İktidar Arap Sevici mi?

🕒 Konu sahibi 2 saat önce aktifti
“…İktidar, gerçekten “Arap sevici” mi, tüm bu yaptıklarını Arapları sevdiği için mi yapıyor, başımıza gelenlerin nedeni iktidarın Arap seviciliği mi?

Hayır, iktidar “Araplar”ı sevmiyor; iktidar zengin Arapları, şeriatçı Arapları, cihatçı Arapları seviyor. Irak’ın işgali için ABD’yle at pazarlığı yapan, Libya’da Kaddafi’nin devrilme operasyonuna dâhil olan, dünyanın dört bir yanından gelen cihatçıları Suriye’nin başına bela eden, yani Batı’nın Arap dünyasındaki en büyük yıkım projelerine ortak olan Türkiye İslamcılığı sahiden “Arap sevici” olabilir mi?

Düne kadar Filistin meselesini sahiplenmeyen, bugün sahiplendiğinde ise onu uyduruk bir “haçlı-hilal savaşı”na indirgeyerek Filistin halkına en büyük zararı veren, yaşanan büyük trajediden kendi bekası için malzeme çıkarmaktan başka bir derdi olmayan, o kadar esip gürlediği halde ne Kürecik radar üssünü kapatan ne de İsrail’e ihracatı durduran bu iktidar sahiden Arapları seviyor olabilir mi?

Bugün Türkiye’de milyonlarca Arap göçmen ve sığınmacı var doğru ama bunun nedeni bizzat bu iktidarın yeni-Osmanlı hayalleriyle Suriye’yi yakıp yıkması değil mi? Buraya göçen milyonlarca insanı Avrupa’ya karşı “kapıları açar salarım ha” diyerek şantaj malzemesi olarak kullanan ve patron sınıfının ucuz emek deposu olarak gören, asgari ücretin dahi altında, sigortasız, güvencesiz bir emek rejimine mahkûm eden AKP’nin yaptığı şey Arap seviciliği midir sahiden de?

Tekrar edelim, Türkiye İslamcılığı Arapları sevmiyor, zengin Arapları, petrol şeyhlerini, kralları, prensleri, Arap petro-dolarının Türkiye’ye gelme ihtimalini, yaptığı swap anlaşmalarını, vatandaşlık karşıtlığı konut-arsa-arazi satışı yapmayı, cihatçılığı, İhvancılığı, hilafetçiliği seviyor.

Yani burada da Türkiye’nin sermaye düzenin çıkarlarıyla İslamcı rejimin çıkarlarının sentezi karşımıza çıkıyor, piyasacılıkla dincilik bu başlıkta da birlikte hareket ediyor. Türkiye’nin ucuz emek, ucuz TL, yüksek faiz, yüksek enflasyon, güvencesiz çalışma üzerine kurulu emek cehennemi, İslamcılığın sopasına da tevekkülüne de, Arap şeyhinin parasına da Suriyeli tekstil işçisinin ucuz emeğine de mecbur çünkü…” (Fatih Yaşlı)

Yazının tamamı için ; Arap seviciliği

****************

Yeni yıla girerken yapılan Filistin’e destek mitinginde, elinde tevhid bayrağı taşıyan adamın yumruklanması olayında tekrar gündeme gelen bir kavram : Arap sevici

Sizce iktidar Arap sevici mi? Arapları sevdiği için mi “alttan” alıyor, kimi imtiyazlar tanıyor ve bu kadar içli dışlı ?
 
Evet.

Arap = müslüman.

Müslümansa canımız ciğerimiz.. müslüman olduktan sonra ağzımıza s*çsınlar, yeter ki müslüman olsun.
 
İktidar sermaye sevici. Arap sermayesi sıçradı, ve arap devletleri politika değişikliğine gitti. Petrolün bir gün biteceğini, fosil yakıt teknolojisinin arkaik kalacağını fark ettiler ve sermayelerini katlamak için de yurtdışı yatırımları yapmaya karar verdiler. Paralarını yurtdışına daha da çıkarmaya başladılar.

Daha önce Avrupa sermayesinden pay almak adına “batılı” reformları istemeye istemeye yaptılar. Çünkü “batılılaşma” ister istemez demokrasi, özgürlük, hak kavramlarını da yanında getiriyordu. Bu siyasal islamın sevebileceği bir şey değil, mecburdular.

Fakat arap sermayesi işin içine girince, direkt olarak eksen oraya kaydı. Çünkü antidemokratik olan yapılar, hak ve özgürlük kavramlarının pek bir anlam ifade etmediği yapılar arap sermayesini frenleyen unsurlar değil. Kendileri de öyle.

İşin en can sıkıcı kısmı ise gelen paralar, devletin refahı veya kalkınması için kullanılmadı. Batı sermayesi seni buna mecbur kılıyordu. Ama arap sermayesinin böyle bir derdi yok. O yüzden muktedir olanlar kişisel servetlerini katladılar.

Müslümanlık falan hikaye. 10 sene önce Müslüman değil miydi bu ülkeler de hepsiyle aramız bozuktu.
 
Yeni yıla girerken yapılan Filistin’e destek mitinginde, elinde tevhid bayrağı taşıyan adamın yumruklanması olayında tekrar gündeme gelen bir kavram : Arap sevici

 
Bu iktidar para ve koltuk dışında hiç bir şeyi sevmiyor, sadece siyasi emellerine erişmek için bazı kesimleri yer yer seviyor gözüküyor. Kesin olan tek şey kendisine oy vermeyeni, muhalefet olanı asla sevmiyor hatta nefret ediyor, kin kusuyor.
Dilayısıyla Arap sevgisi seçnen tabanını kondolide etmek ve zengin ülkelerden para dilenmek için. Bunlar yeri gelir şeytan sevicisi dahi olur.
Bakın, mesela en büyük Filistin destekcisi olarak gezerler ortalıkta, kesk8n laflar ederler,... ama arka kapıdan onların öldürülmesine İsrail'e gönderdikleri yük dolu gemilerle yardımcı olurlar. Örnekleri çoğaltabiliriz. Kaşıkçı olayını, 15 Temmuzun finansmanı ve destekçileri kabul edilen ülkelerle olan ilişkileri unutmayalım.
 
Son düzenleme:
arapları sevdiklerinden değil, arap parasını sevdiklerinden. araplar peygambere bile ihanet etmiştir uhud tepesinde. arapları araplar bile sevmiyor, biz neden sevelim. araplar kutsal bir kavim değildir, bunu zorla bu millete aşılamaya çalışıyorlar ama başaramıyorlar. dolayısıyla araplara karşı en ufak bir eleştiriyi hemen dine hakaret gibi algılatmaya çalışıyorlar. din ve arap kelimelerini ayrılmaz bir bütün zanneden bizim cahil milletimiz de bu oyunu çok güzel yutuyor. iktidar, muhalif kesimi bu sebeple sevmiyor. iktidar ne yaparsa yapsın onu haklı gören dindar kesim ülkenin iflah olmaz kanseri konumunda bulunuyor. apolitikler ne kadar muhalif görünse de korkutulmuş ve sindirilmiş durumda. ülkücüler yularını iktidara vermiş, kürtler muhaliflerin yanında yer almayıp ayrı bir muhalif kesim oluşturuyor. hal böyle olunca da otoriteye yeterince karşı konulamadığı için bu zihniyet ülkeyi sarmaşık gibi sarıyor. tüm bu kendi içimizdeki sorunlar yetmezmiş gibi, bir de arap belası ile uğraşıyoruz.
 
Muhalefet iktidar olsaydi, o da arapci olurdu.
Globallesen dünyanin yeni misyonerleri araplar.
 
araplarla ticaret yapılmasında ya da arap sermayesinden istifade edilmesinde zaten problem yok, iktidarın rahatsız eden tarafı ve "arap sevici" olarak nitelendirilmesinin sebebi yaptığı ümmetçilik. bölgemizde aleni bir şekilde mezhepçilik yapıyoruz, bu kullandığımız dile yansımasa da kararlarımıza yansıyor. müslüman kardeşlere destek amacıyla mısır'ın iç işlerine gereğinden fazla müdahil olup bi zaman mursi'cilik oynadık ve bu ülkeyle ilişkilerimiz koptu, döndük aşağımızda esad'ı devirmeye yönelik harekete alenen destek verdik, bunun da mezhebi yönü olduğu herkesin malumu, bu ülkeyle de ilişkilerimiz koptu. ülkede para ile vatandaşlık satılıyor ve bundan da en fazla istifade edenlerin yine araplar olduğu biliniyor. hakeza bi yandan bu suriyeliler, bi yandan afganlar, bi yandan pakiler derken sınırlarımız "bile isteye" kevgire çevirildi ve ülkeye 10 milyon arap sokuldu. bu normalde korkunç bir rakam fakat biz duya duya duyarsızlaştık. bunun arkasında henüz aydınlanmamış bir hesap yattığı da aşikar. kimine göre ümmet soslu osmanlıcılık oynuyoruz, kimine göre laik cumhuriyetin sonu için sunni araplar dolduruluyor. bütün bunlar sırf körfez parasıyla açıklanamaz derecede kritik.
 
Arap kültür ve medeniyetinin çıktıları makul ve makbul bir taban ve toplum inşa etmek için epey kullanışlı. Akp'nin mirasçısı olduğu partilerden en büyük farkı, tabanını sürekli farklı noktalar ve davalarda konsolide etme başarısı. Bu zamana kadar Filistin meselesi ağırlıklı olarak Saadetçilerin ve Akp'ye yakın birkaç stk'nın hassasiyet gösterdiği bir konuyken Akp'nin kuruluşundan bu yana ilk defa Filistin meselesini kurumsal olarak yönetmesi, bu mesele ile ilgili algı sürecini, tabana yansımalarını ve tabanın tepkilerini yakından takip etmesi Akp için bence yeni bir anlayışın tezahürü. Yine aynı şekilde sığınmacı meselesinin topluma ensar-muhacir ekseninde dini bir anlatıyla kabul ettirilmeye çalışılması da benzer bir yaklaşımın sonucu.

Akp kendi tabanını keskin çizgilerle ayırmak istiyor. Bunu yapamamak Anap, Dyp, Fazilet/Refah gibi partilerin sonunu getirdi ama Akp'nin Erdoğan sonrası için de planları var. Bu planların somutlaşması için katı ve yılmaz bir taban gerek. Akp tabanı, milliyetçi söylemlerle istedikleri kadar keskin hale getirilemedi. O tabanı daha keskin ve radikal bir hale getirmek için din eksenli yeni bir anlatı ve yeni bir kimlik yaratılmasına ihtiyaç duyuluyordu. Mesele Türklerin Araplaştırılmasından ziyade Arap kültür ve medeniyetinin unsurlarının Akp tabanına empoze edilmesi ve o tabanın bütün bunları dini bir anlayış ve yaklaşımla kabul etmesi. Bugün gelinen noktada Akp'nin planlarının gayet başarılı bir şekilde ilerlediği net olarak görülüyor.
 
21 senedir akp iktidarı ile yönetilen bir ülkeyiz. Parti zaten iktidara geldiği günden itibaren insanlarımızdaki dini duyguları kullanarak bugünlere ulaştı. Bu süreçte yanlış yürütülen dış politika, ülke liderlerine sallanan parmaklar, one munite çıkışları, küsmeler, tehditler yaşanılan bu sürece bizleri gebe bıraktı. Dış politikanın kötü yönetilmesi ülkemizin bence “kara lekesi” olan gri listelere kadar düşürülmesi tam bir fiyasko oldu. Globalleşen dünyada son zamanlarda arapların yaptığı hamleler her kesim tarafından konuşuluyor bunu bir ticari ilişkiye dönüştürülmesi gayet normal ama Türkiye’nin araplarla olan ilişkisi ve ticaretini yakından irdelediğimizde bir teslimiyeti içeren bir tablo var karşımızda. En son yapılan yürüyüş ve hilafet çağrıları Türkiye de geçer not alabilecek hamleler değil ve iktidar arap sevdasından vazgeçmediği sürece ülkemizde giderek baş gösterecek bir kutuplaşma iklimi yaşanacak gibi görünüyor.
 
Her yer kutuplasma Türkiye de zaten @İnanna hanimcigim..
Cekilen diziler de bunun en net örnegi.
Ama bu kutuplasma zaten Türkiye nin bipolarliga olan yatkinligi.
Ezelden beri böyle.
Ya siyahsin ya da beyaz..ortasi yok..tarih sürecinde buna bir cok dönemde rastlarsiniz.
Toplum buna ac..böyle seyden besleniyor.
O yüzden muhalefet, ideolojiyi davayi adina ne derseniz deyin,degistirirse bile..ki hic bir degisiklik yapacagini sanmiyorum..toplum kutuplasmak icin bir sey bulacaktir.
Toplumun bir kismi ,kendine din üzerinden kimlik kuruyor cünki.
Din sendromu var.
 
Geri