ForumSal.Net

Üye Ol Forumsal Albümler Mesajlar Gruplar Chat Yönetim Radyo Twitter Facebook



Go Back   Forumsal.Net
İslam Forumları
İslamiyet Peygamberlerimiz
Kullanıcı Etiket Listesi


 
Seçenekler
Alt 15-Haziran-2014, 02:19   #1 (permalink)
Icon230 Onun hakkını teslim etmek, ümmetin vazifesidir


Onun hakkını teslim etmek, ümmetin vazifesidir
Onun hakkını teslim etmek, ümmetin vazifesidir

Ayşenur Hanım:
“Peygamber Efendimizin (asm) mucizelerini ve eşsizliğini anlatmak mübalağa etmek midir? Onu mübalağa etmeden hak ettiği şekilde övmenin sınırları nelerdir?”

ALLAH, MELEKLER VE İNSANLAR ONU (ASM) ÖVÜYOR

Peygamber Efendimizin en çok bilinen ismi Muhammed’dir. (asm)

Muhammed, yerde insanların, gökte meleklerin ve nihayet Allah’ın övdüğü insan demektir.

Bu mübarek isim, mübarek anne Hazret-i Âmine’ye, henüz hamileyken rüyasında talim edilmiştir. Denmiştir ki:

“Ya Âmine! Sen, âlemlerin hayrına hamilesin. Doğduğunda adını Muhammed koy!”

Şerefli dede Abdülmuttalib’e adını ne koydun diye soruyorlar. Abdülmuttalip:

“Muhammed!” diyor.

“Neden atalarından birinin ismini koymadın da bu ismi verdin?” dediler.

Cevabı şu oldu:

“Allah’ın ve insanların onu övmeleri için!”1

Cebrail (as) şöyle haber getirdi: “Ya Resulallah! Allah senin için diyor ki: ‘Ben İbrahim’i Kendime dost kıldımsa, seni de sevgili kıldım. Benim katımda senden daha üstün bir yaratılmış yoktur! Sen olmasaydın, ben kâinatı yaratmazdım!”

Keza Allah, kendi rızasını, Resulullah’ın (asm) rızasının içine koymuştur. Kur’ân buyuruyor ki:

“Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.”2

Yerdekilerin ve göktekilerin övdüğü tek şahsiyet olan Hazret-i Muhammed’i (asm) övmek, onun eşsizliğini ve mucizelerini anlatmak, mübalağa değildir. Doğru olandır!

ONU HAK ETTİĞİ ŞEKİLDE ÖVMENİN SINIRLARI


Onu hak ettiği şekilde övmenin elbette sınırları vardır. Tehlikeli ve doğru olmayan övgüden de şüphesiz sakınmak lazımdır.

Bununla beraber, bir defa şunu bir teslim edelim:

O—el-hak—yaratılmışların en üstünüdür.

Peygamberlerin de en üstünüdür. Bunu teslim etmek, onun hakkıdır.

Fakat O (asm),—hâşâ—ilâh değildir. Melek de değildir. O insandır! Ve Allah’a en kul bir kuldur!

Allah katında en sevgili olma vasfını kral bir peygamber olarak değil, kul bir peygamber olarak kazanmıştır.

Şahadet kelimesi onun önce kul, sonra resûl olduğuna şahitlikle bitiyor: “Eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluh” (Şahadet ederim ki, Muhammed (asm) O’nun kulu ve resulüdür.)

Geçmişte bazı kavimler peygamberlerine ilahlık vasfı vermişler veya peygamberlerinin Allah’ın oğlu olduğunu iddia etmişlerdir. Hıristiyanlar Hazret-i İsa’ya (as), Yahudîler Hazret-i Üzeyir’e (as) Allah’ın oğlu demişlerdir.3 Bazı kavimler de peygamberlerinin meleklerden olmasını arzu etmişlerdir.

Oysa ne hiçbir peygamber Allah’ın oğludur veya ilah vasfına sahiptir; ne de meleklerdendir! Yanlış olan bu iddiadır.

Böyle bir iddia içinde olmamak veya böyle bir iddiayı ihsas eder şekilde mübalağalı konuşmamak şartıyla, Hazret-i Muhammed’in (asm) insan ve resul olarak en üstün olduğu anlatılabilir. Bu mübalağa değildir; gerçektir.

ONU, KÂİNATIN YARATILIŞ SEBEBİ GÖRMEK MÜBALAĞA DEĞİLDİR

Bediüzzaman, Peygamber Efendimiz’in (asm) yaratılmışlar içinde en mükemmel fert, mahlûkat içinde en mümtaz şahsiyet, ibadetiyle Allah’ın rububiyetine en güzel ayinedar, Allah’ın cemalinin ve esmasının en mükemmel âyinesi, insanların en mükemmeli ve ahlâkî meziyetlerde en yüksek mertebede olduğunu, bu nedenle “Habibullah” unvanını hakkıyla aldığını ifade ediyor.4

Keza Bediüzzaman, Peygamber Efendimiz’in (asm) kâinatın yaratılma sebebi olduğu ile ilgili hadis-i kudsîyi şöyle izah ediyor: “Şu gördüğün büyük âleme büyük bir kitap nazarıyla bakılırsa, nur-u Muhammedî (asm) o kitabın kâtibinin kaleminin mürekkebidir.

Eğer o âlem-i kebîr bir şecere tahayyül edilirse, nur-u Muhammedî hem çekirdeği, hem semeresi olur.

Eğer dünya mücessem bir zihayat farz edilirse, o nur onun ruhu olur.

Eğer büyük bir insan tasavvur edilirse, o nur onun aklı olur.

Eğer pek güzel şaşaalı bir Cennet bahçesi tahayyül edilirse, nur-u Muhammedî onun andelîbi olur.”5

Netice itibariyle, Peygamber Efendimizi (asm) bir beşer olarak kâinatın en efdal makamında görmek ve böyle anlatmak mübalağa değil, hakikattir. Onun hakkını teslim etmek de, ümmetinin vazifesidir.

Dipnotlar:


1- Beyhakî, Delâil.c.1, s. 113; Ebu’l-Fidâ, c. 2, s. 266; Diyarbekrî, c. 1, s. 204; Halebî, İnsânu’l-uyûn, c. 1.S.128; M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal Yayınları: 1/30.

2- Nisa Suresi: 80

3- Tevbe Suresi: 30

4- Mektubat, s. 294

5- Mesnevî-i Nuriye, s. 99

Fikih.info - Anasayfa
BayanaRMiNa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Etiketler
etmek, hakkini, hz. muhammed, mucize, onun, peygamber, teslim, ummet, ummetin


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler


hd porno brazzers porno
Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:55.
Forum Yazılımı ve Sürümü Site Bilgileri

Powered by vBulletin® Version
Copyright ©2010 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0
Kuruluş Tarihi : 05.10.2010
Tasarım : ForumSal

 
  
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir."Şikayet" buradan bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır.
Forum Forumlar Forum Sitesi Etiket Sitemap