sonrası yaşanan en büyük grev olan NETAŞ grevi bugün anlaşmayla sonuçlandı.

18 Şubat 1988 – İstanbul’daki Spor ve Sergi Sarayı’nın adı, Lütfi Kırdar olarak değiştirildi.

18 Şubat 1993 – Gazeteci Kemal Kılıç öldürüldü. Kemal Kılıç İnsan Hakları Derneği Urfa Şubesi Yönetim Kurulu üyesiydi.

18 Şubat 1994 – Demokrasi Partisinin (DEP) Genel Merkezi bombalandı, bir kişi öldü, 2’si ağır 16 kişi yaralandı. Demokrasi Partisi (DEP) yılbaşından beri 4 kez saldırıya uğramıştı. Olayı İslami Cihat Örgütü üstlendi.

18 Şubat 1995 – Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), CHP çatısı altında birleşti. SHP’li Hikmet Çetin oybirliğiyle genel başkan seçildi.

18 Şubat 1997 – Tansu Çiller TEDAŞ ve TOFAŞ soruşturmalarından aklandı. Refah Partisi milletvekilleri Tansu Çiller’in aklanmasından yana oy kullandılar.

18 Şubat 2003 – Güney Kore’nin Daegu metrosunda çıkan yangında yaklaşık 200 kişi öldü.

18 Şubat 2004 – İran’ın Nişabur kenti yakınlarda kontrolden çıkan bir yük treninde meydana gelen patlama ve yangında 200’ü kurtarma personeli olmak üzere 295 kişi öldü. Tren kükürt, petrol ve gübre taşıyordu.

18 Şubat 2005 – SEKA İzmit Fabrikası çalışanlarının, iş yerine kapanma eyleminin 30. gününde polis panzerlerle fabrika bahçesine girdi. İşçiler bu gelişme üzerine kendilerini mekanik atölyesine kilitledi.

18 Şubat 2007 – NBA All Star 2007 maçı Las Vegas’ta yapıldı.

18 Şubat 2008 – Amerika Birleşik Devletleri ve Afganistan, Kosovanın tek taraflı bağımsızlığını tanıdığını açıkladı.

18 Şubat 2008 – Türkiye, Kosova’nın bağımsızlığını tanıdı.

 
Ankara'daki saldırı Rus basınında

Ankara'da dün yaşanan terör saldırısını Rus basını nasıl gördü?

Patlama Rus basınına genellikle Türk basınında yer alan haberlerin tercümesi olarak geçerken Rus haber ajansları ve internet siteleri haberi okuyucularına şu şekilde verdi:

RUS REMİ HABER AJANSI RİA NOVOSTİ

Türkiye'nin başkenti Ankara'da bomba yüklü araç saat 18.31'de (Moskova saatiyle 19.31) patladı. Patlamanın yaşandığı yer alev aldı. Olay yerine ambulans ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Olayın ardından Başbakan Ahmet Davutoğlu Brüksel seyahatini iptal etti. Öte yandan Rusya Ankara Büyükelçiliği Basın Müşaviri İgor Mityakov Ria Novosti'ye yaptığı açıklamalarda, Ankara'da yaşanan patlama sonucunda Rus vatandaşlarının yaralandığına ilişkin kendilerine bilgi ulaşmadığını ifade etti.

İTAR TASS HABER AJANSI

Türkiye hükümet sözcüsü Numan Kurtuluş Ankara'da meydana gelen patlamada 28 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Genelkurmay'dan yapılan açıklamada Ankara'da askerlere yönelik terör saldırısı düzenlendiği belirtildi. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Azerbaycan seyahatini iptal etti.

INTERFAX

Ankara'nın merkezinde meydana gelen patlamada hayatını kaybedenlerin sayısı 21'e ulaştı. Aynı zamanda olay sonucunda 65 kişi yaralandı. Genelkurmay'ın verilerine göre ölenlerin arasında askerler de var. Başbakan Ahmet Davutoğlu, patlamanın detaylarının araştırıldığını ifade etti.

GAZETA.RU

Türkiye'de meydana gelen terör saldırısının hedefinde bu kez başkent Ankara'daki askeri lojman vardı. Patlama sonucunda 28 kişi hayatını kaybetti. Türk hükümeti yaşanan bu olay sonucunda terörizmin aşağılık yüzünü gördü.

LİFENEWS

Türkiye'nin başkenti Ankara'da meydana gelen terör saldırısının ardından ölü sayısı yükselmeye devam ediyor. Sağlık Bakanlığı olay sonucunda 20'den fazla kişinin hayatını kaybettiğini, yaralı sayısının ise 60'a ulaştığını bildirdi. Olay sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu Azerbaycan ve Brüksel ziyaretlerini iptal ettiler.

RUSNOVOSTİ

Ankara'da meydana gelen patlamanın askeri servis araçlarına yönelik olduğu bildirildi. Bomba yüklü araç Genelkurmay binasından 300 metre uzaklıkta patlatıldı. Bundan saniyeler önce olay yerine askeri servis aracı yanaştı. Elde edilen verilere göre, ölü sayısı 28'e ulaştı.
 
'Şehit olduğunda sevinenler insan değildir ama...'

nz5cxhec.jpg


Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, 'Terör, bir insanlık düşmanlığıdır.

Terör/terörist eylemiyle insanlarımız şehit olduğunda sevinenler insan değildir, hayvan değildir ama hayvandan da aşağı belhüm edaldir' dedi.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Terör, bir insanlık düşmanlığıdır.

Terör/terörist eylemiyle insanlarımız şehit olduğunda sevinenler insan değildir, hayvan değildir ama hayvandan da aşağı belhüm edaldir" dedi.

Adalet Bakanı Bozdağ, sosyal medya hesabı Twitter üzerinden terör olaylarına ilişkin yaptığı açıklamada, "Terör, bir insanlık düşmanlığıdır.

Terör, bir insanlık suçudur. Terör sadece insanlığın değil iyi ve güzel her şeyin de düşmanıdır.

Teröre, terör örgütlerine, teröristlere/teröre destek olanlar da insanlık düşmanıdır; iyi/güzel her şeye düşmandır, insanlık suçundan mesuldür.

Terör/terörist eylemiyle insanlarımız şehit olduğunda sevinenler insan değildir, hayvan değildir ama hayvandan da aşağı belhüm edaldir" ifadelerini kullandı.
 
200'ü aşkın akademisyen PYD'ye destek bildirisi yayınladı

Türkiye'nin gündemini uzun süre meşgul eden PKK'ya destek bildirisinin ardından Türkiye'ye yönelik terör saldırılarının sürdüğü böylesi bir dönemde de PYD'ye destek bildirisi yayınlandı

PYD'nin ele geçirmeye çalıştığı Azez hattı ile Halep - Türkiye arasındaki iletişim kesileceği, insani yardım faaliyetlerinin duracağı ve 600 bini aşkın insanın göç etmek zorunda kalarak Türkiye'nin yeni bir göç dalgasıyla daha yüzleşmesi tehlikeleri sebebiyle PYD'ye karşı başlatılan bombardıman bir çok isim tarafından eleştirilmiş ve yine bir çokları tarafından destek görmüştü.

BİLDİRİ YAYINLANDI

Geçtiğimiz aylarda Türkiye'nin gündemini işgal eden "develeti katliam yapmakla suçlayan"

200'ü aşkın akademisyen PKK'nın Suriye'deki uzantısı olan PYD'ye destek çıktı. Baskın Oran, Ömer Faruk Eminağaoğlu ve Hasan Cemal gibi isimlerin imzaladığı bildirinin tam metni şöyle;

"İKTİDAR, BÖLGESEL AKTÖR PYD'Yİ DÜŞMAN İLAN ETMİŞ.."

"Mevcut iktidar; düşünülebilecek ne kadar bölgesel ve evrensel aktör varsa, yani Esad'ı, PYD'yi, Rusya'yı, ABD'yi, İran'ı, AB'yi…düşman ilan etmiş bulunuyor.

Bir yandan “angajman kuralları”nı ileri sürerek uçağını düşürdüğü Rusya'yı NATO'ya şikâyet ediyor, diğer yandan Şanghay'a girmek istiyor ve Türkiye'yi S. Arabistan ile Katar'ın müttefiki ilan ediyor.

Suudi uçaklarını İncirlik'e indirdi. 150.000 kişilik bir Suudi-Katar kara gücünün Türkiye sınırlarından girip Suriye Cumhuriyeti'ni işgal etmesi konuşuluyor."

"PYD'Yİ VURMAKLA ÖVÜNÜYOR"

Rusya vurur diye uçak kaldıramadığı için, Suriyeli Kürtleri (aynen Türkiyeli Kürtler gibi) “Fırtına Topu” ateşine tutmakla övünüyor.

"KİMSE TÜRKİYE'Yİ SAVAŞA GİRMEYE ZORLAMIYOR"

Kimselerin böyle bir ortamda Türkiye'yi savaşa girmeye zorladığı yok. İktidar, doksan yıllık TC tarihinde ilk defa bizzat böyle bir kapan kurdu ve içine gönüllü atlamaya çalışıyor.

1 Mart 2003 Tezkeresi'nde deneyip yapamadığı şeyi, Türkiye'yi bir kirli savaşa sokup perişan etme imkanını R. T. Erdoğan'a tanımayacağız!

Yöneticilerin oğulları bir biçimde askerlik yapmazken, halk çocuklarının bir de Suriye ölüm tarlalarına siyasi ihtiraslar uğruna sürülmesine razı olmayacağız.

Aksi halde bunun hesabını Türkiye eninde sonunda soracaktır!

İMZACILAR

Abdullah Akengin
Abdullah Demirbaş
Abud Can
Adil Okay
Adnan Caymaz
Adnan Levent
Ahmet Abakay
Ahmet Aykaç
Ahmet Doğan
Ahmet Hulusi Kırım
Ahmet Kuzik
Alev Er,
Ali Fikri Işık,
Ali Fuat Karaöz
Ali Güven
Altan Açıkdilli
Arif Ali Cangı
Arif Dirlik
Arife Ayten,
Asım Özcan
Aslan Özcan
Atilla Dirim
Attila Tuygan
Aydın Engin
Ayşe Karacebe
Ayşegül Devecioğlu
Ayten Bakır
Babür Pınar
Bağer Oğuz Oktay
Baskın Oran
Bektaş Elçin
Belgin Mete Işık
Berat Günçıkan
Betül Karakaş
Burhan Kaya
Bülent Keneş
Bülent Tekin
Cemil Demircan
Cemil Gündoğan
Cüneyt Ozansoy
Dalyan Ertaş,
Deniz Aslan
Derya Yetişgen
Diyadin Fırat
Doğan Özgüden
Edip Balık
Emine Mcgill
Elif Yıldırım,
Emrah Cilasun
Ercan İpekçi
Ercan Kanar
Erdal Doğan
Erdal Yıldırım
Erdoğan Doğan
Erhan Demir
Erkan Metin
Erol Bakır
Erol Özkoray
Esra Çiftçi
Fatime Akalın
Fatma Dikmen
Fatma Gümüş
Fatma Tamer
Fatoş Akdemir
Fehim Kılıçaslan
Ferhat Kentel
Ferhat Tunç
Feyhan Karslı
Feyhan Oran
Feza Tunç
Fikret Başkaya
Fusun Çeliker
Garbis Hatemo
Gençay Gürsoy
Gökhan Kaya
Gül Gökbulut
Gün Zileli
Güngör Şenkal
Gürhan Ertür
Habib Taşkın
Hacı Olukman
Haldun Açıksözlü
Halil Poyrazlı
Halil Savda
Halim Bulutoğlu
Hanifi Kılıç
Hanna Beth- Sawoce
Hasan Burgucuoğlu
Hasan Cemal
Hasan Kaya
Hasan Oğuz
Hasi Eguel
Haydar Çiçek
Haydar Karataş
Hayri Zafer Korkmaz
Hicri İzgören
Hüseyin Alataş
Hüseyin Karakuş
Hüsnü Öndül
İbrahim Alp
İbrahim Seven
İbrahim Yurtseven
İlhan Türkmen
İlyas Canan
İnci Tuğsavul
İshak Kocabıyık
İsmail Beşikçi
İsmail Cem Özkan
İsmail Özşahin
Kadir Akın
Kadir Cangızbay
Kamil Aksoylu
Kayuş Çalıkman
Kazım Koç
Kemal Ateş
Kerime Pala
Kuvvet Lordoğlu
Mahmut Konuk
Mehmet Ali Alpaslan
Mehmet Demirok
Mehmet Ergün Işıldar
Mehmet Hanifi Şaştım
Mehmet Özer
Mehmet Toz
Mehmet Tursun
Mesut Gerez
Mesut Tufan
Mevlüt Ülgen
Micha Papas
Murad Akıncılar
Murad Mıhçı
Murat Belge
Murat Dinçer
Murat Kuseyri
Mustafa Cabbar Özbay
Mustafa Elveren
Mustafa Sütlaş
Mustafa Taycur
Mustafa Yetişgen
Muzaffer Erdoğdu
Müslüm Aydın
N. Muhammet Mağat
Nadya Uygun
Nafi Bozkuş
Necati Abay
Necmiye Alpay
Nesrin Nas
Nevin Gözcan
Nur Sürer
Oğuz Taş
Oktay Etiman
Onur Hamzaoğlu
Orhan Alkaya
Osman Nihat Çağıl
Osman Özarslan
Oya Baydar
Ömer Faruk Eminağaoğlu
Özcan Soysal
Özlem Dalkıran
Pınar Aydınlar
Pınar Ömeroğlu
Ragıp Zarakolu
Ramazan Gezgin
Reşat taştan
Rıdvan Bilek
Rojda Oğuz
Sait Çetinoğlu
Samim Akgönül
Seda Polat
Semra Somersan
Sennur Baybuğa
Serdar M. Değirmencioğlu
Shabo Boyacı
Sibel Özbudun
Sidar Demir
Suzan Samancı
Şaban İba
Şanar Yurdatapan
Şengün Kılıç
Tamer Çilingir
Taner Bayrak
Tarık Günersel
Temel Demirer
Temel İskit
Tülay Karacaörenli
Ubeydullah Er
Ümit Kaya
Viktorya çiprut
Yalçın Ergündoğan
Yasin Yetişgen
Yener Orkunoğlu
Ylviye Asal
Yusuf Ceylan
Yusuf Yaman
Yücel Sayman
Yücel Tunca
Zeynep Tanbay
Zeynep Tozduman
Ziya Bayram
Zuhal Erel
Zübeyde Bilget
Zübeyde Kılıç
 
Başbakan'dan P5 talimatı!

qjmvpegh.jpg


Büyükelçiler Dışişleri Bakanlığı'na çağrıldı
Başbakan Davutoğlu dün Ankara'da gerçekleştirilen terör saldırısının bölücü terör örgütü ve YPG mensubu Salih Neccar isimli kişi tarafından gerçekleştirildiğini açıkladı.

Davutoğlu, olayla ilgili Dışişleri bakanına talimat verdiğini bütün P5 (BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleri) ülkelerinin büyükelçileri çağrılarak belgeler, bilgiler verileceğini kaydetti.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, dün Ankara'da meydana gelen terör saldırısı sonrasında Genelkurmay Başkanlığı'nda açıklama yaptı.

Başbakan Davutoğlu yaptığı açıklamada, "Dün yapılan saldırı hem aziz milletimize hem de Silahlı Kuvvetlerimizde şerefli bir görev yürütmekte olan asker ve sivil memurlarımıza yönelik olmuştur.

Silahlı Kuvvetlerimize bir kez daha taziyelerimi ifade ediyorum. Şu anda failler konusu tümüyle aydınlanmış bulunmaktadır.

Kesin bir şekilde bu saldırının Türkiye içindeki bölücü terör örgütü mensuplarıyla ve Suriye'den sızan YPG mensubu bir kişinin birlikte gerçekleştirdiği ortaya çıkmış bulunmaktadır" ifadelerini kullandı.

"Büyükelçilere belgeler verilecek"

Başbakan Davutoğlu terör saldırısını gerçekleştiren kişinin kimliğini de açıkladı.

Davutoğlu Ankara'da gerçekleştirilen terör saldırısının bölücü terör örgütü ve YPG mensubu Salih Neccar isimli kişi tarafından gerçekleştirildiğini açıkladı.

Davutoğlu olayla ilgili Dışişleri bakanına talimat verdiğini, bütün P5 ülkelerinin büyükelçileri çağrılarak belgeler bilgiler verileceğini kaydetti.

P5 Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi daimi üyelerini ifade eder. Daimi üyeler ise ABD, İngiltere, Fransa, Çin ve Rusya'dır.
 
byxtbfsg.jpg


Ankara'daki saldırının ardından 7 ilde PKK operasyonu!

Dün Ankara'da meydana gelen hain saldırının ardından 7 ilde eş zamanlı operasyon başlatıldı.

Ankara'da dün saat 18.31'de İnönü Bulvarı üzerindeki kırmızı ışıkta, askeri personeli taşıyan servis araçlarının durduğu bir esnada 28 kişinin hayatını kaybettiği 61 kişinin de yaralandığı bombalı bir araçla yapılan saldırıya ilişkin gözaltı sayısı 14'ye yükseldi.

Saldırının ardından güvenlik güçleri 7 ilde eş zamanlı olarak bazı adreslere operasyon düzenledi.

Saldırıyı gerçekleştiren Suriye uyruklu Salih Necar ile bağlantısı olduğu öngörülen 14 kişi gözaltına alındı.

Ankara, Adana, Bolu, Tekirdağ ve İzmir'de 1, İstanbul'da 4 ve Diyarbakır'da 3 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.
 
CHP ve HDP'ye ateş püskürdü

j4pbis95.jpg


AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, Ankara'daki terör saldırısının ardından muhalefetin yaptığı eleştirilere cevap vererek, CHP'li ve HDP'li milletvekillerinin PYD'yi ve PKK'yı aklamak için arka arkaya harekete geçtiklerini söyledi.

AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, Ankara'daki terör saldırısının ardından muhalefetin yaptığı eleştirilere cevap vererek, CHP'li ve HDP'li milletvekillerinin PYD'yi ve PKK'yı aklamak için arka arkaya harekete geçtiklerini söyledi.

TBMM Genel kurulunda CHP'nin verdiği araştırma önergesi üzerine partisi adına söz alan AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, yaşanan terör olaylarına ilişkin iktidarı suçlayan muhalefet milletvekillerine cevap verdi.

"60 GÜNDE ATATÜRK POSTERİYLE İLGİLİ ARAŞTIRMAYI TAMAMLAYAMADIN, ŞİMDİ NEYİ KONUŞUYORSUN?"

CHP'nin verdiği araştırma önergesini okuduğunu belirten ve önergede terör saldırısının hükümetin uyguladığı yanlış Ortadoğu politikasının bir sonucu olduğunun belirtildiğini kaydeden Şamil Tayyar, "Şimdi bu ifadeyi okuyunca ya yazanların çok saf ya da çok art niyetli olduğu düşündüm.

Zira hepimiz iyi biliyoruz ki bu kadim coğrafyada tarih boyunca benzer terör eylemleriyle, farklı konseptte, farklı teknolojide uygulanmış olsa bile bu ülkenin, hatta Osmanlı'ya kadar da bunu uzatmak mümkün, dış politikasının rehin alınmak istendiğini, siyasetinin formatlanmak istendiğini ve o ülkede rejimi değiştirmek için bu tür karanlık eylemlere başvurulduğunu her zaman çok iyi biliyoruz.

Bu sadece bugüne özgü bir mesele değil. Bunu Atatürk dönemine kadar da götürebilirsiniz, Osmanlı'ya kadar götürebilirsiniz" dedi.

Konuşmasında geçmişe yönelik örnekler veren Şamil Tayyar, "Osmanlı'nın son döneminde Abdülhamit'i devirmek için harekete geçenler ve o kirli tezgâhı kuranlar arka arkaya eylemler planlarken dozu öyle bir artırdılar ki periyodik olarak, sonunda da 31 Mart Vakasıyla da kısmen amaçlarına ulaştılar. Çarpıcı olsun diye söyleyeyim, 1906 yılında bu tarz, bu içerikteki eylemlerin sayısı toplam 4'tür.

Bir yıl sonra, 1907'de iktidarı değiştirmeye yönelik sokaktaki eylemler ile bu tür karanlık ittifaklarla ve ilişkilerle iktidarı değiştirmeye yönelik eylem sayısı 8. Sonra, 1908 yılının ilk altı ayında bu eylemlerin sayısının bir anda 28'e çıktığını görüyoruz" diye konuştu.

CHP sıralarından kendisine yönelik "Tarihi bırak bugüne gel" şeklinde atılan laflara cevap veren Şamil Tayyar, "Yahu sen 60 günde Atatürk posteriyle ilgili araştırmayı tamamlayamadın, şimdi neyi konuşuyorsun? Ondan sonra da kalkıyorsunuz yok efendim 'bu üç gün içerisinde, üç dakika içerinde failleri bulun' diyorsunuz" şeklinde konuştu.

CHP'li milletvekillerinin artan sataşmaları üzerine, "Mustafa Kemal'in kurduğu bir parti olmakla övünürken, partiyi HDP'nin PKK çizgisine nasıl getirdiğinizi de çok iyi biliyoruz" ifadelerini kullanan Şamil Tayyar, Deniz Baykal'ın yaptığı açıklamaları işaret ederek, "Eski Genel Başkanınız Deniz Baykal'ın bu konudaki o muhteşem tespitlerinin de kamuoyunda oluşturduğu tepkilerin herhâlde çok iyi farkındasınız" dedi.

"BU MESAJLAR SİZE KANDİL'DEN Mİ GELDİ, İMRALI'DAN MI GELDİ"

Başka ülkelerin Türkiye'nin dış politikasını rehin almak, siyasi istikrarını bozmak için bu tür kanlı planları olabileceğinin altını çizen Tayyar, "Ama bizi asıl üzen, o ülkelerin planlarından ziyade, bu ülkede buldukları yerli işbirlikçilerdir, hainlerdir.

Ankara'da bir patlama oldu. Patlamadan hemen sonra HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, daha cenazeler olay yerinden kalkmadan, henüz olaya ilişkin tek bir veri, tek bir bilgi ortada yok iken şunu söylüyor, 'eliniz kanlıdır, yüzünüzden, ağzınızdan tırnağınıza kadar her yerinize kan sıçramıştır. En büyük terör destekçisi olduğunuz ortaya çıkmıştır.' Sonra da geliyor IŞİD'e bağlıyor.

Peki, daha faillerin kim olduğu bile belli değilken bu kanlı eylem ile IŞİD arasındaki bağı hangi tespite dayanarak ortaya koydunuz? Kandil'den mi size bu mesajlar geldi, İmralı'dan mı bu mesajlar geldi?" diye konuştu.

"İKİYÜZLÜLÜĞÜNÜZÜ ANLATACAK ÇOK FAZLA ÖRNEK VAR"

Ankara'da yaşanan patlama sonrasında DİSK'in bir açıklama yaptığını belirten Tayyar, "DİSK Genel Sekreteri diyor ki, 'bu eylem bir polis eylemidir.'

Allah'tan korkun, biraz insaf sahibi olun; daha beş dakika sonra daha cesetler kalkmadan, insanların naaşı meydandan alınmadan hemen failleri buldunuz.

Bu kolaycılığınızı biliyoruz ama aynı DİSK'in bir başka toplantısında Cumhurbaşkanımıza yönelik olarak ağza alınmayacak ifadeler kullanılıyor. Sayın Bakanımız da buna tepki olarak salonu terk ediyor.

Daha sonra Selahattin Demirtaş'a soruyorlar, diyor ki, 'orada bulunan insanlar protesto hakkını kullandılar.' Eyvallah, diyelim ki protesto hakkını kullandılar.

Peki, siz o ifadeleri protesto hakkı olarak kullanacaksınız ama Sayın Bakanın arkasından verdiği cevabı kalkacak sizin milletvekiliniz Plan ve Bütçe Komisyonunda çok ağır ifadelerle eleştirecek.

Yani burada ikiyüzlülüğünüzü anlatacak çok fazla örneğimiz var" şeklinde konuştu.

"CHP'Lİ VE HDP'Lİ MİLLETVEKİLLERİ PKK VE PYD'Yİ AKLAMAK İÇİN ARKA ARKAYA HAREKETE GEÇTİLER"

Ankara'da yaşanan terör olayının ardından Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun yaptığı açıklamanın eleştirilmesine de cevap veren Tayyar, "Daha olay yeni olmuş, bir dakika sonra, bakın, bir dakika sonra Sayın Başbakanımız da 'unu araştırıyoruz' diyor, yani Selahattin Demirtaş gibi kolaycılığa kaçıp, bir terör örgütünün adını mı sayması gerekirdi?

Ya da sizin Eren Erdem milletvekiliniz gibi kolaycılığa kaçıp, hemen bir isim mi söylemesi gerekiyordu? Ne demesi gerekiyordu peki?

Elbette ki araştırılacak, ondan sonra da gereken cevap kamuoyuyla paylaşılacak.

Paris'teki katliamdan sonra üç ay süreyle olağanüstü hal ilan edildi. Eğer Türkiye'de üç aylık bir olağanüstü hal ilan edilmiş olsaydı, herhalde kıyameti koparırdınız.

Eren Erdem, milletvekiliniz, dün bir tweet atıyor ve eylemi IŞİD'in yaptığını iddia ediyor. Ne zaman elinde bilgi var ki bu eylemi IŞİD'in yaptığını söylüyorsunuz.

Burada eylemi PKK ve PYD'nin yaptığı açık ve net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Kurulan bomba düzeneği, daha önce PYD'de ele geçirilen, PYD'li militanlarda, PKK'lı militanlarda ele geçirilen bomba düzeneklerinden birisidir.

Bu konuda hiçbir şüphe yok. "PYD, PKK" denildi ama üzülerek gördük ki CHP'li milletvekilleri, HDP'li milletvekilleri PYD'yi ve PKK'yı aklamak için arka arkaya harekete geçtiler" ifadelerini kullandı.
 
Çiçek: Saldırıdan YPG'yi terör örgütü kabul etmeyenler sorumludur

AK Parti Ankara Milletvekili Cemil Çiçek, NTV canlı yayınında Funda Görey'in gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

kgupdx5u.jpg


Ankara'da gerçekleştirilen ve 28 kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırı hakkında açıklamalarda bulunan Çiçek şunları söyledi:

''AKAN KANDA ONLARIN DA SORUMLULUĞU VAR''

''YPG'yi hala terör örgütü olarak kabul etmiyorsa bir ülke ya da ülkeler o zaman akan kanda onların da sorumluluğu vardır'' diyen Cemil Çiçek, ''Bu olaylardan sonra hala biz YPG'ye desteğe devam edeceğiz ona yardım edeceğiz diyorlarsa o zaman insani, demokratik değerlerin ne anlamı var?' ifadesini kullandı.

Cemil Çiçek'e yöneltilen sorular ve alınan cevaplar şöyle:

Dünkü terör saldırısı ne anlatıyor sizce?

Bütün şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum.

Ailelerimize, milletimize, TSK'ya taziyelerimizi sunuyoruz yaralılara da şifa diliyoruz. Aslında bu acıların dinmesini istiyoruz.

Ancak gelişmeler öyle gösteriyor ki bölgemizdeki bu istikrarsızlık devam ettiği sürece be Türkiye daha da güçlendikçe bu sıkıntıları da zaman zaman istemesek de yaşayacağız.

Her olaydan sonra sadece o olaya kilitleniyor işin diğer taraflarını göz ardı ediyoruz.

Türkiye 50 senedir terörle uğraşıyor. Terörün her türlüsü ile uğraşmış ve bunun acısını çekmiş dünyadaki tek ülkedir.

80 öncesi başka terör vardı 80 sonrası etnik terör ideolojik terör, radikal terörde devreye girdi.

Böylece Türkiye terörün açık hedefi olan bir ülke haline geldi.

Partimiz, görüşümüz, inancımız ülke sorunlarına bakışımız ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti'nin bir terör sorunu var. Bunu kabul etmeliyiz.

Dün vardı, bu kalleşlik bu hıyanet devam ettiği sürece önümüzdeki dönemde de bu sorun varlığını koruyacak. Bunun bir devlet sorunu olduğunu kabul etmemiz lazım.

Bunu zaman zaman böyle kabul etmediğimiz için tam da terörün tuzağına düşüyoruz birbirimizi suçluyoruz gerçeği göz ardı ediyoruz.

İkincisi buy partiler üstü bir sorundur.

Siyasi partilerimizin bu konudaki açıklamaları değerlendirmeleri önemlidir.

50 senedir her fikirden parti hükümet oldu ve her gelen hükümet terörle mücadele noktasında bir çabanın içinde oldu.

Onun için meseleye bakarken iktidar muhalefet değil partiler üstü noktasından bakmak lazım. Üçüncüsü, benim en çok demeç verdiğim terörün dış boyutunu biz unuttuk.

Vatandaşlarımızda da zaman zaman Türkiye güçlü bir devlet bu kadar polisi bu kadar askeri var neden baş edemiyor şunlarla filan.

Bunu sorduğumuz zaman demek ki terörün dış destek boyutunuz göz ardı ediyoruz demektir.

Türkiye'deki terör örgütlerin bunların başında bölücü terör örgütü dünyada en fazla dış destek gören örgüt.

Bazen yanı başımızdaki komşularımızdır bunlar.

Dostuz, kardeşiz lafları terör örgütlerini desteklemediği anlamına gelmiyor.

Menfaatine geldiğinde bu örgütü ve başka örgütleri kullanmışlardır.

Aynı kıbleye yöneldiğimiz ülkeler var. Dindaş olmak, aynı dine mensup olmak bu alçaklığa destek vermeyi engellemiyor maalesef. Aynı ittifak içinde olduğumuz ülkeler destek verenler arasında.

Dünya böyle bir dünya. Onun için olayların arkasındaki dış bağlantıları görmediğimizde biz o zaman içe dönüyoruz sen ben meselesi, ben gelirsem bu iş biter, sen yapamadın filan.

Ama hiçbir terör örgütü dış destek olmadan bir haftadan fazla yaşayamaz.

Bu saldırı tam da YPG'ye tepkisini Türkiye'nin en üst perdeden ifade ettiği bir dönemde gerçekleşti.

Hem müttefik olarak bizim yanımızda yer almadı suçlamasıyla Amerika'ya hem de YPG'yi bir unsur olarak kullandığı söylenerek Rusya ve Esad yönetimine.

Şimdi Türkiye Suriye'ye yönelik yeni bir askeri operasyona girişir mi ya da Türkiye Suriye'de savaşa girer mi?

Terör olayları esasen eylem konulan ülkeye bir mesajdır.

Ya o ülkenin politikalarından memnun değillerdir ya o ülkeye belli bir politikayı empoze etmek istiyorlardır, ya o ülke birilerinin ayağına basmıştır.

Dolayısıyla Ankara'da bu olayın meydana gelmesi bu işin arkasında olanların Türkiye'ye vermek istedikleri bir mesaj.

İkincisi, Türkiye neden durup dururken böyle bir terör sarmalına girdi.

Ortadoğu'da harita yeniden şekilleniyor. Gelecek yüzyıl bu şekillenmeyle güç dengeleri kurulacak.

İlgisi olan olmayan her devlet orada.

İsteniyor ki bu terör olaylarıyla Türkiye içe dönsün oradaki denklemin dışında kalsın ya da o türlü bir denklem içinde ağırlığı giderek azalsın.

Onun için şu kadar zamandan beri her gün yüreğimize ateş düşüyor, terör olaylarıyla uğraşıyoruz ve maddi manevi büyük kayıplarımız var.

Dolayısıyla belli ki Türkiye'nin bir kısım politikaları bazı ülkeleri rahatsız ediyor.

Bizi rahatsız eden uzun süre birlikte olduğumuz, dünyada barışa katkı anlamında bir çok konuda birlikte çalıştığımız ülkelerin bazı terör örgütleriyle Türkiye'yi aynı kefeye koymalarıdır.

Benim uşaklığımı yapıyor, benim köpekliğimi yapıyor diye köpeğe köpek diyemeyen dostlarımız, müttefiklerimiz var.

YPG'yi hala terör örgütü olarak kabul etmiyorsa bir ülke ya da ülkeler o zaman akan kanda onların da sorumluluğu vardır.

Bu olaylardan sonra hala biz YPG'ye desteğe devam edeceğiz ona yardım edeceğiz diyorlarsa o zaman insani, demokratik değerlerin ne anlamı var.

Demokrasi insanların huzuru içindir. Siz insanları katlederek ona ne hak sağlayacaksınız.

Onun için Türkiye'deki hiçbir terör eylemi bu örgütlerin hepsinin arkasında ya komşularımız var bazen iki üç komşumuz aynı anda, ya aynı ittifak içinde olduğumuz ülkeler var.

Dünden beri bize mesaj göndermek yerine işbirliği yapsalardı, yapmaları gereken 10 işten birini yapmış olsalardı insanlar bu acıları yaşamazdı. Taziye mesajları var ama yeterli işbirliği bugüne kadar hiçbir zaman olmadı.

PKK'yı terör örgütü olarak kabul ettiler. Ama bu örgütü kabul ettikten sonra mücadele konusunda hiçbir ülke işbirliği yapmadı.
 
Ahmet Davutoğlu'ndan Rusya ve ABD'ye uyarı!

hzwe55ot.jpg


Başbakan Davutoğlu, dünkü saldırı ile ilgili kamuoyunu bildirmek için kameralar karşısına geçti.

Basın açıklaması sırasında PYD'yi açıkça destekleyen Rusya ve ABD'yi de hedef aldı.

"SALDIRININ ARKASINDAKİ SİYASİ GÜÇLER..."

"Saldırının arkasında siyasi güçler olduğunu söylemiştiniz. Bu konuda bilgi verebilir misiniz?" sorusu üzerine Davutoğlu şunları söyledi:

"YPG'Yİ OFİS AÇARAK DESTEKLEYEN ÜLKELER VAR"

"YPG'yi açık bir şekilde ofis açarak destekleyen ülkeler var."

"RUSYA'YI UYARIYORUM"

"YPG'nin Azez'e doğru ilerlemesine yardımcı olan, YPG'ye destek veren Rusya'yı bu örgütü Türkiye'ye yönelik kullanmaması için bir kez daha uyarıda bulunuyorum.

Dün Rusya'dan konuyla ilgili kınama geldi bu iyi bir şey ama kınama yetmez. Bu terör piyonu bir gün döner Rusya'yı da vurur."

"TÜRKİYE İLE DAYANIŞMA SÖZDE OLMAZ"

"Taziye mesajları iyiye işaret ama terör örgütleri, onu kullananlara bumerang gibi döner kendilerini vurur.

Türkiye ile dayanışma sözde olmaz."

"YPG İLE İLİŞKİ KURAN HİÇBİR NATO ÜYESİNİ MAZUR GÖRMEYİZ"

"Hiçbir NATO üyesi ülkenin YPG ile ilişki kurmasını mazur görmeyiz ve bir kez daha uyarıyoruz.

Bizim için PKK ile YPG arasında fark yoktur.

Bütün P5 ülkelerine bu belgeler verilecek."

"PKK DOĞDUĞUNDA DA PİYONDU"

"PKK 70'li yılların sonunda doğunca da bir piyondu.

Daha sonra bu piyon şartlara göre değişerek birçok güç tarafından kullanıldı."

"SURİYE YPG'Yİ DESTEKLİYORUZ" DEMİŞTİ

"Birinci unsur Suriye rejimidir. Daha dün YPG bizim desteklediğimiz bir örgüttür diye bir açıklama geldi."

"REJİM DOĞRUDAN SUÇLUDUR"

"Bu saldırıdan Suriye rejimi doğrudan suçludur.

Madem ki onlardan talimat almaktadır Suriye Rejimi doğrudan suçludur."

ABD'YE DE UYARI VARDI: "YPG BİZİ KALBİMİZDEN VURDU!"

"YPG'ye destek veren ülkelere sesleniyorum Destek verdiğiniz bu YPG Ankara'da bizi kalbimizden vurdu.

Sözle mücadele olmaz. Bizim için PKK ile YPG arasında fark yoktur.

Burdan çıkınca talimat vereceğim ve elimizdeki belgeleri YPG'yi destekleyen ülke temsilcilerine vereceğiz.

Hala destekleri devam ederse bizim adımlarımız da bu yöde şekillenecek."
 
Vatandaştan Kılıçdaroğlu'na sert tepki!

54ldthm9.jpg


ahbw3c66.jpg


Vatandaştan Kılıçdaroğlu'na sert tepki!

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'daki hain saldırıda hayatını kaybeden vatandaşların ailelerini ziyaret ederken bir vatandaş tarafından protesto edildi.

Keçiören Adli Tıp Kurumuna gelen Kılıçdaroğlu, saldırı sonucu hayatını kaybeden vatandaşların ailelerine başsağlığı mesajı iletti.

Yetkililerden bilgi alan Kılıçdaroğlu, Keçiören Adli Tıp Kurumu çıkışında, basın mensuplarına açıklama yaptı.

"YÜZÜNÜZ VAR DA CENAZELERE GELİYORSUNUZ"

Kılıçdaroğlu, aracına bindiği sırada, saldırıda hayatını kaybeden bir vatandaşın yakını tarafından, "Yüzünüz var da cenazelere geliyorsunuz değil mi! Arka çıkıyordunuz ya" sözleriyle protesto edildi.
 
KILIÇDAROĞLU'NA VATANDAŞTAN TEPKİ: YÜZÜNÜZ VAR DA CENAZELERE GELİYORSUNUZ

dida879d.jpg


Kılıçdaroğlu'na vatandaştan tepki: Yüzünüz var da cenazelere geliyorsunuz. Kemal Kılıçdaroğlu Ankara'daki saldırıda hayatını kaybeden vatandaşların ailelerini ziyaret ederken bir vatandaş tarafından protesto edildi.

Kılıçdaroğlu'na vatandaştan tepki: Yüzünüz var da cenazelere geliyorsunuz. Kemal Kılıçdaroğlu Ankara'daki saldırıda hayatını kaybeden vatandaşların ailelerini ziyaret ederken bir vatandaş tarafından protesto edildi.

Keçiören Adli Tıp Kurumuna gelen Kılıçdaroğlu, saldırı sonucu hayatını kaybeden vatandaşların ailelerine başsağlığı mesajı iletti. Yetkililerden bilgi alan Kılıçdaroğlu, Keçiören Adli Tıp Kurumu çıkışında, basın mensuplarına açıklama yaptı.

"YÜZÜNÜZ VAR DA CENAZELERE GELİYORSUNUZ"

Kılıçdaroğlu, aracına bindiği sırada, saldırıda hayatını kaybeden bir vatandaşın yakını tarafından, "Yüzünüz var da cenazelere geliyorsunuz değil mi! Arka çıkıyordunuz ya" sözleriyle protesto edildi.
 
Sicmislar yuzune dun ypg teror orgutu degildir diyen bugun ulke kan golune dondu diyen bir yavsaksin kildiroglu
 
Geri